Memur Sitelerinden Son Haberler:

3/28/2007

Maliye çalışanlarına tatile onay

Sezer, "Mali Tatil'', "İskan Kanununda Değişiklik Kanun" ve "Gecekondu Kanununda Değişiklik Kanun"u onayladı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Sezer'in onayladığı 5604 sayılı ''Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'', 5608 sayılı ''İskan Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' ve 5609 sayılı ''Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi.

MALİ TATİL

5604 sayılı ''Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'', vergi denetim elemanları, muhasebeci, mali müşavir ve yeminli mali müşavirlerin, her yıl 1-20 temmuz arasında tatil yapmalarını öngörüyor. Kanuna göre, her yıl temmuz ayının 1'i ile 20'si arasında mali tatil olacak, ancak haziran ayının son gününün tatile denk gelmesi halinde mali tatil, temmuz ayının ilk iş günü başlayacak.

Mali tatil süresince, kanuni sürelerinde verilmesi gereken beyanname, vadesi mali tatile rastlayan vergi, resim ve harçlar ile vergi ceza ve gecikme zamları, vergi ve cezalara karşı uzlaşma talep etme veya cezada indirim hükümlerinden yararlanma amacıyla yapılacak başvuru ve bilgi verilmesine ilişkin süreler, tatilin bittiği günden itibaren 7 gün uzatılacak. Ayrıca belirli sürelerde yapılması gereken muhasebe kayıt ve bildirim süreleri ile vergi işlemlerine ilişkin dava açma süreleri, mali tatil süresince işlemeyecek. Mahkeme kararı veya Cumhuriyet savcılıklarının talebi üzerine Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılan aramalı incelemeler hariç, mükelleflerden, mali tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazı talep edilmeyecek, mükelleflerin iş yerlerinde inceleme yapılamayacak. Tatil süresince vergi ve ceza ihbarnameleri ile mahsup taleplerine yönelik olanlar hariç, bilgi isteme talepleri, mükelleflere vergi ve ceza sorumlularına bildirilmeyecek. Ancak tatil süresi içinde gerçekleşen tebligat işlemlerinde süre, mali tatilin son gününden itibaren işlemeye başlayacak.

Gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harçlarla ilgili işlemlerde mali tatil uygulanmayacak. Beyana dayanan ve beyanname verme süresi mali tatil nedeniyle uzamış olan vergilerde ödeme süresi, uzayan beyanname verme süresinin son gününden itibaren 3. günün mesai saatine kadar uzamış sayılacak. Mali tatil ilan edilen döneme rastlayan beyan, bildirim ve ödemelerin süresi, mali tatilin bitiminden 7 gün sonraya uzatılabilecek. Maliye Bakanı, mali tatil uygulaması nedeniyle süre verilecek iş ve işlemlerin kapsamı ile mali tatil uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. Sendikalar Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu, İş Kanunu gereğince işverenler tarafından yapılması gereken iş kazası ve meslek hastalığı bildirimi dışında kalan beyan, bildirim ve ödemeler, tatil süresince ertelenecek.

CEYLANPINAR'DAKİ GÖÇERLER

5608 sayılı ''İskan Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'', Ceylanpınar Tarım İşletmesi arazisinde yaşayan ''göçerlerin'', başka bir arazide iskan edilmelerini öngörüyor. Kanuna göre, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Ceylanpınar Tarım İşletmesi arazisi içinde göçer olarak yaşadıkları ve hayvancılık dışında bir işle uğraşmadıkları belirlenen kişiler, aileleriyle hak sahibi sayılacak. Bu hak sahipleri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununda getirilen sınırlamalara uyulmak koşuluyla, Ceylanpınar Tarım İşletmesi arazisi dışında, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek bir arazide iskan edilecek.

Göçerlere, hayvanlarını otlatmaları için mera vasıflı arazi tahsis edilecek; isterlerse yeni yerleşim yerinde konut yapmalarını desteklemek amacıyla, ''kendi evini yapana yardım'' metoduyla kredi kullandırılabilecek. Kredi için ihtiyaç duyulacak ödenek yılları, bütçe kanunlarıyla gösterilecek. Hak sahipleri, kendilerine verilecek taşınmaz malların tesliminden itibaren, 3 ayın sonunda Ceylanpınar Tarım İşletmesi arazisini boşaltacak.

GECEKONDU KANUNUNDAKİ DEĞİŞİKLİK

5609 sayılı ''Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' ise belediyelerin, TOKİ'nin izniyle gecekondu ıslah ve tasfiye sahalarındaki özel arazileri satın almasına veya kamulaştırmasına imkan sağlıyor. Kanuna göre, belediyeler, TOKİ'nin izniyle gecekondu ıslah ve tasfiye sahalarındaki özel arazileri satın alabilecek veya kamulaştırabilecek. Gecekondu ıslah bölgelerindeki bütün yapılar, TOKİ tarafından tespit edilecek sürede, hava fotoğrafları, haritalar veya ölçekli krokilerde gösterilecek. Islaha muhtaç veya tasfiyesi gereken gecekondu bölgeleri ile yeniden halk konutu veya nüve konut yapımına tahsis edilecek sahaların seçimi, haritaların hazırlanması, imar ve ıslah planlarının düzenlenmesi, TOKİ'nin denetimi altında ilgili belediyelerce yapılacak veya yaptırılacak. Islah ve tasfiyenin yapılacağı şehir ve kasabalar ile buralardaki ıslah ve tasfiye bölgelerinin program ve öncelik sırasını, TOKİ belirleyecek.

Milli Savunma Bakanlığı İskan İhtiyaçları İçin Sarfiyat İcrası ve Bu Bakanlıkça Kullanılan Gayrimenkullerden Lüzumu Kalmayanların Satılmasına Salahiyet Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunan taşınmazlar ile herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlar hariç, mülkiyeti Hazineye ait olan ve Gecekondu Kanununa göre TOKİ tarafından başlatılacak projeler için kullanılacak taşınmazlar, bedelsiz olarak TOKİ'ye devredilecek.

TOKİ'ye devri ve tescili gerçekleştirilen mallar ile TOKİ'ye devredilen Gecekondu Fonu kaynakları, Gecekondu Kanununa göre kullanılacak. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına tahsis edilen ve planlanmış projeler çerçevesinde kullanılması öngörülen Hazine taşınmazları, başkaca işleme gerek olmaksızın, bedelsiz olarak TOKİ'ye devredilecek. Kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile Maliye Bakanlığınca değişik ihtiyaçlarla talep edilen taşınmazlar ise bedelsiz olarak Hazineye iade edilecek.

Kanunun hükümleri uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca başlatılan veya planlanmış iş ve işlemlere ilişkin her türlü hak, yetki ve görevler, alacak, borç ve mükellefiyetleri, TOKİ'ye devredilecek. TOKİ, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca başlatılan veya planlanmış işleri yürütmeye, bu konuda yeni işler yapmaya, gerekli görülenleri belediyelere devretmeye veya tasfiye etmeye yetkili olacak. TOKİ, kanunun uygulanmasından dolayı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının taraf olduğu işlemlerde ve sözleşmelerde, bakanlık lehine ve aleyhine açılmış davalara taraf olacak.

Ankara'da 3 gün elektrik kesintisi olacak

Trafolar ile alçak gerilim dağıtım panolarındaki bakım, onarım ve TEİAŞ Genel Müdürlüğünce Hirfanlı Hidroelektrik Santrali Trafo Merkezi ile Baştaş Trafo Merkezindeki bakım, onarım çalışmaları nedeniyle 29, 30 ve 31 Mart tarihlerinde Ankara'nın bazı yerlerinde elektrik kesintisi uygulanacak.

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş'den yapılan açıklamaya göre, 29 Mart Perşembe günü, Gölbaşı ilçesine bağlı Bala ilçesi merkezi, Bala ilçesine bağlı köyler, Karaali, Kesikköprü ve Afşar kasabaları, 10.00-15.00 saatleri arasında elektrik alamayacak.

30 Mart Cuma günü, Sincan ilçesine bağlı Mehmet Akif Ersoy Caddesinin bir kısmı, 90, 91. sokaklar, Kuyu, Kuyumcu, Şifa, Mesnevi, Farabi, Mevlana sokaklara, 10.00-16.00 saatleri arasında, Kırkayak sitelerine, 10.00-13.00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek.

Mamak ilçesine bağlı Elmadağ İlçesi ve bağlı köyler, Hasanoğlan, Lalahan ve Yeşildere beldeleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Elmadağ Tesisleri, Baştaş Çimento Fabrikası, Yibitaş Çimento Farbikası, Rumeli Çimento Fabrikası, Barutsan, Elroksan, Roketsan, Nitrosan, Radsan, TT Radyolink, Mis Süt, Samsun Yolu Kayaş Elmadağ arası tesisler, 30 Mart Cuma ve 31 Mart Cumartesi günlerinde 01.00-04.00 saatleri arasında elektrik alamayacak.

3/26/2007

OKS'YE BAŞVURULAR BAŞLADI

Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler liseleri, özel okullar, polis kolejinde okumak isteyen öğrenciler ile devlet parasız yatılı okuyacak ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin katılacağı Ortaöğretim Kurumları Sınavı'na (OKS), başvurular bugün başladı
2007-2008 öğretim yılında resmi ve özel fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu Liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, Anadolu meslek liseleri, Anadolu teknik liseleri, Anadolu imam-hatip liseleri ve sağlık meslek liselerinde okumak isteyen öğrenciler OKS'ye katılacak.

Ayrıca polis kolejinde öğrenim görecek öğrenciler ile Türkiye Özel Okullar Birliği'ne bağlı merkezi sistem sınavıyla öğrenci alan özel okulların öğrencileri ve parasız yatılı okumak isteyen 8. sınıf öğrencileri de bu sınava başvuracaklar.

Başvuru ve yerleştirme ile ilgili işlemlere ait açıklama ve kurallar, 2007 Orta Öğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı ile Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı e-başvuru kılavuzlarında yer alıyor. Adaylar bu kılavuza Milli Eğitim Bakanlığı'nın www.meb.gov.tr internet adresinden ulaşabilecekler.

Başvurular, 15 Nisan pazar gününe kadar yapılabilecek.

Sınav başvurularının yapılabilmesi için öncelikle adayın e-okul sistemine kayıtlı olması gerekiyor. OKS'ye başvuru işlemleri bu yıl, http://www.meb.gov.tr ile http://oks2007.meb.gov.tr adreslerinden 'bireysel' ya da 'okuldan' olmak üzere iki şekilde yapılabilecek. Başvuru işlemleri bankaya sınav ücreti yatırıldıktan 1 gün sonra bireysel ya da okuldan yapılabilecek.

Bireysel veya okuldan başvuru yapıldıktan sonra başvuruların geçerli sayılabilmesi için okul müdürlüğü tarafından sistemden elektronik onaylama yapılması gerekiyor.

Açık İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören adaylar ile yurt dışından başvuran adaylar ise başvurularını bireysel başvuru olarak yapacak.

2007 OKS'de özürlü adaylar için Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda tanımlanan özür guruplarına göre sınav uygulaması sırasında düzenlemeler yapılacak. Görme özürlü adaylara sınavda 30 dakika ek süre verilecek. Üst bedenini kullanamayan ve işitme özürü olan adaylara ise talep etmeleri halinde sınavda 30 dakika ek süre verilecek.

Bu yıl adaylar tek oturum olarak uygulanacak OKS için, sınav tercihleri ne olursa olsun 20 YTL ücret ödeyecekler.

Adaylar sınav ücretini, 13 Nisana kadar T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O veya Türkiye Halk Bankası A.Ş. şubelerinden 'Kurumsal Tahsilat Programı' aracılığıyla yatıracaklar.

Adaylar hangi sınavı seçerlerse seçsinler, tüm adaylar için 2 tür puan hesaplanacak.

Her iki puan türü (TM ve MF) için ağırlıklı standart puanlar hesaplandıktan sonra her aday için İlköğretim Başarı Puanı hesaplanacak.

Özel okullar için başvurularda farklı bir yöntem izlenecek. Türkiye Özel Okullar Birliği'ne bağlı okullarda öğrenim görmek için bu sınava başvuran adayların işlemleri, bu kurum tarafından yayınlanan kılavuzda yer alıyor.

OKS, Milli Eğitim Bakanlığınca 10 Haziran 2007 tarihinde saat 10.00'da gerçekleştirilecek.

3/20/2007

Maliye elektronik postayla hesaplara haciz koyacak

Maliye Bakanlığı'nın bankalarla görüşme aşamasına getirdiği e-haciz projesi hayata geçerse, vergi borcu bulanan mükelleflerin banka hesaplarına zaman geçirilmeden el konulabilecek. Sistem sadece vergi borçları için kullanılacak.

Vergi gelirlerini artırmak için e-beyanname, e-sorgulama gibi birçok işlemi internetten gerçekleştirilmesine önayak olan Maliye Bakanlığı, şimdi de haciz işlemlerini elektronik ortama taşıyor. E-beyanname, e-sorgulama gibi elektronik ortamda gerçekleştirilen işlemlere elektronik haciz (e-haciz) eklenecek. Proje kabul görürse vergi daireleri, borçlu mükelleflere koyduğu hacizleri bankalara elektronik ortamda gönderecek ve hesapların dondurulması daha kısa sürede mümkün hale gelecek. Bankaların da görüşüne sunulan projenin şu anda fizibilite çalışmaları yürütülüyor.

Vergi daireleri kendilerine bağlı mükellefleri takip ediyorlar. Ödenmeyen vergi borçları nedeniyle banka hesabı, taşıt, gayrimenkul gibi varlıklara el koyabiliyorlar. Hatta daha sonra hacizli taşıt, gayrimenkul, televizyon, buzdolapları satılığa da çıkartılabiliyor.

Toplu liste gönderiliyor

Maliye Bakanlığı yetkilileri Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile yapılan toplantılar sırasında yeni projeler üzerinde durulduğunu belirterek, elektronik haciz projesinin bunlardan birisi olduğunu söylediler. Şu anda vergi daireleri, vergi borcunu ödemeyen mükellefleri tek tek tespit ediyor, ve bir liste hazırlıyor. Bu liste 500-1.000 kişiye kadar çıkabiliyor. Listeyi toplu halde bankalara gönderiyor. Yazılı olarak gönderilen listenin ulaşması aşamasında zaman kaybı yaşanıyor. Yetkililer daha sonra bankaların tek tek kişileri incelemeye başladığını ve hesaplarına baktıklarını anlatarak, bunun da uzun bir zaman aldığını söylediler. Bankanın mükellefin hesabını bulduktan sonra dondurduğunu ve haciz işleminin yapıldığı belirtildi. Bu incelemeler sırasında hesaplardan para çekilebildiğini söyleyen yetkililer, haciz işlemlerinde hızlı davranılması gerektiğine dikkat çektiler.

Elektronik hacizin uygulanabilir olup olmadığının, sistemin nasıl çalışacağının araştırıldığını söyleyen yetkililer, başlangıç aşamasında olan projenin, uygulanıp uygulanamayacağının bankalarla tartıştıklarını söylediler.

Sadece vergi borcu için

Proje hayata geçerse vergi daireleri yine borçlu mükelleflerle ilgili listeleri çıkarmaya devam edecek ancak listeler elektronik ortamda bankalara gönderilecek ve bankalar daha hızlı davranarak tarama yapabilecek. Ardından bankaların yanıtları da elektronik ortamda vergi dairelerine aktarılabilecek. Yetkililer bu haciz işleminin sadece vergi borcu için olacağını vurgulayarak, örneğin elektrik borcu için sistemin kullanılamayacağını söylediler.

Bankalarla geçen yıl motorlu taşıt vergisini ödeme konusunda bir proje başlatıldığını belirten yetkililer, borcun artık bankalarda sorgulanabilir hale geldiğini hatırlattılar. Uygulamanın ilk başladığı dönemde bazı sorunlar yaşandığını dile getiren yetkililer, bazı küçük teknik sorunlar dışında bankalarla uyumlu çalışıldığını söylediler.

Vergide haciz işlemi zaman alıyor

* Vergi daireleri, borcunu ödemeyen mükellefleri tek tek tespit ediyor ve bir liste hazırlıyor.

* Listeyi bankalara gönderiliyor.

* Bankaların tek tek kişileri inceliyor.

* Mükellefin hesabı bulunduktan sonra dondurulup, haciz işlemi başlatılıyor.

* Zaman alan tüm bu işlemler sırasında mükellef hesabını dilediği gibi kullanıyor.

* E-haciz projesiyle bankalara listeler elektronik posta ile ulaştırılacak.

* Bankalar da daha hızlı tarama yapabilecek.

KPSS-A'daki Yaş Sorunu İçin Kanun Teklifi Verildi

İzmir Milletvekili Sayın Hakkı Ülkü sorunun çözümü için bir Kanun teklifi hazırlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Devlet Memurları Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Hakkı ÜLKÜ

İZMİR MİLLETVEKİLİ

GENEL GEREKÇE

18.03.2002 tarih ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuş olan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik’te; kamu kurum ve kuruluşlarındaki kadrolar (A) ve (B) grubu kadrolar olarak iki grupta değerlendirilmiştir. (A) grubu kadrolar; özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle ve belli bir yetişme programı sonrası yeterlik sınavına tabi tutularak mesleğe alınan personel için ihdas edilmiş kadrolar olarak tanımlanmıştır. KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) bu kadrolara atanacaklar için kurumların kendi mevzuatına göre düzenleyecekleri giriş sınavına kabul edilecekleri belirlemek için kullanılmaktadır. (B) grubu kadrolar ve pozisyonlar için kurumların üst yaş sınırı tespit edemeyeceklerine ilişkin hüküm 13/02/2006 tarihli ve 2006/10036 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğe eklenmiştir. A grubu kadroların giriş sınavlarında ise, aynı nitelikleri gerektiren meslekler için ilgili Kurumlar tarafından kendi mevzuatlarında üst yaş sınırı 30 veya 35 yaş olarak belirlenmiştir. Adli ve İdari Hakimlik için ise lisans ve yüksek lisans mezunları için 30 yaş, doktora mezunları için 35 yaş şartı aranmaktadır. Aynı Kurum içinde bile farklı uygulamalara rastlanmaktadır. Maliye Bakanlığı Hesap Uzman Yardımcılığı Sınavına giriş için 35 yaş şartı aranırken yine aynı Bakanlığın Maliye Müfettiş Yardımcılığı Sınavına giriş için 30 yaş şartı aranmaktadır.

“Anayasamızın 70. maddesinde: “Her Türk, kamu hizmetine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir ayrım gözetilemez” denmektedir. Bu maddede, memurluğun anayasal bir hak olduğu belirtmekte ve memurluk mesleğine girebilmek için aranacak şartların “görevin gerektirdiği niteliklerle” ilgili olmasını emredilmektedir. Bu maddeye göre, görevin gerektirmediği bir şart ileri sürülemeyecektir. Eğer 30 yaş koşulu görevin gerektirdiği bir nitelik ise, 30 yaş koşulunu isteyen Kurumlarda çalışan ve 30 yaşını doldurmuş olanların işten çıkarılması gerektiği sonucuna da varılabilir. Diğer taraftan müfettişlik, uzmanlık, kaymakamlık, denetmenlik vs… gibi (A) grubu kadrolar ile adli ve idari yargı hakimliği; özel yarışma sınavına ve belli bir yetişme programı sonrası yeterlik sınavına tabi tutularak girilen kariyer meslekleri olduğundan, mesleğe yeni alınacak kişiler için bir üst yaş sınırının belirlenmesi de bir zorunluluktur. Ancak ülkemizde emeklilik yaşının ve ortalama yaşam beklentisinin yükselmiş olması, lise eğitiminin 4 yıla çıkarılmış olması, ÖSS’de bir öğrencinin ilk yılında istediği bir üniversiteye yerleşme oranının düşük olması, yabancı dilin çok önem kazanması ve öğrencilerin 1-2 yıl yabancı dil hazırlık eğitimi alması, lisansüstü eğitim çalışmaları, askerlik, KPSS’nin A grubu kadrolar için senede 1 kez yapılıyor olması, kadro sayısının düşük olması ve Kurumların da senede bir kez sınav açmaları vs… gibi nedenler de düşünülünce 30 yaş sınırının ülkemiz koşullarına uymadığı ortaya çıkmaktadır. Öte yandan 2001 ekonomik krizi nedeniyle işsiz kalan binlerce üniversite mezunu, 30 yaş sınırı nedeniyle kamu görevlisi olma imkanından yoksun bulunmaktadır. Kişilere bu sınavlara girebilmek için daha fazla fırsatın tanınması, sosyal bir hukuk devletinin gereklerindendir. Avrupa Birliği ülkelerinde de bu tip kadrolara girebilmek için daha yüksek üst yaş sınırı uygulandığı bilinmektedir.

Anayasamızın 123. maddesi “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. ” hükmünü amirdir. Bu madde ile aynı durumlarda bütün kurumların aynı işlemi yapması gerektiği anlatılmaktadır. Kamu kurumları aynı nitelikleri gerektiren A grubu kadrolar için farklı üst yaş sınırları tespit ederek, aynı durumda farklı uygulamaya gitmekte, idarenin bir bütün olduğunu belirten 123. maddeye aykırı davranmaktadırlar. Kimi kurum üst yaş sınırı olarak 30 yaşı, kimi kurum 35 yaşı istemektedir. Bunun dışında kimi kurum sınavın yapıldığı tarihte 30 yaşını doldurmamış olmak şartını isterken kimi kurum da sınavın yapıldığı yılın başında 30 yaşını doldurmamış olmak koşulunu istemektedir. Görüldüğü gibi kurumlar üst yaş sınırını tamamen keyfi olarak belirlemektedir. Bir üst yaş sınırı konulacaksa bu her kurum için aynı olmalıdır.

Yukarıda belirtilen nedenler birlikte değerlendirildiğinde KPSS-A kadroları ile idari ve adli hakimlik sınavlarına giriş yaş koşulunun, bazı Kurumlarımızda da halihazırda uygulanmakta olduğu şekilde, “Sınavın yapıldığı yılın Ocak ayının ilk gününde 35 yaşını doldurmamış olmak” şeklinde düzenlenmesi, idarenin bütünlüğünün sağlanması ve hukuk devletinin gereğinin yerine getirilmesi bakımından uygun olacaktır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1 – Madde ile, kamu görevlisi olmak için “Memuriyette Girişte Yaş” üst sınırı, (A) grubu kadrolar ile adli ve idari yargı hakimliği giriş sınavlarında, her kurumun açacağı giriş sınavının yapıldığı yılın Ocak ayının ilk gününde 35 yaşını doldurmamış olmak, şeklinde belirlenmiştir.

MADDE 2 – Yürürlük maddesidir.

MADDE 3 – Yürütme maddesidir.

DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

Madde 1- 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 40. maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir

“Merkezi yerleştirme ile ataması yapılan B grubu kadrolar için üst yaş sınırı aranmaz. A grubu kadrolar ile adli ve idari yargı hakimliği giriş sınavlarında, her kurumun açacağı giriş sınavının yapıldığı yılın Ocak ayının ilk gününde 35 yaşını doldurmamış olmak şartı aranır.”

Madde 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının ihtiyaçları için, Uzman Tabip, Tabip, Diş Tabibi ve Eczacı

Sağlık Bakanlığından :

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek-1 inci maddesi (4924 sayılı Kanunla eklenen) ile 15.02.2004 tarihli ve 25374 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlülüğe giren "Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Açıktan Kura ile Atanacak Bazı Sağlık Personelinin Atama Esas ve Usullerine İlişkin Yönetmelik" hükümlerine göre Sağlık Bakanlığı ve diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarının ihtiyaçları için, Uzman Tabip, Tabip, Diş Tabibi ve Eczacı kadrolarına 30.03.2007 tarihinde kura ile atama yapılacaktır.

A-GENEL ESASLAR

1- Bu kuraya;

a) Açıktan (ilk defa veya yeniden) atanmak isteyen ve 5371 sayılı Kanun gereği Devlet hizmeti yükümlülüğü bulunmayan Uzman Tabip, Tabip, Diş Tabipleri ve Eczacılar, "-

b) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinden 05.07.2005 tarihinden önce ihtisas eğitimlerini tamamlayanlar ile Bakanlık kadrosuyla 05.07.2005 tarihinden önce yan dal uzmanlık eğitimlerini tamamlayanlar,

c) İhtisas eğitimlerini 05.07.2005 tarihinden sonra tamamlamış olsalar dahi Devlet hizmeti yükümlülüğü bulunmayan Bakanlığımız Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde veya Bakanlık adına diğer kurumlarda ihtisas eğitimini tamamlayan uzman tabipler,

d) 5371 sayılı kanun gereği Devlet hizmeti yükümlülüğü bulunmayan, Bakanlığımız kadrolarında atanmak istedikleri unvan dışında herhangi bir unvanda çalışanlardan uzman tabip ve tabip olarak atanmak isteyenler, (Sadece Sağlık Bakanlığı kadrolarını tercih edebileceklerdir, başka kurumlar için açılan kadroları tercih etmeleri durumunda başvuruları kabul edilmeyecek olup, başvurusu sehven kabul edilenlerin kuraları ve atamaları iptal edilecektir. )

Not: Bakanlığımız Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde eğitimlerini tamamlamadan ayrılmak isteyen Asistan ve Uzman Tabiplerin başvuruları kabul edilmeyecek olup, başvuruları sehven kabul edilmiş olanların kuraları ve atamaları iptal edilecektir.

e) Kamu Kurum ve Kuruluşlarında 657 sayılı Kanuna tabi Devlet Memuru olarak çalışanlar dışındakiler (Ancak bu durumda olanların en geç kuranın çekildiği günü takip eden ilk iş günü kurumları ile ilişiklerinin kesilmiş olması gerekmektedir.)

Başvurabileceklerdir.

2- Bu kuraya;

a) Birinci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde durumları belirtilenler dışında, 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memuru olarak Sağlık Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar,

b) Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar,

Başvuramayacaklardır.

Başvuranların başvuruları geçersiz sayılacak olup, başvuruları sehven kabul edilip kuraya alınmış olsalar bile kuraları ve atamaları iptal edilecektir.

3- Adayların kuraya müracaat edebilmeleri için, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımaları gerekmektedir.

4- Devlet memurluğundan çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmalarında 657 sayılı Devlet Memurlar Kanununun 97 nci maddesi dikkate alınır. Bu durumda olanlardan, PBS' den son başvuru tarihi (22.03.2007) itibari ile engel hallerinin bitimine 1 ay kalmış olanların başvuruları kabul edilecektir.

5- Sağlık Bakanlığı kadrolarına yerleşen adayların atamaları derhal yapılacak olup, başvuru formundaki adres bilgileri tebligata esas adres olacağından eksiksiz (posta kodu dahil) bildirilmesi gerekmektedir.

6- Kura sonuçları 30.03.2007 tarihinde http://personel.saglik.gov.tr internet sayfasında ilan edilecektir.

7 – Yukarıdaki şartlara uymayan adayların başvuruları iptal edilecek olup; sehven kura ile atanmaları halinde atamaları iptal edilecektir.

8- Sağlık Bakanlığı kadroları dışında bir kadroya yerleşenler atamaya esas belgelerini atandıkları kuruma teslim edeceklerdir.

9- Kura noter tarafından 30.03.2007 Cuma günü http://personel.saglik.gov.tr internet adresinde bildirilecek olan yer ve saatte yapılacaktır.

B- İSTENEN BELGELER

1- Kura Başvurusunda ;

a) Halen bir Kamu Kurum ve Kuruluşunda görev yapanların görev yaptıkları birim amirine, diğer adayların ise notere onaylattıkları PBS Başvuru Formunu,

b) Adli sicil kayıt belgesini,

c) Askerlikle ilişiklerinin olmadığına dair belgeyi (Bakaya durum belgesi gönderenlerin başvuruları kesinlikle kabul edilmeyecek olup, sehven kabul edilip kuraya alınmış olsalar bile kuraları ve atamaları iptal edilecektir.),

En geç 26.03.2007 Pazartesi gün

3/14/2007

Kira beyannamesi, internetten gönderilecek

Beyana tabi gelirleri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükellefler de, yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda gönderebilecek.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan imzâsı ile yayımlanan Vergi Usul Kanunu Sirkülerine göre, yıllık gelir vergisi beyannamelerini doğrudan elektronik ortamda göndermek isteyen kira geliri sahipleri, “Elektronik beyanname gönderme talep formu ve taahhütnamesini” doldurarak, bağlı bulundukları vergi dairesinden kullanıcı kodu, parola ve şifre alacak. Mükellefler, yıllık gelir vergisi beyannamelerini kullanıcı kodu, parola ve şifreyi kullanmak suretiyle elektronik ortamda iletecek. Bu arada söz konusu uygulama, tam otomasyona geçmiş vergi dairelerine verilecek beyannameler için geçerli olacak.

KKDF KESİNTİLERİ

Öte yandan; Gelir İdaresi Başkan Vekili Osman Arıoğlu imzasıyla yayımlanan ”Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) Kesintisi Sirküleri” ile de, yeni bildirim ve ekli cetvellerin elektronik ortamda gönderilmesi konusuna açıklık getirildi. Buna göre bildirim dönemi olarak, YTL veya endeksli kredilerde faiz tahakkukunun, döviz kredilerinde kredinin kullanıldığı veya kullandırıldığı tarihin, kredili ithalatta ise tahsilatın yapıldığı tarihin içinde bulunduğu ay, dönem olarak dikkate alınacak.

İşlemler hangi ayda yapılmışsa, bildirimde o aylık döneme ilişkin bilgilere yer verilecek. Yeni esaslara göre elektronik ortamda bildirim uygulaması, 2007 Şubat dönemine ait olup 15 Mart 2007 tarihine kadar verilecek olanlar ile takip eden dönemlere ait bildirim ve cetveller için geçerli olacak.

3/12/2007

Lisansüstü için sınavsız atamaya durdurma

Danıştay, lisansüstü eğitim amacıyla yurt dışına veya yurt içinde başka bir üniversiteye gönderilenlerin, sınav şartı aranmaksızın, açıktan atanmalarını öngören, Devlet Personel Başkanlığı Tebliği’nin yürütmesini durdurdu.
NTV

Milli sporculara öğretmenlik müjdesi

Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonalarında birinci olan sporcular artık KPSS'ye (Kamu Personeli Seçme Sınavı) girmeden memur olarak atanabilecek.

Yeni yapılan yasal düzenlemeyle üniversite mezunu ve uluslararası müsabakalarda dereceye giren sporcuların KPSS'ye girmeden devlet memuru olabileceğini söyleyen Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay "Bu sporcularımız dilerlerse öğretmen olarak, dilerlerse Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde memur olarak atanabilecekler. Bunun en açık örneğini, dünya üçüncüsü olan A Milli Futbol Takımı ve Avrupa ikincisi olan Basketbol Milli Takımı'nı gösterebiliriz." dedi. Ayrıca bireysel spor dallarını da kapsayan kanunda Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu olan sporcuların arasından üniversite mezunu olanlar bu haklardan yararlanabilecekler. Daha önce de Milli Eğitim Bakanlığı, büyükler kategorisinde en az 10 kez milli olmuş beden eğitimi ve spor yüksekokulu, 4 yıllık fakülte veya yüksekokul mezunu futbolcuları, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) şartı aranmaksızın beden eğitimi öğretmenliği kadrolarında istihdam edeceğini açıklamıştı.
Zaman

Ek derse zam çalışması

Bakan Çelik, CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın soru önergesine verdiği yanıtta, haftalık çalışmalarının belli bir bölümü ders niteliğinde yönetim görevi sayılarak ek ders ücretinden yararlandırılan ve aralarında şube müdürlerinin de bulunduğu bazı Milli Eğitim Bakanlığı personelinin ek ders ücretlerinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Çelik, 10 il milli eğitim müdür yardımcılığı, 115 ilçe milli eğitim müdürlüğü, 321 il-ilçe milli eğitim müdürlüğü bünyesindeki şube müdürlüğü kadrosunun boş bulunduğunu kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, "Boş okul müdürlüklerinden valilikçe atamaları yapılanlara, üst görev olan il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri yöneticilerinin istekleri olması halinde görüş de alınarak genel hükümlere göre atamaları yapılmaktadır" dedi.

DPY için başvurular başlıyor 12.03.07

İlköğretim okullarının 5, 6 ve 7'nci sınıfları ile ortaöğretim okullarının 9, 10 ve 11'inci sınıflarındaki öğrenciler için Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı'na (DPY) başvurular bugun başlıyor.

Başvuru ve yerleştirme ile ilgili işlemlere ait açıklama ve kurallar, 2007 DPY e-Başvuru kılavuzunda yer alıyor. Adaylar, bu kılavuza Milli Eğitim Bakanlığının ''www.meb.gov.tr'' internet adresinden ulaşabilecekler.Sınava, Türkiye Cumhuriyeti veya KKTC vatandaşı olan ve bulunduğu sınıfta bir yıldır öğrenim görüyor olanlarla maddi durumu yoksun bulunanlar başvurabilecek.

Devlet parasız yatılılığı halen ilköğretim okullarının 8. sınıfında, ortaöğretim okullarının 9, 10 ve 11. sınıflarında öğrenim görüyor olanlar, bursluluğu ise ilköğretim okullarının 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında ortaöğretim okullarının 9 ve 10. sınıflarıyla Anadolu teknik, teknik liseler ve öğretim süresi hazırlık+4 yıl olan okulların 9, 10 ve 11. sınıflarında öğrenim görenler tercih edebilecek.

DPY'ye 5, 6, 7, 9, 10 ve 11. sınıflarda başvuracak adaylar 10 YTL, ilköğretim okullarının 8. sınıfından başvuracak adaylar ise OKS ile birlikte 20 YTL sınav ücretini kılavuzda belirtilen banka şubelerine yatıracaklar. Mektup, elden, internet bankacılığı veya EFT yoluyla sınav ücreti tahsil edilmeyecek.Adaylar, sınav ücreti yatırma işlemi için bankaya herhangi bir havale ücreti veya benzeri bir gider ödemeyecek.

Sınav ücreti Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu kapsamına giren adaylardan alınmayacak.Sınav başvurularının yapılabilmesi için öncelikle adayın e-okul sistemine kayıtlı olması gerekiyor. Başvuru işlemleri sınav ücretinin yatırılmasından bir gün sonra ''www.meb.gov.tr'' ile ''oks2007.meb.gov.tr'' adreslerinden bireysel ya da okuldan yapılabilecek. Başvuruların geçerli sayılabilmesi için okul müdürlüğü tarafından sistemden onaylanması gerekiyor.

Başvurular, 23 Mart Cuma günü mesai bitiminde sona erecek.

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinden devlet parasız yatılı veya burslu okumak isteyen adayların sınav başvuruları, 26 Mart-13 Nisan tarihleri arasında Orta Öğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) ile birlikte yapılacak.

İlköğretim okullarının 5, 6 ve 7'nci sınıfları ile ortaöğretim okullarının 9, 10 ve 11'inci sınıflarındaki öğrenciler, 6 Mayıs Pazar günü DPY'ye girecek.İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinden devlet parasız yatılı veya burslu okumak isteyenler ise 10 Haziran Pazar günü OKS'ye girecek.Sınav sonuçları, 20 Temmuz Cuma günü açıklanacak.

3/07/2007

Saatler 1 saat ileri alınıyor.

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla saatler 25 Mart Pazar günü 1 saat ileri alınacak.

Bakanlar Kurulunun bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, ileri saat uygulamasına 25 Mart Pazar günü saat 03.00'de geçilecek.

Yine gün ışığından daha fazla yararlanmak için 28 Ekim Pazar günü saat 04.00'de saatler yeniden 1 saat geri alınacak.

3/05/2007

Şahin'e yemek zammı mektubu

Bağımsız Büro Çalışanları Sendikası (BÇS) Genel Başkanı Ayhan Çivi, Devlet Personel Başkanlığında çalışan memurların yemek ücretlerine yüzde 70 zam yapıldığı gerekçesiyle Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e mektup gönderdi.

Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, 1 Ocak 2007'den geçerli olmak üzere ''memur maaşlarına yüzde 6.01 artış yapılmasına karşın, memurların yemek ücretlerine yüzde 70 zam yapıldığı'' belirtilerek, bu durum eleştirildi.

Mektupta, yapılan artışla ek göstergesi olmayan memurların yemek ücretinin günlük 1.09'dan 1.85 YTL'ye, 1100 ek göstergeye kadar olanların yemek ücretlerinin 1.36'dan 2.31 YTL'ye, 2200 ek göstergeye kadar olanların yemek ücretlerinin 1.63'ten 2.77 YTL'ye çıkarıldığı kaydedildi.

Mektupta, Devlet Personel Başkanlığı personelinin aynı mevzuata göre yemek ücreti belirleyen diğer kurumlara göre yaklaşık ''2 katı daha pahalıya'' yemek yediği öne sürüldü.

Kurumdaki yemek ücretinin diğer kamu kurumlarıyla aynı düzeye indirilmesi istenen mektupta, şu ifadelere yer verildi: ''6. derecedeki bir memurun (aile ve çocuk yardımı dahil) net 714.80 YTL olan maaşı 1 Ocak 2007 tarihinden geçerli olmak üzere yapılan yüzde 6,01 (yüzde 2,01 enflasyon farkı dahil) artışla birlikte 757.57 YTL olmuştur. Bu durumda aylık 42.77 YTL yasal maaş artışının yarısı yemek ücreti artışı olarak geri alınmaktadır.''

400 TYL taksitle ev sahibi olun

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, atv'de Tuba Atav'ın konuğu oldu ve güncel konuları değerlendirdi:

Atav'ın "yeni projeler var mı gündeminizde?2 sorusuna Bayraktar dar gelirliye şu müjdeyi verdi:

Nisan'da alt gelir grubuna yönelik acil ihtiyaç olan İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır gibi illerimizde yaklaşık 30 bin konut satışa çıkaracağız. Bu müjdeyi de buradan vereyim. Bir kısmının inşaatları devam ediyor, bir kısmı da ihale aşamasında. Bunların bir kısmı 85 metrekarelik konutlar. Peşinatları 3-4 bin YTL, taksitleri 300-500 YTL civarında. Taksitleri eve taşındıktan sonra ödeyecekler.

3/01/2007

PTT'de personel açığı

Memur – Sen Konfederasyonu üyesi Haberleşme ve İletişim Çalışanları Sendikası BİRLİK HABER – SEN Genel Başkanı Hüsamettin ŞANAL’ın yayınladığı Basın Bildirisi.

BAK POSTACI NE DİYOR;

Son yıllarda PTT ülkemiz kitleri içerisinde 200 milyon YTL ile en çok kar eden kurumların başında geliyor diyen Şanal, Bu işin hiç de kolay olmadığını personelin iş yoğunluğu hizmet çeşitliliğinden nefes alamaz hale geldiğini çoğu personelin 2006 yılı izinleri şu veya bu şekilde kullanmadığını, kullandırılmadığını belirtti. Başta PTTBank projesi kapsamında para transferi elektrik, su, doğalgaz, kredi kartı ödemeleri, her türlü havale, SSK, Bağkur ödemeleri ve benzeri hizmet çeşitliliği ister istemez ciddi anlamda bir iş yoğunluğu getirmiştir diyen Şanal, diğer taraftan özellikle banka kredi kartı, trafik cezaları faturaları, GSM telefon faturaları, icra havale tebligatları, posta dağıtıcılarını ciddi anlamda saatlik teslime mecbur kılmıştır diyerek sözlerine devam eden Şanal,

NİYET BATAKLIĞI KURUTMAKSA
Bütün bu sayılan ve yapılan hizmetleri elbette ki kuşlar yapmıyor dedi. 5 yıldır kurumumuz PTT’ye eleman alınmadığı gibi 12 000 e yakın personel emekli oldu, norm istatistiklerinde 48 000 personel olması gereken kurumda bugün bu hizmetlerin tamamı 28000 personelle yürütülmektedir diyen ŞANAL,
2005 yılında 47 kişi vefat etti, 1777 kişi emekli oldu 1610 personel alındı.
2006 yılında 1355 kişi emekli oldu, 32 kişi vefat ermişken 2007 yılında 1700 personel alınacak olmasının hiçbir şey ifade etmediğini belirten ŞANAL,
Şunları sormak istiyoruz diyen ŞANAL,
Son 11 yılda 16306 kişinin emekli olduğunu yine 11 yılda 663 kişinin vefat etmesiyle toplam 16969 kişinin eksildiğini belirterek

EKSİK PERSONEL PTT’Yİ ÇAĞ ATLATTI!..
Son 5 yılda işlem adetinin 2,5 milyondan 16,5 milyona çıktığını, 28 000 çalışan fedakar personelin bu kurumu zarardan bu yıl 200 milyon YTL (2 Trilyon) kara geçirdiğini ifade ederek, geçmişte günde 6 işlem yapan personelin şimdilerde hizmet çeşitliliğinin artması sebebiyle 100’e yakın işlem portföyü güncellediğini ( elektrik, su, GSM vb gibi ) 3 bin 37 şubenin otomasyona geçtiğini, 279 PTT Bank projesinin hayata geçtiğini, 200 PTT Bank projesinin yakında oluşturulacağını söyledi.

ŞANAL sözlerine şöyle devam etti ;
Yukarıdaki istatistiki bilgiler resmi kayıtlarda da mevcuttur diyen Şanal, kurum karının %60’nı kazanan özellikle posta dağıtıcılarının yaş ortalamasının uzun yıllardır personel eksikliğinden dolayı çok yüksek olması ve büyük cihetlerin (semtlerin ) oluşması, bir dağıtıcının personel eksikliğinden dolayı iki - üç cihete gitmesinin mutlaka önüne geçilmesinin gerektiğini savunarak başta Hazine Müsteşarlığının, Ulaştırma Bakanlığın, PTT Genel Müdürlüğün yetkilerinin PTT’ye en az 10 000 personelin birden alınmasıyla artan hizmet çeşitliliğine paralel hizmet kalitesi ve gönderi teslimi akış zamanında kısalacağını piyasa ile daha ciddi rekabet edebileceklerinin ifade ettiler.
Biz sendika olarak işimizi, aşımızı, geleceğimizi, kurumumuzu ve halkımızı düşünüyor hizmetin aksamaması, kuyrukların oluşmaması için yetkilileri duyarlı olmaya çağırıyor dedi.

Sözleşmeliler Öğretmenler 3 Mart'ta Atılacak mı?

Eğitim sistemini çökerten sözleşmeli öğretmen uygulaması büyük sıkıntılara yolaçıyor. "Öğretmen yerine konmayan" onbinlerce çalışan isyan noktasında...

Eylül 2006'da Milli Eğitim Bakanı "yeni bir genelge çıkaracağız" demişti. Hala ses yok... Ocak ayında ise "sözleşmelilerin de vatani görevlerini asker öğretmen olarak yapmaları için Milli Savunma Bakanlığına yazı yolladık" denildi. Ancak ondan da ses çıkmadı.

30 Mart'ta bir çok sözleşmeli öğretmenin askerlik tecilleri sona eriyor... Kulaktan kulağa yayılan bir söylenti ise öğretmenleri huzursuz ediyor. Söylentiye göre bir çok yere askerlik şubelerinden yazı gitti. Yazı da şöyle deniliyor: "Adı geçen sözleşmeli öğretmenin sözleşmesini 3 Mart'ta feshedin." Bu yazının nedeni öğretmenlerin celp döneminde rapor olmaları... Bu raporlarla dönem ortasında öğrencisini bırakmak istemeyen öğretmenler, 4 ay daha askerliklerini erteleyebiliyor.

Beyaz eylem' bugün başlıyor

İSTANBUL - Yabancı hekimlere Türkiye'de iş imkânı verilmesine, doktorlara mali sorumluluk sigortası getirilmesine ve eğitim hastaneleri şef ve yardımcılarının bakanlık jürisince atanmasına karşı çıkan doktorlar, bir aylık 'beyaz eylem'i bugün başlatıyor. Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, eylem planını açıklarken, karşı çıktıkları 'Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın sağlığın piyasa kurallarına teslim edilmesi olduğunu savundu. 'Beyaz eylem' süresince her gün bir sağlık ocağı önünde eylem olacak. Doktorlar 11 Mart'ta ise Sağlık Bakanlığı önünde 'beyaz miting' yapacak.

2/25/2007

Memur promosyonunu istiyor.

Memur-Sen ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, personel maaşlarının yatırıldığı bankaların promosyonlarının, çalışanların emeklerinden kaynaklanan bir kazanım olması sebebiyle çalışanlara verilmesi gerektiğini kaydetti.

Aksu, yaptığı açıklamada, personel maaşlarının yatırılmasından dolayı bankalar tarafından verilen promosyonların Memur-Sen tarafından ortaya konulduğunu belirterek, bu hakkın bu yılın Ocak ayı itibariyle çalışanlara ödenmesi gerektiğini savundu.

Gerekli yerlere müracaat ederek bunun ödenmesini talep ettiklerini, bu talebin karşılık bulmaması nedeniyle mücadeleyi hukuki zeminde sürdürmeye karar verdiklerini ifade eden Aksu, bu promosyonu dağıtmayan illerdeki sağlık müdürlüklerine durumu bir yazıyla bildireceklerini, sonuç alamazlarsa dava açacaklarını bildirdi. Aksu, ''Çalışanların emeklerinden kaynaklanan bir kazanım olması sebebiyle banka promosyonları, çalışanlara verilmelidir'' dedi.

Sözleşmeli personele hayır

Üyeleri, ''kamudaki geçici işçilerin daimi kadroya alınmasına yönelik yasa tasarısından'' etkilenecek sendikaların genel başkanları, düzenlemenin giderilmesi gereken çeşitli eksiklikleri bulunduğu belirttiler. Hizmet-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılan yasa tasarısının muhtemelen gelecek hafta TBMM gündemine geleceğini söyledi.

Tasarıda, memur işleri yapan geçici işçilere sözleşmeli personel olma ya da geçici işçi olarak kalma tercihi getirildiğini anlatan Arslan, bu konuda sözleşmeli personel pozisyonunun seçilmesi konusunda bir zorlama olduğunu savundu. Arslan, bu konudaki seçeneklerin sözleşmeli personel pozisyonu ya da daimi kadro şeklinde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Arslan, özelleştirilen kamu kurumlarında çalışan ve ''özelleştirme mağduru'' olarak nitelendirilen 5 bin civarındaki işçinin de düzenleme kapsamına alınması önerisinde bulundu. Kamu kurumlarında geçen yıl 6 aydan az çalışan, ancak yaptıkları iş süreklilik arz eden işçiler bulunduğuna dikkati çeken Arslan, ''Bu kişilerin kapsam dışında bırakılması ileride yasal sorun çıkarabilir. İlgili düzenleme mahkeme kararları ile iptal edilebilir. Bu nedenle 2006 yılında çalışan ve işleri süreklilik arz eden bütün geçici işçiler daimi kadroya alınmalı'' dedi. Mahmut Arslan, düzenlemenin diğer hükümlerini olumlu bulduklarını dile getirerek, geç kalınmış bir çalışmanın hayata geçiriliyor olmasından memnun olduklarını kaydetti.

''ASIL KADRO ALMASI GEREKENLER ALAMIYOR''
Tez-Koop-İş Genel Başkanı Sadık Özben, memur işi yapan geçici işçilere sunulan sözleşmeli pozisyon-geçici işçilik tercihini kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Bu tercihe zorlanan işçilerin özellikle il özel idarelerinden valiler tarafından sözleşmeli personel pozisyonunu seçmeye zorlanacaklarını ileri süren Özben, şunları kaydetti: ''5-6 ay çalışan geçici işçilere daimi kadro verilirken, 11 ay çalışan işçilerin sözleşmeli personelliğe zorlanması hakkaniyete uyan bir tavır değil. Bu kişilerin daimi kadroya geçirilmesinin maliyeti, diğer geçici işçilerin kadroya geçirilmesinden çok daha az olacaktır. Kadroya geçirilmeyi hak edenler de öncelikle 11 ay çalışan işçilerdir. Dayatmada ısrar edilirse diğer sendikalarla dayanışma içinde eylemlerimizi sürdürürüz.''

KAMPANYA İŞÇİLERİ
Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök ise geçici işçi statüsünde yılın belli döneminde çalışan işçilerin kadroya alınmasının AB'ye uyum sürecinde olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Düzenleme yapılırken şeker gibi bazı iş kollarının kendine has özelliklerinin gözden kaçırılmamasını isteyen Gök, şöyle konuştu: ''İş kolumuzda kampanya döneminde işe alınan ama doğrudan üretimde çalışan arkadaşlarımız var. Bunlar arasında kendisini usta, usta yardımcısı donanımında yetiştirenler bulunuyor. Üretime önemli katkı sunan 4-5 bin civarındaki bu arkadaşlarımızın tamamı olmasa da en azından bir bölümünün kadroya alınmasını istiyoruz. Bu konudaki girişimlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.''

''HİÇ BİR AYRIMA GİDİLMEMELİ''
Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın da bu konudaki temel taleplerinin geçici işçiliğin tamamen ortadan kaldırılması olduğunu bildirdi. Kamuda geçici olarak çalıştırılan bütün işçilerin daimi kadroya alınmasını istediklerini vurgulayan Öztaşkın, ''Hükümetin bu konuda bazı ayrımcı politikaları var. 6 ay gibi bir sınırdan söz ediliyor. Buna karşı çıkıyoruz, bu ve başka tür ayrımları doğru bulmuyoruz'' dedi.

ALES'e başvurular yarın başlıyor

LES'e, bir lisans programından mezun olabilecek durumda bulunanlar, lisans programını bitirenler ile denklik belgesi almış olmak kaydıyla yurt dışında lisans eğitimi görmüş olanlar başvurabilecek. Yabancı uyruklu öğrenciler de sınava katılabilecek. Başvurular 5 Mart Pazartesi günü sona erecek.

Bütün yükseköğretim kurumları, lisansüstü programlarına öğrenci seçme ve yerleştirme işlemlerinde ALES sonuçlarını kullanacak.

2/08/2007

2007 ÖSYS'ye başvurmak isteyen adaylar

2007 öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine (ÖSYS) başvuru işlemleri, 12 Şubat-23 Mart 2007 tarihleri arasında yapılacaktır.

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU
ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ
BAŞKANLIĞINDAN
DUYURU

2007 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine Başvurmak İsteyen Adayların Dikkatine

2007 öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine (ÖSYS) başvuru işlemleri, 12 Şubat-23 Mart 2007 tarihleri arasında yapılacaktır.

Öğrenim durumları aşağıdakilerden birine uyanlar 2007-ÖSYS'ye (Sınavsız Geçiş dahil) başvurabilirler:

2006-2007 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının (lise veya dengi okullar, açıköğretim lisesi) son sınıfında okumakta olan öğrenciler,
Ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar,
Ortaöğretim kurumlannın dışarıdan bitirme sınavlarına girenler,
Ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar,
Ortaöğrenimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları yukarıdakilerden birine uyanlar
Ayrıca durumları, yukandakilerden birine uyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvurabilirler ancak, bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2007-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alacak, yükseköğretim programlarına yerleştirilmezler
2007-2008 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve Önlisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil), programlarına girmek veya yurt dışında öğrenim görmek isteyen adaylar 2007-ÖSYS'ye başvurmak zorundadırlar.

Ortaöğretim kurumlarının son sınıfında okumakta olan öğrenciler okullarının bağlı olduğu Başvuru Merkezinden, mezun durumdaki adaylar diledikleri Başvuru Merkezlerinden içerisinde 2007-ÖSYS Aday Bilgi Formu, da bulunan 2007-ÖSYS Kılavuzu 2,00 YTL karşılığında edinebilirler. Ortaöğretim Kurumu (Okulu) Müdürlükleri, ÖSYM SınavMerkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları ÖSYS'de başvuru merkezi olarak görev yapacaklardır.

Henüz mezun, olmamış, son sınıf düzeyindeki adaylar başvurularını okullarının bağlı olduğu başvuru merkezine yapacaklardır. Mezun durumdaki adaylardan 2006-ÖSYS'ye; başvurmamış olanlar ile 2006-ÖSYS'ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilirler.

Mezun durumdaki adaylardan 2006-ÖSYS'ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar başvurularını: isterlerse bireysel olarak Internet aracılığıyla, isterlerse diledikleri bir başvuru merkezine başvurarak yapabilirler. 2007-ÖSYS'ye (Sınavsız Geçiş dahil) ilişkin başvurma, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler 2007-ÖSYS kılavuzunda yer almaktadır.

1/15/2007

Sözleşmeli Öğretmenlere Yönelik Çalışmalar Devam Ediyor.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin ilgili mevzuata ve hizmet sözleşmesinde belirtilen hukuka aykırı davranışlarda bulunmadıkları sürece sözleşmelerinin feshedilmeyeceğini ve her yıl yenileceğini bildirdi. Çelik, sözleşmeli öğretmenlerden askerlik görevini yapmak üzere ayrılanlar ile doğum sonrasında isteyenlere uzun süreli aylıksız izin verilebilmesi, kimlik kartı verilmesi ve öğretmenevlerinden kadrolu öğretmenler gibi yararlandırılmaları ile diğer sosyal hakların sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Bakan Çelik, CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Güler'in sözleşmeli öğretmenlerin özlük haklarına ilişkin verdiği soru önergesini yanıtladı. Çelik, sözleşmeli öğretmenlerde devlet memuru olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar yanında, öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar olduğunu belirterek, bunların ödev, hak ve yükümlülüklerinin emsali kadrolu öğretmenler ile aynı olduğunu belirtti. Bakan Çelik, 2006 yılı için ücretin brüt bin 75 YTL olduğunu, yapılan artışla ücretlerin yüzde 2.32 oranında artırıldığını ayrıca 82.5 YTL ek ödemeden de yararlandırılarak ücretlerin her ayın 15'inde peşin olarak ödendiğini bildirdi. Sözleşmeli öğretmenlerin aylık karşılığı ders görevini doldurduktan sonra girmiş oldukları her ders saati için ayrıca ek ders ücreti ödendiğini ifade eden Çelik, yarıyıl ve yaz tatillerinde izinli sayıldıklarını ve hastalık, mazeret, doğum izni ve süt izni haklarının da bulunduğunun altını çizdi. Bakan Çelik, sözleşmelilere hastalık izinlerinde 30 güne kadar olmak üzere diğer izin sürelerinin tamamında da aylıklarının ödenmeye devam edileceğini vurguladı. Disiplin suç ve cezaları yönünden emsali öğretmenler için uygulanan cezaların sözleşmeliler için de geçerli olduğunu kaydeden Çelik, bu yönlerden 657, 1702 ve 4357 sayılı kanun kapsamında oldukları belirtti. Görevli oldukları eğitim kurumlarında alanlarında belirlenen norm kadrolar ile ilişkilendirileceklerinden, açık oluşmaması durumunda kadrolu öğretmen atamasının yapılmayacağını belirten Çelik, eş ve sağlık durumu özrü nedeniyle görev yeri değişikliği isteklerinde, kadrolu öğretmenler için uygulanan sürecin sözleşmeli öğretmenler için de uygulanacağını bildirdi.

Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin askerlik görevini yapmak üzere ayrılanlar ile doğum sonrasında isteyenlere uzun süreli aylıksız izin verilebilmesi, kimlik kartı verilmesi ve öğretmenevlerinden kadrolu öğretmenler gibi yararlandırılmaları ile diğer sosyal hakların sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini ve sonuçlandığında kamuoyuna duyurulacağını bildirdi. Bakan Çelik sözlerine şöyle devam etti:

"Ödev, hak ve yükümlülükleri ile sosyal hakları bu şekilde güvence altına alınan sözleşmeli öğretmenlerin öğretmenlik görevinin gereklerini yerine getirdikleri, ilgili mevzuatta ve hizmet sözleşmesinde belirtilen hususlara aykırı davranışlarda bulunmadıkları sürece sözleşmeleri feshedilmeyecek ve her yıl yenilebilecektir. Bu nedenle de istekleri dışında herhangi bir zamanda görevlerine son verilmesi söz konusu olmayacaktır."

1/11/2007

Ziraat Mezunlarının %40'ı işsiz

Adana Valisi Cahit Kıraç, Avrupa Birliğine giriş sürecinde, en sancılı geçeceği düşünülen sektörün tarım olduğunu belirterek, bu süreçte üniversitelere ve ziraat fakültelerine çok büyük görev düştüğünü söyledi.
Ziraat öğretiminin başlamasının 161. yılı ve Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesinin kuruluşunun 40. yılı nedeniyle düzenlenen törende konuşmacılar ziraat mühendislerinin ve tarım kesiminin sorunlarını dile getirdi. ÇÜ Mithat Özsan amfisinde düzenlenen toplantıda konuşan Adana Valisi Cahit Kıraç, Avrupa Birliğine giriş sürecinde, en sancılı geçeceği düşünülen sektörün tarım olduğunu belirterek, bu süreçte üniversitelere ve ziraat fakültelerine çok büyük görev düştüğünü söyledi.

Üniversitelerin ülkenin geleceğini şekillendiren önemli ve özerk kurumlar olduğunu dile getiren Vali Kıraç, üniversitelerin bu amaca ulaşmak için bilgi ürettiğini kaydetti. Üretilen bilgilerin toplumsal gerçeklerle örtüşmesi için, toplumsal ihtiyaçların iyi gözlemlenip, eğitimin de bu doğrultuda güncelleştirilmesi gerektiğini ifade eden Kıraç, "Aksi takdirde üretilen bilgilerin aktarma süreci tamamlansa da, topluma yarar sağlama işlevinden yoksun kalabilir" dedi.

Kıraç, Çukurova Kalkınma Ajansına 3 bin YTL maaş ödeyecekleri uzam alımı için müracaat eden ziraat mühendislerinin hiçbirisinin şartlarının uymadığını söyledi.

ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu'da ziraat mühendislerinin sorunlarının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin birlikte çözebileceğini kaydetti.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Ayhan Barut'ta iki yıl önce başlattıkları bir çalışmayı tamamladıklarını ifade etti. Bu çalışma neticesinde bugüne kadar mezun olan 85 bin ziraat mühendisinden 5 binin vefat ettiğini belirterek şunları söyledi: "Hayatta olan ziraat mühendislerinin de yüzde 407i işsiz. Ülkede mühendis ve mimarların istihdamına dönük yatırım yapılmadığı için işsizlik yüksek öğrenim görenler için bir kader haline geldi."

Barut, tarım alanlarının da büyük bir kısmının yerleşim ve sanayi tesislerinin tehdidi altında bulunduğunu da kaydetti.

PTT'de çalışana ikramiye talebi

Türk Haber-Sen, 2006 yılında hedeflenen karın yakalandığı PTT'de, çalışanlara, özverili çalışmanın karşılığı olarak 1 maaş ikramiye verilmesi İçin başvuruda bulundu.

PTT Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun dilekçesinde, son yıllarda PTT'nin hizmet çeşidi ve iş hacminin artmasının, çağın gereklerine göre PTT'ye yeni bir imaj kazandırılmasının, müşteri memnuniyeti ve güveni sağlanmasının, çalışanların özverili çalışmasıyla sağlandığı belirtildi.

Dilekçede, 49 bin personel çalışması gereken kurumda, tüm bu hizmet ve yeniliklerin 29 bin personelin büyük bir bölümünün senelik izinlerini dahi kullanmadan çalışmalarıyla gerçekleştirilebildiği ifade edildi.

1/09/2007

OKS Sınavı Kalkıyor Dershaneler İtirazda

Şûra'da OKS sınavının kaldırılması kararı alınması üzerine dershaneler ayağa kalktı Yıllık cirosu 9 milyar doları aşan dershaneler sınavın sürdürülmesi için lobi yapıyor.

Milli Eğitim Şûrası'nda Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı'nın (OKS) kaldırılmasının kararlaştırılması dershaneleri ayaklandırdı. Sınavın kaldırılmasını istemeyen dershaneler birleşerek OKS'nin kalkmaması için lobi yapmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, Türkiye Özel Okullar Birliği, Türk Eğitimciler Derneği sınavın kaldırılmasını isterken, Uğur, Anafen, Final, Kültür ve Fatih dershaneleri sınavın kaldırılmaması için kolları sıvadılar. Türkiye genelinde sayısı 3 bini bulan dershanelerde 52 bin öğretmen görev yapıyor. Dershanelerin yıllık cirosunun 9 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve her ailenin bütçesinden yılda 2 bin YTL'nin bu sektöre gittiği belirtiliyor.

'KARAR UYGULANACAK'
İlköğretimde çocukları bulunan tüm aileleri yakından ilgilendiren OKS'nin 17. Milli Eğitim Şûrası'nda 2008'den itibaren kaldırılmasının karara bağlanması eğitimciler arasında tartışma yaratmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, kararın kesinlikle uygulanacağını, ilköğretim süresi içinde ara sınav yapılmayacağını belirtirken, Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Dr. Rüstem Eyüboğlu, OKS sınavının okulları dershaneye dönüştürdüğünü ve kaldırılmasını istedi. Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ise OKS sınavının liselerdeki hazırlık sınıflarının kaldırılması ile hukuken geçerliğini kaybettiğini ifade etti. Uğur Dershaneleri Genel Müdürü Kaya Aydın, '"Eğitimde objektifliği yakalamak adına OKS mutlaka yapılmalıdır'" görüşünü savundu. Aydın'a, Final, Anafen Kültür, Fatih, Sevinç ve Yavuzlar dershaneleri tam destek verdi.

Öss Öncesi 2 Sınav Daha!

Üniversiteye girişin önündeki sınav barikatlarına yenileri ekleniyor. Artık sınavlar liseden başlayacak.

Sınavların sonucu, üniversiteye girişte, başarı puanına etki edecek. Olgunluk sınavı ile birlikte, öğretmenlerin yapacağı ders sınavlarının da değişitirilmesi planlanıyor. Hem YÖK'ün strateji raporunda hem de Milli Eğitim Şurası kararlarında yer alan olgunluk sınavı için düğmeye basıldı.

Üniversiteye giriş öncesi yapılacak sınav ile öğrencinin başarısı kademeli ölçülecek. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu, olgunluk sınavı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Nasıl bir sistem getirileceği yavaş, yavaş ortaya çıkıyor.

Şu an üzerinde çalışılan projeye göre, olgunluk sınavı lise 2 ve lise 4 sonunda gerçekleştirilecek. Lise 2'de yapılacak sınav, öğrencinin lise 1 ve 2'deki bilgilerini ölçecek. Lise 4'teki sınav ise lise üç ve 4 müfredatını kapsayacak.

İki sınavın ortalaması başarı puanına yansıyacak Her iki sınavın belli ağırlığı olacak. İki sınavın da ortalaması öğrencinin başarı puanına yansıyacak, bu da üniversiteye girişte gençlerin elini güçlendirecek.
Başarı puanı içinde ders notlarının ortalaması da yer alacağı için olgunluk sınavı dışında öğretmenler tarafından gerçekleştirilen ders sınavları da yenilenecek.

Öğretmenlere yapacakları sınavlar için uymaları gereken kriterler verilecek.
Bununla hem derslerin belli düzeyde işlenmesi amaçlanıyor hem de öğrencilerin alacakları notların adil ve standart ölçülere göre değerlendirilmesi. Olgunluk sınavı, ilk başta düşünüldüğü gibi üniversiteye girişi iki basamaklı hale getirmeyecek. Sadece, ÖSS'de elde edilecek puana katkı sağlayacak.Olgunluk sınavı sayesinde öğrencilerin ÖSS'ye okulda hazırlanmaları hedefleniyor.

2007'de En Az 50.000 Öğretmen Atanmalı

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in bu yıl için alınacağını açıkladığı 40 bin öğretmenin, açığı kapatmayacağını, en az 50 bin öğretmen alınması gerektiğini savundu.
Dinçer, yaptığı yazılı açıklamada, Çelik'in 2007 yılı içinde öğretmen atamalarına ilişkin açıklamalarına değerlendirdi.

Çelik'in, 2007 yılı içinde 40 bin öğretmen alınacağını bildirdiğini ifade eden Dinçer, bu rakamla öğretmen açığı sorununun çözülmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Atanacakların yarıya yakınının sözleşmeli öğretmen olmasının öngörüldüğünü anımsatan Dinçer, şunları kaydetti:

"Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması eğitimin sorunlarını çözmek bir yana, iş güvencesinden yoksun, düşük ücretlerle çalışma anlamına gelmektedir. Eğitimin vazgeçilmez unsuru öğretmendir ve eğitimin niteliği öğretmenin niteliği ile doğru orantılıdır. Öğretmenlik mesleği düzenlilik ve süreklilik gerektirir. Sözleşmeli öğretmenlerin mevcut çalışma koşulları ile öğrencilere faydalı olabilmesi mümkün değildir."

Dinçer, öğretmenliğe atanmak için 120 bin adayın beklediğini, 2007 yılı içinde 50 bin öğretmenin atanması gerektiğini ifade etti.

Yoksulluk Sınırı 1.806,68 YTL

Türk Harb-İş Sendikasından yapılan yazılı açıklamaya göre, açlık sınırı olan asgari gıda harcaması Aralık ayında, Kasım ayına göre 8.86 YTL artarak (yüzde 1,57), 576,23 YTL'ye yükseldi.

Yoksulluk sınırı olarak nitelendirilen 4 kişilik bir ailenin barınma, giyim, ulaşım gibi aylık zorunlu harcama tutarı ise Aralık ayında 1.806,68 YTL'yi buldu. Tek bir çalışanın insanca yaşama koşullarında yaşayabilmesi için gerekli olan yoksulluk sınırı harcaması da 1.117,53 YTL olarak hesaplandı.

1/07/2007

Lojman Kiraları Zamlandı

Kamuya ait lojmanların kiraları, 15 Ocak 2007 tarihinden geçerli olmak üzere yüzde 5,3 ile yüzde 5,4 arasında artacak. A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, Maliye Bakanlığı 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamındaki konutların aylık kira bedelleri için bir tebliğ taslağı hazırladı.

Taslakta, lojmanların kira bedellerinin yüzde 5,26 ile 5,43 arasında arttırılması, kira bedeline yapılacak ilavelerde de yüzde 5,88 ile yüzde 7,14 arasında artışa gidilmesi öngörüldü. Tebliğ taslağına göre, kerpiç, ahşap, bağdadi ve benzeri konutlarda oturanların halen her bir metre kare için 0,73 YTL olan aylık kira bedeli, yeni yılda 0,77 YTL olarak uygulanacak. Bu tutar, kalorifersiz konutlar için 1,14 YTL yerine 1,20 YTL, kaloriferli konutlar için de 1,50 YTL yerine 1,58 YTL olacak.

KİRA BEDELİNE YAPILACAK İLAVELER
Kira bedeline yapılacak ilavelerle ilgili tutarları da yeniden düzenleyen Tebliğ taslağı uyarınca, kaloriferci, kapıcı ya da her ikisinin de kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılandığı konutlarda oturanlar, her bir metre kare için 0,14 YTL yerine, 0,15 YTL ödemede bulunacak. Sayaçların ayrılmasının mümkün olmaması nedeniyle, elektrik, su veya her ikisinin de hizmet binası ya da fabrika tesislerinden karşılandığı konutlarda elektrik sayacı için yine metre kare başına 0,35 YTL, su sayacı için de 0,35 YTL ödenecek. Konutlarda kullanılan suyun şehir şebekesi dışındaki kuyu, artezyen vb su kaynaklarından karşılanması halinde de, kira bedeline metre kare başına 0,18 YTL ilave edilecek.

YAKIT PARALARI
Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt içindeki kaloriferli konutlarından, yakıtı kurum tarafından tedarik edilenlerde oturanlardan, her bir metre kare için yine 15 Ocak?tan itibaren 0,70 YTL yakıt bedeli alınacak. Ancak kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetlerini dikkate alarak gerekli gördükleri takdirde, bu bedelin üzerinde de yakıt bedeli tahsil edebilecek.

Ayrıca yakıtı kurumlarca karşılanan kamu konutlarında, ortak kullanım alanlarındaki aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderlerin zorunlu nedenlerle kurumlarınca karşılanıyor olması durumunda, lojman sahipleri, bu giderler karşılığında da yakıt bedellerine ek olarak metre kare başına 0,07 YTL ödemede bulunacak. Bu durumda 100 metre kare büyüklüğünde kerpiç, ahşap, bağdadi bir konut için 73 YTL yerine 77 YTL, kalorifersiz konutlarda 114 yerine 120 YTL, kaloriferli konutlarda ise 150 YTL yerine 158 YTL kira ödenecek. Yakıtı kurum tarafından karşılanan konutlarda oturanlar, 100 metre karelik konut için halen 66 YTL öderken, bu rakam da 15 Ocak?ta 70 YTL?ye yükselecek.

Yürürlükten Kalkan Genelgeler (örgü, dedikodu...vb.)

Aralarında mesai saatinde örgü ören kadın memurlar, dedikodu yapan makam şoförleri ve meşrubat satıcılarının durumlarına ilişkin düzenlemelerin de bulunduğu 1220 Başbakanlık genelgesi yarından itibaren yürürlükten kaldırılıyor.

Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, 2004 yılının Haziran ayından bu yana, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan hukuki düzenleme ve mevzuatın gözden geçirildiğini söyledi.

Dinçer bu çerçevede, güncelliğini yitiren ve işlevini tamamlayan 1220 Başbakanlık genelgesinin yürürlükten kaldırılacağını açıkladı.

ÖRGÜ ÖREN KADIN MEMUR GENELGESİ
Yürürlükten kaldırılacak genelgeler arasında 1960 yılında dönemin Başbakanlık Müsteşarı Alparslan Türkeş tarafından yayınlanan ?Mesai saatleri içinde örgü ören kadın memurların fuzuli olduğu ve bu konuda gereken tasarrufun yapılmasına ilişkin genelge? ile ?Zararlı dedikodu yaptıkları tespit edilen makam aracı şoförlerinin değiştirilmesine yönelik genelge de var.

BİNA GİRİŞİNDE ATLETLİ ÇIPLAK OTURAN MEMUR
1982 yılında Başbakan Bülend Ulusu tarafından yayınlanan, ?Bina girişi önüne masa ve sandalye koyarak gömlek ve atletle ayakları çıplak şekilde oturan nöbetçi memurların uyarılmasına ilişkin genelgede kaldırılacak genelgeler arasında.

1/06/2007

Sözleşmeli Memurun Dramı

Şanlıurfa?da görevli sözleşmeli öğretmenin yazdığı mektup derdi anlatıyor: Ben öğretmen olmak için yıllarımı feda ettim. Öğretmen oldum ama kimliğim yok. Bankalar kredi vermiyor, Öğretmenler Günüm bile kutlanmadı

Öğretmenim, kimliğim yok

ÖNEMLİ olan yazmak değil... Önemli olan derdi iyi bir şekilde anlatmak...

Günlerdir 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası?na tabi olarak çalışıtırılan sözleşmeli personelin dertlerini yazıyorum...

Dertlerle boğuşan sözleşmelilerin büyük bir bölümü öğretmen ve sağlıkçı, geri kalanı da diğer meslek gruplarından...

Yazı dizisi başladıktan hemen sonra yüzlerce mesaj aldım...

Hem sevindim, hem üzüldüm...

Sevindiğimiz hususlar malum; okunmak, teşekkür almak vs...

Üzüldüğüm konuları şöyle sıralayabilirim: İmzaladığı sözleşmeyi okumamış, derdini izah edemiyor, gazete, kitap, dergi okumuyor, öğretmen olmuş ama imladan haberi yok, kanunları ve genelgeleri bilmiyor, takip etmiyor...

Kısacası Türkiye, eğitim sorununu çözemediği müddetçe hiçbir şekilde düzelmez, düzelemez...

Sen nasıl öğretmensin?

Ancak öyle mesajlar aldım ki, bendenize, ?Sen biraz dinlen? dedirtti...

Gelin, derdi müthiş cümlelerle izah eden öğretmenimize kulak verelim:

?Şanlıurfa?da sözleşmeli öğretmen olarak görev yapıyorum. İlkokuldayken karar verdim öğretmen olmaya ve tüm mücadelem bu yönde gelişti.

Sonunda amacıma ulaştım ve üniversiteyi kazandım.

O günlerde mutluluktan uçuyordum.

Mezun olduğumda KPSS?ye girdim.

Ne yazık ki bu sınavı aşamadım.

Sözleşmeli öğretmen olarak başladım mesleğime.

Sözleşmeli öğretmenliğin ne demek olduğunu bilmiyordum ama bu kadar acı bir şekilde öğreneceğimi de hiç düşünmemiştim. İşte benim mesleğim. Polis personel kimliğimi sordu gösteremedim.

Çünkü öğretmen kimliğimiz yok ve vermiyorlar.

Hastaneye gittiğimde ?Sen nasıl öğretmensin. Sağlık karnen SSK?dan, Emekli Sandığı?ndan değil? diye sordular.

Okul müdürü geçici olduğumu düşündüğü için tüm angaryaları üzerime yükledi.

Öğrenciler, ?Nasılsa seneye olmaz? diyerek beni öğretmen yerine koymuyor.

24 Kasım?da ilk Öğretmenler Günüm olmasına rağmen kadrolu öğretmenler birbirlerinin öğretmenler gününü kutladı ve sözleşmeli olduğum için benim öğretmenler günümü kutlamadılar.

O günün en mutlu günüm olması gerekirken en mutsuz günüm oldu ve o günü ağlayarak geçirdim. Arkadaşım kız istemeye gitti ve ailesi kızı vermedi.

Vermemesinin tek sebebi ise sözleşmeli öğretmenliğin yarınlarının garanti olmaması...

Maaşımı hiçbir zaman ayın 15?inde alamadım ve ek derslerde sorun yaşıyorum.

Milli Eğitim Müdürlüğü?ndeki yetkililer hiçbir zaman bizimle ilgili bilgi sahibi olmuyorlar.

Yıllarımı feda ettim

Çalışmalarıma hizmet puanı alamıyorum.

Her an işimi kaybetme korkusu yaşıyorum.

Çünkü kadrolu bir öğretmen atandığında, ben gitmek zorunda kalacağım.

Bankalar bile bizi öğretmenden sayıp özel kredi vermiyor.

Ben öğretmen olmak için yıllarımı feda ettim.

Ve karşılığı, sözleşmeli öğretmen olarak öğretmenlik yapmak olmamalı.

Bizler sözleşmeli öğretmenlik yapmak için, ikinci sınıf insan muamelesi görmek için, orada burada aşağılanmak için dirsek çürütmedik.

Ben öğretmenim evet ama kafamda koskoca bir gelecek kaygısı, acaba yerime kadrolu öğretmen atanacak mı kaygısı, acaba maaş karşılığı ders saatimi doldurabilecek miyim kaygısı, acaba önümüzdeki yıl hangi konumda olacağım kaygısı ile öğrencilerime karşı nasıl verimli olabilirim??

Bu cümlelerin üzerine cümle kurulur mu?

4/B nedir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?nun 4?üncü maddesinin (B) bendinde, sözleşmeli personel: ?Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığı?nın görüşleri alınarak Bakanlar Kurulu?nca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.?
TERCÜMAN

Sendika, MEB'i kadrolaşma ile suçladı

Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB), ilan edilen boş şef kadrolarına açıklananın çok üstünde atama yaptığının ortaya çıktığını öne sürdü.
Adıbelli, yaptığı yazılı açıklamada, MEB Personel Genel Müdürlüğünün, 2006 Yılı Merkez ve Taşra Teşkilatı Boş Şef Kadroları İçin Atama Sonuçlarını açıkladığını belirtti.

Sonuçların, MEB'deki kadrolaşmanın boyutlarını ortaya koyduğunu savunan Adıbelli, ?İlan edilen boş şef kadrolarına açıklananın çok üstünde atama yapıldığı ortaya çıktı? dedi.

Taşra Teşkilatı Şef Kadroları İçin Başvuru ve Atama Klavuzu'nda ve Taşra Teşkilatı Şef Kadrolarına Atanabilmek İçin Görevde Yükselme Sınavı Başvuru Kılavuzu'nda MEB Taşra Teşkilatı boş şef kadrolarının sayısının 773 olarak ilan edildiğine işaret eden Adıbelli, ancak daha önce ilan edilen bu rakamlara rağmen, yaklaşık bin 463 kişinin taşrada şef kadrolarına yerleştirildiği konusunda bilgilere ulaştıklarını kaydetti.

Adıbelli, ayrıca 2006 Yılı Merkez Teşkilatı Şef Kadrolarına Atanabilmek İçin Görevde Yükselme Başvuru Klavuzu'nda 272 kişinin merkez teşkilatı şef kadrolarına atanacağının duyurulduğunu, ancak bunun çok üzerinde kişinin bu kadrolara atandığını savundu.

Adıbelli, Burdur-Karamanlı'da 1 kişilik kadroya 2 kişi, Burdur merkezde 3 kişilik kadroya 8 kişi, Burdur-Bucak'ta 1 kişilik kadroya 2 kişi, Konya ve Isparta'da 4 kişilik kadroya 7 kişi, Muğla'da 1 kişilik kadroya 4 kişi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta 9 kişilik kadroya 33 kişinin atandığının ortaya çıktığını iddia etti. Yüksel Adıbelli, şunları kaydetti:

?Tüm bu bilgiler çerçevesinde Eğitim-İş olarak MEB'e bir yazı göndererek şef kadrolarına ilan edilen rakamlar dışında kaç kişinin atamasının yapıldığı ve bu atamalarda hangi ölçütlerin dikkate alındığının tarafımıza bildirilmesini talep ettik. Eğitim-İş olarak atamalar sonucunda ortaya çıkacak her türlü hukuksuzluğun takipçisi olacağız ve konuyu yargıya taşıyacağız.?

1/05/2007

Memura %2'lik Enflasyon Zammı

Memurlara yılın ikinci altı aylık döneminde yüzde 2.01 oranında enflasyon farkı ödenecek.
Memurlara yılın ikinci altı aylık döneminde yüzde 2.01 oranında enflasyon farkı ödenecek.

ANKA?nın yaptığı belirlemelere göre, yılın ikinci yarısında memur maaşlarına yüzde 2.5 oranında zam yapılırken, ikinci yarıdaki enflasyon yüzde 4.56 olarak gerçekleşti. Bu dönemde memurlar enflasyon karşısında yüzde 1.97?lik reel kayba uğradı. Söz konusu reel kaybın karşılaması için memur maaşlarına yüzde 2.01?lik enflasyon zammı yapılması gerekiyor.

Yılın ilk altı aylık döneminde de yüzde 2.5?lik oranında zam alan memur maaşlarında yüzde 4.88?e ulaşan enflasyon dolayısıyla yüzde 2.27?lik reel kayıp oluşmuştu. Hükümet söz konusu reel kaybı karşılamak için yüzde 2.32 oranında enflasyon farkı ödemişti.

Yılın ikinci yarısında gerçekleşecek kümülatif TÜFE rakamının yüzde 2.5?i aşması durumunda aşan kısmı telafi edecek şekilde memur maaşlarına zam yapılması için 2007 yılı memur maaşı aylık katsayıları ve ücret tavanını belirlemek için Bakanlar Kurulu?na yetki verilmişti. Memur maaşlarına enflasyon farkı ödemesi yapılmasının ardından, Bakanlar Kurulu 2007 yılı memur maaş aylık katsayısını ve ücret tavanlarını yeniden belirleyecek.

Milliyet

12/28/2006

Mühendislerden bütçe tepkisi

Mühendisler, TBMM?de kabul edilen 2007 bütçesinde ekonominin ve kaynakların ülke çıkarları ve toplumsal gereksinimlere göre konumlandırılamadığını belirterek, emekten, sanayileşmeden yana bir bütçe yapılması gerektiğini kaydetti.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz yaptığı açıklamada, TBMM?de kabul edilen 2007 bütçesinde ekonominin ve kaynakların ülke çıkarları ve toplumsal gereksinimlere göre konumlandırılamadığını açıkladı. IMF?ye en borçlu ülke konumundaki Türkiye?nin, bu bağımlılığı aşamadığı müddetçe "kötürümleştiğini" ifade eden Koramaz, bu gidişin bir sonu olması gerektiğini vurguladı.

Bütçenin temel parametrelerinin, Türkiye?nin sorunlarının 2007?de daha da derinleşeceğini gösterdiğini söyleyen Koramaz, "Uzun bir süreden beri bütçeler, iç ve dış borçlar, dış ticaret açığı, faiz dışı fazla, yatırımlarda azalma; kamu hizmetlerinin tasfiyesi, eğitim ve sağlık gibi temel sosyal alanlarda yaşanan gerileme; vergi adaletsizliği ve bölüşüm politikalarının ülke sanayisi ve çalışanlar aleyhine olmasıyla belirlenmektedir" dedi.

Koramaz, bütçe giderlerinin 204.9 milyar YTL, bütçe gelirlerinin 188.2 milyar YTL, bütçe açığının 16.830 milyar YTL olarak öngörüldüğünü hatırlattı. Merkezi yönetim borç stokunun 348.5 milyar YTL?ye ulaşarak bütçe büyüklüklerini aşmış olmasıyla ilgili Koramaz, bunun Türkiye?nin içine düşürüldüğü durumu gösterdiğini ifade etti.

Öğretim Kadroları Açıklandı

Üniversitelerin öğretim elemanlarına ait bazı kadrolara ilişkin düzenlemeleri içeren Bakanlar Kurulu Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Söz konusu karar, yükseköğrenim kurumları öğretim elemanlarına ait bazı
kadroların serbest bırakılmasını, derecelerinin değiştirilmesini ve bazı boş
kadroların unvan ve derecelerinin değiştirilmesini içeriyor.

12/26/2006

Öğretmen adaylarına müjde..!

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 3 bin 500 sözleşmeli İngilizce ve bilgisayar öğretmeni alacağı bildirildi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün "İngilizce Dil Öğreticileri, Bilgisayar Öğreticileri İstihdamı" ile ilgili genelgesi gereği Türkiye genelinde 2006-2007 yılında eğitim öğretim yılında 10 ayı geçmemek şartıyla 3 bin 500 sözleşmeli geçici personel alınacağını ifade etti.

Başvuruların 28 Aralık 2006 Perşembe günü saat 15.00'e kadar İl Milli Eğitim Müdürlüğü Atama Bürosu'na istenilen belgelerle birlikte başvurulması gerektiğini dile getiren İspirli, "İngilizce ve bilgisayar alanlarındaki ihtiyacın karşılanması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4'ncü maddesi (c) bendi kapsamındaki geçici personel konumunda İngilizce dil öğreticisi ve bilgisayar öğreticisi istihdamına ilişkin karar 13 Aralık 2006 Resmi Gazete'de yayınlandı.

Söz konusu bakanlar kurulu kararı kapsamında İngilizce dil öğretici ve bilgisayar öğretici olarak görevlendirilecekler, 2006-2007 öğretim yılında 10 ayı geçmemek üzere sözleşmeli kısmı zamanlı geçici personel olarak 3 bin 500 öğretici istihdam edilecektir. İlimize 24 İngilizce, 40 bilgisayar kontenjanı verilmiştir. Öğretici olarak görevlendireceklerden orta öğretim alan öğretmenliğini tezsiz lisans, pedagojik formasyon veya İngilizce öğretmenliği sertifikası istenmeyecektir. Başvurularda fazlalık olduğu takdirde kura çekilecektir" dedi.

12/24/2006

Vakıf Arazilerinde 26 Bin İşgalci Var

Vakıflar Genel Müdürü Beyazıt, vakıf arazisi üzerinde 26 bin işgalci bulunduğunu belirtirken, kurumun gayri menkul sayısının 178 binden fazla çok olduğunu söyledi.
Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Beyazıt, 2006 Vakıf Medeniyeti Yılı'nda gerçekleştirilen faaliyetleri ve Vakıfların geldiği son noktayı bir basın toplantısıyla açıkladı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün gayri menkul sayısı, zeytin ağacı sayısı, bağ-bahçe sayısı olarak Türkiye'deki en zengin kurumlarından olduğunu söyleyen Beyazıt, ancak bunların gayri menkullerin sayısının şimdiye kadar gerçeğinden daha az olarak bilindiğini anlattı. Beyazıt, 203 bin olarak tespit edilen gayri menkulün arşivlerin taranması ve uydu fotoğraflarının çekilmesi sureti ile ortaya çıkarıldığını dile getirdi.

Beyazıt, 26 bin işgalciden de içinde geçmişe dönük kiraların da bulunduğu kira bedellerinin alınmaya başlandığını söyledi.

Beyazıt, vakıf arazisi üzerinde oturup da kira ödemeyen kimsenin kalmayacağını belirtti.

Göreve geldiğinde vakıf eseri sayısının 9 bin olduğunu belirten Beyazıt, yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'nin dört bir tarafında şimdiye kadar 18 bin 500 adet vakıf eseri olduğunu ortaya çıkardıklarını anlattı. Bu rakamın artabileceğine işaret eden Beyazıt; ?Genel Müdürlük şimdiye kadar nerede, ne kadar gayri menkulü olduğunu, kaç tane vakıf eseri olduğunu bilmeyen bir kuruluştu? dedi.

Beyazıt son üç yılda, 1111 tarihi eserin restore edildiğini, 650 milyon YTL'lik yatırım yapıldığını, 40 bin kişiye istihdam sağlandığını, 19 Milyon YTL yıllık kira bedeli sağlandığını, 240 milyon YTL'lik de kümülatif kira bedeli anlaşma yapıldığı bilgisini verdi.

Beyazıt, kurumun devletten bir kuruş para almadan, bu gelirleri kullanarak, 82 bin aileye sıcak yemek servisi, 75 bin aileye kuru gıda yardımı, 3 bin öğrenciye burs imkanı ve binlerce kişiye de muhtaç maaşı sağlandığını anlattı.

Beyazıt, 2007 yılında da 750 tarihi eserin onarılacağını, sıcak yemek ve kuru gıda yardımı yapılacak ailelerin sayısının 100 bine çıkarılacağını, burs verilen öğrenci sayısının ise 5 bine çıkarılacağını söyledi. Beyazıt; ?Bütün bu yardımlar için ne devletten bir kuruş alıyoruz ne de cebimizden ödüyoruz. Tüm bunlar ecdadımızın bize bıraktığı vakıf medeniyeti sayesinde gerçekleştiriliyor? diye konuştu.

Beyazıt, vakıflara ait taşınmazların yap-işlet-devret modeli ile yatırımcılara verildiğini bu sayede, otel, okul, hastane, dershane, otopark, alış-veriş merkezi gibi gelir getiren yerlere dönüştürüldüğünü belirtti.

Beyazıt; ?Formula 1 yarış pistinin bulunduğu arazi bile bize ait olmasına rağmen işgal altındaydı. Şimdi bir burayı alıp 20 yıllığına ihale ettik. Aylık 3 bin dolar kira alıyoruz, bu bedeli 30 bin dolara çıkaracağız? dedi. imitasyonlarının takılacağını anlattı.

12/20/2006

Motorlu taşıtlar vergisi, yüzde 7,8 artacak

Motorlu taşıtlar vergisi tutarları, yeni yılda yüzde 7,8 artacak. Maliye Bakanlığının Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.
Tebliğe göre, 1 Ocak 2007'den itibaren motorlu taşıtlar vergisi tutarlarında, yüzde 7,8'lik yeniden değerleme oranı çerçevesinde artış olacak.

Yeni tarifeyle 1-3 yaş grubunda yeralan ve motor silindir hacmi 1301 ile 1600 cm3 arasında olan otomobillerin motorlu taşıtlar vergisi tutarı, 487 YTL'den 524 YTL'ye yükselecek.

Motor silindir hacmi 1300 cm3'ü geçmeyen otomobiller için yeni yılda 305 YTL yerine 328 YTL, 1801-2000 cm3 arasında olan otomobiller için 1.342 YTL yerine 1.446 YTL ödenecek.

Motor silindir hacmi 4001 cm3 ve üzerinde olan otomobillerin motorlu taşıtlar vergisi tutarı ise 10 bin 988 YTL'den 11 bin 845 YTL'ye yükselecek.

VERGİ, KASKO DEĞERİNİN YÜZDE 5'İNİ AŞARSA

Öte yandan belirlenen MTV tutarlarının, kasko sigortası değerinin yüzde 5'ini aşması halinde, bir alt kademedeki vergi tutarı uygulamasına bu yıl da devam edilecek.

Buna göre Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda öngörülen yetki çerçevesinde Bakanlar Kurulu tarafından alınan karar uyarınca, 1 Ocak 2007 tarihinden geçerli olmak üzere, 1. tarifede yer alan otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzeri taşıtlar için, 1 Ocak 2007 ve müteakip yıllarda uygulanacak MTV tutarlarının, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından her Ocak ayında ilan edilen kasko sigortası değerlerinin yüzde 5'ini aşması halinde, aynı yaş grubunda bulunan taşıtlara ait vergi tutarları, bir alt kademedeki taşıtlara isabet eden vergi tutarı olarak uygulanacak. Bu uygulama, mükelleflerin müracaatı üzerine yapılacak.

Mükellefler başvuru için ''Motorlu Taşıtlar Vergisi Tutarına Esas Olan Kasko Sigortası Değeri Bildirim Formu''nu yetkili sigorta acentesine düzenlettirerek, bir dilekçe ile birlikte Motorlu Taşıtlar Vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine verecekler. Yetkili sigorta acenteleri, düzenledikleri ''Motorlu Taşıtlar Vergisi Tutarına Esas Olan Kasko Sigortası Değeri Bildirim Formu''nun doğruluğundan, mükellefler ile birlikte sorumlu olacak.

AA

Bağ-Kur?da basamak ve prim reformu

Sosyal güvenlik reformunun yürürlüğe girmesi durumunda, yılbaşından itibaren, Bağ-Kur?lulara uygulanan 24 basamaktan oluşan prim ödeme sistemi ortadan kalkacak.
Primler, asgari ücret ile 3 bin 451 YTL arasında kalmak şartıyla, sigortalının kendileri tarafından beyan edilecek. Bağ-Kur?luların yüzde 20 olan sağlık primi oranı da yüzde 12.5?e çekiliyor.

Sosyal Güvenlik Reformunun yılbaşında yürürlüğe girmesi durumunda, Bağ-Kur?lulara uygulanan 24 basamaktan oluşan prim ödeme sistemi ortadan kalkacak.

Edinilen bilgiye göre, Anayasa Mahkemesinin kısmi iptali sonrasında reformun uygulamaya girişi konusunda bir karar verilmesi bekleniyor.
Reformun öngörüldüğü gibi yılbaşında yürürlüğe girmesi durumunda ise sigortalıların aylık prime esas kazançları, prime esas günlük kazanç alt sınırı olan asgari ücret (531 YTL) ile üst sınırı olan 3 bin 451.5 YTL arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek kazanca göre ödenecek primler belirlenecek. Ancak kişi, aynı zamanda işveren ise beyan edeceği aylık kazancı, çalıştırdığı sigortalıların kazancının en yükseğinden daha az olamayacak.

PRİM ORANLARI DÜŞÜYOR

Halen bulundukları gelir basamaklarına göre yüzde 20 oranında emeklilik ve yüzde 20 oranında sağlık primi olmak üzere toplamda yüzde 40 oranında prim ödeyen Bağ-Kur?lular bundan sonra daha az oranda prim ödeyecek.
Yeni Kanun gereğince, Bağ-Kur?lular beyan edecekleri kazanç rakamları üzerinden, yüzde 20 oranında emeklilik ve yüzde 12.5 oranında da sağlık sigortası primi yatıracaklar. Ayrıca, yaptıkları işin tehlike-sınıfına göre yüzde 1 ile yüzde 6.5 oranları arasında kalmak şartıyla iş kazası meslek hastalığı primi de ödeyecekler.

EMEKLİ MAAŞI NASIL BAĞLANACAK?

Mevcut uygulamada, kimin nereden emekli olacağına son yedi yıllık prim ödemelerine bakıp en çok nereye prim ödüyorlarsa o Kurumdan ve o Kurum şartlarına göre emekli olunuyor.
Reformla, artık, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı yok, ancak statüleri devam edecek.

1 Ocak 2007 gününden önce sigortalı olmuş-işe başlamış çalışanlar için son yedi yıllık prim ödemelerine bakıp en çok nereye prim ödüyorlarsa o statüye göre emeklilik günü ve emekli aylığı bağlanacak. Yılbaşından sonra sigortalı olanlar için ise son yedi yıllık çalışmalarına değil tüm çalışma süreleri içinde en çok hangi statüye göre prim ödenip ödenmediğine bakılacak.

ENGELLİ ESNAFA ERKEN EMEKLİLİK

Mevcut durumda, SSK?lılar ve Emekli Sandığı iştirakçilerinden en az yüzde 40 oranında özürlü-engelli olduklarına dair rapor veya vergi indirim belgesiyle yaşlarına bakılmaksızın 15 yıllık sigortalılık süresi ile emekli olabiliyorlar. Ancak, Bağ-Kur?lu olan engelli-özürlüler bu haktan yararlanamıyor. Reformla, engelli-özürlü olan Bağ-Kur?lular da erken emekli olma avantajından yararlanacak.

Vakit

12/14/2006

ÖSS 17 Haziran'da yapılacak

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ÖSS takvimine ilişkin taslağı belirlediklerini söyledi. Buna göre sınav 17 Haziran'da yapılacak.
007-Öğrenci Seçme Sınavı 17 Haziran 2007 Pazar günü yapılacak. Yarımağan, ÖSS'nin 17 Haziran, Yabancı Dil Sınavı'nın da (YDS) 24 Haziran 2007 Pazar günü yapılmasını öngördüklerini belirtti. Başvuru tarihlerinin henüz kesinleşmediğini kaydeden Yarımağan, başvuruların şubat-mart aylarında alınmasının planlandığını ifade etti. Yarımağan, ÖSS kılavuzunun YÖK Genel Kurulunda onaylandıktan sonra basılmaya başlanacağını kaydetti.

MEB'İN ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE HAREKET EDİLECEK

Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) çalışma takvimine göre, 2006-2007 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı 26 Ocak 2007 tarihinde sona erecek. İkinci dönem 12 Şubatta başlayacak ve 19 Haziran Salı günü sona erecek. Yarımağan, okulların 19 Haziranda tatile girmesinin ÖSS takvimini etkilemeyeceğini, sınav tarihinde değişiklik yapılmasının söz konusu olmadığını söyledi. Yarımağan, ''Bizim, Anadolu Üniversitesinin ve Milli Eğitim Bakanlığının sınavları var. Bunların da belli bir takvime göre olması lazım. Bu nedenle haftaları da paylaşıyoruz'' diye konuştu.
AA

12/13/2006

İşçi alacak Çay-Kur'da 1 km'lik kuyruk

Başvuruda bulunmak isteyenler izdihama neden oldu

Rize Çay-Kur bin 500 geçici işçi alımı için çalışmalara başladı. Dün resmi kayıtların kabul edileceğinin açıklanmasının ardından, İŞKUR Rize İl Müdürlüğü'nün önünde bir kilometrelik kuyruk oluştu.

İŞKUR Rize İl Müdürü Yahya Kanbur, Çay-Kur'un bin 500 mevsimlik işçi alacağının duyurulmasının ardından, Çay-Kur için resmi kayıt kabul etmemelerine rağmen, kısa sürede yaklaşık 20 bin kişinin kurumlarına kayıt yaptırdığını söyledi.

Kanbur, ''Kurumumuza başvuruda bulunanların gerekli belgelerini inceleyip herkesi istediği bir Çay-Kur fabrikasına yönlendiriyoruz. Daha sonra da her fabrika, başvuruda bulunanlara ayrı kura çekecek'' dedi.

Çay-Kur'un, almayı planladığı işçilerde meslek yüksekokulu ve lise ve dengi okul mezunu olması şartını aradığını belirten Kanbur, ''Şartları uygun olmadığı halde ilkokul mezunu olanlar da başvurmak istiyor. Ancak bu gibi kişilerin başvurularını kabul edemiyoruz. Bu nedenle bu kişilerin beklemelerine gerek yok'' diye konuştu.

Başvuruda bulunmak isteyenlerin bir an önce işlemlerini yaptırmak için acele ettiğini, bunun da izdihama neden olduğunu kaydeden Kanbur, ''Başvuruda bulunmak isteyenlerin acele etmesine gerek yok. Bu ayın 25'ine kadar müracaat kabul edeceğiz'' dedi.

Kanbur, kurumlarına Çay-Kur dışında bir iş için başvurmak isteyen kişilere, yoğunluk olmasından dolayı şu günlerde gelmemeleri uyarısında bulunarak, yılbaşından sonra gelmeleri halinde bu kişilerin işlemlerini daha kolay yapabileceklerini sözlerine ekledi.

Bu arada, müracaat etmek isteyen kişiler, sabahın erken saatlerinden itibaren İŞKUR İl Müdürlüğü önünde sıraya girmeye başladı. Binanın dışına taşan kuyruk, yaklaşık 1 kilometreyi buldu.

CNNTURK

Promosyonun Yüzde 70'i Personele Dağıtılacak.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, bugün yayımladığı bir genelgeyle promosyonların dağıtımı hususuna açıklık getirdi. Buna göre maaş protokolleri gereğince sağlanan ek mali imkanların %30'u okul ve kurumların ihtiyaçlarına, geri kalan %70'si ise çalışan personele dağıtılacT.C.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı

12/12/2006 tarih ve 3910 sayılı yazı

Bilindiği üzere bankalarla, okul ve kurumlarımız arasında çalışanlarımızın maaş ve diğer ödemelerinin bankalar aracılığıyla yapılabilmesi için maaş ödeme protokoleri düzenlenmektedir. Bankalar, yapılan bu protokoller karşılığında sunacakları bankacılık hizmetlerinin dışında ilgili kurumlara "promosyon" adı altında ayni veya nakdi ek mali imkanlar sunabilmektedir.

Sunulan bu ek mali imkanların tasarrufuna ilişkin herhangi bir hukuki düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada bu imkanların kurum hizmetlerine tahsis edilebileceği gibi çalışanlara da paylaştırılabilmesi söz konusudur.

Uygulama birliğinin sağlanabilmesi amacıyla Bakanlığımıza bağlı il ve ilçe müdürlükleri ile okul ve kurumlarımızda görevli personelin; aylık ve diğer özlük haklarının ödenmesi için yapılan maaş protokolleri gereğince sağlanan ek mali imkanların %30'nun okul ve kurumlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasında, geri kalan %70'sinin ise çalışan personelimize dağıtımının sağlanması hususunda gereğini önemle rica ederim.

Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK
Milli Eğitim Bakanı

2007'de kamu çalışanlarına ekstradan 10 gün tatil var...

Kamu çalışanları, 2007 yılında, yıllık izinleri dışında hafta sonu 104 gün, dini ve milli bayramlarda ise 10 gün tatil yapacak.

AA muhabirinin 2007 yılının resmi tatil günleriyle ilgili derlediği bilgilere göre, iki yıl öncesine kadar dini ya da milli bayramların hafta ortasına denk gelmesi, hafta sonuyla birleşen pazartesi ya da cuma günlerinin de hükümet tarafından ''idari izinden'' sayılması sayesinde 9 gün tatil yapma imkanı yakalayan çalışanların, gelecek bu yıl aynı şansları olmayacak.

2007 yılı takviminde, yeni yıl, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı hafta içinde, sadece 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı cumartesi günü kutlanacak. 2007'de iki kez kutlanacak Kurban Bayramının ilki, yeni yılın ilk günü olan 1 Ocak Pazartesi gününden bir gün önce, yani 31 Aralık 2006 Pazar günü başladığı için çalışanlar, bayramın ikinci günü olan yılbaşından itibaren, 3 günlük izinle yeni yıla ''merhaba'' diyecek.

23 Nisan ve 29 Ekimin pazartesi günlerine denk gelmesi nedeniyle bu günleri hafta sonuyla birleştirip 3'er gün tatil yapma şansı yakalayacak olan çalışanlar, perşembe günü kutlanacak 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda bir gün tatil yapacak.

Çalışanlar, 12 Ekim Cuma günü başlayacak ve 14 Ekime kadar sürecek Ramazan Bayramı'nın iki gününü hafta sonu tatiline denk gelmesi, bayram arefesi olan 11 Ekimin de yarım gün tatil olması nedeniyle bayramda toplam 3,5 gün tatil yapma imkanı bulacak.

Cumhuriyet Bayramı'ndan bir gün önce başlayacak 1,5 günlük tatilin yarım günü pazar gününe denk gelirken, 2007'de ikinci kez kutlanacak Kurban Bayramı'nın son iki günü de Ramazan Bayramı gibi hafta sonu kutlanacak. Bayramın arefesi olan 19 Aralık Çarşamba günü yarım gün tatil yapacak kamu görevlileri, 20 Aralık Perşembe ve 23 Aralık Pazar günleri arasında kutlanacak bayram nedeniyle, normalde 4,5 gün olan, hafta sonu ile birleşmesi halinde 6,5 güne çıkması gereken bayram tatilinde bu kez cumartesi ve pazar ile birlikte 4,5 gün iş stresinden uzak kalabilecek.

Hafta sonu, milli ve dini bayramlar nedeniyle 2007'nin ocak ayında 11, şubat, mayıs ve kasım aylarında 8'er gün, mart, haziran, temmuz ve ağustos aylarında 9'ar gün, ekim ve aralık aylarında ise 10,5'ar gün resmi izin kullanacak çalışanlar, 2007 yılının yaklaşık üçte birini tatilde geçirecek. Çalışanların, yıllık izinlerini de kullanmaları halinde yıl içinde izinli oldukları gün sayısı 144 güne kadar çıkabilecek.

AA

12/07/2006

Sözleşmeli personele su bile yok!

Sağlık Bakanlığı'nda 'çakılı-sözleşmeli' statüyle çalışan sağlık personeli, 'tayin hakkı' olmadığı için sıkıntılı günler yaşıyor. Türk-Sağlık-Sen, sözleşmeli personelin sorunlarını çözüme kavuşturmak için bir çalışma başlattı.

Türkiye'nin dört bir tarafından atılan mailler, sözleşmeli personelin yaşadığı
dramı gözler önüne serdi. Türk Sağlık Sen'in internet sitesindeki foruma gelen mesajlar şöyle:

Sayın Recep Akdağ acaba mahkemede şahit olur mu ?, karımla boşanacak
seviyeye geldim de. (Konya-Erkek-Sağlık Teknikeri)
- Ben 2,5 yıldır Şırnak'tayım. Eşimin bu yıl tayini çıktı ve ben eş durumu ataması olmadığı için gidemiyorum. Bu aile bütünlüğü nerede kaldı?Affedersiniz çocuk bile yapamıyoruz. Lütfen artık sesimizi duyun. Nerede aileye saygı? Birçok arkadaşım boşandı. Bunun sorumluluğunu kabul edebilecek misiniz? Saygılar. (Muş, Bayan, Hemşire)
- Eşimden, ailemden ayrıyım ve artık dayanamıyorum. İstifa edemiyorum.
İş ve para her insana olduğu kadar benim de ihtiyacım var. Eşimi ve ailemi de çok özlüyorum yuvamı kurmak istiyorum. Artık dayanacak gücüm kalmadı benim için tek çıkar yol intihar gözüküyor. . (Trabzon, Kadın, Ebe)
- Benim sizlerden tek isteğim eş tayinleri. Şu an eşimle ayrılma durumuna geldim. Lütfen bize yardımcı olun. Bu insanların eşleri yok mu, neden böyle yapıyorlar? (Mardin, Bayan, Ebe)
- Hakkari'de 2.5 yıldır görev yapmaktayım, buralarda uzun yıllar görev
yapmak zor. Sevdiğim kızın babası Doğu'da çalıştığım ve çakılı personel olduğumdan dolayı kızını vermiyor. Ben böyle giderse hiç evlenemeyeceğim.
(Hakkari, Erkek, Sağlık Memuru)
- Üç senedir nişanlıyım ve nişanlım TSK personeli, tayin hakkım olmadığı için evlenemiyoruz. Ailem rahatsız bakmakla yükümlüyüm, maalesef onların yanında dahi olamıyorum. Bize üvey evlat gibi davranılıyor, biz köle miyiz? (Kütahya, Bayan, Ebe)

Memur % 1.77'lik zammı garantiledi

Memurlar kasım sonu itibariyle yüzde 1.77'lik enflasyon farkı zammı almayı garantiledi.

Yılın ikinci yarısında memur maaşlarına yüzde 2.5 oranında zam yapılırken, temmuz-kasım aylarını kapsayan son beş ayda enflasyon yüzde 4.31 olarak gerçekleşti. Enflasyon artışından kaynaklanan reel kayıp yüzde 1.74 olarak hesaplanırken, bunun karşılanması için memur maaşlarına yapılması gereken zam oranı yüzde 1.77 olarak hesaplandı.

Yılın ikinci yarısında memur maaşlarına yüzde 2.5 oranında zam yapılırken, kasım sonu itibariyle ikinci yarıdaki enflasyon yüzde 4.31 olarak gerçekleşti. Bu dönemde memurlar enflasyon karşısında yüzde 1.74'lük reel kayba uğradı. Söz konusu reel kaybın karşılaması için memur maaşlarına yüzde 1.77'lik enflasyon zammı yapılması gerekiyor.
Yılın ikinci yarısı itibariyle enflasyonun yüzde 5'e ulaşması durumunda ise memur maaşlarındaki reel kaybın yüzde 2.38'e ulaşması bekleniyor. Söz konusu kaybın karşılanması için de yüzde 2.44'lük enflasyon zammı yapılması gerekiyor.

Yılın ilk altı aylık döneminde de yüzde 2.5'lik oranında zam alan memur maaşlarında yüzde 4.88'e ulaşan enflasyon dolayısıyla yüzde 2.27'lik reel kayıp oluşmuştu. Hükümet söz konusu reel kaybı karşılamak için yüzde 2.32 oranında enflasyon farkı ödemişti.

Yılın ikinci yarısında da gerçekleşecek kümülatif TÜFE rakamının yüzde 2.5'i aşması durumunda aşan kısmı telafi edecek şekilde memur maaşlarına zam yapılması için 2007 yılı memur maaşı aylık katsayıları ve ücret tavanını belirlemek için Bakanlar Kurulu'na yetki verilmişti. Memur maaşlarına enflasyon farkı ödemesi yapılmasının ardından, Bakanlar Kurulu 2007 yılı memur maaş aylık katsayısını ve ücret tavanlarını yeniden belirleyecek.
AA

12/05/2006

KİRADA YILLIK ARTIŞ YÜZDE 19,9 OLDU

Türkiye'de Tüketici Fiyatları Endeksinde (TÜFE) bu yıl Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 9,86 olurken, aynı dönemde gerçek kira ücreti yüzde 19,9 oranında artış gösterdi.

Buna göre, gerçek kira ücretindeki artış, yıllık enflasyondaki artışın 2 katına ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ortalama madde fiyatları verilerine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre, gerçek kira ücreti 2005 yılı Kasım ayında 155,80 YTL iken, bu rakam bu yıl aynı ayda 186,84 YTL'ye yükseldi.

Bu arada, TÜİK verilerinde yer alan kiracı tarafından ödenen ücret kalemine göre de kira ücreti 2006 yılı Kasım ayında 339,88 YTL oldu. Bu rakam 2005 yılının aynı ayında 281,09 YTL idi. Buna göre, kiracı tarafından ödenen ücrette geçen yıla göre artış oranı yüzde 20,9 oldu.

Kira dışında evle ilgili sürekli giderlerin içinde yer alan doğal gaz ücreti ise geçen yıl Kasım ayında 0,49 YTL iken, bu yılın Kasım ayında 0,61 YTL'ye yükseldi.

Bu rakamlara göre doğal gazdaki yıllık artış yüzde 24,5 oldu.

Su faturası ise aynı dönemde yüzde 9,3 geriledi. Geçen yıl Kasım ayında 1,61 YTL olan su faturası bu yıl aynı ayda 1,46 YTL'ye geriledi. Elektrik ücreti ise son bir yılda değişmedi ve 0,16 YTL'de kaldı.

12/04/2006

Enflasyonu artıran gıda, kira ve giyim oldu

Hükümetin yüzde 9.8 olarak tahmin ettiği bu yıl sonuna ilişkin enflasyon tahmininin gerçekleşmesi için aralıkta TÜFE'nin 0.37'den fazla artmaması gerekiyor

Kasımda tüketici fiyatları özellikle gıda ve giyim ve ayakkabı fiyatlarında yaşanan artışların etkisiyle yüzde 1.29 oranında arttı. Kasımda, üretici fiyatları ise döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle yüzde 0.29 oranında geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) tüketici fiyatları endeksi kasımda bir önceki aya göre yüzde 1.29 oranında artarken, üretici fiyatları (ÜFE) endeksi ise yüzde 0.29 oranında geriledi. TÜFE'de bu yılın ilk 11 aylık dönemindeki artış yüzde 9.40, ÜFE'de ise 11.72'ye kadar yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde ise TÜFE'de yüzde 7.27, ÜFE'de ise yüzde 2.71 oranında artış yaşanmıştı.

Hükümetin yüzde 9.8 olarak tahmin ettiği bu yıl sonuna ilişkin enflasyon tahmininin gerçekleşmesi için aralıkta TÜFE'nin 0.37'den fazla artmaması gerekiyor. Ayrıca yıl sonu enflasyonunun yüzde 10'un altında kalması için ise aralık ayı artışının yüzde 0.54'ü aşmamasına bağlı bulunuyor. YILLIK ENFLASYON

TÜFE'de eylül sonunda yüzde 10.55 olan yıllık enflasyon ekim ayında yüzde 9.98'e, kasımda da yüzde 9.86'ya geriledi ve bir önceki ayda olduğu gibi tek haneli oldu. 2005 yılı sonunda yüzde 7.72 olduktan sonra izleyen aylarda yükselme eğiliminde gözüken yıllık enflasyon bu yıl haziranda yüzde 10.12'yle uzun bir aradan sonra yeniden çift haneli oranları çıkmıştı.

ÜFE'deki yıllık artış ise yüzde 11.67 olarak gerçekleşti. Bu yıl temmuzda yüzde 14.34'e kadar yükseldikten sonra geçen ay yüzde 10.94'e kadar inen yıllık ÜFE, kasım ayıda yüzde 11.67'ye yükseldi. Geçen yıl kasım sonunda yıllık ÜFE yüzde 1.60 gibi oldukça düşük bir düzeyde bulunuyordu.

Yıllık ortalama enflasyon ise TÜFE'de yüzde 9.44, ÜFE'de de yüzde 8.60 olarak gerçekleşti. EN YÜKSEK ARTIŞ GİYİM VE AYAKKABI GRUBUNDA

Kasımda TÜFE'de ana harcama grupları itibariyle en yüksek aylık artış yüzde 4.80'le giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 2.71, konutta yüzde 1.30, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.81, lokanta ve otellerde yüzde 0.71, sağlıkta yüzde 0.17, alkollü içecekler ve tütünde yüzde 0.01 oranında artış yaşandı. Eğitimde yüzde 0.11 oranında düşüş yaşanan kasım ayında, ulaştırmadaki düşüş yüzde 0.28, ev eşyasında yüzde 0.48, eğlence ve kültürde yüzde 1.86 olarak hesaplandı.

Kasımda yüzde 1.29 olan enflasyona gıda fiyatlarındaki artış 0.74 puan, giyim ve ayakkabı 0.39 puan ve konut harcamaları (kira) 0.21 puan katkı yaptı. TÜFE'nin harcama gruplarında yıllık bazda en yüksek artış yüzde 15.16'yla çeşitli mal ve hizmetlerde yaşandı. Onu yüzde 13.77'yle lokanta ve oteller, yüzde 13.73'le konut, yüzde 10.22'yle gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 10.21'le de alkollü içecekler ve tütün izledi. Son bir yılda yüzde 1.23'le en az artan harcama grubu haberleşme oldu. Kasımda en yüksek fiyat artışı yaşanan giyim ve ayakkabı harcamaları son bir yıllık dönemde sadece yüzde 3.37 arttı. Son bir yılda eğlence ve kültür harcamaları yüzde 7.49, eğitim yüzde 7.69, sağlık harcamaları ise yüzde 8.01 oranında artış gösterdi.

Merkez Bankası: Dövizle Borçlanmayın!

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, açık pozisyonlar konusunda şirket ve bankaları uyarırken döviz geliri elde etmeyen tüketicinin de döviz borçlaması yapmamasınını önerdi. Yılmaz, son günlerdeki söylemlerin aksine ekonomide krizin söz konusu olmadığını vurguladı.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında, banka tarafından hazırlanan ?Finansal İstikrar Raporu?nun üçüncü sayısını kamuoyuna açıkladı.

KREDİ KARTI YERİNE TÜKETİCİ KREDİSİ

Yılmaz, raporun geçen sayısına ilişkin konuşmasında ?kısa vadeli kredi gereksinimi olan kredi kartı sahiplerinin bu gereksinimlerini, kredi kartı yerine tüketici kredileri ile de karşılamalarının lehlerine olacağını? belirttiğini ve ellerindeki verilere göre geçen zaman içinde kredi kartları ile yapılan harcamaların faizle taksitlendirilen kısmının oransal olarak azaldığını söyledi.
ılmaz, tüketicilerin bu eğilimi devam ettirerek, kredi kartlarını bir ödeme aracı olarak kullanmaları mağduriyetlerini en aza indireceğini bildirdi.

FİRMALARA AÇIK POZİSYON UYARISI

Yılmaz, sağlanan yurt dışı kaynaklardan en büyük payı alan firmaların, yabancı para cinsinden borçlanmalarının, döviz pozisyon açıklarını artırdığına dikkati çekti.

Ulusal paranın değer kaybetmesinin, borçluların temerrüt riskini artırarak, firmaların taşıdıkları kur riskinin bankacılık sektörüne kredi riski olarak yansımasına neden olabileceğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti: ?Bu itibarla reel sektör firmalarının, kur riski yönetimi konusunda bilinçlenmeleri ve riskten korunma araçlarını yaygın şekilde kullanmaları, bankaların ise yabancı para açık pozisyonu olan firmaların kredi riskini dikkatle değerlendirmeleri gerekmektedir."
BANKA DIŞI KESİMİN POZİSYON AÇIĞI 43 MİLYAR DOLAR

Finansal İstikrar Raporunun bu sayısında, söz konusu çalışma sonuçlarının da yer aldığını bildiren Başkan Yılmaz, buna göre banka dışı kesimin net yabancı para pozisyon açığı 2005 yılı sonunda 29 milyar dolar iken, yüzde 49 artışla 2006 Haziran ayı itibarıyla 43 milyar dolara yükseldiğini ve Eylül ayında da yaklaşık aynı seviyede gerçekleştiğini bildirdi.

TÜKETİCİYE DÖVİZ BORÇLANMASI KONUSUNDA ÖNERİ

Yılmaz, Mayıs-Haziran dalgalanmasının, yeni kredi kullanımı için cazip faiz oranlarını ortadan kaldırmakla beraber, tüketici kredilerinin mevzuat gereği sabit faizli olması dolayısıyla hanehalkının mevcut borçlarına ilişkin faiz yükünü artırmadığını, ancak tüketici kredileri içinde payı azalmakla birlikte, hanehalkının dövize endeksli kredi tutarının yaklaşık 1,5 milyar Yeni Türk Lirasına ulaştığının görüldüğünü kaydetti.

Yılmaz, ?kurlardaki artışın, bu kesimin borç yükünü arttırdığı göz önünde bulundurulduğunda, döviz geliri elde etmeyen hanehalkının dövize endeksli borçlanmasının yüksek risk taşıdığı ve bundan kaçınılması gerektiği açıktır? şeklinde konuştu.

BANKACILIK SEKTÖRÜ 9 AYDA YÜZDE 9,1 BÜYÜDÜ

Mali sektör içinde en büyük payı oluşturan bankacılık sektörünün, piyasalarda yaşanan dalgalanmaya rağmen 2006 yılının dokuz ayında reel olarak yüzde 9,1 oranında büyüdüğünü, yabancı yatırımcıların sektöre olan ilgisinin de devam ettiğini bildiren Yılmaz, bankacılık sektörü bilançolarında kredilerin payının artmaya devam ettiğine dikkat çekti.

KREDİ ARTIŞ HIZI YAVAŞLAYACAK

Yılmaz, kredi hacmindeki büyümenin basta konut kredileri olmak üzere, esas olarak bireysel kredilerden kaynaklandığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: ?Ancak, son dönemde finansal piyasalarda görülen dalgalanmaların etkisiyle kredi faizlerinin yükselmesi, Haziran ayından itibaren bireysel kredilerin artış hızında yavaşlamaya sebep olmuştur. Kredi hacmi artış hızındaki yavaşlama eğiliminin önümüzdeki dönemde de devam edeceği beklenmektedir.

Bankalar yabancı para net genel pozisyonlarını dengede tutma eğilimini sürdürmüştür. Dolayısıyla Mayıs ayından itibaren kurlarda meydana gelen artışın sektörün kârlılığına etkisi sınırlı olmuştur.?

Yılmaz, bankacılık sektörünün sağlamlığının bir göstergesi olarak, izlenen Finansal Sağlamlık Endeksindeki düşüşün, Mayıs ve Haziran aylarında görülen dalgalanmalara rağmen sınırlı olmasının, sektörün kırılganlıklara karşı dayanıklı olduğunu gösterdiğini bildirdi.

Genel olarak, Mayıs ve Haziran aylarında yaşanan dalgalanmanın bankacılık sektörüne etkilerinin kısa vadede sınırlı kaldığı görülmekle birlikte, bazı etkilerinin gecikmeli olarak ortaya çıkabileceği hususu da göz önünde bulundurulmalıdır.?

?ÖNLEMLER ETKİSİNİ GÖSTERDİ, OYNAKLIK AZALDI?

Yılmaz, dalgalanmanın ardından alınan önlemlerin etkisini Temmuz ayından itibaren göstermeye başladığını ve piyasalardaki oynaklığın azaldığını vurguladı.

?Merkez Bankası, nihai hedefi olan fiyat istikrarı ile tamamlayıcı hedef olarak değerlendirdiği finansal istikrar arasında bir çelişki görmemekte, para politikası karar sürecinde finansal sistemin bir bütün olarak istikrarını gözetmektedir? diyen Yılmaz, diğer taraftan kısa vadede finansal sistemin bütününe yönelik tehditlerin ortaya çıkması halinde ise Merkez Bankasının, orta vadeli bir öngörü ile gözettiği fiyat istikrarını tehlikeye sokmadan, gerekli tedbirleri alma gücü ve kararlılığına haiz olduğunu kaydetti.