Memur Sitelerinden Son Haberler:
12/04/2006
4 yeni üniversite daha geliyor
''İstanbul Aydın'', ''Acıbadem'', ''İstanbul Arel'' ve "İzmir" adlarıyla 4 vakıf üniversitesi kurulmasına ilişkin tasarı, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı, Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından ''İstanbul Aydın'', Acıbadem Eğitim ve Sağlık Vakfı'nca ''Acıbadem'', Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından ''İzmir'' ve Kemal Gözükara Eğitim ve Kültür Vakfınca da ''İstanbul Arel'' isimleriyle vakıf üniversitesi kurulmasını öngörüyor. Tasarının gerekçesinde, Anayasanın ilgili maddesinde, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin kanunla kurulacağı, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumlarının kurulabileceği hükmünün yer aldığı hatırlatıldı.
''Yükseköğretim, eğitimin pahalı bir kademesi ve yarı kamusal bir hizmettir. Yükseköğretim maliyetinin tamamına yakın bölümünün devletçe karşılanması anlayışı büyük boyutlarda maddi kaynak gerektirmektedir'' denilen gerekçede, şu görüşlere yer verildi:
''Anayasamız, özel girişimcilerin üniversite kurmalarına imkân vermezken, kazanç amacına yönelik olmamak koşuluyla vakıfların üniversite kurmalarına imkân sağlamaktadır. 21. Yüzyılın bilgiyi üreten ve etkin kullanan saygın ülkeleri arasında yer alabilmemiz, özellikle yükseköğretimde nicelik ve nitelik açısından sağlayacağımız başarıyla mümkün olabilecektir. Türkiye çok genç nüfusa sahip olup, bu genç nüfusun yükseköğretime önemli bir talebi bulunmaktadır. 1986 yılında 426 öğrenci ile eğitime başlayan vakıf üniversitelerinde 2005-2006 eğitim-öğretim yılı itibarıyla ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarında 108 bin 323 öğrenci öğrenim görmektedir. Devlet kaynakları ile değil kendi öz kaynakları ile kazanç amacı olmaksızın vakıflar tarafından kanunla kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip vakıf üniversiteleri Türk yükseköğretiminin ayrılmaz bir parçasını ve önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.''
Gerekçenin son bölümünde ise Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından İstanbul'da ''İstanbul Aydın Üniversitesi'', Acıbadem Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından İstanbul'da ''Acıbadem Üniversitesi'', Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından İzmir'de ''İzmir Üniversitesi'' ve Kemal Gözükara Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından İstanbul'da ''İstanbul Arel Üniversitesi'' adında vakıf üniversitelerinin kurulmasının, yükseköğretime önemli bir katkı sağlayacağı ifade edildi.
İKİLİ ANLAŞMALAR
Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti ile Fildişi Sahili (Kotdivuar) Cumhuriyeti arasında ekonomik ve teknik işbirliği anlaşması, Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti arasında sosyal güvenlik sözleşmesi ile Türkiye Cumhuriyeti ile Kırgız Cumhuriyeti Arasında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli İşbirliği Anlaşmasının onaylanmasına ilişkin üç ayrı yasa tasarısı da TBMM Başkanlığına sunuldu.
CHP Öğretmenlerin Şikayetini Meclis'e Taşıdı.
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, öğretmenlerin ?öğretmenevlerinden" yararlanamadıkları yönündeki iddiaları bir soru önergesiyle TBMM?ye taşıdı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik?in yanıtlaması istemiyle verdiği önergesinde İnce, öğretmenlerin, öğretmenevlerine rezervasyon yapamadıklarını ifade ederek, özellikle büyük kentlerde, öğretmenevlerinde konaklamaya ilişkin yönetmeliğe uyulmadığını ileri sürdü.
Önergesinde, ?Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Evleri, Öğretmen Evi ve Akşam Sanat Okulları, Öğretmen Lokalleri ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği?ninö 9. maddesinde ?Konaklama ünitesinden, öncelikle üye ve üye yakınları yararlanır" hükmünün yer aldığına dikkat çeken İnce, öğretmenlerin bu hükmün, özellikle büyük illerde uygulanmadığından yakındığını kaydetti.
BAŞKENT ?ŞİKÂYETİ"
İnce, önergesinde, şikâyetlerin önemli bölümünün Ankara?da bulunan Başkent Öğretmenevi ile ilgili olduğuna dikkat çekerek, Bakan Çelik?e 2006 yılı Ağustos ve Eylül ayı konaklama rakamlarını sordu.
ÇELİK: ?MİSAFİR AĞIRLIYORUZ"
Hüseyin Çelik ise önergeye verdiği yanıtta, Başkent Öğretmenevi?nin MEB?in çalışmalarına hizmet vermek üzere kurulduğunu belirtti. Çelik, ?Başkent Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu diğer öğretmenevlerinden farklı bir statüye sahip olup doğrudan bakanlığımıza bağlı hizmet vermektedir. Zaman zaman MEB?in davetlisi olarak Türkiye?yi ziyaret eden ülkelerin temsilcileri ile bakanlığımızla işbirliği halinde çalışma yapmak üzere dışarıdan gelenlerin ağırlanmaları, ülke genelinde özel günlerde yapılan programlara, resmi ziyaretlere, konferanslara, panellere ve benzeri faaliyetlere evsahipliği yapmaktadır" dedi.
Çelik, 2006 yılının Ağustos ayında Başkent Öğretmenevi?nde 7 bin 793 üye, üye yakını ve bakanlık çalışanı, 913 kamu görevlisi ve bin 661 serbest olmak üzere 10 bin 367 kişinin kaldığını belirtti. Çelik, 2006 yılının Eylül ayında ise, 7 bin 750 üye, üye yakını ve bakanlık çalışanı, bin 321 kamu görevlisi ve 2 bin 28?i serbest olmak üzere toplam 11 bin 99 kişinin konakladığını bildirdi.
Milliyet
Son Vergi İadesinde Dikkat Edilecekler...
Konya Vergi Dairesi Başkanı Harun Kaynak, Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre geçen yıl emeklilerden sonra bu yıl da çalışanların son kez vergi iadesi alacağını söyledi.
Özellikle 2006'nın sonlarına yaklaştıkça çalışanların vergi iadesi için belgelerini hazırlamaya başladığını vurgulayan Kaynak, çalışanların mal ve hizmet karşılığında topladıkları fatura ve fişlerle maaşlarına oranla bir miktar vergi iadesi alabileceğini ifade etti.
Birçok çalışanın vergi iadesinden topladığı belgelerin dışında daha fazla gelir elde etmek için tanıdıklarından fatura ve fiş istediğini belirten Kaynak, şunları kaydetti:
''Bu istemekle kalmıyor, bir miktar komisyonla fiş bile satın alınabiliyor. Bu noktada oldukça tehlikeli bir süreç başlıyor. Çünkü yıl sonuna doğru naylon fatura düzenleyen kişi sayısında her yıl belirli oranda artış olur. Çalışan, daha fazla fatura ve fiş toplayayım derken sahtesini de alıp bize sunabilir. Bu durumda çalışanın başı ciddi anlamda derde girebilir. Öyle ki naylon fatura düzenlemek kadar, bunları kullanıp devleti zarara uğratmak da büyük suçtur. Örneğin, yüzlerce YTL'lik ekmek fişi çok mantıklı görünmüyor.''
Kaynak, sahte fatura ya da fiş kullanıldığının tespiti halinde çalışanın iade edilen paranın tamamını faiziyle geri ödediğini, ayrıca devleti zarara uğratmak suçundan aynı iade miktarında para cezasına çarptırıldığını belirterek, ''Yani çalışan, aldığı vergi iadesini, birini faiziyle olmak üzere 2 kez ödemek zorunda kalıyor'' dedi.
Para cezalarının yanı sıra kişi hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını dile getiren Kaynak, çalışanın naylon fatura yüzünden kendini 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakim karşısında bulabileceğine işaret etti.
Kaynak, çalışanların sundukları zarflar içine koydukları fiş ve faturaları iyi incelemesi, naylon ya da içeriği mantıksız faturalara itibar etmemesi gerektiğini vurgulayarak, ''Çalışanları uyarıyorum, son vergi iadesinde biraz fazla gelir için hapisle karşılaşmayın. Günümüzde artık naylon fatura ve fişi tespit etmek hiç de zor olmuyor'' diye konuştu.
milliyet
11/30/2006
11/29/2006
Memur 14 Aralık'ta iş bırakacak
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, yaptığı açıklamada, toplu görüşmelerin ardından ilk tepkilerini AK Parti Genel Merkezi önüne siyah çelenk bırakarak gösterdiklerini anımsatarak, kamu çalışanlarının sorunlarına çözüm getirilmemesi nedeniyle seçime kadar bir dizi eylem yapacaklarını söyledi.
Akyıldız, Aralık ayında TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken eylemlerinin bir bölümünü hayata geçireceklerini belirterek, ?Çalışılan her kurumun bütçesinin görüşüldüğü gün karşılarında Türkiye Kamu-Sen'i görecekler? dedi.
2007 yılı bütçesinin Türkiye'ye ve Türk halkına bir fayda getirmeyeceğini öne süren Akyıldız, bütçede borç ödemenin garantiye alındığını, buna karşılık yatırımlara ve toplumun beklentilerine yer verilmediğini iddia etti.
?Ne bu bütçeden, ne de hükümetten artık bir şey beklemiyoruz? diyen Akyıldız, gelir adaletsizliği ve işsizliği azaltmanın koşulunun yatırımlardan geçtiğine işaret ederek, bütçede yatırımlardan söz etmenin mümkün olmadığını savundu.
?REFERANDUM? SONUÇLARI AÇIKLANACAK
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul da bütçede emekçilerin ve halkın bulunmadığını savundu.
Tombul, bütçede yatırıma, kamu hizmetlerine ve kamu çalışanlarına kaynak aktarmak yerine, IMF'nin taleplerinin dikkate alındığını iddia ederek, çalışanların bütçeye bakışını, TMMOB ve TTB ile düzenledikleri ?referandum? sonuçlarını açıklayarak göstereceklerini söyledi.
?Referandum? sonuçlarını, 5 Aralıkta TBMM Dikmen Kapısında yapacakları açıklama ile kamuoyuna duyuracaklarını ifade eden Tombul, 14 Aralıkta bütçeye karşı hizmet üretmeyerek alanlara çıkacaklarını kaydetti.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de bütçenin geçmişteki örneklerinden farklılık taşımadığını söyledi.
IMF direktifleriyle hazırlandığını öne sürdüğü bütçenin tek önceliğinin borç ödemek olduğunu iddia eden Çelebi, ?Önümüzde alt yapı, sağlık, eğitim ve istihdam gibi konulara hiçbir katkı sağlamayacak bir bütçe var. Bütçede emekçilerin haklarına yönelik gasplara devam ediliyor? diye konuştu.
KESK öncülüğünde yürütülen eylemlere destek vereceklerini bildiren Çelebi, konfederasyonun yetkili kurullarında alacakları kararlar doğrultusunda, DİSK olarak da bütçeye karşı bölgesel eylemler düzenleyeceklerini kaydetti.
?EKSTRA ZAM İSTİYORUZ?
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, açıklamasında, bütçede personel giderlerinin reel olarak azaldığını söyledi.
Hükümetin anlaşmazlıkla sonuçlanan toplu görüşmelerden sonra memur maaş zammını tek taraflı açıkladığına işaret eden Aksu, ?Aralık ayındaki bütçe görüşmelerinde memur ve memur emeklilerine yönelik ekstra zam verilmesini istiyoruz? dedi.
Bağlı sendikaların bakanlık bütçeleri görüşülürken taleplerini içeren basın açıklamaları yapacaklarını anlatan Aksu, açıklamaların yerinin ve biçiminin sendikalar tarafından belirleneceğini kaydetti. Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen de 2007 yılında emeklilere ayrılan kaynağın artırılması talebiyle eylemleri olacağını belirterek, ayrıca bütçeye yönelik düzenlenen eylemlere destek vereceklerini bildirdi.
Emeklinin maaşı artacak
Referans Gazetesi'nde Hacer Boyacığlu imzası ile yer alan haberde reformla birlikte yürürlüğe girecek olan düzenlemeyle, 2006 sonu itibariyle emekliliğine 2-3 yıl kalan veya emekliliği gelmiş memurlar çalışmayı sürdürürlerse; maaşlarında ciddi artışlar olacak. Konuya ilişkin bilgi veren bir yetkili, eski sistemde 25 yılı dolduran memurların maaşlarına fazladan çalışılan her yıl için 1 puan eklendiğini; yeni sistemde ise bu rakamın 2.5 puana çıkacağını belirtti. Bu durumda, 2007'de 25 yılını doldurmuş bir memur fazladan 2 yıl çalışırsa aylık bağlama oranı yüzde 80'e ulaşacak. Eski sistemde ise bu rakam yüzde 77'yle sınırlı kalacaktı.
SSK'da da benzeri bir durumun olduğuna dikkat çeken yetkili, yaşlılık aylığı bağlama oranının "sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3 bin 600 gününün her günü için yüzde 3,5, sonraki 5 bin 400 günün her 360 günü için yüzde 2, daha sonraki her 360 gün için de yüzde 1,5" oranından oluştuğunu belirtti. Bu rakamın ortalamasının yüzde 2,2-2,3 düzeyinde olduğu belirtilirken; sosyal güvenlik reformuyla birlikte 2015 yılına kadar bu oranın yüzde 2,5 olarak uygulanacağı kaydediliyor. Bu durumda, SSK'lıların emekli maaşlarında da geçici bir dönem artış olacağı; 2015 yılından sonra ise düşüş yaşanacağı vurgulanıyor.
Yetkililer, 2007 yılında yaşama geçirilecek düzenlemelerin Bağ-Kur'lulara da istirahat parası alma hakkı kazandıracağına dikkat çekiyor. Halen uygulamada SSK'lılar için sosyal güvenlik kurumu istirahat parası öderken; memurlar için bu ödemeyi çalıştığı kurumlar üstleniyor. Bağ-Kur'lulara ise böyle bir ödeme yapılması söz konusu değil. 2007 yılıyla birlikte ise memurlar için Sosyal Güvenlik Kurumu'nun istirahat parası ödemesi zorunluluğu oluşurken; Bağ-Kur'lulara da aynı hak tanınıyor. Bu durumda, rapor alan Bağ-Kur'lulara istirahat parası adı altında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca ödeme yapılacak.
Vergi kimlik numarası tarih oluyor
Maliye Bakanlığı, vergi kimlik numarası almış olan TC vatandaşlarının vergi kimlik numaralarıyla TC kimlik numaraları eşleştirilerek, vergi kimlik numaralarını 11 haneli rakamdan oluşan TC kimlik numarasına dönüştürmüştü. Bu kapsamda 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren de vergi dairelerinde fiilen TC kimlik numarası kullanılmaya başlanmıştı. Vergi kimlik numarası olarak TC kimlik numaralarının, vergi numarası istenen işlemlerde resmen kullanılmasına ilişkin uygulama ise 1 Kasım 2006 tarihinden itibaren hayata geçirildi. Ancak 1 Kasım 2006 tarihine kadar vergi kimlik numarası gereken işlemlerde vergi kimlik numarası aranmaya da devam ediliyor. Bu tür işlemlerde vergi kimlik numarasına ek olarak isteğe bağlı olarak ve vergi kimlik numarasına ek olarak TC kimlik numarası da kullanılabiliyor.
Geçiş sürecinde olası problemlerin önlenmesi amacıyla, 1 Kasım 2006 ile 1 Ocak 2007 tarihleri arasında vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarasından herhangi birisiyle işlem yapılabiliyor. Ancak 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren ise tüm işlemlerde TC vatandaşı gerçek kişiler için vergi kimlik numarası olarak yalnızca TC kimlik numarası kullanılacak. Böylelikle vergi kimlik numaraları tarihe karışacak.
YABANCILARIN DURUMU
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ise TC kimlik numaraları olmadığı için vergi dairelerince kendilerine verilen on haneli rakamdan oluşan vergi kimlik numaralarını kullanmaya devam edecekler. Vergi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyet nedeniyle mükellef olan ya da vergi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyeti bulunmayan, ancak vergi kimlik numarası gerektiren işlemlere taraf olan ve işlemleri gerçekleştirecek kişi ve kuruluşlara vergi kimlik numaralarını ibraz etmek zorunda bulunan tüzel kişiler daha önceden olduğu gibi mevcut ya da vergi dairelerinden yeni alacakları on haneli vergi kimlik numaralarını kullanacaklar.
Ticaret Sicil Memurlukları, yeni kurulacak sermaye şirketlerinin (anonim şirket, limited şirket ve eshamlı komandit şirket) kurucu ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, genel müdürleriyle limited şirkette müdürlerden Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde olanların vergi kimlik numarası olarak TC kimlik numaralarının, yabancı uyrukluların ise vergi dairelerinden alınacak vergi kimlik numaralarının ilgili belgelere yazılmasını sağlayacaklar.
Özelleştirme mağduru 15 bin işçiye atama müjdesi
TBMM Plan Bütçe Komisyonu?nda Maliye Bakanlığı 2007 Yılı Bütçe sunuş konuşmasını yapan Unakıtan, Bakanlığı?nın gider bütçesi için teklif edilen ödenek tutarını 45.9 milyar YTL olarak açıkladı. Unakıtan, Bakanlık bütçesi ödeneğinin yaklaşık yüzde 2?sine denk gelen 896 milyon YTL?nin personel, mal ve hizmet alımlarıyla yatırım giderlerini karşılamak üzere kullanılacağını kaydetti.
2007 yılı ödenek teklifinin yüzde 98?ni oluşturan 45 milyar YTL tutarındaki ödeneğin kamu hizmetlerinin karşılanması amacıyla kullanılacağını açıklayan Unakıtan, Gelir İdaresi Başkanlığının ödeneğinin ise 1.3 milyar YTL düzeyinde bulunduğunu kaydetti. Unakıtan, ?Bu tutarın; yüzde 82?si personel, yüzde 13?ü mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 4.4?ü sermaye giderleri ve diğer kısmı da cari ve sermaye transferlerinden oluşmaktadır? dedi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 2007 Yılı Bütçesi teklifinin toplam 18.9 milyon YTL olarak belirlendiğini söyleyen Unakıtan, ?Bu tutarın tamamına yakını Özelleştirme fonundan yapılacak aktarmalarla karşılanacaktır. Gider bütçesinin, yüzde 79?u personel giderleri, yüzde 18?i mal ve hizmet alımları kalanı da cari transferlerden oluşmaktadır. Bu çerçevede yapılan aktarmaların fon gelirlerine oranı 2002 yılında yüzde 0.68, 2003 yılında yüzde 1.1, 2004 yılında yüzde 0.43, 2005 yılında yüzde 0.3, 2006 ekim sonu itibariyle ise yüzde 0.0 olarak gerçekleşti? diye konuştu.
ÖZELLEŞTİRME MAĞDURUNA İYİ HABER
Unakıtan, özelleştirme uygulamalarında çalışanları mağdur etmeyeceklerini belirterek, ?1992 yılından sonra özelleştirilen kuruluşlarda çalışan ve işini kaybedenlerin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici personel statüsünde işe yerleştirilmelerine karar verilmiştir. Bu kapsamda durumu uygun görülen 15 bin 738 işçi atama teklifleri yapılmak üzere Devlet Personel Başkanlığına gönderilmiştir? diye kaydetti.
"VERGİ İADESİ YERİNE, ASGARİ İNDİRİM GELİYOR"
Gelir Vergisi kanunu?nun sadeleştirilerek yeniden yazılma çalışmalarına devam edildiğini hatırlatan Unakıtan konuşmasına şöyle devam etti:
?Kurumlar vergisi Kanunu?nda olduğu gibi Gelir Vergisi Kanunu?nda da vergi kayıp ve kaçaklarını azaltıcı, vergi yükünün düşürüldüğü, geniş tabanlı bir vergi sistemine yer verilmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda 2008 yılından itibaren ücretlileri vergi iadesi yerine, tüm ücretliler için uygulanacak asgari geçim indirimi uygulamasına başlatacağız. Böylece istihdam üzerindeki vergi yükü önemli ölçüde azalacak ve Türkiye istihdam üzerindeki vergi yükleri sıralamasında OECD ülkeleri arasında 7 basamak gerileyecektir.?
11/28/2006
Uzman - başöğretmenler belli oldu
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, öğretmenliğin kademelendirilmesi kapsamında 92 bin 382 uzman, 338 de başöğretmenin belirlendiğini bildirirken, uzman öğretmenlerin maaşlarında 80, başöğretmenin maaşlarında ise 160 YTL artış olacağını kaydetti.
Bakan Çelik, Beşevler Şura Salonu?nda Öğretmenler Günü nedeniyle düzenlenen etkinliğe katıldı. Çelik burada yaptığı konuşmada, Türkiye?nin gelişmesinde öğretmenlerin üzerine büyük sorumluluklar düştüğünü belirterek, ?Öğretmenlerimiz bir misyoner sebatıyla bu işe sarılırlarsa birkaç yılda Türkiye dünyanın parlayan yıldızı olacaktır? dedi.
UZMAN VE BAŞÖĞRETMENLER BELİRLENDİ
Çelik, öğretmenlik mesleğinin kademelendirilmesine ilişkin yaptıkları düzenleme kapsamındaki sınavın sonuçlarının da bugün itibariyle açıklandığını duyurdu. Sonuçların Milli Eğitim Bakanlığı?nın internet sitesinden öğrenilebileceğini kaydeden Çelik, değerlendirmeler ardından toplam 92 bin 382 öğretmenin ?uzman? ünvanını, 338 öğretmenin de ?başöğretmen? ünvanını aldığını ifade etti.
Çelik, uzman ve başöğretmen ünvanlarından elde eden öğretmenlerin maşlarında da artış olacağını bildirirken, uzman öğretmenlerin maaşlarında 80, başöğretmenlerin maaşlarında ise 160 YTL artış yapılacağını söyledi.(
11/27/2006
KPSS ruh sağlığını bozuyor
Binlerce insanın bir umutla girdiği Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonuçlarına göre yapılan yerleştirmelerin iptal edildiğinin açıklanmasının ardından Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından yapılan bir araştırmada, KPSS'nin öğretmen adaylarının ruh sağlığını bozduğunu, umutsuzluk ve kaygı düzeyini yükselttiğini ortaya koydu.
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim elemanları Yrd. Doç. Dr Songül Tümkaya, Dr. Birsel Aybek ve Dr. Metehan Çelik tarafından gerçekleştirilen çalışma, 271'i 2005-2006 bahar yılında son sınıf öğrencisi ve 132'si de çeşitli üniversitelerden mezun toplam 403 gönüllü öğretmen adayı üzerinde yapıldı. Örneklem grubunun 162'si fen-edebiyat, 241'i de Eğitim Fakültesi öğrencisi olurken, ölçekler 2006 KPSS'den iki ay önce uygulandı.
Deneklere cinsiyet, yaş, eğitim durumları, fakülte, daha önce KPSS'ye girip girmeme, dershaneye gidip gitmeme durumu ve üniversitede verilen öğretmenlik formasyonu derslerinin KPSS'ye katkısına yönelik sorulardan oluşan bir kişisel bilgi formu verilerek doldurmaları istendi.
Elde edilen veriler üzerinde yapılan çeşitli analiz yöntemleri sonucunda kaygı ve umutsuzluk puanlarının yükselmesinde yaş değişkeninin önemli bir etken olduğu, buna bağlı olarak yaşın artmasının kaygı ve umutsuzluk düzeyini arttırdığı belirlenirken, cinsiyet açısından yapılan değerlendirmede erkek adayların kızlardan daha fazla umutsuzluk ve kaygı yaşadığı saptandı.
Son sınıf öğrencisi öğretmen adaylarına göre mezun olan adayların daha çok umutsuzluk yaşadığını da ortaya çıkaran araştırmada göze çarpan diğer bir nokta da, daha önce KPSS'ye giren adayların henüz sınava girmemiş olanlara göre daha fazla kaygı ve umutsuzluk yaşadığı oldu. Çalışmada ayrıca KPSS'de başarılı olmak için dershaneye gidenlerin gitmeyenlere göre yine daha fazla kaygı ve umutsuzluk yaşadığı, üniversitede verilen formasyon derslerinin KPSS'ye katkısı olmadığını düşünen adayların yine daha çok durumluk ve sürekli kaygıyla umutsuzluk yaşadığı belirlendi.
Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin yerleştirilebileceği alanların kısıtlı olması nedeniyle Eğitim fakültesi öğrencilerine göre daha fazla kaygı ve umutsuzluk yaşadığını ortaya çıkaran çalışmada, adayların çoğunluğu KPSS'nin alan bilgisine yönelik olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Erkek öğrenciler sınavı kazanamayıp işe yerleşmemeleri durumunda ya askere gideceğini ya da yurt dışına gitme olanaklarını deneyeceğini anlatırken, Yrd. Doç. Dr. Tümkaya, bunun ciddi bir beyin göçü tehlikesini beraberinde getireceğini belirtti. Dr. Aybek, sınavda başarısızlığın adayların ruh sağlığını bozduğunu ifade ederek, ciddi bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurgularken, Dr. Çelik ise KPSS'nin ÖSS gibi ezberciliğe yönelttiğine dikkat çekti.
İhlas HA
Sözleşmeliye ücret aldatmacası
Kültür Bakanlığı'nda çalışan 2 bin 500 sözleşmeli personele bir hafta geçmesine karşın ücretleri ödenmedi, üstüne de yeni yıldan önce maaşlarının net 380 bin YTL'ye düşürüleceği bildirildi. Çalışma Bakanlığı, kamuda çalışan 207 bin 892 geçici işçinin bir bölümünü "sözleşmeli", bir bölümü de "sürekli işçi" statüsüne geçirilmesi için çalışma başlatmıştı. Bu çalışmanın öncesinde yapılan bu uygulama, "işçilerin bezdirilerek, işten ayrılmalarının yolunu açmak ve yeni işçiler almak" olarak yorumlandı.
Temmuz ayında yayınlanan genelgeyle belediyeler, il özel idareleri ve kamu kurumlarına sözleşmeli personel alımı durdurulurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da geçici işçilerin kadroya alınmasına yönelik çalışmaları tamamladıklarını duyurdu. 207 bin geçici işçiye kadro sözü verilirken, çeşitli kamu kurumlarında farklı uygulamalar ortaya çıkmaya başladı. Kültür Bakanlığı'nda çalışan ve maaşlarını döner sermayeden alan işçilerebir haftadır maaşlarının ödenmediği bildirildi. Bakanlık çalışanlarına maaşlarının yılbaşı itibariyle asgari ücret düzeyine çekileceği bildirildi. Aralarında bir yıldan on yıla kadar çalışma süreleri bulunan sözleşmeli işçiler, "Kadro sözü verilmişti. Şimdi gitmemiz için ellerinden gelenleri yapıyorlar" diyerek isyan ettiler. Çalışanlar, hükümetin böyle bir kararla, kendilerini istifaya zorladığını, seçim öncesi AKP'ye yakın isimlere yeni iş alanı yaratılmak istendiğini söylediler.
TEKNİK HAZIRLIKLAR BİTTİ
Bu arada, Başbakan Erdoğan'ın kaldırılacağını söylediği geçici işçilikle ilgili teknik hazırlıklarda da son aşamaya gelindi. Kamuda çalışan yaklaşık 208 bin geçici işçinin bir bölümü sözleşmeli, bir bölümü de sürekli işçi statüsüne geçirilecek. Büro personeli olarak çalışan ve memurlarla aynı işi yapan geçici işçiler sözleşmeli statüsüne geçirilecek. Kamu işçileriyle benzer alanlarda çalışan geçici işçiler de daimi kadroya alınacak. Bu düzenleme esas alınırsa, sözleşmeli statüsüne geçirilecek geçici işçilerin maaşlarında bir miktar azalma olacak. Fakat taslağı hazırlayan bürokratlar, sürekli çalışma hakkı kazanmanın daha önemli olduğuna dikkat çekiyor. Yasa çıktığında, kimin sözleşmeli, kimin sürekli işçi statüsüne geçirileceğine çalıştıkları loırumlar karar verecek.
KAMPANYA İŞÇİLERİ
Tasarı, kamu kurumları, belediyeler, KİT'ler ve özel idareyi kapsıyor. Yaklaşık 200 bin kişiye "daimi işçi" statüsü kazandıracak olan düzenlemeden, belediyelerin sadece İSKİ ve ASKİ gibi kuruluşları faydalanacak. Bunların daşındaki belediyeye bağlı şirketler kapsam dışında bırakıldı. 6 aydan daha az çalışanlar ise mevsimlik ve kampanya işçisi olarak istihdam edilecek. Başbakanlıkla gönderilen ve mevzuattan "geçici işçi" kavramını kaldıran tasarının yılbaşından önce yasalaşması hedefleniyor. Kadro konusunda kararlı olduklarını söyleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, "Bakanlar Kurulu 'nda belirginleşmiş bir irade var. 2007 girmeden düzenlemeyi tamamlamayı planlıyoruz" dedi.
BİRGÜN
Tekel, küçülecek sonra özelleştirilecek
11/21/2006
İDO öğretmenleri ücretsiz taşıyacak
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO), uygulamanın, 24 Kasım Öğretmenler Günü hediyesi olduğunu ve tüm öğretmenlerin yararlanabileceğini açıkladı.
'Öğretmenlere Özel Ücretsiz Geçiş Projesi' kapsamında, 24 Kasım 2006 tarihinden başlayarak emekli ve çalışan tüm öğretmenler, sadece kimlik kartlarını göstererek şehir hatları vapurlarını ücret ödemeden kullanabilecek.
Uygulama, 1 Ocak 2007 tarihinde sona erecek.
ÖSS'de katsayıya devam
Rektörler Komitesi, 17. Milli Eğitim Şurası'nda, ''meslek liseleri için katsayı uygulamasını kaldırmayı'' amaçlayan ve ''imam hatip lisesi mezunlarına uygulanan engelin aşılması'' olarak ünlenen temenni kararı alındığını belirterek, yüksek öğretimde onarılamayacak tahribata yol açacağını savunduğu bu temenninin kesinlikle Komitece benimsenmediğini ve Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) bu konuda bir değişikliğe gidilmeyeceğini bildirdi. Rektörler Komitesi, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç başkanlığında YÖK'te toplandı. Toplantının ardından Teziç, alınan kararlara ilişkin bildiriyi okudu.
Bildiride, 17. Milli Eğitim Şurası'nın, meslek liseleri için ''katsayı uygulamasını kaldırmayı'' amaçlayan temenni kararı aldığı belirtildi. Konunun alt komisyonda ele alınmasından başlanarak, Şura Genel Kurulu'nda son şeklini almasına kadar kamuoyunda ''imam-hatip lisesi mezunlarına uygulanan engelin aşılması'' olarak ünlenen temenninin benimsendiği ifade edilen bildiride, şöyle denildi: ''Rektörler Komitesi, yaklaşmakta olan 2007 ÖSS sürecini de dikkate alarak, bu konuyu da görüşmüş, öğrencilerde ve yakınlarında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla aşağıdaki açıklamanın kamuoyuna duyurulmasına karar vermiştir:
1- Mesleki eğitim ile genel eğitim; amaçları, konuları ve fiziki altyapıları farklı olan iki ayrı eğitim-öğretim alanıdır. Mesleki eğitim, uygulamaya yönelik özel bilgi ve beceri ile donatılmış ara insan gücünü yetiştirmeyi hedef alırken, genel liselerin amacı üniversiteye hazırlamaktır. Kaldı ki özellikle belirli meslek liseleri ve öğretmen liselerinin devamı niteliğinde olan eğitim fakülteleri, ilahiyat fakülteleri de mesleki ve teknik eğitim fakültelerine öğrenci yerleştirmede bu liselerden mezun olanlara özel avantaj sağlayan ek katsayı uygulaması mevcuttur.
2- Şura kararları bilindiği üzere uygulanma zorunluluğu olmayan, temenni niteliği taşıyan kararlardır. Şunu da hatırlatalım ki bu tür bir temenni kararının doğuracağı vahim sonuçlardan biri de meslek lisesi öğrencilerinin üniversiteye girebilme beklentisiyle mesleki eğitim ve öğrenimlerini sekteye uğratmaları tehlikesidir. Rektörler Komitesi, Türk yüksek öğretiminde ve ülkemizin insan kaynağı planlamasında onarılamayacak tahribata yol açacağını düşündüğü bu temenniyi kesinlikle benimsememektedir. Bunun gerçekleştirilmesi için yüksek öğretim üst kurullarının iradesi dışında girişimde bulunulması halinde, bu girişimleri engelleyebilmek amacıyla her zamanki gibi yasal zeminde bütün gayretleri sebatla sürdüreceğini ve yaklaşan ÖSS'de bu konuda değişiklik yapılmayacağını kamuoyuna açıklamayı bir görev bilir.''
AA
Gerçek İşsiz Sayısı 5 Milyon
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), çeşitli uluslararası standartlara göre yaptığı sınıflamada, özellikle işsiz olduğu halde iş bulmaktan umudunu kestiği için iş aramayan, ancak iş bulsa hemen çalışabilecek durumda olanları işgücüne ve dolayısıyla işsiz sayısına dahil etmiyor.
Bunun yanı sıra mevsimlik çalıştığı için o mevsimde işi olmayanlar da işgücüne ve işsizler arasına alınmıyor. Eksik istihdam olarak nitelendirilen, bir işte çok kısa süreli çalışan ve daha fazla çalışabilecek durumda olanlarla, gerçek mesleğinde çalışmadığı için iş arayanlar ise işgücüne dahil edildiği halde işsiz kabul edilmiyor.
TÜİK'in
Ağustos 2006 dönemine (temmuz-ağustos-eylül) ilişkin hanehalkı işgücü araştırmasının sonuçlarına göre, Türkiye'de 1 milyon 959 bin kişi iş bulmaktan umudunu kestiği için işgücüne dahil edilmiyor. Mevsimlik çalışanlardan 142 bin kişi de işgücüne ve işsizler arasına alınmadı. TÜİK'in bu nedenlerle işsiz ordusuna dahil etmediği "işsizlerin" sayısı 2 milyon 101 bin kişiyi buluyor.
Söz konusu kişiler iş gücüne dahil edildiğinde ise Türkiye'deki toplam işgücü 25 milyon 622 bin kişiden 27 milyon 723 bin kişiye çıkıyor.
Bir işte çok kısa süreli çalışan ve daha fazla çalışabilecek durumda olanlarla, gerçek mesleğinde çalışmadığı için ya da işinden memnun olmadığı için iş arayan 791 bin kişi istihdama dahil ediliyor. İstihdam oranından eksik istihdam olarak tanımlanan bu rakam düşüldüğünde, TÜİK'in 23 milyon 279 bin kişi olarak belirlediği istihdam oranı 22 milyon 488 bin kişi olarak belirlendi.
GERÇEK İŞSİZLİK YÜZDE 1.2 ARTTI
Eksik istihdam, iş bulmaktan umudunu kesenler ve mevsimlik çalışanların da işgücüne dahil edilmesiyle birlikte TÜİK'in yüzde 9.1 olarak açıkladığı işsizlik oranı yüzde 18.9'a çıkıyor. Geçen yılın aynı döneminde TÜİK'in yüzde 9.4 olarak açıkladığı işsizlik oranı yüzde 17.7 düzeyinde bulunuyordu. Gerçek işsizlik oranının ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre 1.2 puan arttığı belirlendi.
TÜİK'in 2 milyon 343 bin kişi olarak açıkladığı işsiz sayısı da 5 milyon 235 bin kişiye ulaştı. Gerçek işsizlerin sayısı geçen yılın aynı döneminde ise 4 milyon 763 bin kişi düzeyinde bulunuyordu.
(ANKA)
Zirvede 2007 Maaşları
Maliye Bakanlığı ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü yetkililerinden edindiği bilgiye göre, 2006 yılı bütçesinde 253 bin 200 YTL
olarak yer alan Cumhurbaşkanının yıllık maaş ödeneği, 2007 Bütçesi ile 284 bin 100 YTL'ye yükselecek.
Bu şekilde Cumhurbaşkanının aylık brüt maaşı 21 bin 100 YTL'den 23 bin 675 YTL'ye çıkacak.
2006 Bütçesindeki ödenek ile Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e bu yılın ilk yarısında ortalama 14 bin 390 YTL maaş ödendi. Ortalama maaş, ikinci 6 aylık
dönemde
ise vergi dilimlerine bağlı gelir vergisi artışı nedeniyle 13 bin 588 YTL'ye geriledi.
Cumhurbaşkanının 2006 yılındaki aylık ortalama maaşı da, 13 bin 989 YTL olarak hesaplandı.
Bu rakam, yeni bütçe ödeneğine bağlı olarak 2007 yılının ilk yarısında 16 bin 50 YTL'ye ulaşacak.
Sezer'in görev süresini 16 Mayıs 2007'de tamamlamasının ardından Çankaya'ya çıkacak yeni Cumhurbaşkanı da, altı ayın kalan bölümünde aynı maaşı alacak.
İkinci 6 aylık dönemde ise Cumhurbaşkanının aylık ortalama maaşı, üst vergi dilimine girmesi nedeniyle 15 bin 250 YTL'ye düşecek.
Buna göre Cumhurbaşkanına, 2007 yılında her ay ortalama 15 bin 650 YTL maaş ödenmiş olacak.
BAŞBAKAN VE MİLLETVEKİLİ MAAŞLARI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yılın ilk 6 aylık döneminde 7 bin 740 YTL olan ortalama maaşı, Temmuz zammı ve yüzde 2,32'lik enflasyon farkı ile
ikinci 6 aylık dönemde 7 bin 834 YTL'ye çıktı.Başbakanın 2006'daki aylık ortalama maaşı da 7 bin 787 YTL oldu. Bu rakam,
2007 yılında 8 bin 525 YTL'ye yükselecek.
Başbakan 2007 yılının ilk 6 aylık döneminde ortalama 8 bin 550 YTL, ikinci 6 aylık döneminde ise 8 bin 500 YTL maaş alacak.
Bu yılın birinci döneminde 7 bin 695, ikinci döneminde de 7 bin 790 YTL olmak üzere, ortalama 7 bin 743 YTL aylık ödenen Bakanlara da, 2007 yılının ilk
yarısında 8 bin 480 YTL, ikinci yarısında da 8 bin 450 YTL ortalama maaş verilecek.
Böylece Bakanların 2007'deki aylık ortalama maaşı da yüzde 8,9 artarak, 8 bin 465 YTL olacak.
Yeni yılda, milletvekillerinin yıllık ortalama maaşı ise 7 bin 524 YTL'den 8 bin 220 YTL'ye çıkacak.
Bu yılın Ocak-Haziran döneminde ortalama 7 bin 482 YTL olan milletvekili maaşı, Temmuz-Aralık döneminde 7 bin 566 YTL olarak belirlendi.
Milletvekillerine önümüzdeki yılın ilk yarısında yine ortalama olarak 8 bin 230 YTL, ikinci yarısında da 8 bin 210 YTL maaş ödenecek.
EMEKLİ MAAŞLARI
Bu arada eski Cumhurbaşkanı ve Başbakanların emekli maaşı da yeni yılda yüzde 12,2 oranında zam görecek.
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e halen ayda 8 bin 440 YTL emekli maaşı ödeniyor. Yeni yılda Cumhurbaşkanı emekli maaşı 9
bin 470 YTL'ye yükselecek. 16 Mayıs'tan sonra 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e de bu tutarda emekli maaşı bağlanacak.
Eski TBMM Başkanları ve Başbakanlar da, 2007 yılında 6 bin 330 YTL yerine 7 bin 103 YTL emekli maaşı alacak.
HANGİ MAAŞ NE OLACAK?
Türkiye'de üst yönetim kademelerinde bulunan bazı kamu görevlilerinin mevcut maaşları ile 2007 maaşları şöyle:
KAMU GÖREVLİLERİ ŞİMDİKİ 2007 YILI
MAAŞ İLK YARI İKİNCİ YARI
----------------- --------- -------- -----------
Cumhurbaşkanı(ort) 13.588 16.050 15.250
Başbakan (ort) 7.834 8.550 8.500*
Bakanlar (ort) 7.790 8.480 8.450*
Milletvekili (ort) 7.566 8.230 8.210*
EMEKLİLER
Cumhurbaşkanı 8.440 9.470 9.470
Başbakan 6.330 7.103 7.103
*2006'nın ikinci 6 aylık döneminde enflasyonun yüzde 2,5'i aşması halinde 2007 Ocak ayı başında memurlara ödenecek enflasyon farkı zammı dikkate
alınmamıştır. Maaşlar, 2007 katsayılarına göre hesaplanmıştır
11/17/2006
Lise Mezunlarına Olgunluk Sınavı
17. Milli Eğitim Şurası'nın '"Türk Milli Eğitim Sisteminde Kademeler Arası Geçişler, Yönlendirme ve Sınav Sistemi'" komisyonunun raporları okunarak karara bağlandı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik başkanlığında yapılan bugünkü Genel Kurul çalışmalarında alt komisyonlarda olduğu gibi en fazla üzerinde tartışılan konu '"katsayı uygulaması'" oldu.
Genel Kurulda komisyondan gelen '"herkesin üniversitelerin tüm bölümlerine eşit koşullarda girebilmesini'" öngören teklif '"adaylar arasındaki katsayı farkı kaldırılsın, kendi alanlarıyla ilgili bölümlere gidenlere ek puan verilsin, alanlar yeniden belirlensin'" şeklinde değiştirildi.
Çelik'in komisyondan gelen önerinin söz konusu şekilde değiştirilmesini öngören önergeyi oylatmasının ve önergenin kabul edilmesinin ardından bazı şura üyeleri, tepki gösterdi.
Bunun üzerine Çelik, '"Katsayı konusunda alt komisyonlarda alınan kararlar ne kadar saygı değerse bugün alınan kararın da o kadar saygı değer olduğunu'" söyledi.
Çelik, '"Bakanlık, Şura'da alınan kararları önceden dikte ettirmiş olsaydı bugün böyle bir karar alınmazdı. Benim bir bürokratımın bile böyle bir telkinde bulunduğunu söylesinler, özür dileyeceğim. Komisyonda böyle bir karar alınmıştı, böyle bir karar alındı diye 'gölge düştü' şeklinde fırtına estirildi. O gölge aslında onların kafasındadır'" diye konuştu.
Çelik, mesleki ve teknik eğitimin oranının yüzde 65'e yükseltilmesinin hedeflendiğini belirterek, şunları kaydetti:
'"Mesleki ve teknik eğitim adına pozitif bir ayrımcılık yapabiliriz. Şu anda sadece Anadolu Öğretmen Lisesi mezunlarına öğretmenlik mesleğini tercih etmeleri halinde ek puan verilir. Biz diyoruz ki iletişim meslek lisesi mezunu, iletişim fakültesine gittiği zaman onlar da avantajlı olsun. İmam hatip lisesi mezunları, ilahiyat fakültesine gittiği zaman onlar da avantajlı olsun. Meselenin özü budur.'"
Çelik, alan belirlenirken YÖK ile işbirliği yapılacağını söyledi.
OLGUNLUK SINAVI
Daha sonra '"adaylar arasındaki katsayı farkı kaldırılsın, kendi alanlarıyla ilgili bölümlere gidenlere ek puan verilsin, alanlar yeniden belirlensin'" önergesine '"olgunluk sınavı yapılsın'" önerisi de eklendi.
Bu önerinin ifade edildiği önergenin altında imzası bulunan talim ve terbiye kurulu eski üyesi Sevinç Atabay, AA muhabirine yaptığı açıklamada olgunluk sınavının lise son sınıftan mezun olanlara yönelik yapılmasının öngörüldüğünü belirtti.
Atabay, '"Öğrenci, liseyi bitirdiği zaman belli bir alanda olgunluk sınavına girecek. Olgunluk sınavını kazanan öğrenciler, bu sınava hangi alanda girdilerse aynı alanda ÖSS'ye katılacaklar. Örneğin olgunluk sınavına Türkçe- Sosyal alanında girdilerse ÖSS'ye sözel bölümden katılacaklar. Ama diyelim ki alan değiştirmek istiyorlar. O zaman yeniden olgunluk sınavına girmeleri gerekiyor'" diye konuştu.
Tartışmaların ardından raporun diğer maddelerine geçildi. Rapordaki liselerin, '"genel liseler'", '"mesleki ve teknik liseler'" ve '"açık öğretim lisesi'" şeklinde üç türe ayrılması kararı da oylanarak kabul edildi.
11/15/2006
Vergi iadesi kalkıyor, gelir vergisi iniyor
Maliye'nin IMF'nin isteğiyle hazırladığı mini vergi paketi netleşiyor. 2008'de vergi iadesi kalkarken, 'standart indirim' gelir vergisini 5-6 puan düşürecek.
Maliye Bakanlığı'nın hazırlıklarını sürdürdüğü Gelir Vergisi Yasası'ndan IMF'nin isteği ile ayırıp acilen çıkaracağı 'mini vergi paketi'nin içeriği belli oldu. Maliye çevrelerinden edinilen bilgilere göre pakette Kurumlar Vergisi Yasası'nda kayıtdışı ekonomiye yönelik alınan ve adına 'vergi güvenlik müesseseleri' denen uygulamaların yanı sıra kişilerin gelirlerini azaltan bildirimlerine karşılık 'özel gider bildirimi' uygulamaya konulacak. Mini paketin vatandaşı ilgilendiren en önemli maddesi ise 2008'den itibaren artık fiş toplayıp vergi iadesi alınmasını sağlayan sistemin kaldırılıp yerine 'standart indirim' sisteminin getiriliyor olması. Gelir vergisi oranlarında indirim yapmayan Maliye bunun yerine her ay vergi iadesi tutarı kadar çalışanın vergisini indirecek. Böylece 2008 başından itibaren işyerleri alınan ücrete bağlı olarak çalışan adına yüzde 5-6 daha az vergi ödeyecek ve farkı da çalışanların ücretlerine yansıtacak. Bu arada kişilerden istenecek 'özel gider bildirimi' ikinci önemli madde oldu. Bildirimi veren vatandaşın kredi kartı hesapları ve harcamalarından yola çıkılarak geliri hesaplanıp buna göre yeniden vergi takdir edilebilecek.
Sabah
Memurdan MB'ye öneri: Yükü herkese paylaştırın
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, hedef enflasyonun üzerindeki ücret artışları konusunda hükümeti uyaran Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı ziyaret etti ve enflasyonu düşürme politikalarının getirdiği yükün tüm topluma paylaştırılmasını önerdi. Akyıldız, "Merkez Bankası Başkanı Yılmaz'ın, yaklaşık 2.5 milyon kamu çalışanına aylık ortalama 41 YTL zammın enflasyonu yükselteceğini iddia ettiğini söyledi. Akyıldız, Merkez Bankası yetkililerinin 'sorumlu bürokratlar' gibi davranarak enflasyonu düşürmek amacıyla aldığı risklerden kaynaklı ekonomik yükü, toplumun tüm kesimine ortak paylaştırması gerektiğini kaydetti.
Bircan Akyıldız, hükümetin kurumlar vergisi oranını 10 puan indirerek sermaye kesiminden 6 milyar dolar almaktan vazgeçtiğine de dikkat çekti.
Radikal
Geçici İşçiye Kadroda Maliye Engeli
Geçici işçi statüsündeki 207 bin işçiyi kadroya almayı planlayan hükümet, 648 milyon YTL'lik maliyet engeliyle karşılaştı. Geçici işçilerle ilgili son kararı Bakanlar Kurulu verecek
Hükümet, geçici işçi statüsündeki 207 bin işçiyi kadroya almanın yollarını arıyor. NTV'nin haberine göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun ilgili kurumlarla yaptığı çalışmaların ardından bu işçilere kadro verilip verilmeyeceğine Bakanlar Kurulu karar verecek.
Kurula sunulacak raporda, işçilerin kadroya alınması durumunda merkezi yönetimlere 92 milyon YTL, KİT'lere 230 milyon YTL, mahalli idarelere ise 326 milyon YTL ek yük geleceği tahmin ediliyor.
Maliyet 648 milyon YTL
Toplam 648 milyon YTL'lik maliyetin bütçe dengeleri açısından karşılanabilir bir rakam olmadığı ifade ediliyor. Söz konusu tutarın 240 milyon YTL'si ise vergi ve SSK kesintisi olarak kamuya geri dönecek.
Kamuda geçici işçi istihdamının dayanağını bütçe kanunları oluşturuyor. Ancak, bu işçiler genel olarak sürekli veya dönemsel tekrarlanan işlerde çalıştırıldıkları için iş mevzuatı açısından geçici işçi olmaktan çıkıp sürekli işçi statüsüne giriyorlar.
Bakanlar Kurulu için hazırlanan rapora göre, 2006 yılında 6 ay ve daha fazla süreyle istihdam edilen toplam 207 bin 892 geçici işçinin 36 bin 659'u merkezi yönetimde, 26 bini
KİT'lerde, 145 bin 233'ü mahalli idarelerde bulunuyor. Bu işçilerden 33 bini 6 aydan daha az süreyle istihdam edilen işlerde çalışıyor. Yangınla mücadele işçileri bu kapsamda yer alıyor.
Milliyet
Hükümet, Kamu İhale Yasası'nı değiştiriyor: 'Davetle ihale'
AB, ihale yasasındaki istisnalar konusunda hükümeti eleştirmesine rağmen, 'davet usulü ihale' kapsamı genişletiliyor. Kuruluşlar istediği firmayı çağırabilecek
Hükümet, kamunun enerji, ulaşım, telekomünikasyon gibi sektörlerdeki yapım işlerini Kamu İhale Yasası kapsamından çıkarmaya hazırlanıyor. Havalimanı, köprü, tünel, otoyol, baraj, sulama ve doğalgaz depolama tesisi başta olmak üzere birçok işin nasıl ihale edileceğini belirleyen yeni düzenlemeye göre, ihale yöntemini seçme yetkisi kurumlara verilecek. Böylece mevcut Kamu İhale Yasası'na göre afet, salgın gibi öngörülemeyen olaylar üzerine acil olarak yapılması gereken ihalelerde tercih edilebilen davet usulü ihale yönteminin serbestçe uygulanmasının ve ihalelere belirli firmaların çağrılmasının yolu açılacak.
Süreler kısalacak
Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Gerçekleştirilmesine İlişkin İhale Yasası Taslağı'na son şekli verildi. Önümüzdeki hafta ilgili kurumların görüşüne açılması planlanan taslakla kamu idareleri, mahalli idareler, KİT'ler, sosyal güvenlik kuruluşları ve fonlara ait bazı işlerin yapımı ile bazı hizmet işleri Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarılacak. Mesleki kuruluşlar ile vakıf yükseköğretim kuruluşlarının ihaleleri yeni düzenlemeye tabi olmayacak.
Enerji, su, telekomünikasyon, posta ve ulaştırma alanlarındaki ihalelerin daha hızlı gerçekleşmesini hedefleyen taslak bu haliyle yasalaşırsa, ihalelerin ilan ve itiraz süreleri de kısalacak.
Taslakta idarelerin ihale ilanında ve dokümanında belirtmek şartıyla açık ihale, pazarlık (davet) usulü, belli istekliler arasında ihale ve rekabetçi müzakere usulü yöntemlerinden birisini seçebileceği belirtildi. Savunma, güvenlik ve istihbaratla ilgili, gizlilik içinde yürütülmesi gereken yapım işleri kanuna tabi olmayacak.
Hangi işler taslak kapsamında?
Söz konusu taslak kapsamına girerek Kamu İhale Kanunu dışına çıkan işler şöyle: "Köprü, tünel, otoyol, metro, raylı sistem, yeraltı otoparkı, sivil kullanıma yönelik deniz ve havalimanları ile otobüs terminallerinin yapımı işletmesi, yat limanları, baraj, sulama tesisi, içme-kullanma-endüstri suyu tesisi, arıtma tesisi, atık su uzaklaştırılması, çevre kirliliğini önleyecek yatırımlar, baraj, elektrik üretim-dağıtım-ve ticareti tesisi, katı atıkların toplanması ve taşınması, toptancı ve perakendeci halleri, fuar alanı yapımı-işletmesi, doğalgaz depolama tesisi yapımı, maden arama-çıkarma ve işletilmesi, kara-deniz-su-demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma hizmetleri."
Milliyet
11/11/2006
İGEME Uzman Yardımcısı Alımı
Yapılacak sınav sonucunda yeterlilik ve başarı düzeyine göre en çok 14 İGEME Uzman Yardımcısı istihdam edilecektir.
Sınavda başarılı olan adaylar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?nun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli personel olarak işe başlatılacaklardır.
I. ADAYLARDA ARANACAK KOŞULLAR
1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?nun 48 inci maddesinde yazılı şartları haiz olmak.
2) 1/1/2006 tarihi itibarıyla 30 yaşını doldurmamış olmak (1/1/1976 ve daha sonra doğanlar).
3) Kamu Personeli Seçme Sınavı (2004-KPSS), (2005-KPSS), (2006-KPSS)?nın aşağıda belirtilen puan türlerinden birinden 85 (seksen beş) ve daha yukarı puan almış olmak. (Puan türlerine göre pozisyon sayıları ve görev yerleri aşağıda belirtilmiştir)
PUAN TÜRÜ POZİSYON SAYISI GÖREV YERİ
KPSS P1 2 Ankara
KPSS P27 10 9 Ankara, 1 İstanbul
KPSS P78 1 Ankara
KPSS P79 1 Ankara
4) En az dört yıllık eğitim veren siyasal bilgiler, hukuk, iktisadi ve idari bilimler, iktisat, işletme mimarlık ve mühendislik fakültelerinin;
KPSS P1 puan türü için Gıda Mühendisliği bölümünden,
KPSS P27 puan türü için İktisat, İşletme, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler bölümlerinden,
KPSS P78 puan türü için Bilgisayar Mühendisliği bölümünden,
KPSS P79 puan türü için Hukuk Fakültesinden,
veya bu bölümlere denkliği Yüksek Öğretim Kurulu tarafından onaylanmış yabancı fakülte veya yüksek okullardan mezun olmak,
5) Adayların KPSS yabancı dil testinden (İngilizce) en az 42 soruya doğru cevap vermiş olmaları gereklidir.
6) Sınava başvuran adaylardan (2004-KPSS), (2005-KPSS), (2006-KPSS) sonuçlarına göre en yüksek puan alan adaydan başlayarak, yukarıda puan türlerine göre belirtilen pozisyon sayılarının her biri için 5 katı aday sözlü sınav ve mülakata çağırılacaktır. Ayrıca, son sıradaki adayla aynı puanı almış olan adaylar da sınava katılmaya hak kazanırlar. Sınava katılmaya hak kazanan adaylar 15/12/2006 tarihinden itibaren İGEME?nin internet sitesi (www.igeme.gov.tr) ile İGEME binasının girişine asılacak listelerde ilan edilecek olup, kişilere ayrıca özel bir duyuru yapılmayacaktır
7- Sınava daha önce katılıp iki defa başarısız olanlar üçüncü defa sınava giremezler.
II. SINAV KONULARI, SINAV YERİ VE TARİHİ:
Giriş sınavı sözlü olarak yapılacaktır. 25/12/2006 günü başlayacak olan sözlü sınav, Ankara?da İGEME/Mithatpaşa Cad. No:60 Kızılay adresinde yapılacaktır. Belirlenen tarihte herhangi bir nedenle sınava katılmayanların mazeretleri kabul edilmeyecektir.
Sözlü sınavda adayların, iktisat, işletme, Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler ile alınması planlanan mühendislik bölümleri konularına ilaveten, genel kültür ve yabancı dil bilgisi ölçülerek, hizmetin gerektirdiği niteliklere sahip olup olmadıkları değerlendirilecektir.
III. SINAVA BAŞVURU ŞEKLİ VE GEREKLİ BELGELER:
Başvurular 13/11/2006 günü başlayacak ve 24/11/2006 günü mesai bitiminde (18:00) sona erecektir. Postadaki gecikmeler dikkate alınmayacaktır.
Başvuru İçin Gerekli Belgeler:
a) İGEME?den veya http://www.igeme.gov.tr web-sitesinden temin edecekleri İş Talep Formu,
b) KPSS Sınavı Sonuç Belgesi aslı veya noter onaylı örneği,
c) 4,5 x 6 ebadında 2 adet vesikalık fotoğraf,
d) Diploma veya Mezuniyet Belgesinin aslı veya noter onaylı örneği.
Sözlü Sınava Katılacak Adaylardan Ayrıca İstenecek Belgeler:
a) Nüfus cüzdanının aslı veya noterden onaylı örneği,
b) Tam teşekküllü Devlet hastanelerinden alınacak Sağlık Kurulu Raporu,
c) Erkek adaylarda askerlik görevini yaptığını veya tecil durumun gösteren belgenin aslı veya onaylı örneği,
d) 4,5 x 6 ebadında 4 adet vesikalık fotoğraf,
e) Cumhuriyet Savcılığından alınan sabıka kaydı belgesi.
SINAV BAŞVURUSU İÇİN MÜRACAAT EDİLEBİLECEK YER:
T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi
Mithatpaşa Cad. No: 60 06420 Kızılay/ANKARA
Tel : (312) 417 22 23 Dahili: 348
11/10/2006
65 Gümrük Memurunun İlişiği Kesildi
Gümrük Müsteşar Vekili Mehmet Şahin, Kapıkule Gümrük Kapısı'ndaki operasyonla ilgili 65 memurun memuriyetle ilgisinin kesildiğini belirtti
Gümrük Müsteşarlığı: Kapıkuledeki 65 memurun ilişkisi kesildi...
Gümrük Müsteşar Vekili Mehmet Şahin, Kapıkule Gümrük Kapısı'ndaki operasyonla ilgili 65 memurun memuriyetle ilgisinin kesildiğini, müfettişlerin memuriyetten men edilmesini istediği diğer memurlarla ilgili adli takibin ise sürdüğünü bildirdi.
Şahin, ''Kapıkule Operasyonu'ndan sonra müfettişlerin görevden alınmasını istediği 111 gümrük memurunun görevde tutulduğu'' yönünde basında yer alan haberle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Gümrük Müsteşarlığı Yüksek Disiplin Kurulunun, 16 Mart 2006'da gerçekleştirdiği toplantıda, konuyu karara bağladığını kaydetti. Şahin, açıklamasında şu bilgiyi verdi:
''Kurul tarafından yapılan incelemede, olayla ilgili şahıslara isnat olunan fiillerin rüşvet suçu olup olmadığının; konu Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettiğinden, bu soruşturmanın sonuçlanmasıyla kesinlik kazanabileceği, idari açıdan ise 657 sayılı kanundaki zaman aşımı süreleri dikkate alınarak eldeki bilgi ve belgelere göre karar verilmesi gerektiği dikkate alınmıştır.
Yapılan toplantıda, 65 memurun memuriyetle ilişkisi kesilmiştir. Bu memurların tamamına yakını, yargılama sonucunda hürriyeti bağlayıcı ceza almışlardır. Müfettişlerin memuriyetten men edilmesini istediği diğer memurların adli takibatları ise devam etmektedir. Yargılama sonucuna göre, 657 sayılı yasa çerçevesinde gerekenler yapılacaktır.''
AA
AVUKATLIK SINAVININ KALDIRILMASI İSTENDİ
Kahramanmaraş Barosu'nda staj yapan stajyer avukatlar, 2001 yılında yapılan düzenlemeyle getirilen ve 23 Aralık'ta yapılacak olan Avukatlık Sınavı'nın kaldırılmasını istedi.
Kahramanmaraş Barosu'nda basın toplantısı düzenleyen stajyer avukatlar adına konuşan Mustafa Akmansoy, yapılacak olan sınavın, çalışma ve sözleşme hürriyetine aykırı olduğunu savunarak, "Avukatlık Sınavı, 23 Aralık tarihinde yapılacaktır. Ancak sınav tarihinden aylar önce stajını tamamlamış olan çok sayıda stajyer avukatın hangi hukuki statüde olacağı belirsizdir. Kanuna göre stajyer avukatlara verilen haklar Staj Bitim Belgesi'nin alınmasıyla elinden alınacak, ancak avukat da olamadığı için stajyerlikle avukatlık statüleri arasına sıkışacaktır. Yapılan protokol gereği sınav sorularının yüzde 40'lık bölümü avukatlık hukuku ve meslek bilgisi alanında olacaktır. Ancak şu an stajyerlerine gerekli eğitimi verebilen baro sayısı çok azdır. Dolayısıyla bu imkana sahip olamayan stajyer avukatlar zor durumda kalacak ve haksız rekabete yol açılacaktır" dedi.
Sınava yaklaşık 10 bin kişinin gireceğini kaydeden Akmansoy, bu sınav sisteminin yeni bir pazar oluşturacağını savundu. Akmansoy, "Sınavı kazanamayan avukatlar, vasıfsız hukuk işçileri olacaktır. Bizler, mesleğe yeni atılan stajyerler Avukatlık Sınavı'nın, hem de bu haliyle birçok sorunu bulunan avukatlık mesleğine bir çözüm getirmeyeceğini düşüyoruz" diye konuştu.
PTT müfettiş yardımcısı alım ilanı
MÜFETTİŞ YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI DUYURUSU
T.C. PTT Genel Müdürlüğünde görevlendirilmek üzere giriş sınavı ile 15 Müfettiş Yardımcısı alınacak olup, sınavla ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
A) Sınav Tarihi: Yazılı sınav 16?17 Aralık 2006 (Cumartesi-Pazar)
B) Sınav Yeri: ANKARA
C) Sınava Katılma Şartları:
1) Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde yazılı niteliklere haiz olmak, 2) Karakter ve yaşam biçimi bakımından müfettişlik mesleğine alınmasına engel durumu olmamak, 3) Askerliğini yapmış veya sınava girdiği tarihte erteletmiş bulunmak, 4) Diğer resmi kurum ve kuruluşlara mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmamak ya da mecburi hizmet borcunu kabul etmiş olmak, 5) Sağlık durumu bakımından, yurdun her tarafına giderek görev yapmaya elverişli olmak, akıl hastalığı ve vücut sakatlığı bulunmamak, 6) 01 Ocak 2006 tarihi itibariyle 30 yaşını doldurmamış bulunmak, 7) Hukuk, Siyasal Bilgiler, İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile ODTÜ, Boğaziçi, Hacettepe Üniversitelerinin İktisat, İşletme, İstatistik, İdari Bilimler ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinden veya en az dört yıllık lisans eğitimi veren yerli ve yabancı benzeri fakülte ya da yüksek okullardan mezun olmak, 8) PTT Müfettiş Yardımcılığı giriş sınavına en çok ikinci defa katılıyor olmak. 9) KPSSP 40 puan türünden 80 ve üstü puan almış olmak ve başvuruda bulunanlardan en yüksek puanlı ilk 150 aday içerisinde bulunmak.(150. aday ile aynı puana sahip olan adaylar da sınava katılabileceklerdir.) 2. bentte belirtilen koşul sadece yazılı sınavı kazanan adaylar yönünden söz konusu olup, sözlü sınavdan önce Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılacak inceleme ile belirlenir.
D) Sınav Başvurusu ve Sınav Giriş Belgesi:
Başvurular 08 Aralık 2006 Cuma günü mesai saati sonuna kadar PTT Genel Müdürlüğü-Teftiş Kurulu Başkanlığı-Ulus/Ankara adresine şahsen veya posta ile yapılabilir. "PTT Genel Müdürlüğü Müfettiş Yardımcılığı Giriş Sınavı Başvuru Formu" yukarıda belirtilen adresten alınmak veya www.ptt.gov.tr adresinden indirilmek suretiyle doldurulacaktır. Posta yolu ile yapılacak olan başvuruların 05 Aralık 2006 tarihinde APS ile gönderilmiş olması gerekmektedir. Eksik belge ve bilgi ile yapılan başvurular işleme konulmayacaktır. (Ayrıntılı bilgi 0312 3095150 no'lu telefondan da temin edilebilir)
Sınava katılabilme şartlarını taşıyan adaylar 13 Aralık 2006 tarihinde, ad-soyadı ve KPSS puanları belirtilmek suretiyle www.ptt.gov.tr internet adresinden duyurulacaktır. Sınava Giriş Şartlarını taşıyan adaylara ?Sınava Giriş Belgesi? 13 Aralık 2006 tarihinden itibaren Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenerek elden verilecek, alınmayan ?Sınava Giriş Belgesi? sınav günü sınav salonunda adaya verilecektir. Sınavda öncelikle bu belge ibraz edilecek, giriş belgesi ile birlikte kimlik tespitinde kullanılmak üzere nüfus cüzdanı veya sürücü belgesi gibi fotoğraflı ve onaylı kimlik belgesi de ayrıca bulundurulacaktır.
E) Sınav İçin İstenen Belgeler:
1) Sınav Başvuru formu. 2) Geçerlilik süresi dolmamış Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonuç belgesi aslı veya onaylı örneği. (Belge aslının ibrazı halinde suretleri Teftiş Kurulu Başkanlığınca onaylanabilecektir) 3) Yüksek öğrenim kurumu diploma veya bitirme belgesinin aslı veya noterden onaylı sureti. (Belge aslının ibrazı halinde suretleri Teftiş Kurulu Başkanlığınca onaylanabilecektir.) 4) 2 adet vesikalık fotoğraf. 5) Kendi el yazısı ile kısa özgeçmişi. (Doğum yeri, tarihi, ilk, orta ve yüksek öğrenim yaptığı okullar ve yerleri, kendisi hakkında bilgi verebilecek iki kişinin ad ve adresleri, yüksek öğrenimden sonra ne gibi işler yaptığı, askerlik ve sabıka durumu, baba ve ana adları ile bunların iş ve meslekleri belirtilir.)
F) Sınav Şekli ve Konuları:
Sorular klasik sınav esasına göre hazırlanmış ve sınav konuları aşağıda belirtilmiştir.
1) Hukuk: a) Anayasa Hukuku, b) İdare Hukukunun Genel Esasları, İdari Kaza, İdari Teşkilat, c) Ceza Hukuku, (Genel Esaslar) d) Medeni Hukuk, (Aile Hukuku hariç) e) Ticaret Hukuku, (Genel Esaslar) f) Borçlar Hukuku, (Genel Esaslar) g) İcra İflas Hukuku (Genel Esaslar).
2) İktisat: a) İktisat Teorileri, b) İktisadi Düşünceler ve Doktrinler Tarihi, c) Para-Banka, Kredi ve Konjonktür, d) Milli Gelir, e) İşletme İktisadı.
3) Muhasebe: a) Genel Muhasebe, b) Bilanço Analizi ve Teknikleri.
4) Maliye: a) Genel Maliye Teorisi ve Maliye Politikası, b) Türk Vergi Sisteminin Esasları, c) Kamu Gelirleri, d) Bütçe Teknikleri, Genel, Katma, Özel ve Özerk Bütçeler.
5) Türkçe Kompozisyon.
6) Yabancı dil: İngilizce, Fransızca, Almanca dillerinden biri.
G) Değerlendirme:
Giriş sınavı yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamalıdır. Yazılı sınavda başarılı olamayanlar sözlü sınava alınamazlar. Yazılı sınavda başarılı olmak için yabancı dil hariç her sınav konusu (Hukuk, İktisat, Maliye, Muhasebe, Türkçe Kompozisyon) itibariyle 100 tam puan üzerinden 60 dan az olmamak üzere 5 grup ortalamasının 65 ve üzeri puan olması gerekmektedir. Yazılı sınavı kazanan adayların isimleri www.ptt.gov.tr internet adresinden duyurulacak, ayrıca sınav sonuçları ile yazılı sınavı kazanan adaylara sözlü sınav tarihi ve yeri haberleşme adreslerine posta ile bildirilecektir.
Sözlü sınavda adayların, hukuk, iktisat, maliye, muhasebe bilgilerinin yoklanması yanında zeka, kavrama ve ifade yetenekleri, davranış biçimleri gibi kişisel özellikleri ile sözlü sınav öncesi Teftiş Kurulu Başkanlığınca aday hakkında yapılacak araştırma sonuçları da dikkate alınır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Müfettiş Yar.
Bu 7 kadronun son başvuru tarihi 14.11.2006 dır.
Tam İlan metni için tıklayınız...
11/06/2006
Üniversite harçlarına zam sinyali
Hükümetin 2007-2009 dönemini kapsayan ?Orta Vadeli Program?ı ve önceki gün Resmi Gazete?de yayımlanan ?2007 Programı?, eğitim sistemine ilişkin yeni projeleri içeriyor.
Hükümet, her iki programda da yükseköğretimle ilgili önemli yeniliklere yer verdi. Üniversitelere idari ve mali özerklik kazandıracak hedefler belirlendi. Ancak bu çerçevedeki çözüm önerileri, öğrencilerin üstündeki katkı payı yükünün artacağını gösterdi.
Orta vadeli programda net ifadelerle ?öğrencilerin eğitimin finansmanına daha fazla katılımı sağlanacaktır? denildi.
2007 programında ise üniversite gelirlerinin yüzde 4?ünün öğrenci katkı paylarından sağlandığı vurgulandı. ?Yükseköğretimin yarı kamusal bir hizmet? ve ?Kişisel getiri oranlarının sosyal getiriye göre fazla olması? gerekçe gösterilerek, ?Öğrenci katkı paylaranının yükseköğretimin finansmanındaki payının artırılması gerekmektedir? denildi.
YÖK?TE DEĞİŞİM PLANI
Önceki yıllarda tartışılan fakat üniversitelerle hükümet arasında uzlaşma sağlanamadığı için rafa kaldırılan YÖK tasarısı da 2007 yılı programında yeniden gündeme getiriliyor.
Programda YÖK?ün ?Yükseköğretim Koordinasyon Kurulu?na dönüştürülmesi de amaçlanıyor.
Yeniden yapılandırma kapsamında YÖK, planlama, standart belirleme ve koordinasyondan sorumlu hale getiriliyor. ?Üniversitelerarası Kurul? ise akademik konularda en üst organ olarak yetkili kılınıyor.
Kamu İşçisi Enflasyona Yenik Düştü
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 2007 Yılı Bütçe Gerekçesinde yer alan veriler üzerinden yapılan hesaplamalara göre, 1995-2006 döneminde Türkiye, yüzde 12 bin 448'lik bir enflasyona maruz kaldı. 1994 sonunda 100 olan fiyatlar, 2005 sonunda 10 bin 997,8'e ulaştı. 2006 sonunda da bu rakamın 12 bin 548,5'e çıkacağı tahmininde bulunuldu.
Böylece söz konusu dönemde, enflasyonda kümülatif bazda 124,49 katlık bir artış meydana geldi.
Buna karşılık, bu süreçte KİT'lerde çalışan işçilerin ücretlerindeki artış 91,97 kat olarak gerçekleşti. 1994 sonunda 100 olan ücretler, 2005 sonunda 8 bin 664,5'e yükseldi. Bu rakamın, 2006 sonunda da 9 bin 297 olacağı hesaplandı.
Bu şekilde 12 yıllık dönemde enflasyondaki yüzde 12 bin 448'lik artışa karşılık, KİT işçilerinin ücretlerindeki artışın yüzde 9 bin 197'de kalacağı anlaşıldı.
4 YILI KAYIPSIZ GEÇTİLER
12 yıllık süreçte, KİT çalışanları, sadece 1995, 1996, 2001 ve 2002 yıllarında enflasyonun üzerinde ücret zammı aldı. 2003 yılında enflasyon ve ücret artışları başabaş seyrederken, 2004'de 2,4 puanla, küçük sayılabilecek bir kayıp yaşandı.
Buna karşılık, 1999 yılında yıllık enflasyon, yıllık ücret zammının 2 katını aştı. 1997, 2000 ve 2006 yılları da KİT işçilerinin yüksek oranlı kayba uğradığı yıllar olarak belirlendi.
1995-2006 döneminde KİT işçilerinin her 100 YTL'deki kaybı da, 25,91 YTL'ye ulaştı.
Bu arada 2002-2004 yılları arasında KİT'lerde atıl istihdamın azaltılmasını amaçlayan teşvikli emeklilik uygulaması sonucunda 60 bin personel işten ayrıldı. Bu uygulama ve özelleştirmelerin ardından 1990 yılında KİT'lerde 650 bin olan personel sayısı, bu yılın Temmuz ayı başında 229 bin 519'a geriledi.
MEMUR VE EMEKLİLERİN DURUMU
Öte yandan 2007 yılı Programında yeralan verilere göre de, 1998-2005 döneminde memurların reel net ücret endeksinde, 2,1 puanlık bir gerileme meydana geldi.
1994'ü 100 olarak alan bu verilerde de, maaş endeksi 1998 yılında 117,8, 1999 yılında 123,1, 2000 yılında 108,9, 2001 yılında 104,8, 2002 yılında 110,8, 2003 yılında da 109,9 oldu. Endeks, 2004 yılında 112,7, 2005 yılında ise 115,7 olarak belirlendi.
Sözkonusu süreçte, en fazla reel artış ise asgari ücrette yaşandı.
1994'de 100, 1998'de 115,2 düzeyinde bulunan asgari ücret endeksi, 1999'da 154,9, 2000 yılında 132,6, 2001 yılında 113,9, 2002 yılında 123, 2004 yılında 127,6, 2005 yılında da 165,3 oldu
11/03/2006
Hilmi Güler de kişiye özel çorap modasına uydu
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü?nde enerji panelleriyle ilgili toplantıya katılan Bakan Hilmi Güler bacak bacak üstüne attığında koyu gri çoraplarındaki kırmızı renkli H.G. harfleri belirgin bir şekilde görüldü. Objektiflerin çoraplarındaki yazıya odaklandığını farkeden Bakan Güler gazetecilere gülümsedi.
DHA
Öğretmenlere 8 bin YTL ödüllü yarışma
Eğitim-Bir-Sen öğretmenler arası hatıra yarışması düzenliyor. Geçen yıl ?Hatıranız Hatıramız Olsun? sloganı ile Türkiye geneli Öğretmenlik Hatıraları Yarışması? düzenleyen Eğitim-Bir-Sen ; Türkiye genelinde dereceye giren 81 eseri kitaplaştırmış ve ?Mum Işığında Son Mahnı? adında bir kitap çıkararak 15.000 adet ücretsiz dağıtmıştı.
Öğretmenler arsında sendikalı, sendikasız, emekli, çalışan gibi ayırım yapmadan bütün öğretmenlere yönelik olarak yapılan ödüllü hatıra yarışması sonunda dereceye girenlere, geçen yıl 24 Kasım Öğretmenler Gününde Milli Eğitim Bakanı?nın katılımı ile ödülleri verilen öğretmenlerin hatıraları kitaplaştırılmış ve edebiyat çevresinde büyük ilgi uyandırmıştı.
Bu yıl ikincisi düzenlenen Öğretmenler Arası Ödüllü Hatıra Yarışmasının konusu ?Unutamadığım Öğretmenim?. Öğretmenlerin belleklerinde iz bırakan öğretmenleri ile ilgili anılarını yazmalarını isteyen sendika toplam 8000 YTL ödül dağıtacak.
Konu ile ilgili Açıklama yapan Sendikanın İstanbul 4 No?lu Şube Başkanı Ali Yalçın; amaçlarının öğretmenlik mesleğinin güzel yanlarını ortaya çıkarmak ve kamuoyu ile paylaşmak olduğunu ifade etti.
Şube Başkanı Yalçın; sendikaların genelde ücret talepleri ile gündeme geldiğini ifade ederek ?Ücret Sendikacılığı? kavramının öğretmenler gibi sendikaları da rahatsız ettiğini söyleyerek; biz hizmet ve akademik sendikacılığı önemseyen çalışmalar ile sendikacılığın Türkiye?de yaygın olan ezberini bozuyoruz dedi. Öğretmenlik mesleği sadece ücret için yapılamayacak tek meslek olduğunu söyleyen Yalçın; Öğretmenlik Hatıraları Kitabını ( Mum Işığında Son Mahnı) okuyan ve duygu sahibi olan herkesin öğretmen olmak isteyeceği söyledi. Şube Başkanı Ali Yalçın; Aslında bu kitap bütün eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarına zorunlu olarak okutulmalı diyerek iddialı konuştu.
Geçen yılki yarışmaya Türkiye genelinden yoğun bir katılım olduğunu ifade eden Yalçın; Şubemize 11 eser gelmiş ve Kartal?dan Öğretmen Süreyya Şahin?in ?Becayiş? isimli eseri bölge birincisi olarak kitaba girmiştir dedi.
?Unutamadığım Öğretmenim? yarışmasına 03.12.2006 tarihine eserlerin gönderilmiş olması gerekiyor. Yarışma ile ilgili sendikanın İstanbul Şubelerinden bilgi alınabildiği gibi www.egitimbirsen.org.tr adlı sendikanın resmi sitesinden de bilgi alınabilecek. Telefonla bilgi almak isteyenler, sendikanın 0 505 681 61 18 numaralı öğretmen hattından bilgi alabilirler.
KISA DÖNEMLERE DE SÖZLEŞMELİ SUBAYLIK YOLU
MSB, üç yılda sayıları 573?ü bulan sözleşmeli subay-astsubaylar için kimi olumlu olumsuzluklar getiren yeni düzenlemeler içeren yasa tasarısını TBMM?ye sundu.
?Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay Ve Astsubaylar Hakkında Yasada Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısıö dün TBMM?ye sunuldu. Tasarıyla, 21 Haziran 2001?den bu yana yürürlükte olan 4678 sayılı yasanın değiştirilmesi öngörülüyor.
3 YILDA 573 SÖZLEŞMELİ SUBAY-ASTSUBAY OLDU
Tasarı gerekçesinde, bu konuda ilk uygulamanın Mart 2003?te başladığı ve askeri eğitimlerini tamamlayan toplam 451 subay ve 122 astsubayun 30 Ağustos 2003?ten itibaren sözleşmeli statüde Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait çeşitli sınıf okullarında eğitime başladıkları bildirildi.
İlk uygulamalar sonucunda; ön sözleşme sırasında iaşe ve ibatelerin Devlet tarafından karşılanması; sözleşmeli astsubaylık için eğitim seviyesinin yüksekokul seviyesine yükseltilmesi; sözleşme süresinin sonunda Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanların hizmet ettikleri sürenin yarısı kadar sağlık hizmetlerinden yararlanması; askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılma gibi konularda sorunlar yaşandığı ve tasarıyla bunlarla ilgili düzenleme yapılması amaçlanıyor.
KISA DÖNEMLER DE SÖZLEŞMELİ SUBAY OLABİLECEK
Tasarıya göre; artık kısa dönem erbaşlık yapan üniversite mezunları da terhis olmayı beklemeksizin sözleşmeli subaylığa başvurabilecek.
YEDEK SUBAYIN SİCİL NOTU EN AZ 85 OLMALI
Sözleşmeli subay olmak isteyen ve askerliğini asteğmen olarak yapan ve yapmakta olanların yanı sıra sözleşmeli astsubay olmak isteyen uzman erbaşların; bu görevleri sırasında sicil tam notunun yüzde seksenbeşi veya daha üstünde sicil notu almış olması gerekecek.
ASKERİ DOKTORA 3 YILDAN SONRA UZMANLIK EĞİTİMİ İZİNİ
Sözleşmeli tabip subay olarak çalışırken, Tıpta uzmanlık sınavını kazananlarsa, kıt?a, kurum ve karargahlarda üç yıllık hizmetini tamamladıktan sonra uzmanlık eğitimine başlayabilecek.
Yine tasarıya göre artık sözleşmeli subay ve astsubay olarak işe başlanmasından sonra değil, ?askeri eğitimö sırasında da ?Yetkili sağlık kurullarınca verilen kararlara göreö ?göreve devamı mümkün olmayanlarınö TSK ile ilişiği kesilecek.
Sözleşmenin imzalanmasından sonra, görevini yaparken saldırıya uğrayanlar hariç olmak üzere bir sözleşmeli subay-astsubayın, sözleşme tarihinden itibaren bir takvim yılı içinde aldıkları hava değişimi, istirahat ve benzeri sıhhi izin süresi toplamı doksan günü geçenlerin de sözleşmesi feshediliyordu. Ancak bu süre içerisine ?tedavi kurumlarında yatarak tedavi olma sürelerininö hariç olacağı da yasaya işlenecek.
EĞİTİMİN ÜÇTE BİRİNE KATILMAYAN AYRILACAK
Sözleşmeli subay ve astsubay adayı olarak katıldığı askeri eğitimin, sağlık sebepleri hariç olmak üzere, üçte birine çeşitli sebeplerle katılmayanların da ilişiği kesilecek. Sağlık nedenleriyle ilgili olaraksa ayrıca yönetmelik hazırlanacak.
SÖZLEŞMELİ ASTSUBAYIN DERECE YÜKSELMESİ KOLAYLAŞACAK
Halen yürürlükteki yasada sözleşmeli subay ve astsubayın 15 fili hizmet yılını doldurmasından sonra rütbe verilmeksizin bir üst dereceye yükseltilmesi uygulaması bulunuyor. Tasarıyla sözleşmeli astsubayların derece yükseltmesi için gereken söz konusu fiili hizmet süresi 3 yıl düşürülerek 12 yıla çekiliyor.
AYRILANLARIN YAKINLARINA ÜCRETSİZ TEDAVİSİ SÜRESİ DÜŞTÜ
Sözleşmeli subay ve astsubaylardan, sözleşme süresi sonunda kendi istekleriyle sözleşmesi yenilenmeyenler ile istihdam edildiği kuvvetin değiştirilmesi, sınıfının kaldırılması sebebiyle kendi istekleri üzerine sözleşmesi feshedilenler ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, muayene ve tedavi hizmetlerinin, TSK?da sözleşmeli subay ve astsubay olarak hizmet ettikleri sürenin yarısını geçmemek üzere, askeri hastanelerde ücretsiz olarak verilmesine devam edilecek. Daha önce bu durumdakilerin yakınlarına, TSK?da görev yaptığı süre kadar bir zaman diliminde ücretsiz sağlık hizmeti veriliyordu. Ayrıca bu şekilde TSK?dan ayrılan sözleşmelilerin, kamu kurum ve kuruluşları veya özel sektörde işe başlamaları durumlarında da bu hakları mevcut olduğu sürece yine ücretsiz biçimde askeri hastanelerden yararlanamayacak.
Yine tasarıyla; sözleşmeli subay-astsubayların, muvazzaf subay-astsubay için öngörülen üstün başarı kıdemi, lisansüstü öğrenim kıdemi, rütbe bekleme sürelerinin öğrenim ve askerlik hizmeti nedeniyle kısaltılması ile öğrenimden dolayı derece kademe verilmesi ile ilgili kimi hükümlerden yararlanamayacakları da düzenleniyor.
MİLLİYET
10/31/2006
2006 Kpss Tercihlerinde Dikkatli Olun
10/27/2006
THY'den öğretmenlere 24 Kasımda %50 indirim
THY'den yapılan açıklamaya göre, kampanya kapsamında 24-30 Kasım tarihleri arasında başlayan iç hat ve 24 Kasım tarihinde başlayan dış hat seyahatlerde öğretmenler biletlerini yarı fiyatına alma şansı bulacaklar.
Öğretmen, emekli öğretmen ve öğretim üyelerinin yararlanabileceği yüzde 50 indirim kampanyası hem iç hem de dış hatlarda geçerli olacak. Öğretmenler, belgelerini ibraz ederek kampanyadan yararlanabilecekler.
ANKA
Kanser ilaçları ödeme listesinde
aliye Bakanlığı 2006 Yılı Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği'nde yeni değişiklikler yaptı. Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan imzasıyla kamu kurum ve kuruluşlarına bir genelgeyle duyuruldu. Yapılan değişikliklerle yeni ruhsat ve satış izni almış ilaçlarla Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünün 21 Eylül 2006 tarihli yazısı nedeniyle Neupogen isimli ilaç Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesine yeniden alındı. Kanser tedavisinde kullanılan Neupogen geçen 12 Eylül'de yapılan bir değişiklikle bedeli ödenen ilaçlara ilişkin listeden çıkarılmıştı. Buna 30 Ekim 2006'dan geçerli olmak üzere sonra Neupogen 30 Miu Flk, Neupogen 30 Miu 5, Neupogen 48 Miu FLK, Neupogen 48 Miu 5'in bedeli kamu tarafından ödenecek. Ayrıca Neupogen'le birlikte toplam 71 ilaç da ödeme listesine alındı.
ÇIKARILAN İLAÇLAR
Ayrıca, dokuz ilaç ise ödeme listesinden çıkarıldı. Çıkarılan ilaçlar şöyle:
"Buguseptıl 40 Ml Sol, Cloder %0.2 200 Ml Gargara, Cloder %0.2 30 Ml Oral Sprey, Hdcv Rabıes Pasteur 2.5 Iu/Ml 1 Ml 1 Flk, Motılıum 6 Supp, Serum Antırabıque 1.000 Iu, Stablon 12.5 Mg 30 Tb, Wın Rho Sd 250 Mcg, Wın-Rho Sdf 600 Iu 1 Flk"
DİĞER DÜZENLEMELER
Bu arada yapılan değişikliklerle grip aşıları için; 65 yaş ve üzerindeki kişilerle yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişilerin durumlarını belgelendirmeleri halinde sağlık kurulu raporu aranmaksızın, astım dahil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve çocuklar, diabetes mellitus dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immünsupresif olan erişkin ve çocuklarla 6 ay18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanların hastalıklarını belirten heyet raporuna istinaden, tüm hekimlerce reçete edildiğinde aşıların bedelleri kurumlarınca yılda bir defaya mahsus olmak üzere ödenecek
Asgari ücretli 11 gün aç
Türk-İş Araştırma Merkezi?nce yapılan araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için aylık zorunlu gıda harcaması tutarı, bu ay bir önceki aya göre 1.66 oranında artarak 593 YTL 55 YKr?ye çıktı. Araştırmada, geçen yıl sonuna göre bugün sadece gıda için 51, temel ihtiyaçlar için 165 YTL daha fazla harcama yapılması gerektiği belirtildi. Tüm bir yıl için yapılan asgari ücret artışının 30 YTL olduğu vurgulandı.
Araştırmaya göre, yoksulluk sınırı olarak nitelendirilen ve 4 kişilik ailenin aylık zorunlu gıda harcaması yanında ulaşım, kira, giyim, yakacak ve kültür gereksinimleri için gerekli olan tutar ise aynı dönemde 1.901 YTL 94 YKr?den 1.933 YTL 55 YKr?ye yükseldi. Araştırmada, ülkede halen geçerli olan asgari ücretin ele geçen tutarının 380.46 YTL olduğuna işaret edilerek, bu düzeyde gelir elde edenlerin ailesiyle birlikte açlık ve yoksulluk sorunu ile karşı karşıya kaldığı belirtildi.
24 GÜN YOKSUL
Asgari ücretin açlık sınırı olarak tanımlanan tutarın yüzde 64?ünü, yoksulluk sınırı olarak tanımlanan tutarın ise ancak yüzde 20?sini karşılayabildiği ifade edilen araştırmada, ?Asgari ücret alan bir çalışan ailesi, ancak 19 gün dengeli beslenebilmekte, insan onurunun gerektirdiği yaşam düzeyini ise sadece 6 gün için yaşayabilmektedir. Asgari ücretli 11 gün aç, 24 gün yoksul durumdadır? denildi.
NOHUT ZAM ŞAMPİYONU
Araştırmaya göre, gıda harcaması tutarındaki 10 aylık artış yüzde 9.33 olarak gerçekleşirken, son 1 yıllık artış yüzde 12.91 oldu. Araştırmada, Ekim ayında zam şampiyonunun yüzde 25?lik fiyat artışıyla nohut olduğu kaydedildi.
NTV
Öss Ek yerleştirmede hüsran
niversitelerdeki onbinlerce kontenjanın boş; sınava giren yüzbinlerce gencin de açıkta kalmasını önlemek için bu yıl ikinci kez ek yerleştirme yolunu açan ÖSYM Başkanlığı, boş kontenjanlarla açıkta kalan adayları buluşturamadı.
İkinci ek yerleştirme işlemiyle, 10 bini Açıköğretim?e olmak üzere 20.786 genç üniversiteli oldu. Ancak devlet, vakıf ve KKTC üniversitelerindeki 32.423 kontenjan yine boş kaldı.
Açık kontenjanların 13.876?sı devlet üniversitelerinde. vakıf üniversiteleri 10.686 boş kontenjanla devlet üniversitelerini izledi. Bu yıl her 5 kontenjandan 4?ü boş kalan KKTC üniversitelerindeki şok tablo, ikinci yerleştirme sonucunda da değişmedi; KKTC?deki 6 üniversitede kontenjanların 7.861?i hala boş.
Devlet, vakıf ve KKTC üniversitelerindeki 32 bini aşkın kontenjanın 23 bini, 4 yıllık fakülte ve yüksek okullara ait.
Üniversite yöneticileri bu sonuçtan, sınav sistemini geçen yıl değiştiren YÖK?ü sorumlu tutuyor. Rektörler, ?Tercih havuzunda, 185 puan barajını aşan yeter sayıda öğrenci olsaydı, bu mağduriyet doğmazdı? iddiasında.
YÖK yetkilileri ise ?Bazı bölümler artık puanı tutan öğrenciler tarafından bile tercih edilmiyor. Vakıf üniversiteleri ise yüksek ücret nedeniyle öğrenci bulamadı? şeklinde kendini savunuyor.
NTV
10/26/2006
Öğretim üyeleri gelir düzeyinden memnun değil
Ankara Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Aile ve Tüketici Bilimleri Bölümü'nden Prof. Dr. Emine Gönen ile Doç. Dr. Emine Özmete; Ankara, Gazi, Hacettepe ve Ortadoğu Teknik üniversitelerinde görev yapan 273 akademisyenle bire bir görüştü. Araştırmanın sonuçları özetle şöyle:
# Akademisyenlerin yüzde 44'ü, ekonomik sıkıntılarının sosyal ilişkilerine zarar vermesi nedeniyle sık sık üzüntü yaşadıklarını söyledi.
# Yüzde 24.9'u ekonomik durumlarının günlük yaşamlarına zarar verdiğini belirtti.
# Yüzde 78.8'i ihtiyaç duymadıkları, kullanmadıkları ve bütçelerine uygun olmayan ürünleri satın almadıklarını kaydetti.
# Yüzde 76.6'sı vitrinlerde sergilenen ürünlere karşı koyabildiğini vurguladı.
# Yüzde 31.9'u servet ve varlıklarını "iyi" olarak değerlendirebileceklerini ifade etti.
# "Ekonomik durumum gelecekte şu andakinden daha iyi olacak" önermesine, yüzde 37.4'ü "Katılmıyorum" yanıtını veriyor. Yüzde 13.9'u ise "Kesinlikle katılmıyorum" dedi.
Milliyet
10/21/2006
ÖSS 2. ek yerleştirme sonuçları belli oldu
10/19/2006
Memura %3+3 Partilere %300
Memur maaşlarına 2007 yılı için 3+3 oranında zam öngören hükümet, siyasi partilere çok daha cömert davranıyor. Siyasi partilere her yıl bütçeden yapılan Hazine yardımı, 2007?nin seçim yılı olması nedeniyle üçe katlanacak. TBMM?ye sunulan 2007 bütçesinden altı partiye 385 milyon YTL ödenecek. HÜKÜMET, önümüzdeki yıl memur maaşlarına ilk altı ay için yüzde 3 ikinci altı ay için yine yüzde 3 olmak üzere 3+3 formulünü öngörürken, 2007?nin seçim yılı olması nedeniyle siyasi partiler, Hazine yardımını yüzde 300 zamlı alacak. Alt derecedeki memurlara ilk altı ay yüzde 4 ikinci altı ay yine yüzde 4 olmak üzere 4+4 formülünü öngören hükümet siyasi partilere, yasa gereği her yıl ödenen Hazine yardımı için 2007 yılı bütçesinden seçimler dolayısıyla "üç kat artışla" 385 milyon YTL ödenek ayrıldı. Hükümet Kasım 2007?de yapılacak genel seçimler dikkate alındığında, AKP?ye 153.3, CHP?ye 86.7, DYP?ye 42.7, MHP?ye 37.4, Genç Parti?ye 32.4, Anavatan?a da 32.4 milyon YTL Hazine yardımı ödenmesi gerekiyor. Seçim yapılmasaydı, altı siyasi partiye ödenecek Hazine yardımı, bu tutarların üçte biri, toplam tutar da 127.3 milyon YTL ile sınırlı kalacaktı. Yardım almayı hak eden altı siyasi parti (AKP, CHP, DYP, MHP, Genç Parti, Anavatan) gelecek yıl yapılacak genel seçimler dolayısıyla, hak ettikleri tutarın üç katını alacaklar. Yasa gereği Hazine yardımlarının ocak ayının ilk 10 günü içinde aktarılması gerekiyor. Altı partiye ödenecek toplam 385 milyon YTL?nin 257.7 milyon YTL?lik kısmını, seçimler için yapılacak "zamlı ödeme" oluşturuyor.
BÜTÇENİN BEŞBİN?DE 2?Sİ: Siyasi Partiler Kanunu?na göre, son genel seçimde yüzde 10 barajını aşmış olan siyasi partilere, bütçe gelirlerinin "beşbinde 2"si tutarındaki bir miktarın, ödenek olarak ayrılması gerekiyor. Bu tutar, uygulamada seçmen başına düşen yardım miktarının hesaplanmasında kullanılan "baz rakamı" oluşturmakla sınırlı kalıyor. Partilere yardımın toplam tutarı, "beşbinde 2" ödenek tutarının çok üzerine çıkıyor. Önceki gün TBMM?ye sunulan 2007 bütçe tasarısında, toplam bütçe geliri olarak 200.1 milyar YTL hedeflendi. Siyasi Partiler Yasası kriterine göre, Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 10 barajını aşmış iki parti olan AKP ve CHP için bütçeye 80 milyon YTL konulması gerekiyor. Yüzde 10?u aşamamış ancak yüzde 7?yi aşmış siyasi partilere de yardım verildiği için, seçmen başına düşen yardım miktarı ile DYP, MHP ve Genç Parti de oy sayısıyla orantılı yardımı hak ediyor.
Bakanlar Kurulu?na, memura enflasyon zammı yetkisi
MERKEZİ Bütçe Yasa Tasarısıyla, bu yılın ikinci yarısında gerçekleşecek toplam TÜFE artışının yüzde 2.5?i aşması drumunda aşan kısmı telafi edecek şekilde memur maaşlarına zam yapılabilmesi için 2007?nin ilk yarısına ilişkin Merkezi Bütçe Yasasıyla belirlenecek memur aylık katsayılarıyla ücret tavanını belirleybilmek amacıyla Bakanlar Kurulu?na yetki veriliyor. TBMM?ye sunulan Merkezi Bütçe Yasa Tasarısı?na göre, kamu çalışanlarının maaşlarının hesaplanmasında 2007 yılının ilk altı ayında uygulanacak aylık katsayı 0.04605, memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylığı katsayısı 0.5864, yan ödeme katsayısı ise 0.01461 olarak belirlendi. 2007?nin ikinci yarısında ise aylık katsayı 0.04739, taban aylığı katsayısı 0.61417 olarak uygulanacak.
Çiğdem TOKER / ANKARAHürriyet
10/18/2006
Milli Eğitim, İnternet TV Kurdu
film ve belgeselleri internet üzerinden ücretsiz seyredebiliyor...
İbrahim Asalıoğlu/Zaman Özellikle açık ilköğretim ve liselerinde okuyan öğrencileri yakından ilgilendiren internet televizyonculuğuna www.egitim.gov.tr veya doğrudan http://internettv.meb.gov.tr adresinden ulaşılabilecek.
Teknolojiyi en iyi kullanan kurumların başında gelen Milli Eğitim Bakanlığı, bu alanda bir ilke daha imza attı. Bakanlık, bilgisayar ortamında hizmet verecek olan internet TV yayınına başladı.
Bu amaçla yeni bir web sitesi kuruldu. Örgün ve yaygın eğitimdeki öğrencilere ders destek materyalleri sunmak amacıyla hazırlanan sitede, öğretmen ve velilere yönelik kişisel ve mesleki gelişim programları, eğitim programları, belgeseller, okulöncesine yönelik programlar, çizgi film ve masallar, çeşitli slayt filmleri ve fotoğraflar yer alıyor. Yeni ilköğretim ve lise müfredatına uygun ders materyalleri yayınlayacak siteye, yıllardır bakanlığın arşivinde biriken belgeseller, radyo programları ve diğer yayınlar da eklenecek. Fakat bunlar kopyalanamayacak, isteyenler Milli Eğitim Bakanlığı'ndan satın alabilecek. Bakanlığın bir sonraki hedefi ise dijital olarak hizmet verecek interaktif bir eğitim televizyonu kurmak.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in 'teknolojinin en üst seviyede kullanılması' talimatı doğrultusunda hazırlanan site hakkında bilgi veren Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Prof. Dr. Nizami Aktürk, internet televizyonculuğu hizmetinin öğrencilere büyük bir kolaylık sağlayacağını belirtti.
Modern televizyonculuk ne gerektiriyorsa ona uygun altyapıyı şimdiden hazırladıklarını anlatan Aktürk, "Açıköğretimde okuyan öğrencilerimiz eskiden hep televizyonun program akış şemasını izlerdi. 'Acaba bizim ders ne zaman başlayacak? Kaçırdık mı kaçırmadık mı?' tasasını yaşarlardı. Artık öyle bir dert yok.
Kaçırsalar da kaçırmasalar da istedikleri zaman internete girip diledikleri derse bağlanıp seyredebilecekler. Anlamadıkları yeri geri dönüp tekrar izleyebilecekler. Çok iyi bildikleri bir kısım varsa orada zaman geçirmeyecekler, hızlıca orayı zaplayabilecekler." dedi.
10/17/2006
Kamuda İşçi ikramiyeleri yarın ödeniyor
Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, dün yapılan Bakanlar Kurulunun ardından kamuda çalışan işçilere 1 aylık ikramiye ödeneceğini belirtmişti.
17.10.2006
Öğretmenim Boya Badana Yaparım
Eğitim-Bir-Sen?in memur, teknisyen, şoför, hizmetli gibi bin 252 eğitim çalışanıyla gerçekleştirdiği 94 soruluk anket, eğitimcilerin 30 farklı türde ek iş yaptığını ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre ek iş yapan çalışanlar 36-45 yaş grupları arasında yoğunlaşıyor ve ek iş olarak en fazla ?boya badana? tercih ediliyor.
Çalışanların, ?elektrik, inşaat işleri, kalorifer, bekçilik, işçilik, tamirat, pazarcılık, aşçılık, bahçıvanlık, bilgisayar, amelelik, garsonluk, hamallık, sıhhi tesisatçılık, tezgâhtarlık, çiftçilik, aşçı yardımcılığı, amatör kameramanlık, fotoğrafçılık, hayvancılık, müzisyenlik, balıkçılık, şoförlük? gibi 30 farklı türde ek iş yaptığı saptandı. Araştırmada söz konusu eğitim çalışanlarının sadece yüzde 3?ünün yıllık izinlerini tatil bölgelerinde geçirdikleri ortaya çıktı. Çalışanların yüzde 34?ü serbest zamanlarını değerlendirmek için spor yaptıklarını, yüzde 21?i boş zamanlarında kahvehaneye gittiğini belirtti.
Çalışanların sadece yüzde 12?si sinema ve tiyatroya gittiğini söylerken, yüzde 68?i ise serbest zamanlarında akraba ziyareti yaptıklarını kaydetti.
Zaman10/16/2006
Bayram Tatili Birleştirilmedi.
Toplantı sonunda bir açıklama yapan Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek bayramda ek tatil olmadığını söyleyerek, "Bayramda tatil yok, çarşamba akşamı tatil bitiyor, perşembe herkes işbaşı yapacak' dedi.
Hükümet bayram günlerinde köprü ve otoyolların da ücretsiz olmasını kararlaştırdı.
Korsanla mücadele eden memura ikramiye
Birçok yasada değişiklik öngören ve Meclis?e sunulan tasarıyla ayrıca seyahat acentalarına da taahhüt ettiği hizmeti verememesi veya aynen yerine getirememesi, kaza ve hastalık halinde dönüş masraflarını karşılamak üzere zorunlu sigorta yaptırılması uygulaması getiriliyor.
ANKA
Üniversite 2. ek yerleştirmeye başvuruları başladı
2. ek yerleştirmeye ilişkin kılavuz, ÖSYM?nin internet sitesinde yayınlanıyor. Adaylar, tercih formlarını internet üzerinden gönderebilecekler. Başvuru süresi 18 Ekim?de sona erecek ve uzatılmayacak. 2006-ÖSS sonuçlarına göre üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında toplam 43 bin 255 boş kontenjan bulunuyor.
KPSS 2006/2 sonuçları açıklandı.
Sonuçları görmek için tıklayınız
10/11/2006
ÖSS 2. Ek yerleştirme internetten

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) 2. Ek Yerleştirme kılavuzlarının sadece internetten yayınlanacağı bildirildi.ÖSYM'den yapılan açıklamada, Ek Yerleştirme kılavuzlarının, başvuruların alınacağı 16-18 Ekim 2006 tarihleri arasında sadece ÖSYM'nin internet sitesinde yayınlanacağı, ayrıca basılı olarak satışının yapılmayacağı belirtildi.
9/18/2006
Kpss 2006/2 Soruları yayınlandı
Sorulara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.osym.gov.tr/BelgeGo
8/31/2006
IFP ve güzel bir yazi
TElekom personeline daha önce degisik statülerde çalisabilme olanagi saglayan sözlesmeler teklif edildi.Personel kendine uygun gördügü statüde telekomda çalismaya devam etti.Farkli olan aldiklari ücretlerdi.Gün geldi telekom satildi.4046 sayili yasa geregi personel rejimi yapildi.Personele taahhüt edilen neydi?
1-Telekomda çalismaya devam etmek isteyene %35 zam
2-6 sene kamu kurumlarina geri dönebilme garantisi.
3-kamu kurumlarina geçmek isteyen personelde özlük hakari sakli kalmak kaydiyla kamu kurumlarina geçebilme imkani
Nekadar güzel bir özellestirme örnegi degilmi?Sürecin ta basindan beri Telekom personeli pek magdur edilmedi?hatta defalarca ödüllendirildi? Peki neden? Birilerinin Telekom çalisanlarindan bir çekincesimi var acaba? Yoksa adil davranma yetilerinemi sahipler?Yoksa telekom personeli Türkiye standartlari üstü insanlarmi? Uzaydanmi geldiler? Yoksa Telekom Devletin ta kendisimi? Yada devleti yönetenlerin üzerinde durduklari taslari oynatmaya muktedir güçlerimi var? Belkide çok sempatik insanlardir öylemi? Burda daha açik yazamayacagim güç ve bilgilerimi vardir birseyler vaya birileri hakkinda?...gibi seneryolar aklima geliyor ve ben anlayamiyorum çözemiyorum!!
Kamu bankalarinda yapilan neydi peki?
1-Emlak bankasi apar topar fesh edilerek Halk ve ziraat bünyesi içinde sanki bir takim yanlisliklari eritilmeye çalisildi.
2-yeniden yapilanma adi altinda kamu bankalarinin bir takim olusumlari ve birtimleri baskalasima ugratildi..
3-Personel müthis bir hizla tu kaka ilan edilip kiyima baslandi..
4-Tüm ekonomik krizlerin bas sorumlusu ad edilip, önlerine ya imzala ya git diye sonu belli olmayan kesin hüküm içermeyen birseyler sunuldu.
5-sözlesmeyi kabul etmeyen ve bir çogunlugu eski statülerine göre bankalar özellesinceye dek çalismaya hazir yetismis personel, kamunun diyer birimlerine özlük haklari gasbedilerek gönderildi.
sonra ne oldu?
1-kamu bankalarinin özellestirilme süreci tarihleri devamli olarak ileri bir tarihe ötelenmeye baslandi.Çünki kamu bankalari dahil devletin hiçbir birimi buna henüz hazir degildi ve hükümetler böyle bir stratejiyi zaten benimsemiyordu!!
2-batan bir bankanin 3500 civarindaki personeli bir hülle ile bir çirpida bankalarindan uzaklastirilan personelin yerine kamu bankalarinin birinde kamu çalisani haline getirildi..
3-Kriz nedeniyle baskalasima ugramis kamu bankalarinin bazi birimleri eski hallerine dönüstürüldü.
4-Yetismis,devletce yetismesi için onca emek verilmis para harcanmis zavalli kamu bankalari eski çalisanlari kamunun diger kurumlarinda bir çogu atil vaziyette çürümeye terk edilmisken 4046 ya tamamen aykiri olarak yeni personel alimina baslandi..
5-bu haksizliklari içine sindiremiyen eski kamu bankasi çalisanlarindan dava açipta kazananlarin bankalarina geri dönüsleri engellenmeye basladi ve hala devam ediyor.
6-Çok hakli oldugumuz bir davada bu haksizliklara kimse dur diyemiyor,bu yanlisi geri almaya hiç kimse gayret etmiyor aksine yargi kararlari kamu bankalari çalisanlarinin lehine çiksa bile bu yargi kararlarini kimse uygulamak istemiyor..
Bende dogal olarak düsünüyorum ama cevabini bulamiyorum..
bu insanlarin günahi ne? Bunlar bu ülkeye nerden geldiler?Hainmidir bunlar.Devletinin zararina ve aleyhinemi çalismislardir yillarca..Antipatik insanlarmidir bunlar.Bilgi ve beceriden yoksunmudurlar.Bankaciligin ne oldugunumu bilmezlermi?.Kamu bankalrinda çalistiklari dönemde hep yan gelip yatmismidirlar.Varsayalim öyledirlerde bunun kriterini sadece sözlesme dayatmasiylami ölçmüstür bunlari yönetenler.Böyle bir kiyimdan sonra bankada kalanlar tüm bu akla gelen sorulardan piripakmi olmuslardir ve bu yönetim böyle bir ayrimi nasilda bir çirpida yapabilmis ve muvaffakiyet elde etmistir!!Hadi eski hükümet ve eski kamu bankalari yönetimi böyle bir yanlis yapmistirda yeni gelenler neden dahada israrli olarak kamu bankalari eski çalisanlarina bu denli olumsuz davranmaya devam etmektedir.
Bu ve benzeri birçok düsünce 2002 tarihinden beri hep beynimde simsekler çaktirmaktadir ama bir türlü yagmur yagmaz.Yagmaz ki bileyim gökten düsek olan nedir..!!!
neresinden bakarsaniz bakin neresinden tutarsaniz tutun ama Kamunun bu iki kurumum personeline davranisini benim anlayamadigim gibi sizlerde anlayamazsisiniz.Anlayaniniz varsa bana ve benim gibi anlayamayanlara lütfen anlatsin.
Idam mahkumuna bile son istegin nedir diye sorulur.Sorulurda kimse bizlere neden birseyler sormaz.
Atil vaziyette ,sevmedigi istemedigi bilmedigi isi yapmaya zorlanan binlerce bu vatan evladini neden kimse bildigi sevdigi isi yapmaktan ali koyar.Neden bunlarin üç kurusluk özlük haklarina tecavvüzler olur.Olur da neden kimse buna dur diyemez.!!!
Anlamiyorum iste tüm bunlari bir türlü
a n l a y a m i y o r u m
Anlayan varsa beri beri gelsin.
Saygilar..... Kaynak memurlarnet forum
8/29/2006
16 bin 961 öğretmen atandı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2006 yılı ikinci dönem öğretmen atama işlemi Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda bilgisayar ortamında bugün gerçekleştirildi. Bakan Hüseyin Çelik'in de katıldığı ve 10 bini kadrolu 7 bini sözleşmeli olmak üzere toplam 17 bin boş kadro için yapılan atama işlemi sonucunda; ilk atama yöntemiyle 9 bin 796'sı kadrolu, 6 bin 996'sı sözleşmeli olmak üzere 16 bin 792 öğretmenin görev yerleri belirlendi.
Açıktan atama ve kurumlar arası nakil yoluyla da 166 öğretmen alımı gerçekleştirilerek, böylece toplam atanan öğretmen sayısı 16 bin 961 olarak gerçekleşti. Atama sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı'nın www.meb.gov.tr adresli internet sitesinden öğrenilebilecek. Atanan öğretmenler, 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren göreve başlayacak
8/28/2006
2006 Kasım Kpds Başvuruları
Sınav heyecanı alerji yapıyor
Sabah
8/24/2006
Memurlar 3 saatlik siesta istedi
Toplu görüşme masasında hükümetle kıran kırana pazarlık yürüten kamu çalışanları ile işçi sendikalarının ücret-maaş pazarlıklarınını yanına bir talep daha eklendi. Türkiye?nin dört bir yanında hissedilen aşırı sıcaklar, 2001 yılında gündeme gelen ?siesta? talebini bir kez daha canlandırdı.
Yunanistan ve İtalya gibi birçok Akdeniz ülkesinde halen geçerli olan siesta uygulamasıyla çalışanlar günün en sıcak 3 saatinde çalışmıyor. Siesta uygulamasında mesai saatleri kısalmıyor ancak çalışma saatleri kaydırılıyor. Sabah daha erken saatlerde başlayan mesai, öğle saatlerinde bitiyor ve saat 16:00?dan sonra yeniden başlıyor.
Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, ?Bizim aşırı sıcaklarda çalışma sistemiyle ilgili 2002 yılında da bir talebimiz olmuştu. Ancak bu talep genel geçer bir uygulama olarak değil, aşırı sıcak günlerde uygulanmak üzere istisnai bir uygulama yapılması şeklinde? dedi.
SAATLER DÜZENLENSİN
Akyıldız, ?Yani meteorolojinin önceden uyarı yaptığı günler için çalışma saatlerinin 11:00 ile 16:00 arasında tatil olacak şekilde yeniden düzenlenmesi şeklinde. Ancak İtalya, Yunanistan gibi genel bir uygulama yapılması taraftarı değiliz. Türkiye aynı kuşakta bir uygulama değil. Konunun çok iyi incelenmesi gerek? diye konuştu.
Çalışma Bakanlığı yetkilileri ise, ?böyle bir gündemlerinin bulunmadığını? belirterek, konunun ciddi bir araştırmaya tabi tutulması gerektiğini belirtti.
vatan
8/03/2006
KPSS'de kaç puan alan atanacak?
1- Bu kadar puan ne anlama geliyor?
Daha öncede açıkladığımız üzere sınav sonuçlarında yer alan puanlardan sadece KPSS 3 puanı B grubu yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde kullanılacaktır. Diğer puanlardan KPSS 10 öğretmen atamalarında kullanılacaktır. Kalan puanların her biri ise bir kamu kurumunun uzman, denetmen veya müfettiş yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Örneğin KPSS 25 Hazine Müsteşarlığı uzman yardımcılığında, KPSS 4 ise DPT Planlama uzman yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Diğer puanlar için sınav kılavuzuna bakınız.
2- Ben 70 puan almadım, atanabilir miyim?
KPSS sınavında puan sınırı bulunmamaktadır. Yeni 70 puan alanların başarı sayılacağına dair bir düzenleme yoktur. Bu konuda, 1999 yılında DMS ile getirilen 70 puan şartı 2002 yılında kaldırılmıştır. Bu nedenle 10 puan alan dahi tercih hakkına sahiptir.
3- Kaç puan alan atanacak?
Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmektedir: "Bu sorunun yanıtı şu puandır" gibi bir hazır cevap bulunmamaktadır.
Zira KPSS-B yerleştirmeleri yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde onlarca kadro olacaktır. Her kadro için aranan öğrenim şartı farklı olacaktır. Örneğin mühendislik kadrolarından bir kısmı için "Gıda Mühendisi olmak" şartı aranırken bir kısmı için ise "Elektrik Mühendisi olmak" şartı aranacaktır. Yine bir kısım memur kadrolarında maliye mezunu olma şartı aranacakken bir kısmında ise İstatistik bölümü mezunu olma şartı aranacaktır. İşte bu noktada bazı alanlarda 75 almak yeterli olabilecekken bazı alanlarda 90 bile yeterli olmayacaktır.
Bir kadroya başvurabilecek aday sayısı ne kadar fazla ise puanlar o derece artacaktır. Örneğin sadece lisans mezunu olma şartını arayacak bir memurluk kadrosuna herkes başvurabileceği için yerleştirmeler sırasında ancak çok yüksek puanlı olanlar yerleşmeye hak kazanacaktır.
Ancak gerek öğrenim, gerek askerlik gerek yaş gerekse de diğer belgeler bakımından, bir kadroya ne kadar az kişi başvurabilecekse, yerleştirme işlemlerinde o derece puanlar düşebilecektir.