Memur Sitelerinden Son Haberler:
2/25/2007
Memur promosyonunu istiyor.
Aksu, yaptığı açıklamada, personel maaşlarının yatırılmasından dolayı bankalar tarafından verilen promosyonların Memur-Sen tarafından ortaya konulduğunu belirterek, bu hakkın bu yılın Ocak ayı itibariyle çalışanlara ödenmesi gerektiğini savundu.
Gerekli yerlere müracaat ederek bunun ödenmesini talep ettiklerini, bu talebin karşılık bulmaması nedeniyle mücadeleyi hukuki zeminde sürdürmeye karar verdiklerini ifade eden Aksu, bu promosyonu dağıtmayan illerdeki sağlık müdürlüklerine durumu bir yazıyla bildireceklerini, sonuç alamazlarsa dava açacaklarını bildirdi. Aksu, ''Çalışanların emeklerinden kaynaklanan bir kazanım olması sebebiyle banka promosyonları, çalışanlara verilmelidir'' dedi.
Sözleşmeli personele hayır
Tasarıda, memur işleri yapan geçici işçilere sözleşmeli personel olma ya da geçici işçi olarak kalma tercihi getirildiğini anlatan Arslan, bu konuda sözleşmeli personel pozisyonunun seçilmesi konusunda bir zorlama olduğunu savundu. Arslan, bu konudaki seçeneklerin sözleşmeli personel pozisyonu ya da daimi kadro şeklinde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Arslan, özelleştirilen kamu kurumlarında çalışan ve ''özelleştirme mağduru'' olarak nitelendirilen 5 bin civarındaki işçinin de düzenleme kapsamına alınması önerisinde bulundu. Kamu kurumlarında geçen yıl 6 aydan az çalışan, ancak yaptıkları iş süreklilik arz eden işçiler bulunduğuna dikkati çeken Arslan, ''Bu kişilerin kapsam dışında bırakılması ileride yasal sorun çıkarabilir. İlgili düzenleme mahkeme kararları ile iptal edilebilir. Bu nedenle 2006 yılında çalışan ve işleri süreklilik arz eden bütün geçici işçiler daimi kadroya alınmalı'' dedi. Mahmut Arslan, düzenlemenin diğer hükümlerini olumlu bulduklarını dile getirerek, geç kalınmış bir çalışmanın hayata geçiriliyor olmasından memnun olduklarını kaydetti.
''ASIL KADRO ALMASI GEREKENLER ALAMIYOR''
Tez-Koop-İş Genel Başkanı Sadık Özben, memur işi yapan geçici işçilere sunulan sözleşmeli pozisyon-geçici işçilik tercihini kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Bu tercihe zorlanan işçilerin özellikle il özel idarelerinden valiler tarafından sözleşmeli personel pozisyonunu seçmeye zorlanacaklarını ileri süren Özben, şunları kaydetti: ''5-6 ay çalışan geçici işçilere daimi kadro verilirken, 11 ay çalışan işçilerin sözleşmeli personelliğe zorlanması hakkaniyete uyan bir tavır değil. Bu kişilerin daimi kadroya geçirilmesinin maliyeti, diğer geçici işçilerin kadroya geçirilmesinden çok daha az olacaktır. Kadroya geçirilmeyi hak edenler de öncelikle 11 ay çalışan işçilerdir. Dayatmada ısrar edilirse diğer sendikalarla dayanışma içinde eylemlerimizi sürdürürüz.''
KAMPANYA İŞÇİLERİ
Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök ise geçici işçi statüsünde yılın belli döneminde çalışan işçilerin kadroya alınmasının AB'ye uyum sürecinde olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Düzenleme yapılırken şeker gibi bazı iş kollarının kendine has özelliklerinin gözden kaçırılmamasını isteyen Gök, şöyle konuştu: ''İş kolumuzda kampanya döneminde işe alınan ama doğrudan üretimde çalışan arkadaşlarımız var. Bunlar arasında kendisini usta, usta yardımcısı donanımında yetiştirenler bulunuyor. Üretime önemli katkı sunan 4-5 bin civarındaki bu arkadaşlarımızın tamamı olmasa da en azından bir bölümünün kadroya alınmasını istiyoruz. Bu konudaki girişimlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.''
''HİÇ BİR AYRIMA GİDİLMEMELİ''
Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın da bu konudaki temel taleplerinin geçici işçiliğin tamamen ortadan kaldırılması olduğunu bildirdi. Kamuda geçici olarak çalıştırılan bütün işçilerin daimi kadroya alınmasını istediklerini vurgulayan Öztaşkın, ''Hükümetin bu konuda bazı ayrımcı politikaları var. 6 ay gibi bir sınırdan söz ediliyor. Buna karşı çıkıyoruz, bu ve başka tür ayrımları doğru bulmuyoruz'' dedi.
ALES'e başvurular yarın başlıyor
Bütün yükseköğretim kurumları, lisansüstü programlarına öğrenci seçme ve yerleştirme işlemlerinde ALES sonuçlarını kullanacak.
2/08/2007
2007 ÖSYS'ye başvurmak isteyen adaylar
T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU
ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ
BAŞKANLIĞINDAN
DUYURU
2007 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine Başvurmak İsteyen Adayların Dikkatine
2007 öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine (ÖSYS) başvuru işlemleri, 12 Şubat-23 Mart 2007 tarihleri arasında yapılacaktır.
Öğrenim durumları aşağıdakilerden birine uyanlar 2007-ÖSYS'ye (Sınavsız Geçiş dahil) başvurabilirler:
2006-2007 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının (lise veya dengi okullar, açıköğretim lisesi) son sınıfında okumakta olan öğrenciler,
Ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar,
Ortaöğretim kurumlannın dışarıdan bitirme sınavlarına girenler,
Ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar,
Ortaöğrenimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları yukarıdakilerden birine uyanlar
Ayrıca durumları, yukandakilerden birine uyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvurabilirler ancak, bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2007-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alacak, yükseköğretim programlarına yerleştirilmezler
2007-2008 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve Önlisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil), programlarına girmek veya yurt dışında öğrenim görmek isteyen adaylar 2007-ÖSYS'ye başvurmak zorundadırlar.
Ortaöğretim kurumlarının son sınıfında okumakta olan öğrenciler okullarının bağlı olduğu Başvuru Merkezinden, mezun durumdaki adaylar diledikleri Başvuru Merkezlerinden içerisinde 2007-ÖSYS Aday Bilgi Formu, da bulunan 2007-ÖSYS Kılavuzu 2,00 YTL karşılığında edinebilirler. Ortaöğretim Kurumu (Okulu) Müdürlükleri, ÖSYM SınavMerkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları ÖSYS'de başvuru merkezi olarak görev yapacaklardır.
Henüz mezun, olmamış, son sınıf düzeyindeki adaylar başvurularını okullarının bağlı olduğu başvuru merkezine yapacaklardır. Mezun durumdaki adaylardan 2006-ÖSYS'ye; başvurmamış olanlar ile 2006-ÖSYS'ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilirler.
Mezun durumdaki adaylardan 2006-ÖSYS'ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar başvurularını: isterlerse bireysel olarak Internet aracılığıyla, isterlerse diledikleri bir başvuru merkezine başvurarak yapabilirler. 2007-ÖSYS'ye (Sınavsız Geçiş dahil) ilişkin başvurma, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler 2007-ÖSYS kılavuzunda yer almaktadır.1/15/2007
Sözleşmeli Öğretmenlere Yönelik Çalışmalar Devam Ediyor.
Bakan Çelik, CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Güler'in sözleşmeli öğretmenlerin özlük haklarına ilişkin verdiği soru önergesini yanıtladı. Çelik, sözleşmeli öğretmenlerde devlet memuru olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar yanında, öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar olduğunu belirterek, bunların ödev, hak ve yükümlülüklerinin emsali kadrolu öğretmenler ile aynı olduğunu belirtti. Bakan Çelik, 2006 yılı için ücretin brüt bin 75 YTL olduğunu, yapılan artışla ücretlerin yüzde 2.32 oranında artırıldığını ayrıca 82.5 YTL ek ödemeden de yararlandırılarak ücretlerin her ayın 15'inde peşin olarak ödendiğini bildirdi. Sözleşmeli öğretmenlerin aylık karşılığı ders görevini doldurduktan sonra girmiş oldukları her ders saati için ayrıca ek ders ücreti ödendiğini ifade eden Çelik, yarıyıl ve yaz tatillerinde izinli sayıldıklarını ve hastalık, mazeret, doğum izni ve süt izni haklarının da bulunduğunun altını çizdi. Bakan Çelik, sözleşmelilere hastalık izinlerinde 30 güne kadar olmak üzere diğer izin sürelerinin tamamında da aylıklarının ödenmeye devam edileceğini vurguladı. Disiplin suç ve cezaları yönünden emsali öğretmenler için uygulanan cezaların sözleşmeliler için de geçerli olduğunu kaydeden Çelik, bu yönlerden 657, 1702 ve 4357 sayılı kanun kapsamında oldukları belirtti. Görevli oldukları eğitim kurumlarında alanlarında belirlenen norm kadrolar ile ilişkilendirileceklerinden, açık oluşmaması durumunda kadrolu öğretmen atamasının yapılmayacağını belirten Çelik, eş ve sağlık durumu özrü nedeniyle görev yeri değişikliği isteklerinde, kadrolu öğretmenler için uygulanan sürecin sözleşmeli öğretmenler için de uygulanacağını bildirdi.
Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin askerlik görevini yapmak üzere ayrılanlar ile doğum sonrasında isteyenlere uzun süreli aylıksız izin verilebilmesi, kimlik kartı verilmesi ve öğretmenevlerinden kadrolu öğretmenler gibi yararlandırılmaları ile diğer sosyal hakların sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini ve sonuçlandığında kamuoyuna duyurulacağını bildirdi. Bakan Çelik sözlerine şöyle devam etti:
"Ödev, hak ve yükümlülükleri ile sosyal hakları bu şekilde güvence altına alınan sözleşmeli öğretmenlerin öğretmenlik görevinin gereklerini yerine getirdikleri, ilgili mevzuatta ve hizmet sözleşmesinde belirtilen hususlara aykırı davranışlarda bulunmadıkları sürece sözleşmeleri feshedilmeyecek ve her yıl yenilebilecektir. Bu nedenle de istekleri dışında herhangi bir zamanda görevlerine son verilmesi söz konusu olmayacaktır."
1/11/2007
Ziraat Mezunlarının %40'ı işsiz
Ziraat öğretiminin başlamasının 161. yılı ve Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesinin kuruluşunun 40. yılı nedeniyle düzenlenen törende konuşmacılar ziraat mühendislerinin ve tarım kesiminin sorunlarını dile getirdi. ÇÜ Mithat Özsan amfisinde düzenlenen toplantıda konuşan Adana Valisi Cahit Kıraç, Avrupa Birliğine giriş sürecinde, en sancılı geçeceği düşünülen sektörün tarım olduğunu belirterek, bu süreçte üniversitelere ve ziraat fakültelerine çok büyük görev düştüğünü söyledi.
Üniversitelerin ülkenin geleceğini şekillendiren önemli ve özerk kurumlar olduğunu dile getiren Vali Kıraç, üniversitelerin bu amaca ulaşmak için bilgi ürettiğini kaydetti. Üretilen bilgilerin toplumsal gerçeklerle örtüşmesi için, toplumsal ihtiyaçların iyi gözlemlenip, eğitimin de bu doğrultuda güncelleştirilmesi gerektiğini ifade eden Kıraç, "Aksi takdirde üretilen bilgilerin aktarma süreci tamamlansa da, topluma yarar sağlama işlevinden yoksun kalabilir" dedi.
Kıraç, Çukurova Kalkınma Ajansına 3 bin YTL maaş ödeyecekleri uzam alımı için müracaat eden ziraat mühendislerinin hiçbirisinin şartlarının uymadığını söyledi.
ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu'da ziraat mühendislerinin sorunlarının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin birlikte çözebileceğini kaydetti.
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Ayhan Barut'ta iki yıl önce başlattıkları bir çalışmayı tamamladıklarını ifade etti. Bu çalışma neticesinde bugüne kadar mezun olan 85 bin ziraat mühendisinden 5 binin vefat ettiğini belirterek şunları söyledi: "Hayatta olan ziraat mühendislerinin de yüzde 407i işsiz. Ülkede mühendis ve mimarların istihdamına dönük yatırım yapılmadığı için işsizlik yüksek öğrenim görenler için bir kader haline geldi."
Barut, tarım alanlarının da büyük bir kısmının yerleşim ve sanayi tesislerinin tehdidi altında bulunduğunu da kaydetti.
PTT'de çalışana ikramiye talebi
PTT Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun dilekçesinde, son yıllarda PTT'nin hizmet çeşidi ve iş hacminin artmasının, çağın gereklerine göre PTT'ye yeni bir imaj kazandırılmasının, müşteri memnuniyeti ve güveni sağlanmasının, çalışanların özverili çalışmasıyla sağlandığı belirtildi.
Dilekçede, 49 bin personel çalışması gereken kurumda, tüm bu hizmet ve yeniliklerin 29 bin personelin büyük bir bölümünün senelik izinlerini dahi kullanmadan çalışmalarıyla gerçekleştirilebildiği ifade edildi.
1/09/2007
OKS Sınavı Kalkıyor Dershaneler İtirazda
Milli Eğitim Şûrası'nda Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı'nın (OKS) kaldırılmasının kararlaştırılması dershaneleri ayaklandırdı. Sınavın kaldırılmasını istemeyen dershaneler birleşerek OKS'nin kalkmaması için lobi yapmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, Türkiye Özel Okullar Birliği, Türk Eğitimciler Derneği sınavın kaldırılmasını isterken, Uğur, Anafen, Final, Kültür ve Fatih dershaneleri sınavın kaldırılmaması için kolları sıvadılar. Türkiye genelinde sayısı 3 bini bulan dershanelerde 52 bin öğretmen görev yapıyor. Dershanelerin yıllık cirosunun 9 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve her ailenin bütçesinden yılda 2 bin YTL'nin bu sektöre gittiği belirtiliyor.
'KARAR UYGULANACAK'
İlköğretimde çocukları bulunan tüm aileleri yakından ilgilendiren OKS'nin 17. Milli Eğitim Şûrası'nda 2008'den itibaren kaldırılmasının karara bağlanması eğitimciler arasında tartışma yaratmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, kararın kesinlikle uygulanacağını, ilköğretim süresi içinde ara sınav yapılmayacağını belirtirken, Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Dr. Rüstem Eyüboğlu, OKS sınavının okulları dershaneye dönüştürdüğünü ve kaldırılmasını istedi. Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ise OKS sınavının liselerdeki hazırlık sınıflarının kaldırılması ile hukuken geçerliğini kaybettiğini ifade etti. Uğur Dershaneleri Genel Müdürü Kaya Aydın, '"Eğitimde objektifliği yakalamak adına OKS mutlaka yapılmalıdır'" görüşünü savundu. Aydın'a, Final, Anafen Kültür, Fatih, Sevinç ve Yavuzlar dershaneleri tam destek verdi.
Öss Öncesi 2 Sınav Daha!
Sınavların sonucu, üniversiteye girişte, başarı puanına etki edecek. Olgunluk sınavı ile birlikte, öğretmenlerin yapacağı ders sınavlarının da değişitirilmesi planlanıyor. Hem YÖK'ün strateji raporunda hem de Milli Eğitim Şurası kararlarında yer alan olgunluk sınavı için düğmeye basıldı.
Üniversiteye giriş öncesi yapılacak sınav ile öğrencinin başarısı kademeli ölçülecek. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu, olgunluk sınavı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Nasıl bir sistem getirileceği yavaş, yavaş ortaya çıkıyor.
Şu an üzerinde çalışılan projeye göre, olgunluk sınavı lise 2 ve lise 4 sonunda gerçekleştirilecek. Lise 2'de yapılacak sınav, öğrencinin lise 1 ve 2'deki bilgilerini ölçecek. Lise 4'teki sınav ise lise üç ve 4 müfredatını kapsayacak.
İki sınavın ortalaması başarı puanına yansıyacak Her iki sınavın belli ağırlığı olacak. İki sınavın da ortalaması öğrencinin başarı puanına yansıyacak, bu da üniversiteye girişte gençlerin elini güçlendirecek.
Başarı puanı içinde ders notlarının ortalaması da yer alacağı için olgunluk sınavı dışında öğretmenler tarafından gerçekleştirilen ders sınavları da yenilenecek.
Öğretmenlere yapacakları sınavlar için uymaları gereken kriterler verilecek.
Bununla hem derslerin belli düzeyde işlenmesi amaçlanıyor hem de öğrencilerin alacakları notların adil ve standart ölçülere göre değerlendirilmesi. Olgunluk sınavı, ilk başta düşünüldüğü gibi üniversiteye girişi iki basamaklı hale getirmeyecek. Sadece, ÖSS'de elde edilecek puana katkı sağlayacak.Olgunluk sınavı sayesinde öğrencilerin ÖSS'ye okulda hazırlanmaları hedefleniyor.
2007'de En Az 50.000 Öğretmen Atanmalı
Dinçer, yaptığı yazılı açıklamada, Çelik'in 2007 yılı içinde öğretmen atamalarına ilişkin açıklamalarına değerlendirdi.
Çelik'in, 2007 yılı içinde 40 bin öğretmen alınacağını bildirdiğini ifade eden Dinçer, bu rakamla öğretmen açığı sorununun çözülmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Atanacakların yarıya yakınının sözleşmeli öğretmen olmasının öngörüldüğünü anımsatan Dinçer, şunları kaydetti:
"Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması eğitimin sorunlarını çözmek bir yana, iş güvencesinden yoksun, düşük ücretlerle çalışma anlamına gelmektedir. Eğitimin vazgeçilmez unsuru öğretmendir ve eğitimin niteliği öğretmenin niteliği ile doğru orantılıdır. Öğretmenlik mesleği düzenlilik ve süreklilik gerektirir. Sözleşmeli öğretmenlerin mevcut çalışma koşulları ile öğrencilere faydalı olabilmesi mümkün değildir."
Dinçer, öğretmenliğe atanmak için 120 bin adayın beklediğini, 2007 yılı içinde 50 bin öğretmenin atanması gerektiğini ifade etti.
Yoksulluk Sınırı 1.806,68 YTL
Yoksulluk sınırı olarak nitelendirilen 4 kişilik bir ailenin barınma, giyim, ulaşım gibi aylık zorunlu harcama tutarı ise Aralık ayında 1.806,68 YTL'yi buldu. Tek bir çalışanın insanca yaşama koşullarında yaşayabilmesi için gerekli olan yoksulluk sınırı harcaması da 1.117,53 YTL olarak hesaplandı.
1/07/2007
Lojman Kiraları Zamlandı
Taslakta, lojmanların kira bedellerinin yüzde 5,26 ile 5,43 arasında arttırılması, kira bedeline yapılacak ilavelerde de yüzde 5,88 ile yüzde 7,14 arasında artışa gidilmesi öngörüldü. Tebliğ taslağına göre, kerpiç, ahşap, bağdadi ve benzeri konutlarda oturanların halen her bir metre kare için 0,73 YTL olan aylık kira bedeli, yeni yılda 0,77 YTL olarak uygulanacak. Bu tutar, kalorifersiz konutlar için 1,14 YTL yerine 1,20 YTL, kaloriferli konutlar için de 1,50 YTL yerine 1,58 YTL olacak.
KİRA BEDELİNE YAPILACAK İLAVELER
Kira bedeline yapılacak ilavelerle ilgili tutarları da yeniden düzenleyen Tebliğ taslağı uyarınca, kaloriferci, kapıcı ya da her ikisinin de kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılandığı konutlarda oturanlar, her bir metre kare için 0,14 YTL yerine, 0,15 YTL ödemede bulunacak. Sayaçların ayrılmasının mümkün olmaması nedeniyle, elektrik, su veya her ikisinin de hizmet binası ya da fabrika tesislerinden karşılandığı konutlarda elektrik sayacı için yine metre kare başına 0,35 YTL, su sayacı için de 0,35 YTL ödenecek. Konutlarda kullanılan suyun şehir şebekesi dışındaki kuyu, artezyen vb su kaynaklarından karşılanması halinde de, kira bedeline metre kare başına 0,18 YTL ilave edilecek.
YAKIT PARALARI
Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt içindeki kaloriferli konutlarından, yakıtı kurum tarafından tedarik edilenlerde oturanlardan, her bir metre kare için yine 15 Ocak?tan itibaren 0,70 YTL yakıt bedeli alınacak. Ancak kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetlerini dikkate alarak gerekli gördükleri takdirde, bu bedelin üzerinde de yakıt bedeli tahsil edebilecek.
Ayrıca yakıtı kurumlarca karşılanan kamu konutlarında, ortak kullanım alanlarındaki aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderlerin zorunlu nedenlerle kurumlarınca karşılanıyor olması durumunda, lojman sahipleri, bu giderler karşılığında da yakıt bedellerine ek olarak metre kare başına 0,07 YTL ödemede bulunacak. Bu durumda 100 metre kare büyüklüğünde kerpiç, ahşap, bağdadi bir konut için 73 YTL yerine 77 YTL, kalorifersiz konutlarda 114 yerine 120 YTL, kaloriferli konutlarda ise 150 YTL yerine 158 YTL kira ödenecek. Yakıtı kurum tarafından karşılanan konutlarda oturanlar, 100 metre karelik konut için halen 66 YTL öderken, bu rakam da 15 Ocak?ta 70 YTL?ye yükselecek.
Yürürlükten Kalkan Genelgeler (örgü, dedikodu...vb.)
Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, 2004 yılının Haziran ayından bu yana, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan hukuki düzenleme ve mevzuatın gözden geçirildiğini söyledi.
Dinçer bu çerçevede, güncelliğini yitiren ve işlevini tamamlayan 1220 Başbakanlık genelgesinin yürürlükten kaldırılacağını açıkladı.
ÖRGÜ ÖREN KADIN MEMUR GENELGESİ
Yürürlükten kaldırılacak genelgeler arasında 1960 yılında dönemin Başbakanlık Müsteşarı Alparslan Türkeş tarafından yayınlanan ?Mesai saatleri içinde örgü ören kadın memurların fuzuli olduğu ve bu konuda gereken tasarrufun yapılmasına ilişkin genelge? ile ?Zararlı dedikodu yaptıkları tespit edilen makam aracı şoförlerinin değiştirilmesine yönelik genelge de var.
BİNA GİRİŞİNDE ATLETLİ ÇIPLAK OTURAN MEMUR
1982 yılında Başbakan Bülend Ulusu tarafından yayınlanan, ?Bina girişi önüne masa ve sandalye koyarak gömlek ve atletle ayakları çıplak şekilde oturan nöbetçi memurların uyarılmasına ilişkin genelgede kaldırılacak genelgeler arasında.
1/06/2007
Sözleşmeli Memurun Dramı
Öğretmenim, kimliğim yok
ÖNEMLİ olan yazmak değil... Önemli olan derdi iyi bir şekilde anlatmak...
Günlerdir 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası?na tabi olarak çalışıtırılan sözleşmeli personelin dertlerini yazıyorum...
Dertlerle boğuşan sözleşmelilerin büyük bir bölümü öğretmen ve sağlıkçı, geri kalanı da diğer meslek gruplarından...
Yazı dizisi başladıktan hemen sonra yüzlerce mesaj aldım...
Hem sevindim, hem üzüldüm...
Sevindiğimiz hususlar malum; okunmak, teşekkür almak vs...
Üzüldüğüm konuları şöyle sıralayabilirim: İmzaladığı sözleşmeyi okumamış, derdini izah edemiyor, gazete, kitap, dergi okumuyor, öğretmen olmuş ama imladan haberi yok, kanunları ve genelgeleri bilmiyor, takip etmiyor...
Kısacası Türkiye, eğitim sorununu çözemediği müddetçe hiçbir şekilde düzelmez, düzelemez...
Sen nasıl öğretmensin?
Ancak öyle mesajlar aldım ki, bendenize, ?Sen biraz dinlen? dedirtti...
Gelin, derdi müthiş cümlelerle izah eden öğretmenimize kulak verelim:
?Şanlıurfa?da sözleşmeli öğretmen olarak görev yapıyorum. İlkokuldayken karar verdim öğretmen olmaya ve tüm mücadelem bu yönde gelişti.
Sonunda amacıma ulaştım ve üniversiteyi kazandım.
O günlerde mutluluktan uçuyordum.
Mezun olduğumda KPSS?ye girdim.
Ne yazık ki bu sınavı aşamadım.
Sözleşmeli öğretmen olarak başladım mesleğime.
Sözleşmeli öğretmenliğin ne demek olduğunu bilmiyordum ama bu kadar acı bir şekilde öğreneceğimi de hiç düşünmemiştim. İşte benim mesleğim. Polis personel kimliğimi sordu gösteremedim.
Çünkü öğretmen kimliğimiz yok ve vermiyorlar.
Hastaneye gittiğimde ?Sen nasıl öğretmensin. Sağlık karnen SSK?dan, Emekli Sandığı?ndan değil? diye sordular.
Okul müdürü geçici olduğumu düşündüğü için tüm angaryaları üzerime yükledi.
Öğrenciler, ?Nasılsa seneye olmaz? diyerek beni öğretmen yerine koymuyor.
24 Kasım?da ilk Öğretmenler Günüm olmasına rağmen kadrolu öğretmenler birbirlerinin öğretmenler gününü kutladı ve sözleşmeli olduğum için benim öğretmenler günümü kutlamadılar.
O günün en mutlu günüm olması gerekirken en mutsuz günüm oldu ve o günü ağlayarak geçirdim. Arkadaşım kız istemeye gitti ve ailesi kızı vermedi.
Vermemesinin tek sebebi ise sözleşmeli öğretmenliğin yarınlarının garanti olmaması...
Maaşımı hiçbir zaman ayın 15?inde alamadım ve ek derslerde sorun yaşıyorum.
Milli Eğitim Müdürlüğü?ndeki yetkililer hiçbir zaman bizimle ilgili bilgi sahibi olmuyorlar.
Yıllarımı feda ettim
Çalışmalarıma hizmet puanı alamıyorum.
Her an işimi kaybetme korkusu yaşıyorum.
Çünkü kadrolu bir öğretmen atandığında, ben gitmek zorunda kalacağım.
Bankalar bile bizi öğretmenden sayıp özel kredi vermiyor.
Ben öğretmen olmak için yıllarımı feda ettim.
Ve karşılığı, sözleşmeli öğretmen olarak öğretmenlik yapmak olmamalı.
Bizler sözleşmeli öğretmenlik yapmak için, ikinci sınıf insan muamelesi görmek için, orada burada aşağılanmak için dirsek çürütmedik.
Ben öğretmenim evet ama kafamda koskoca bir gelecek kaygısı, acaba yerime kadrolu öğretmen atanacak mı kaygısı, acaba maaş karşılığı ders saatimi doldurabilecek miyim kaygısı, acaba önümüzdeki yıl hangi konumda olacağım kaygısı ile öğrencilerime karşı nasıl verimli olabilirim??
Bu cümlelerin üzerine cümle kurulur mu?
4/B nedir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?nun 4?üncü maddesinin (B) bendinde, sözleşmeli personel: ?Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığı?nın görüşleri alınarak Bakanlar Kurulu?nca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.?
TERCÜMAN
Sendika, MEB'i kadrolaşma ile suçladı
Adıbelli, yaptığı yazılı açıklamada, MEB Personel Genel Müdürlüğünün, 2006 Yılı Merkez ve Taşra Teşkilatı Boş Şef Kadroları İçin Atama Sonuçlarını açıkladığını belirtti.
Sonuçların, MEB'deki kadrolaşmanın boyutlarını ortaya koyduğunu savunan Adıbelli, ?İlan edilen boş şef kadrolarına açıklananın çok üstünde atama yapıldığı ortaya çıktı? dedi.
Taşra Teşkilatı Şef Kadroları İçin Başvuru ve Atama Klavuzu'nda ve Taşra Teşkilatı Şef Kadrolarına Atanabilmek İçin Görevde Yükselme Sınavı Başvuru Kılavuzu'nda MEB Taşra Teşkilatı boş şef kadrolarının sayısının 773 olarak ilan edildiğine işaret eden Adıbelli, ancak daha önce ilan edilen bu rakamlara rağmen, yaklaşık bin 463 kişinin taşrada şef kadrolarına yerleştirildiği konusunda bilgilere ulaştıklarını kaydetti.
Adıbelli, ayrıca 2006 Yılı Merkez Teşkilatı Şef Kadrolarına Atanabilmek İçin Görevde Yükselme Başvuru Klavuzu'nda 272 kişinin merkez teşkilatı şef kadrolarına atanacağının duyurulduğunu, ancak bunun çok üzerinde kişinin bu kadrolara atandığını savundu.
Adıbelli, Burdur-Karamanlı'da 1 kişilik kadroya 2 kişi, Burdur merkezde 3 kişilik kadroya 8 kişi, Burdur-Bucak'ta 1 kişilik kadroya 2 kişi, Konya ve Isparta'da 4 kişilik kadroya 7 kişi, Muğla'da 1 kişilik kadroya 4 kişi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta 9 kişilik kadroya 33 kişinin atandığının ortaya çıktığını iddia etti. Yüksel Adıbelli, şunları kaydetti:
?Tüm bu bilgiler çerçevesinde Eğitim-İş olarak MEB'e bir yazı göndererek şef kadrolarına ilan edilen rakamlar dışında kaç kişinin atamasının yapıldığı ve bu atamalarda hangi ölçütlerin dikkate alındığının tarafımıza bildirilmesini talep ettik. Eğitim-İş olarak atamalar sonucunda ortaya çıkacak her türlü hukuksuzluğun takipçisi olacağız ve konuyu yargıya taşıyacağız.?
1/05/2007
Memura %2'lik Enflasyon Zammı
Memurlara yılın ikinci altı aylık döneminde yüzde 2.01 oranında enflasyon farkı ödenecek.
ANKA?nın yaptığı belirlemelere göre, yılın ikinci yarısında memur maaşlarına yüzde 2.5 oranında zam yapılırken, ikinci yarıdaki enflasyon yüzde 4.56 olarak gerçekleşti. Bu dönemde memurlar enflasyon karşısında yüzde 1.97?lik reel kayba uğradı. Söz konusu reel kaybın karşılaması için memur maaşlarına yüzde 2.01?lik enflasyon zammı yapılması gerekiyor.
Yılın ilk altı aylık döneminde de yüzde 2.5?lik oranında zam alan memur maaşlarında yüzde 4.88?e ulaşan enflasyon dolayısıyla yüzde 2.27?lik reel kayıp oluşmuştu. Hükümet söz konusu reel kaybı karşılamak için yüzde 2.32 oranında enflasyon farkı ödemişti.
Yılın ikinci yarısında gerçekleşecek kümülatif TÜFE rakamının yüzde 2.5?i aşması durumunda aşan kısmı telafi edecek şekilde memur maaşlarına zam yapılması için 2007 yılı memur maaşı aylık katsayıları ve ücret tavanını belirlemek için Bakanlar Kurulu?na yetki verilmişti. Memur maaşlarına enflasyon farkı ödemesi yapılmasının ardından, Bakanlar Kurulu 2007 yılı memur maaş aylık katsayısını ve ücret tavanlarını yeniden belirleyecek.
Milliyet
12/28/2006
Mühendislerden bütçe tepkisi
TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz yaptığı açıklamada, TBMM?de kabul edilen 2007 bütçesinde ekonominin ve kaynakların ülke çıkarları ve toplumsal gereksinimlere göre konumlandırılamadığını açıkladı. IMF?ye en borçlu ülke konumundaki Türkiye?nin, bu bağımlılığı aşamadığı müddetçe "kötürümleştiğini" ifade eden Koramaz, bu gidişin bir sonu olması gerektiğini vurguladı.
Bütçenin temel parametrelerinin, Türkiye?nin sorunlarının 2007?de daha da derinleşeceğini gösterdiğini söyleyen Koramaz, "Uzun bir süreden beri bütçeler, iç ve dış borçlar, dış ticaret açığı, faiz dışı fazla, yatırımlarda azalma; kamu hizmetlerinin tasfiyesi, eğitim ve sağlık gibi temel sosyal alanlarda yaşanan gerileme; vergi adaletsizliği ve bölüşüm politikalarının ülke sanayisi ve çalışanlar aleyhine olmasıyla belirlenmektedir" dedi.
Koramaz, bütçe giderlerinin 204.9 milyar YTL, bütçe gelirlerinin 188.2 milyar YTL, bütçe açığının 16.830 milyar YTL olarak öngörüldüğünü hatırlattı. Merkezi yönetim borç stokunun 348.5 milyar YTL?ye ulaşarak bütçe büyüklüklerini aşmış olmasıyla ilgili Koramaz, bunun Türkiye?nin içine düşürüldüğü durumu gösterdiğini ifade etti.
Öğretim Kadroları Açıklandı
Söz konusu karar, yükseköğrenim kurumları öğretim elemanlarına ait bazı
kadroların serbest bırakılmasını, derecelerinin değiştirilmesini ve bazı boş
kadroların unvan ve derecelerinin değiştirilmesini içeriyor.
12/26/2006
Öğretmen adaylarına müjde..!
Konuyla ilgili açıklama yapan Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün "İngilizce Dil Öğreticileri, Bilgisayar Öğreticileri İstihdamı" ile ilgili genelgesi gereği Türkiye genelinde 2006-2007 yılında eğitim öğretim yılında 10 ayı geçmemek şartıyla 3 bin 500 sözleşmeli geçici personel alınacağını ifade etti.
Başvuruların 28 Aralık 2006 Perşembe günü saat 15.00'e kadar İl Milli Eğitim Müdürlüğü Atama Bürosu'na istenilen belgelerle birlikte başvurulması gerektiğini dile getiren İspirli, "İngilizce ve bilgisayar alanlarındaki ihtiyacın karşılanması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4'ncü maddesi (c) bendi kapsamındaki geçici personel konumunda İngilizce dil öğreticisi ve bilgisayar öğreticisi istihdamına ilişkin karar 13 Aralık 2006 Resmi Gazete'de yayınlandı.
Söz konusu bakanlar kurulu kararı kapsamında İngilizce dil öğretici ve bilgisayar öğretici olarak görevlendirilecekler, 2006-2007 öğretim yılında 10 ayı geçmemek üzere sözleşmeli kısmı zamanlı geçici personel olarak 3 bin 500 öğretici istihdam edilecektir. İlimize 24 İngilizce, 40 bilgisayar kontenjanı verilmiştir. Öğretici olarak görevlendireceklerden orta öğretim alan öğretmenliğini tezsiz lisans, pedagojik formasyon veya İngilizce öğretmenliği sertifikası istenmeyecektir. Başvurularda fazlalık olduğu takdirde kura çekilecektir" dedi.
12/24/2006
Vakıf Arazilerinde 26 Bin İşgalci Var
Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Beyazıt, 2006 Vakıf Medeniyeti Yılı'nda gerçekleştirilen faaliyetleri ve Vakıfların geldiği son noktayı bir basın toplantısıyla açıkladı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün gayri menkul sayısı, zeytin ağacı sayısı, bağ-bahçe sayısı olarak Türkiye'deki en zengin kurumlarından olduğunu söyleyen Beyazıt, ancak bunların gayri menkullerin sayısının şimdiye kadar gerçeğinden daha az olarak bilindiğini anlattı. Beyazıt, 203 bin olarak tespit edilen gayri menkulün arşivlerin taranması ve uydu fotoğraflarının çekilmesi sureti ile ortaya çıkarıldığını dile getirdi.
Beyazıt, 26 bin işgalciden de içinde geçmişe dönük kiraların da bulunduğu kira bedellerinin alınmaya başlandığını söyledi.
Beyazıt, vakıf arazisi üzerinde oturup da kira ödemeyen kimsenin kalmayacağını belirtti.
Göreve geldiğinde vakıf eseri sayısının 9 bin olduğunu belirten Beyazıt, yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'nin dört bir tarafında şimdiye kadar 18 bin 500 adet vakıf eseri olduğunu ortaya çıkardıklarını anlattı. Bu rakamın artabileceğine işaret eden Beyazıt; ?Genel Müdürlük şimdiye kadar nerede, ne kadar gayri menkulü olduğunu, kaç tane vakıf eseri olduğunu bilmeyen bir kuruluştu? dedi.
Beyazıt son üç yılda, 1111 tarihi eserin restore edildiğini, 650 milyon YTL'lik yatırım yapıldığını, 40 bin kişiye istihdam sağlandığını, 19 Milyon YTL yıllık kira bedeli sağlandığını, 240 milyon YTL'lik de kümülatif kira bedeli anlaşma yapıldığı bilgisini verdi.
Beyazıt, kurumun devletten bir kuruş para almadan, bu gelirleri kullanarak, 82 bin aileye sıcak yemek servisi, 75 bin aileye kuru gıda yardımı, 3 bin öğrenciye burs imkanı ve binlerce kişiye de muhtaç maaşı sağlandığını anlattı.
Beyazıt, 2007 yılında da 750 tarihi eserin onarılacağını, sıcak yemek ve kuru gıda yardımı yapılacak ailelerin sayısının 100 bine çıkarılacağını, burs verilen öğrenci sayısının ise 5 bine çıkarılacağını söyledi. Beyazıt; ?Bütün bu yardımlar için ne devletten bir kuruş alıyoruz ne de cebimizden ödüyoruz. Tüm bunlar ecdadımızın bize bıraktığı vakıf medeniyeti sayesinde gerçekleştiriliyor? diye konuştu.
Beyazıt, vakıflara ait taşınmazların yap-işlet-devret modeli ile yatırımcılara verildiğini bu sayede, otel, okul, hastane, dershane, otopark, alış-veriş merkezi gibi gelir getiren yerlere dönüştürüldüğünü belirtti.
Beyazıt; ?Formula 1 yarış pistinin bulunduğu arazi bile bize ait olmasına rağmen işgal altındaydı. Şimdi bir burayı alıp 20 yıllığına ihale ettik. Aylık 3 bin dolar kira alıyoruz, bu bedeli 30 bin dolara çıkaracağız? dedi. imitasyonlarının takılacağını anlattı.