Memur Sitelerinden Son Haberler:

10/27/2006

Kanser ilaçları ödeme listesinde

Maliye Bakanlığı, geçen ay bedeli ödenecek ilaçlar listesinden çıkardığı kanser ilacı Neupogen'i Sağlık Bakanlığının isteği üzerine yeniden ödeme listesine aldı
aliye Bakanlığı 2006 Yılı Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği'nde yeni değişiklikler yaptı. Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan imzasıyla kamu kurum ve kuruluşlarına bir genelgeyle duyuruldu. Yapılan değişikliklerle yeni ruhsat ve satış izni almış ilaçlarla Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünün 21 Eylül 2006 tarihli yazısı nedeniyle Neupogen isimli ilaç Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesine yeniden alındı. Kanser tedavisinde kullanılan Neupogen geçen 12 Eylül'de yapılan bir değişiklikle bedeli ödenen ilaçlara ilişkin listeden çıkarılmıştı. Buna 30 Ekim 2006'dan geçerli olmak üzere sonra Neupogen 30 Miu Flk, Neupogen 30 Miu 5, Neupogen 48 Miu FLK, Neupogen 48 Miu 5'in bedeli kamu tarafından ödenecek. Ayrıca Neupogen'le birlikte toplam 71 ilaç da ödeme listesine alındı.

ÇIKARILAN İLAÇLAR

Ayrıca, dokuz ilaç ise ödeme listesinden çıkarıldı. Çıkarılan ilaçlar şöyle:
"Buguseptıl 40 Ml Sol, Cloder %0.2 200 Ml Gargara, Cloder %0.2 30 Ml Oral Sprey, Hdcv Rabıes Pasteur 2.5 Iu/Ml 1 Ml 1 Flk, Motılıum 6 Supp, Serum Antırabıque 1.000 Iu, Stablon 12.5 Mg 30 Tb, Wın Rho Sd 250 Mcg, Wın-Rho Sdf 600 Iu 1 Flk"

DİĞER DÜZENLEMELER

Bu arada yapılan değişikliklerle grip aşıları için; 65 yaş ve üzerindeki kişilerle yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişilerin durumlarını belgelendirmeleri halinde sağlık kurulu raporu aranmaksızın, astım dahil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve çocuklar, diabetes mellitus dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immünsupresif olan erişkin ve çocuklarla 6 ay18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanların hastalıklarını belirten heyet raporuna istinaden, tüm hekimlerce reçete edildiğinde aşıların bedelleri kurumlarınca yılda bir defaya mahsus olmak üzere ödenecek

Asgari ücretli 11 gün aç

Türk-İş, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 594, yoksulluk sınırının ise 1.934 YTL?ye yükseldiğini açıkladı. Araştırmaya göre, asgari ücret alan bir aile ancak 19 gün dengeli beslenebiliyor.
Türk-İş Araştırma Merkezi?nce yapılan araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için aylık zorunlu gıda harcaması tutarı, bu ay bir önceki aya göre 1.66 oranında artarak 593 YTL 55 YKr?ye çıktı. Araştırmada, geçen yıl sonuna göre bugün sadece gıda için 51, temel ihtiyaçlar için 165 YTL daha fazla harcama yapılması gerektiği belirtildi. Tüm bir yıl için yapılan asgari ücret artışının 30 YTL olduğu vurgulandı.

Araştırmaya göre, yoksulluk sınırı olarak nitelendirilen ve 4 kişilik ailenin aylık zorunlu gıda harcaması yanında ulaşım, kira, giyim, yakacak ve kültür gereksinimleri için gerekli olan tutar ise aynı dönemde 1.901 YTL 94 YKr?den 1.933 YTL 55 YKr?ye yükseldi. Araştırmada, ülkede halen geçerli olan asgari ücretin ele geçen tutarının 380.46 YTL olduğuna işaret edilerek, bu düzeyde gelir elde edenlerin ailesiyle birlikte açlık ve yoksulluk sorunu ile karşı karşıya kaldığı belirtildi.

24 GÜN YOKSUL
Asgari ücretin açlık sınırı olarak tanımlanan tutarın yüzde 64?ünü, yoksulluk sınırı olarak tanımlanan tutarın ise ancak yüzde 20?sini karşılayabildiği ifade edilen araştırmada, ?Asgari ücret alan bir çalışan ailesi, ancak 19 gün dengeli beslenebilmekte, insan onurunun gerektirdiği yaşam düzeyini ise sadece 6 gün için yaşayabilmektedir. Asgari ücretli 11 gün aç, 24 gün yoksul durumdadır? denildi.

NOHUT ZAM ŞAMPİYONU
Araştırmaya göre, gıda harcaması tutarındaki 10 aylık artış yüzde 9.33 olarak gerçekleşirken, son 1 yıllık artış yüzde 12.91 oldu. Araştırmada, Ekim ayında zam şampiyonunun yüzde 25?lik fiyat artışıyla nohut olduğu kaydedildi.

NTV

Öss Ek yerleştirmede hüsran

ÖSYM Başkanlığı, boş kontenjanlarla açıkta kalan adayları buluşturamadı. Merkezi yerleştirme ve ek yerleştirme işlemleri sonucunda anfilerini dolduramayan üniversiteler yine öğrencisiz kaldı.
niversitelerdeki onbinlerce kontenjanın boş; sınava giren yüzbinlerce gencin de açıkta kalmasını önlemek için bu yıl ikinci kez ek yerleştirme yolunu açan ÖSYM Başkanlığı, boş kontenjanlarla açıkta kalan adayları buluşturamadı.

İkinci ek yerleştirme işlemiyle, 10 bini Açıköğretim?e olmak üzere 20.786 genç üniversiteli oldu. Ancak devlet, vakıf ve KKTC üniversitelerindeki 32.423 kontenjan yine boş kaldı.

Açık kontenjanların 13.876?sı devlet üniversitelerinde. vakıf üniversiteleri 10.686 boş kontenjanla devlet üniversitelerini izledi. Bu yıl her 5 kontenjandan 4?ü boş kalan KKTC üniversitelerindeki şok tablo, ikinci yerleştirme sonucunda da değişmedi; KKTC?deki 6 üniversitede kontenjanların 7.861?i hala boş.

Devlet, vakıf ve KKTC üniversitelerindeki 32 bini aşkın kontenjanın 23 bini, 4 yıllık fakülte ve yüksek okullara ait.

Üniversite yöneticileri bu sonuçtan, sınav sistemini geçen yıl değiştiren YÖK?ü sorumlu tutuyor. Rektörler, ?Tercih havuzunda, 185 puan barajını aşan yeter sayıda öğrenci olsaydı, bu mağduriyet doğmazdı? iddiasında.

YÖK yetkilileri ise ?Bazı bölümler artık puanı tutan öğrenciler tarafından bile tercih edilmiyor. Vakıf üniversiteleri ise yüksek ücret nedeniyle öğrenci bulamadı? şeklinde kendini savunuyor.
NTV

10/26/2006

Öğretim üyeleri gelir düzeyinden memnun değil

Ankara'daki devlet üniversitelerinde yapılan bir araştırma, öğretim üyelerinin ciddi finansal kaygılar duyduğunu, akademisyenlerin yüzde 73'ünün gelir düzeyinden memnun olmadığını ortaya koydu. "Bugünden iyi olmayacak" diyerek geleceklerinden endişe duyan akademisyenler, ekonomik sıkıntılar nedeniyle sosyal ilişkilerinin ve günlük yaşamlarının zarar gördüğünü düşünüyor.
Ankara Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Aile ve Tüketici Bilimleri Bölümü'nden Prof. Dr. Emine Gönen ile Doç. Dr. Emine Özmete; Ankara, Gazi, Hacettepe ve Ortadoğu Teknik üniversitelerinde görev yapan 273 akademisyenle bire bir görüştü. Araştırmanın sonuçları özetle şöyle:
# Akademisyenlerin yüzde 44'ü, ekonomik sıkıntılarının sosyal ilişkilerine zarar vermesi nedeniyle sık sık üzüntü yaşadıklarını söyledi.
# Yüzde 24.9'u ekonomik durumlarının günlük yaşamlarına zarar verdiğini belirtti.
# Yüzde 78.8'i ihtiyaç duymadıkları, kullanmadıkları ve bütçelerine uygun olmayan ürünleri satın almadıklarını kaydetti.
# Yüzde 76.6'sı vitrinlerde sergilenen ürünlere karşı koyabildiğini vurguladı.
# Yüzde 31.9'u servet ve varlıklarını "iyi" olarak değerlendirebileceklerini ifade etti.
# "Ekonomik durumum gelecekte şu andakinden daha iyi olacak" önermesine, yüzde 37.4'ü "Katılmıyorum" yanıtını veriyor. Yüzde 13.9'u ise "Kesinlikle katılmıyorum" dedi.

Milliyet

10/21/2006

ÖSS 2. ek yerleştirme sonuçları belli oldu

ÖSS 2. ek yerleştirme sonuçları açıklandı.Yerleşmeye hak kazanan adaylar sonuçları ÖSYM'nin http://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden öğrenebilecekler.

10/19/2006

Memura %3+3 Partilere %300

Memura yüzde 3+3 verdiler, partilere yardıma yüzde 300 zam yaptılar

Memur maaşlarına 2007 yılı için 3+3 oranında zam öngören hükümet, siyasi partilere çok daha cömert davranıyor. Siyasi partilere her yıl bütçeden yapılan Hazine yardımı, 2007?nin seçim yılı olması nedeniyle üçe katlanacak. TBMM?ye sunulan 2007 bütçesinden altı partiye 385 milyon YTL ödenecek.

HÜKÜMET, önümüzdeki yıl memur maaşlarına ilk altı ay için yüzde 3 ikinci altı ay için yine yüzde 3 olmak üzere 3+3 formulünü öngörürken, 2007?nin seçim yılı olması nedeniyle siyasi partiler, Hazine yardımını yüzde 300 zamlı alacak. Alt derecedeki memurlara ilk altı ay yüzde 4 ikinci altı ay yine yüzde 4 olmak üzere 4+4 formülünü öngören hükümet siyasi partilere, yasa gereği her yıl ödenen Hazine yardımı için 2007 yılı bütçesinden seçimler dolayısıyla "üç kat artışla" 385 milyon YTL ödenek ayrıldı. Hükümet Kasım 2007?de yapılacak genel seçimler dikkate alındığında, AKP?ye 153.3, CHP?ye 86.7, DYP?ye 42.7, MHP?ye 37.4, Genç Parti?ye 32.4, Anavatan?a da 32.4 milyon YTL Hazine yardımı ödenmesi gerekiyor. Seçim yapılmasaydı, altı siyasi partiye ödenecek Hazine yardımı, bu tutarların üçte biri, toplam tutar da 127.3 milyon YTL ile sınırlı kalacaktı. Yardım almayı hak eden altı siyasi parti (AKP, CHP, DYP, MHP, Genç Parti, Anavatan) gelecek yıl yapılacak genel seçimler dolayısıyla, hak ettikleri tutarın üç katını alacaklar. Yasa gereği Hazine yardımlarının ocak ayının ilk 10 günü içinde aktarılması gerekiyor. Altı partiye ödenecek toplam 385 milyon YTL?nin 257.7 milyon YTL?lik kısmını, seçimler için yapılacak "zamlı ödeme" oluşturuyor.

BÜTÇENİN BEŞBİN?DE 2?Sİ: Siyasi Partiler Kanunu?na göre, son genel seçimde yüzde 10 barajını aşmış olan siyasi partilere, bütçe gelirlerinin "beşbinde 2"si tutarındaki bir miktarın, ödenek olarak ayrılması gerekiyor. Bu tutar, uygulamada seçmen başına düşen yardım miktarının hesaplanmasında kullanılan "baz rakamı" oluşturmakla sınırlı kalıyor. Partilere yardımın toplam tutarı, "beşbinde 2" ödenek tutarının çok üzerine çıkıyor. Önceki gün TBMM?ye sunulan 2007 bütçe tasarısında, toplam bütçe geliri olarak 200.1 milyar YTL hedeflendi. Siyasi Partiler Yasası kriterine göre, Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 10 barajını aşmış iki parti olan AKP ve CHP için bütçeye 80 milyon YTL konulması gerekiyor. Yüzde 10?u aşamamış ancak yüzde 7?yi aşmış siyasi partilere de yardım verildiği için, seçmen başına düşen yardım miktarı ile DYP, MHP ve Genç Parti de oy sayısıyla orantılı yardımı hak ediyor.

Bakanlar Kurulu?na, memura enflasyon zammı yetkisi

MERKEZİ Bütçe Yasa Tasarısıyla, bu yılın ikinci yarısında gerçekleşecek toplam TÜFE artışının yüzde 2.5?i aşması drumunda aşan kısmı telafi edecek şekilde memur maaşlarına zam yapılabilmesi için 2007?nin ilk yarısına ilişkin Merkezi Bütçe Yasasıyla belirlenecek memur aylık katsayılarıyla ücret tavanını belirleybilmek amacıyla Bakanlar Kurulu?na yetki veriliyor. TBMM?ye sunulan Merkezi Bütçe Yasa Tasarısı?na göre, kamu çalışanlarının maaşlarının hesaplanmasında 2007 yılının ilk altı ayında uygulanacak aylık katsayı 0.04605, memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylığı katsayısı 0.5864, yan ödeme katsayısı ise 0.01461 olarak belirlendi. 2007?nin ikinci yarısında ise aylık katsayı 0.04739, taban aylığı katsayısı 0.61417 olarak uygulanacak.

Çiğdem TOKER / ANKARA
Hürriyet

10/18/2006

Milli Eğitim, İnternet TV Kurdu

Milli Eğitim Bakanlığı internet televizyonculuğuna başladı. Öğrenciler, derslerin yanı sıra eğitici
film ve belgeselleri internet üzerinden ücretsiz seyredebiliyor...

İbrahim Asalıoğlu/Zaman Özellikle açık ilköğretim ve liselerinde okuyan öğrencileri yakından ilgilendiren internet televizyonculuğuna www.egitim.gov.tr veya doğrudan http://internettv.meb.gov.tr adresinden ulaşılabilecek.

Teknolojiyi en iyi kullanan kurumların başında gelen Milli Eğitim Bakanlığı, bu alanda bir ilke daha imza attı. Bakanlık, bilgisayar ortamında hizmet verecek olan internet TV yayınına başladı.
Bu amaçla yeni bir web sitesi kuruldu. Örgün ve yaygın eğitimdeki öğrencilere ders destek materyalleri sunmak amacıyla hazırlanan sitede, öğretmen ve velilere yönelik kişisel ve mesleki gelişim programları, eğitim programları, belgeseller, okulöncesine yönelik programlar, çizgi film ve masallar, çeşitli slayt filmleri ve fotoğraflar yer alıyor. Yeni ilköğretim ve lise müfredatına uygun ders materyalleri yayınlayacak siteye, yıllardır bakanlığın arşivinde biriken belgeseller, radyo programları ve diğer yayınlar da eklenecek. Fakat bunlar kopyalanamayacak, isteyenler Milli Eğitim Bakanlığı'ndan satın alabilecek. Bakanlığın bir sonraki hedefi ise dijital olarak hizmet verecek interaktif bir eğitim televizyonu kurmak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in 'teknolojinin en üst seviyede kullanılması' talimatı doğrultusunda hazırlanan site hakkında bilgi veren Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Prof. Dr. Nizami Aktürk, internet televizyonculuğu hizmetinin öğrencilere büyük bir kolaylık sağlayacağını belirtti.

Modern televizyonculuk ne gerektiriyorsa ona uygun altyapıyı şimdiden hazırladıklarını anlatan Aktürk, "Açıköğretimde okuyan öğrencilerimiz eskiden hep televizyonun program akış şemasını izlerdi. 'Acaba bizim ders ne zaman başlayacak? Kaçırdık mı kaçırmadık mı?' tasasını yaşarlardı. Artık öyle bir dert yok.

Kaçırsalar da kaçırmasalar da istedikleri zaman internete girip diledikleri derse bağlanıp seyredebilecekler. Anlamadıkları yeri geri dönüp tekrar izleyebilecekler. Çok iyi bildikleri bir kısım varsa orada zaman geçirmeyecekler, hızlıca orayı zaplayabilecekler." dedi.

10/17/2006

Kamuda İşçi ikramiyeleri yarın ödeniyor

Kamuda çalışan işçilere 6772 sayılı yasanın ilgili maddesi gereğince, Bakanlar Kurulunca takdiren ödenecek ikramiyenin tamamı yarın ödenecek.

Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, dün yapılan Bakanlar Kurulunun ardından kamuda çalışan işçilere 1 aylık ikramiye ödeneceğini belirtmişti.

17.10.2006

Öğretmenim Boya Badana Yaparım

Eğitim çalışanlarının ek iş olarak en fazla ?boya badana? yaptığı ortaya çıktı.

Eğitim-Bir-Sen?in memur, teknisyen, şoför, hizmetli gibi bin 252 eğitim çalışanıyla gerçekleştirdiği 94 soruluk anket, eğitimcilerin 30 farklı türde ek iş yaptığını ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre ek iş yapan çalışanlar 36-45 yaş grupları arasında yoğunlaşıyor ve ek iş olarak en fazla ?boya badana? tercih ediliyor.

Çalışanların, ?elektrik, inşaat işleri, kalorifer, bekçilik, işçilik, tamirat, pazarcılık, aşçılık, bahçıvanlık, bilgisayar, amelelik, garsonluk, hamallık, sıhhi tesisatçılık, tezgâhtarlık, çiftçilik, aşçı yardımcılığı, amatör kameramanlık, fotoğrafçılık, hayvancılık, müzisyenlik, balıkçılık, şoförlük? gibi 30 farklı türde ek iş yaptığı saptandı. Araştırmada söz konusu eğitim çalışanlarının sadece yüzde 3?ünün yıllık izinlerini tatil bölgelerinde geçirdikleri ortaya çıktı. Çalışanların yüzde 34?ü serbest zamanlarını değerlendirmek için spor yaptıklarını, yüzde 21?i boş zamanlarında kahvehaneye gittiğini belirtti.

Çalışanların sadece yüzde 12?si sinema ve tiyatroya gittiğini söylerken, yüzde 68?i ise serbest zamanlarında akraba ziyareti yaptıklarını kaydetti.

Zaman

10/16/2006

Bayram Tatili Birleştirilmedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Başbakanlık Merkez Binasında yapılan toplantı yaklaşık 3.5 saat sürdü.

Toplantı sonunda bir açıklama yapan Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek bayramda ek tatil olmadığını söyleyerek, "Bayramda tatil yok, çarşamba akşamı tatil bitiyor, perşembe herkes işbaşı yapacak' dedi.

Hükümet bayram günlerinde köprü ve otoyolların da ücretsiz olmasını kararlaştırdı.

Korsanla mücadele eden memura ikramiye

Korsan fikir ve sanat eserleriyle mücadele için denetim komisyonları oluşturulacak ve burada görev yapan memurlara ele geçirilen materyalin değerine göre değişmekle birlikte yılda en fazla 1.789 YTL ikramiye verilecek.
Birçok yasada değişiklik öngören ve Meclis?e sunulan tasarıyla ayrıca seyahat acentalarına da taahhüt ettiği hizmeti verememesi veya aynen yerine getirememesi, kaza ve hastalık halinde dönüş masraflarını karşılamak üzere zorunlu sigorta yaptırılması uygulaması getiriliyor.

ANKA

Üniversite 2. ek yerleştirmeye başvuruları başladı

Üniversitelerdeki boş kalan kontenjanlar için yapılacak 2. ek yerleştirmeye başvurular başladı.

2. ek yerleştirmeye ilişkin kılavuz, ÖSYM?nin internet sitesinde yayınlanıyor. Adaylar, tercih formlarını internet üzerinden gönderebilecekler. Başvuru süresi 18 Ekim?de sona erecek ve uzatılmayacak. 2006-ÖSS sonuçlarına göre üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında toplam 43 bin 255 boş kontenjan bulunuyor.

KPSS 2006/2 sonuçları açıklandı.

Önlisans ve lise mezunlarına yönelik olarak 17 Eylül 2006 tarihinde yapılan KPSS/2 sonuçları açıklandı.
Sonuçları görmek için tıklayınız

10/11/2006

ÖSS 2. Ek yerleştirme internetten

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) 2. Ek Yerleştirme kılavuzlarının sadece internetten yayınlanacağı bildirildi.

ÖSYM'den yapılan açıklamada, Ek Yerleştirme kılavuzlarının, başvuruların alınacağı 16-18 Ekim 2006 tarihleri arasında sadece ÖSYM'nin internet sitesinde yayınlanacağı, ayrıca basılı olarak satışının yapılmayacağı belirtildi.

8/31/2006

IFP ve güzel bir yazi

Telekom ve kamu bankalari bu devletin özellestirme kapsamina alinmis kurumlari.Telekomun özellestirme macerasina, kamu bankalarindan daha önce start verildi.Ancak bu iki kurum personeline devletin yaklasimi tamamamen farkli oldu.NEden peki?Bunu anlamaya çalisiyorum ancak anlayamiyorum.Bir baba iki evledina neden farkli davranir?veya davranirmi?
TElekom personeline daha önce degisik statülerde çalisabilme olanagi saglayan sözlesmeler teklif edildi.Personel kendine uygun gördügü statüde telekomda çalismaya devam etti.Farkli olan aldiklari ücretlerdi.Gün geldi telekom satildi.4046 sayili yasa geregi personel rejimi yapildi.Personele taahhüt edilen neydi?
1-Telekomda çalismaya devam etmek isteyene %35 zam
2-6 sene kamu kurumlarina geri dönebilme garantisi.
3-kamu kurumlarina geçmek isteyen personelde özlük hakari sakli kalmak kaydiyla kamu kurumlarina geçebilme imkani
Nekadar güzel bir özellestirme örnegi degilmi?Sürecin ta basindan beri Telekom personeli pek magdur edilmedi?hatta defalarca ödüllendirildi? Peki neden? Birilerinin Telekom çalisanlarindan bir çekincesimi var acaba? Yoksa adil davranma yetilerinemi sahipler?Yoksa telekom personeli Türkiye standartlari üstü insanlarmi? Uzaydanmi geldiler? Yoksa Telekom Devletin ta kendisimi? Yada devleti yönetenlerin üzerinde durduklari taslari oynatmaya muktedir güçlerimi var? Belkide çok sempatik insanlardir öylemi? Burda daha açik yazamayacagim güç ve bilgilerimi vardir birseyler vaya birileri hakkinda?...gibi seneryolar aklima geliyor ve ben anlayamiyorum çözemiyorum!!
Kamu bankalarinda yapilan neydi peki?
1-Emlak bankasi apar topar fesh edilerek Halk ve ziraat bünyesi içinde sanki bir takim yanlisliklari eritilmeye çalisildi.
2-yeniden yapilanma adi altinda kamu bankalarinin bir takim olusumlari ve birtimleri baskalasima ugratildi..
3-Personel müthis bir hizla tu kaka ilan edilip kiyima baslandi..
4-Tüm ekonomik krizlerin bas sorumlusu ad edilip, önlerine ya imzala ya git diye sonu belli olmayan kesin hüküm içermeyen birseyler sunuldu.
5-sözlesmeyi kabul etmeyen ve bir çogunlugu eski statülerine göre bankalar özellesinceye dek çalismaya hazir yetismis personel, kamunun diyer birimlerine özlük haklari gasbedilerek gönderildi.
sonra ne oldu?
1-kamu bankalarinin özellestirilme süreci tarihleri devamli olarak ileri bir tarihe ötelenmeye baslandi.Çünki kamu bankalari dahil devletin hiçbir birimi buna henüz hazir degildi ve hükümetler böyle bir stratejiyi zaten benimsemiyordu!!
2-batan bir bankanin 3500 civarindaki personeli bir hülle ile bir çirpida bankalarindan uzaklastirilan personelin yerine kamu bankalarinin birinde kamu çalisani haline getirildi..
3-Kriz nedeniyle baskalasima ugramis kamu bankalarinin bazi birimleri eski hallerine dönüstürüldü.
4-Yetismis,devletce yetismesi için onca emek verilmis para harcanmis zavalli kamu bankalari eski çalisanlari kamunun diger kurumlarinda bir çogu atil vaziyette çürümeye terk edilmisken 4046 ya tamamen aykiri olarak yeni personel alimina baslandi..
5-bu haksizliklari içine sindiremiyen eski kamu bankasi çalisanlarindan dava açipta kazananlarin bankalarina geri dönüsleri engellenmeye basladi ve hala devam ediyor.
6-Çok hakli oldugumuz bir davada bu haksizliklara kimse dur diyemiyor,bu yanlisi geri almaya hiç kimse gayret etmiyor aksine yargi kararlari kamu bankalari çalisanlarinin lehine çiksa bile bu yargi kararlarini kimse uygulamak istemiyor..
Bende dogal olarak düsünüyorum ama cevabini bulamiyorum..
bu insanlarin günahi ne? Bunlar bu ülkeye nerden geldiler?Hainmidir bunlar.Devletinin zararina ve aleyhinemi çalismislardir yillarca..Antipatik insanlarmidir bunlar.Bilgi ve beceriden yoksunmudurlar.Bankaciligin ne oldugunumu bilmezlermi?.Kamu bankalrinda çalistiklari dönemde hep yan gelip yatmismidirlar.Varsayalim öyledirlerde bunun kriterini sadece sözlesme dayatmasiylami ölçmüstür bunlari yönetenler.Böyle bir kiyimdan sonra bankada kalanlar tüm bu akla gelen sorulardan piripakmi olmuslardir ve bu yönetim böyle bir ayrimi nasilda bir çirpida yapabilmis ve muvaffakiyet elde etmistir!!Hadi eski hükümet ve eski kamu bankalari yönetimi böyle bir yanlis yapmistirda yeni gelenler neden dahada israrli olarak kamu bankalari eski çalisanlarina bu denli olumsuz davranmaya devam etmektedir.
Bu ve benzeri birçok düsünce 2002 tarihinden beri hep beynimde simsekler çaktirmaktadir ama bir türlü yagmur yagmaz.Yagmaz ki bileyim gökten düsek olan nedir..!!!
neresinden bakarsaniz bakin neresinden tutarsaniz tutun ama Kamunun bu iki kurumum personeline davranisini benim anlayamadigim gibi sizlerde anlayamazsisiniz.Anlayaniniz varsa bana ve benim gibi anlayamayanlara lütfen anlatsin.
Idam mahkumuna bile son istegin nedir diye sorulur.Sorulurda kimse bizlere neden birseyler sormaz.
Atil vaziyette ,sevmedigi istemedigi bilmedigi isi yapmaya zorlanan binlerce bu vatan evladini neden kimse bildigi sevdigi isi yapmaktan ali koyar.Neden bunlarin üç kurusluk özlük haklarina tecavvüzler olur.Olur da neden kimse buna dur diyemez.!!!
Anlamiyorum iste tüm bunlari bir türlü
a n l a y a m i y o r u m
Anlayan varsa beri beri gelsin.
Saygilar..... Kaynak memurlarnet forum

8/29/2006

16 bin 961 öğretmen atandı

İlk atama kapsamında kadrolu ve sözleşmeli 16 bin 792, açıktan ve kurumlar arası nakil yoluyla da 166 olmak üzere toplam 16 bin 961 öğretmen ataması yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2006 yılı ikinci dönem öğretmen atama işlemi Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda bilgisayar ortamında bugün gerçekleştirildi. Bakan Hüseyin Çelik'in de katıldığı ve 10 bini kadrolu 7 bini sözleşmeli olmak üzere toplam 17 bin boş kadro için yapılan atama işlemi sonucunda; ilk atama yöntemiyle 9 bin 796'sı kadrolu, 6 bin 996'sı sözleşmeli olmak üzere 16 bin 792 öğretmenin görev yerleri belirlendi.

Açıktan atama ve kurumlar arası nakil yoluyla da 166 öğretmen alımı gerçekleştirilerek, böylece toplam atanan öğretmen sayısı 16 bin 961 olarak gerçekleşti. Atama sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı'nın www.meb.gov.tr adresli internet sitesinden öğrenilebilecek. Atanan öğretmenler, 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren göreve başlayacak

8/28/2006

2006 Kasım Kpds Başvuruları

Kasım 2006 Kpds başvuruları bugün başladı. Sınav 12 Kasım 2006 tarihinde yapılacak. Son başvuru tarihi 6 Eylül 2006.

Sınav heyecanı alerji yapıyor

İsveç'in Stockholm kentindeki bir enstitüde yapılan araştırmalarda, sınav stresi olan öğrencilerde alerjik rahatsızlıkların ortaya çıktığı anlaşıldı. 41 tıp öğrencisi üzerinde yapılan araştırmada, deneklerin normal günlerde ve sınavdan birkaç gün önce T hücre değerleri incelendi. T hücreleri, diğer adıyla alyuvarlar bağışıklık sistemini kontol etmeye yardımcı oluyor. Uzmanlar sınavlardan önceki sakin dönemde öğrencilerde normal oranda T hücreleri bulunduğunu söyledi. Ancak sınavdan birkaç gün önce yapılan testlerde, öğrenciler oldukça stresli olduğu için T hücrelerinde büyük bir artış gözlemlendi. Bu da stresli öğrencilerde alerjik reaksiyonlara yol çıktı.

Sabah

8/24/2006

Memurlar 3 saatlik siesta istedi

Memurlar, aşırı sıcaklar nedeniyle İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde uygulanan uzun öğle tatili uygulamasını talep etti

Toplu görüşme masasında hükümetle kıran kırana pazarlık yürüten kamu çalışanları ile işçi sendikalarının ücret-maaş pazarlıklarınını yanına bir talep daha eklendi. Türkiye?nin dört bir yanında hissedilen aşırı sıcaklar, 2001 yılında gündeme gelen ?siesta? talebini bir kez daha canlandırdı.

Yunanistan ve İtalya gibi birçok Akdeniz ülkesinde halen geçerli olan siesta uygulamasıyla çalışanlar günün en sıcak 3 saatinde çalışmıyor. Siesta uygulamasında mesai saatleri kısalmıyor ancak çalışma saatleri kaydırılıyor. Sabah daha erken saatlerde başlayan mesai, öğle saatlerinde bitiyor ve saat 16:00?dan sonra yeniden başlıyor.

Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, ?Bizim aşırı sıcaklarda çalışma sistemiyle ilgili 2002 yılında da bir talebimiz olmuştu. Ancak bu talep genel geçer bir uygulama olarak değil, aşırı sıcak günlerde uygulanmak üzere istisnai bir uygulama yapılması şeklinde? dedi.

SAATLER DÜZENLENSİN

Akyıldız, ?Yani meteorolojinin önceden uyarı yaptığı günler için çalışma saatlerinin 11:00 ile 16:00 arasında tatil olacak şekilde yeniden düzenlenmesi şeklinde. Ancak İtalya, Yunanistan gibi genel bir uygulama yapılması taraftarı değiliz. Türkiye aynı kuşakta bir uygulama değil. Konunun çok iyi incelenmesi gerek? diye konuştu.

Çalışma Bakanlığı yetkilileri ise, ?böyle bir gündemlerinin bulunmadığını? belirterek, konunun ciddi bir araştırmaya tabi tutulması gerektiğini belirtti.

vatan

8/03/2006

KPSS'de kaç puan alan atanacak?

1- Bu kadar puan ne anlama geliyor?

Daha öncede açıkladığımız üzere sınav sonuçlarında yer alan puanlardan sadece KPSS 3 puanı B grubu yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde kullanılacaktır. Diğer puanlardan KPSS 10 öğretmen atamalarında kullanılacaktır. Kalan puanların her biri ise bir kamu kurumunun uzman, denetmen veya müfettiş yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Örneğin KPSS 25 Hazine Müsteşarlığı uzman yardımcılığında, KPSS 4 ise DPT Planlama uzman yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Diğer puanlar için sınav kılavuzuna bakınız.

2- Ben 70 puan almadım, atanabilir miyim?

KPSS sınavında puan sınırı bulunmamaktadır. Yeni 70 puan alanların başarı sayılacağına dair bir düzenleme yoktur. Bu konuda, 1999 yılında DMS ile getirilen 70 puan şartı 2002 yılında kaldırılmıştır. Bu nedenle 10 puan alan dahi tercih hakkına sahiptir.

3- Kaç puan alan atanacak?

Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmektedir: "Bu sorunun yanıtı şu puandır" gibi bir hazır cevap bulunmamaktadır.

Zira KPSS-B yerleştirmeleri yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde onlarca kadro olacaktır. Her kadro için aranan öğrenim şartı farklı olacaktır. Örneğin mühendislik kadrolarından bir kısmı için "Gıda Mühendisi olmak" şartı aranırken bir kısmı için ise "Elektrik Mühendisi olmak" şartı aranacaktır. Yine bir kısım memur kadrolarında maliye mezunu olma şartı aranacakken bir kısmında ise İstatistik bölümü mezunu olma şartı aranacaktır. İşte bu noktada bazı alanlarda 75 almak yeterli olabilecekken bazı alanlarda 90 bile yeterli olmayacaktır.

Bir kadroya başvurabilecek aday sayısı ne kadar fazla ise puanlar o derece artacaktır. Örneğin sadece lisans mezunu olma şartını arayacak bir memurluk kadrosuna herkes başvurabileceği için yerleştirmeler sırasında ancak çok yüksek puanlı olanlar yerleşmeye hak kazanacaktır.

Ancak gerek öğrenim, gerek askerlik gerek yaş gerekse de diğer belgeler bakımından, bir kadroya ne kadar az kişi başvurabilecekse, yerleştirme işlemlerinde o derece puanlar düşebilecektir.

7/19/2006

Öss Tercih Tüyoları

ÖSS ve YDS puanları belli oldu. Şimdi sıra tercihlerde. İşte ÖSYM Başkanı'ndan tercih tüyoları... Yeni ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, adayların tercih yaparken, 2006-ÖSS'nin birinci bölümü olan SÖZ-1, SAY-1 ve EA-1 puanlarını geçen yılın aynı puan türündeki verileriyle karşılaştırmalarını önerdi. Yarımağan, ÖSS'nin ikinci bölümündeki SÖZ-2, SAY-2 ve EA-2 puan türlerinin geçen yıl karşılıklarının bulunmadığına işaret ederek, ?Aday, geçen yılki SAY puanlarını, bu yıl SAY-1'den aldıkları puanla karşılaştırsınlar? dedi. Yarımağan, adayların tercihlerini yaparken göz önünde bulundurmaları gereken esasları anlattı. Yarımağan, her adayın sınavın birinci bölümündeki SÖZ-1, SAY-1 ve EA-1 puanları bulunduğunu, ikinci bölümden soru yanıtlayan adayların da yanıtladıkları testlere göre SÖZ-2, SAY-2 ve EA-2 puanlarının hesaplandığını kaydetti. Lisenin Fen kolundan mezun olan bir adayın kendi alanı olan sayısal puan türünden bir lisans programını tercih edecekse, bu adayın SAY-2 puanına göre yerleştirileceğini ifade eden Yarımağan, ancak bu adayın tercih yaparken SAY-2 puanı yerine SAY-1 puanını geçen yılın aynı puan türündeki verileriyle karşılaştırmasının daha sağlıklı olacağını belirtti. ?İKİNCİ BÖLÜMDEKİ PUANLAR ALDATABİLİR? Yarımağan, adayların tercihlerini sağlıklı yapabilmeleri için ne yapmaları gerektiğini şu örneklerle açıkladı: ?Diyelim ki bir aday, bu yıl EA-2'de Türkiye'de 347. olmuş. Çok başarılı görünüyor. Bu aday, Galatasaray hukuka girmek istiyor. Galatasaray Üniversitesinin hukuk bölümünün yüzdelik dilimi geçen sene 0.39 olmuş. Yani bu yaklaşık binde 4'e denk geliyor. Buradan hesaplanacak olursa, geçen sene EA puanı hesaplanan 583 bin kişinin binde 4'ünü bulacağız. Bu da 2 bin dolayında kişi eder. Demek ki geçen sene bu bölüme ilk 2 binde yer alan adaylar girmiş. Şimdi, geçen sene EA puanının bu seneki benzeri EA-1'dir. O yüzden adayın EA-1'deki puanını ve yüzdelik dilimini göz önünde bulundurması gerekiyor. Galatasaray hukuku tercih etmek isteyen adayın EA-2'deki başarı sırası 347 olmasına karşın, EA-1'de 8 binlerde yer alıyor. Dolayısıyla bu bölümü tercihinde belirtmesi gerekir ama girmesi biraz zor gibi görünüyor. Örneğin, bir aday EA-1 puanına göre 15 bininci olmuş. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi işletmeye girmek istiyor. Geçen sene bu bölüme 2.42 yüzdelik dilimle girilmiş. Geçen sene EA puan türünde her bir yüzdelik dilimde yaklaşık 5 bin 800 kişi var. Dolayısıyla geçen seneki EA puanıyla bu bölüme ilk 14 binde yer alan adaylar arasından girenler olmuş. Eğer bir adayın bu seneki EA-1'deki başarı sırası bu rakama yakınsa buraya girme şansı var. Aday EA-2 puanına bakmayacak, çünkü bu aldatıcı. EA-2'nin geçen sene karşılığı yok. O nedenle ben adaylara hep SAY-1, SÖZ-1 ve EA-1 puanlarına göre tercihlerini yapmalarını önerdim.? ?BÜTÜN BİLGİLER BELGELERİNDE YER ALIYOR? Yarımağan, bu yıl sınavın birinci bölümündeki puanların herkese göre hesaplandığını, geçen sene de puanların herkese göre hesaplandığını belirterek, ?Onun için birinci bölümdeki puanlarla karşılaştırmak en yakın fikri verir? dedi. Adayların sınav sonuç belgelerinde, sınav puanlarının yanı sıra başarı sıraları ile yüzdelik dilimlerinin de yer aldığını anımsatan Yarımağan, şunları kaydetti: ?Biz zaten bu yıl adayların başarı sırasını veriyoruz, yüzdelik dilimi de veriyoruz. İkisi birbiriyle çarpılırsa o puan türünde kaç kişinin puanının hesaplandığı belli olur. En değerli bilgi adayın başarı sırası. Adayın yapacağı şey şu: Kendi başarı sırası var. Girmek isteği programın başarı sırasını bulacak. Başarı sırasını bulmak için yüzdelik dilimle aday sayısını çarpacak. Geçen sene o programa kaçıncı kişinin girdiğini bulacak. Onu kendi başarı sırasıyla karşılaştıracak ama sınavın birinci bölümündeki puanlarla karşılaştıracak. Bu tabii ki yüzde 100 sağlıklı olmasa bile en sağlıklı bilgiyi veriyor. Ayrıca, adaylara bu sene tercihlerini biraz daha geniş bir yelpazede yapmalarını öneriyorum. Yani adayın başarı sırası 8 bininci ise geçen sene 3-5 bininci ile 12 bininci arasından öğrenci alan bölümler arasından tercih yaparsa girme şansını artırır.? ?PUANLARINIZ DÜŞER? Yarımağan, adayları, kayıt yaptırmayacakları bölümleri kesinlikle tercihleri arasına yazmamaları konusunda uyardı. Yarımağan, ?Çünkü bunun adaya hiçbir faydası yoktur, gelecek sene adaya puan kaybettirir. Ortaöğretim başarı puanı yarı yarıya düşer. Tabii Açıköğretim buna dahil değil. Açıköğretimi en sona diledikleri gibi yazabilirler. Kazanırlarsa kaydını ister yaptırır, ister yaptırmaz. Açıköğretimi kazanıp da kayıt yaptırmamak puan düşürmez? diye konuştu. ?380 PUAN ALAN YOK?ÖSS sonuçlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Yarımağan, derece alanların ham puanlara göre sıralandığına, buna yerleştirme puanlarının dahil edilmediğine dikkati çekti. Bu adayların ortaöğretim başarı puanlarının birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Yarımağan, bu nedenle ortaöğretim puanları dahil edildiğinde sıralamanın değiştiğini kaydetti. Yarımağan, en fazla doğru soru yanıtlayan adayın 300 tam puan aldığını, tam puan almak için tüm soruları doğru yanıtlamanın şart olmadığını ifade etti. Ortaöğretim başarı puanları da katıldığında ve adaylar arasında ?giydirilmiş puan? olarak bilinen puanların tavanının 380 olduğunu belirten Yarımağan, ?Bu sene hiç kimse 380 puan alamadı? dedi. Yarımağan bunun nedenini şöyle açıkladı: ?Bu sene hesaplama yöntemini değiştirdik. Buna göre ortaöğretim başarı puanını hesaplarken, bir okulda en yüksek diploma notunu alan 1'den çok kişi varsa hiçbiri ortaöğretim başarı puanı olarak 100 tam notu alamıyor, genellikle 99 küsur oluyor. Ortaöğretim başarı puanı 100 olacak ki bu 0.8 ile çarpılınca 80 olsun. Bu da 300'e eklendiğinde 380 tavan puan olarak belirlenir. 2006-ÖSS'de 300 tam puan alan 10 kişi var. Bu 10 kişinin hiçbirinin ortaöğretim başarı puanı 100 değil, hepsi değişik. Mesela bunlardan birinin ortaöğretim başarı puanı 89 idi. O nedenle 100 tam diploma notuyla sınavda 300 tam puan alan aynı kişiler olmadığı için bu yıl 380 puan alan çıkmadı. Tabii bu demek değil ki bundan sonra 380 puan alınmayacak. Eğer tam puanları alan aynı kişi olursa, tavan puanı 380 olur. Liseler birbiriyle yarışmak için öğrencilere yüksek notlar veriyorlardı. Bu nedenle hesaplama yöntemini değiştirdik.? ?MÜMKÜNSE BAŞVURU MERKEZLERİNDEN GÖNDERİN? Yarımağan, adayların tercih yaparken en çok istedikleri bölümleri yazmalarını, tercihlerini internetten göndermek yerine okullardan ve ÖSYM sınav merkezi yöneticiliklerinden göndermelerini önerdi. Adayların tercihlerini 26 Temmuz-11 Ağustos 2006 tarihleri arasında yapabileceklerini anımsatan Yarımağan, ?Mümkünse okullardan veya ÖSYM sınav merkezi aracılığıyla tercihlerini yapmalarını öneriyorum. Çünkü biz birçok sınavda, özellikle KPSS'de gördük ki birçok aday kendisi internetten tercih yapmış, ancak yapamamış. Bunda da öyle olsun istemiyoruz. İnternetten yapan adayın 'işleminiz başarıyla tamamlandı' yazısını görmesi ve bir listesini alması gerekiyor. Aday garanti altına almak istiyorsa randevu alarak bir okula gitsin ve tercihlerini yapsın. Sınav sonuç belgelerini beklemelerine gerek yok.? GEÇEN YIL PUANI HESAPLANANLAR 0.3 AOBP'li 0.8 AOBP'li EK PUANLI SÖZ: 1.225.027 764.584 64.707 SAY: 582.176 281.618 17.615 EA: 1.122.384 583.836 33.453 DİL: 35.244 28.746 2.332 Adayların, bu verilere göre, bir puan türünde bir yüzdelik dilime kaç kişinin girdiğini ve bölümlerin yüzdelik dilimlerine bakarak o bölüme kaç kişinin girdiğini bulmaları gerekiyor. Adaylar, bulacakları bu rakamla, bu yılki sınavın ilk bölümündeki puan türünde yer alan başarı sıralarını karşılaştırarak, o bölüme girip girmeyeceklerini tahmin edebilecekler.
Hürriyet

7/04/2006

Memurun disiplin cezasına af

Yürürlüğe giren disiplin cezası affıyla, memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilen bazı disiplin cezaları, bütün sonuçlarıyla affediliyor.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affedilmesini öngören yasa, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yasayla, memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilen bazı disiplin cezaları, bütün sonuçlarıyla affediliyor.
Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre verilen yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezaları; emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları, af kapsamı dışında bırakılıyor.
Bu cezalar dışında yasa, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenen fiillerden dolayı verilen disiplin cezaları bütün sonuçlarıyla affedilecek.

Bu tarihler arasında işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı ilgililer hakkında disiplin soruşturma ve kovuşturması yapılamayacak. Devam eden disiplin soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılacak; kesinleşen disiplin cezaları uygulanmayacak.

Disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu disiplin cezalarına ilişkin kayıtlar, ilgililerin başvurusu aranmaksızın hükümsüz kalacak ve dosyalarından çıkarılacak. Disiplin cezalarının affı, ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir istemde bulunma hakkı vermeyecek.

DAVALARI SÜRENLER

Af kapsamına giren disiplin cezalarına karşı daha önce idari yargıya başvuranlardan, yürürlük tarihinden sonraki 30 gün içinde davaya devam etmek istediklerini yargı makamlarına bildirmeyenlerin davaları hakkında, karar verilmesine gerek olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına karar verilecek. Bu kararı; görülmekte olan davalarda davayı gören mahkeme, karar temyiz edilmişse Danıştay verecek.

Davaya devam etmek istediklerini bildirenlerin davalarının görülmesine ise devam edilecek. Ancak, davanın davacının aleyhine sonuçlanması durumunda tasarıyla getirilen af hükümleri uygulanacak.

Af hükümleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasası, Uzman Jandarma Yasası, Uzman Erbaş Yasası ile Askeri Hakimler Yasasına tabi personel hakkında uygulanmayacak.
AA

Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Geldi

Değişik adlar altında ?ek ödemesi bulunmayan? sözleşmeli personele, 1 Ocak-30 Haziran 2006 tarihleri arasında 40 YTL, 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ise 80 YTL tutarında olmak üzere her ay ek ödeme yapılacak.

Bakanlar Kurulu'nun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Buna göre, değişik adlar altında ek ödemesi bulunmayan sözleşmeli personele, sözleşme ücretiyle ilişkilendirilmeksizin 1 Ocak-30 Haziran 2006 tarihleri arasında 40 YTL, 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ise 80 YTL tutarında olmak üzere her ay ek ödeme yapılacak.

Kadro karşılığı istihdam edilen sözleşmeli personel, sözleşme ücretleri, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ilgili maddesinde belirlenen tavan ücreti aşanlar, idarelerin yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilenlerle ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ise kapsam dışında tutuldu.
Ek ödeme, sözleşme ücretlerinin ödendiği bütçeden karşılanacak. Ek ödemenin hak kazanılması ve ödenmesinde, sözleşme ücretlerine ilişkin hükümler uygulanacak ve bu ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulamayacak.

Yapılacak ek ödeme, ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, iş sonu tazminatı, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak.

Ek ödeme, kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili mevzuatı uyarınca fark tazminatından yararlanan sözleşmeli personelin önceki pozisyonunun ücretinin artırılması sonucunu doğurmayacak. Bu ek ödeme, fark tazminatı uygulamasından yararlanan kapsama dahil personelin yeni mali haklarının belirlenmesinde, fark tazminatı hesabında dikkate alınmak suretiyle uygulanacak.
4 Temmuz 2006
AA
Beklenenden uzun bir sürede geldi ama sonunda geldi hayırlı olsun

6/30/2006

BENZİN FİYATI İÇİN KORNA ÇAL

Trafiğe çıkan sürücüler ve yayalar korna sesini artık daha bir
gür duyuyor. Bu ses araçlara veya yayalara çalına korna değil.
Sürücülerin hükümete ve Tüpraş'a gösterdikleri isyanın kornaya yansıyan
hali. İlk olarak Alem FM'den Nihat Sırdar'ın başlattığı 'cılız' eylem
şimdi daha gür çıkıyor. Peş peşe yapılan zamlar sonrası litre fiyatının
psikolojik sınır olan 3 YTL'yi geçmesi bardağı taşıran son damla
oldu.
'Bu böyle gitmez' diyenler kendilerinin koyun olmadığının
düşünenler her sabah saat 08:00 ve akşam 18:30'da sürücüler flaşörleri
yakıp bir dakika süreyle korna çalıyorlar.

6/27/2006

Balet Oğluna TORPİL

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç?un ?sanata hanım eli değsin? diyerek sürpriz bir şekilde Devlet Opera ve Balesi eski Genel Müdürü Remzi Buharalı?nın yerine getirdiği balerin, devlet sanatçısı Meriç Sümen?in ilk icraatlarından birisi oğlunun tayinini gerçekleştirmek oldu.

Sümen?in Antalya Devlet Opera ve Balesi?nde balet olarak görev alan oğlu Tunca Bakan, annesinin Genel Müdür olmasının ardından bir dilekçe ile ?geçici görevle? İstanbul?a atanmak istediğini belirten bir yazı yazdı. Dilekçeyi değerlendirmek için Ağustos 2005?de toplanan ve 15 kişiden oluşan Antalya Devlet Opera ve Balesi Teknik Kurulu Bakan?ın bu talebini oybirliği ile reddetti. Bakan?ın atama isteğinin gerçekleşmemesi üzerine Antalya Devlet Opera ve Balesi?nde sıkıntılı bir süreç yaşandı.

KADRO BOŞALDI

Yaklaşık 1 ay sonra Eylül 2005?de İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Antalya?ya bir kadronun boşaldığını belirterek, Bakan?ın müracaatının değerlendirebileceği ifade edildi. Hemen yeniden ikinci kez toplanan Teknik Kurulun bu kez atamaya onay verilmesi yönünde aldığı karar dikkatleri çekti.

Hürriyet

6/23/2006

KPSS Belgesi gelmeyenler

ÖSYM yetkililerinden aldığımız bilgiye göre KPSS/1 Sınavı için giriş belgeleri bu hafta yeni postalanmaya başlandı. Bu sebeple hafta sonu hatta pazartesi gününe kadar beklenilmesi gerekiyor.

Peki bu saatten sonra KPSS Belgesi gelmeyenler ne yapmalı? Ayrıntılı bilgi için ÖSTM Tel : 90(312) 298 80 50 (Çok Hatlı Santral) ÖSYM Fax: 90(312) 266 46 74telefonlarına ve E-Posta: osym@osym.gov.tr mail ve ÖSYM 06538 Bilkent/ANKARA adresine başvurabilirler. ÖSS sınavında sınav giriş belgesi eline geçmeyenler "büyük şehirlerde posta işleme merkezlerine, diğer illerde ise kendilerine en yakın dağıtım merkezine nüfus cüzdanları ile başvurup" alabilmişlerdi. Bu uygulamanın KPSS sınalarında da aynı şekilde uygulanması bekleniyor. Fakat resmi açıklama gelecek hafta başında yapılacak. Tüm girişimler sonucu ele geçmeyen belgeler için ÖSYM'nin 06538 Bilkent/ANKARA adresine gelip masraf karşılığında sınav giriş belgesini tekrar çıkartabilecekler.

6/21/2006

'Yakınen tanıyoruz? notu

Milletvekillerinin, AKP Grubu?nda sık sık görüntülenen notlarına dün yenileri eklendi. AKP Edirne Milletvekili Necdet Budak?ın, grup öncesinde cebinden çıkardığı kağıtlarda, değişik isimler için yazılmış ?istek? notları vardı.

Bunlardan birinde, "Sayın Bakanım, Funda Hamzaoğlu, Keşan?da çalışıyor. Tayini Kars?a çıkmış. Raporu var, Yakınen tanıyoruz. Keşan?da kalmasını istiyoruz. Yardımlarınızı diliyorum" yazıyordu. Bir diğerinde de, "Gülgün Gündüz, Talip Yener İlköğretim Okulu?nda 215/2006 tarihli 2207 sayılı yazı ile Sosyal Sigortalar?a geçiş için yazı yazmış. Muvafakat istiyor" sözleri yer aldı. Budak?ın cebinden çıkan diğer notlarda da bazı isimlerin olması dikkat çekti.
Hürriyet
Artık bırakın işe girmeyi, muvafakat için bile tanıdık şart sanırız...

6/20/2006

Personel Reformu 2013'e Kaldı

Personel Reformu 2013'e Kaldı . (Hadi Hayırlısı)
AK Parti iktidara geldiğinden bu yana kamu personel reformunu çıkaracağını belirtiyordu. Bu konudaki sorumluluk ise Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e verilmişti. Ancak, 4. yıla yaklaştığımız bugünlerde, 657'nin de içinde yer aldığı kamu personel refomunun 2013 yılına kaldığı kalkınma planında resmi olarak yer aldı.

İşte Bugün gazetesinin 17 Haziran tarihli sürmanşet haberi
Türkiye, kamu yönetimi alanında gerçek anlamda bir reforma imza atıyor

Kamuda çalışan memurlara iş garantisi veren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu sil baştan değiştirilecek

Radikal değişiklik, Avrupa Birliği?ne (AB) uyum sürecinde en geç 2013 yılına kadar tamamlanacak

Yeni sistemle birlikte devlet memurlarının çalışma sistemi özel sektörde olduğu gibi serbest sözleşme esasına dayanacak. Devlet veya memur tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilecek... Devlet artık çalışmayan, işini aksatan ya da vatandaşa kötü davranan memurunu uyarmakla kalmayacak, aynı zamanda işine son verebilecek.

657 AB?YE UYMUYOR

Türkiye?nin AB ile yaptığı müzakerelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ?iş garantisi? özelliğiyle gündeme geldi. AB tarafı sendikal haklar, grev ve lokavt konularının görüşülmesi sırasında 657 sayılı yasanın serbest çalışma mekanizmasına ters düştüğünü ilettiler. Çalışma hayatının kamu ya da özel sektör ayrımı olmaksızın bir bütün içerisinde ele alındığına işaret eden AB tarafı, 657 sayılı yasanın özellikle iş garantisi vermesi nedeniyle kamu çalışanları açısından bu bütünlüğü bozduğunu belirttiler.

PLANA GİRDİ

AB?den gelen bu kritik uyarıyı değerlendiren Türkiye, 2007-2013 dönemini kapsayan 9. Plan?a 657 sayılı yasanın değiştirilmesiyle ilgili maddeyi ekledi. Plan metnine göre Türkiye, 657 sayılı yasayı kaldırıp bunun yerine geçecek yeni bir yasa yürürlüğe konacak. Yasa değişikliğiyle ilgili çalışmaların başladığına işaret edilen plan metninde, gerekçe AB?ye uyum olarak ifade edildi, ancak iş garantisinden bahsedilmedi.

HEMEN DEĞİL AMA...

AB müzakerelerini değerlendiren AB Genel Sekreterliği?nden üst düzey bir bürokrat, ?AB?de, 657?nin çalışma hayatı kurallarına uygun düşmediği açıkça ifade edildi. 657, AB?de ?iş garantisi? olarak algılanıyor. Sendikal haklar, grev, lokavt... Bütün bunlar serbest piyasa ortamının, çalışma hayatının olmazsa olmazları. Türkiye hemen değil ama mutlaka kamu çalışanlarına iş garantisi sağlayan 657?yi değiştirmek zorunda kalacak?dedi.

FİİLEN DÖNÜŞÜM VAR

Devlet personel rejimi konusunda bilgi veren yetkililer de, 657 sayılı yasada ciddi değişiklikler yapılmaya başlandığını, ancak henüz iş garantisini düzenleyen konulara değinilmediğini söylediler. Yetkililer, ?AB?nin tarif ettiği şekildeki değişiklikler için biraz daha zamana ihtiyaç var. Ancak, kamu personeli sisteminde büyük bir değişiklik fiilen zaten yaşanıyor. Kamu çalışanları hızla sözleşmeliye doğru kaydırılıyor. Yeni alınan elemanlar uzunca bir süredir sözleşmeli statüde istihdam ediliyor. Mühendisler başta olmak üzere teknik personelin büyük bölümü sözleşmeli. Sözleşmeli veznedarlar bile var. Bu personelle devlet birer yıllık sözleşme imzalıyor. Süre bitiminde görev de bitiyor. Bu sayı arttığında AB?ye uyum daha kolay olacak?dediler.

Memuru işten atmak zor

Devlet memurlarının çalışma usul ve esaslarını 657?nin yanı sıra Memurin Muhakemat Kanunu belirliyor. Bu iki yasaya göre devlet memurlarını işten atmak ya da cezalandırmak belirli kurallar ve şartlar çerçevesinde gerçekleşiyor. Bir memurun işten atılabilmesi için mazeretsiz olarak en az 10 gün işe gelmemiş olması ya da 6 aydan uzun hapis cezası alması gerekiyor. Onun dışında işe içkili gelme, arkadaşlarıyla aşırı geçimsizlik, işi aksatma, vatandaşa (müşteriye) kötü davranma gibi durumlarda kınamadan başlayan ve maaştan kesinti yapmaya doğru uzanan bir dizi sürecin uygulanması gerekiyor. Süreçler tamamlanmadan memurun işine son verilemiyor.

Sayıları çok fazla değil

Türkiye?de memur sayısının fazla olduğu IMF başta olmak üzere bir çok kurum tarafından ifade edilmekle birlikte OECD verileri aksini söylüyor. OECD?nin 2000 yılı verilerine göre, Finlandiya?da her 10, Kanada?da her 12, ABD ve Macaristan?da 13, ırlanda?da 14, Almanya ve Hollanda?da 19, ıspanya ve ıtalya?da da 25 kişiden biri memur. Türkiye?de ise her 30 kişiden sadece 1?i memurluk yapıyor. Maliye yetkilileri, Türkiye?de asıl sorunun sayı değil, memur dağılımındaki dengesizlik olduğuna işaret ettiler. Memur sayısı son üç yıl içerisinde azalma gösterdi. Bu azalışta, memur kadrolarının dondurulması, ayrılan veya emekli olan personelin yerine en fazla yüzde 80?i kadar yeni memur alınmasına izin verilmesi yönündeki düzenleme etkili oldu. Bu yıl devlet başta sağlık ve eğitim alanında olmak üzere toplam 100 bine yakın personel alacak

Bugün

6/01/2006

Sözleşmeli öğretmene müjde

Milli Eğitim Bakanı Çelik, geçici sözleşmeli olarak alınan ve 10 ay çalıştırıldıktan sonra çıkarılan öğretmenlerin gelecek Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılacak kararname ile sürekli sözleşmeli statüsüne alınacağını bildirdi

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 10 ay çalıştırıldıktan sonra işten çıkartılan geçici sözleşmeli öğretmenlerin gelecek Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılacak kararname ile sürekli sözleşmeli statüsüne alınacağını bildirdi. Bakan Çelik, 2006 yılı öğretmenlerin iller arası yer değiştirme suretiyle atama işlemi nedeniyle Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda düzenlenen törene katıldı. Törende bilgisayar kurası sonucu yer değiştirmek için başvuran 31 bin 673 öğretmenden 30 bin 863'ünün ataması yapıldı.

YAZIN DA MAAŞ ALACAKLAR
Bakan Çelik, Devlet Memurları Kanunu'nun 4/c maddesi kapsamında geçici sözleşmeli olarak çalıştırılan ve 10 ay çalıştırıldıktan sonra giriş-çıkış yaptırılan öğretmenlerin aynı kanunun 4/b kapsamına alınacağını belirterek, böylelikle bu öğretmenlerin geçici statüden sürekli statüsüne alınacağını söyledi. Binlerce öğretmeni ilgilendiren konuya ilişkin Maliye Bakanlığı'yla ortaklaşa yürüttükleri çalışmanın tamamlandığını, gelecek haftaki Bakanlar Kurulu toplantısında kararnamenin imzaya açılacağını ifade eden Çelik, "Bu öğretmenlerimiz artık 10 ay çalışıp çıkış-giriş yapmayacak. 4/b kapsamına alınarak 12 ay çalışıp yaz aylarında da maaşlarını alacaklar" dedi. Çelik, sözleşmeli öğretmen olarak çalışan personelin yeterli puan almaları durumunda ağustos ayında gerçekleştirecekleri öğretmen atamalarına da başvurabileceğini, atanmaları durumunda kadrolu öğretmen olarak çalıştırılabileceklerini söyledi.

1 EYLÜL'DE GÖREV BAŞINA
Çelik, 2006 yılı öğretmenlerin iller arası yer değiştirme işlemi kapsamında başvuranların yüzde 50'sine olumlu yanıt verebileceklerini belirtirken, yer değişikliği yapılacak öğretmenlerin 1 Eylül itibariyle görev yerlerinde olacaklarını vurguladı.

Bu arada MEB Anadolu lisesi statüsündeki her türlü lise, fen liseleri, yatılı bölge okulları ve spor liselerinin müdürlerinin isteğe bağlı yer değiştirme işlemlerini 'işlem takviminin' yeniden belirleneceği gerekçesiyle son anda durdurdu. Müdürlerin ikinci bir duyuruya kadar görevlerine devam edeceği bildirildi.

Yenişafak

5/29/2006

Mezarda Çalışma Yasası

Mezarda çalışma yasası
(alıntıdır)
Tarih: 27 Mayıs 2006 Cumartesi


Türkiye?de gündem çok yoğun olduğu için çok önemli konular tartışılmadan, konuşulmadan geçip gidiyor? Çoğu zaman da iktidar, bu konuların konuşulmasını istemediği için gündemi bilerek değiştiriyor?

Geçiştirilen konulardan biri de Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu. Başka bir deyişle Sosyal Sigortalar, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı yasalarının yerine geçecek olan kanun?

Basın organlarında bu kanun büyük reform olarak nitelendirildi. Halka büyük reform diye gösterilirken, çaktırmadan çok önemli değişiklikler de yapıldı?

Bunların en önemlisi emeklilik yaşıyla ilgili? Bugün yeni işe başlayan kadınlar 58, erkekler de 60 yaşında, 7 bin prim günü ile emekli olabiliyor. Bu kanunla yaş sınırı kademeli olarak 65?e çıkıyor. Erkekler de, kadınlar da ancak 65 yaşında emekli olabilecek? Prim gün sayısı da 9 bin oluyor. Başka bir deyişle tam 25 yıl aralıksız çalışmak şartıyla ancak emekli olunabilecek?

Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra emekli olmak neredeyse hayal olacak. Yaşar Okuyan?ın Çalışma Bakanlığı döneminde yapılan düzenleme ile emeklilik yaşı kademeli olarak kadınlarda 58, erkeklerde 60?a çıkarılmıştı. Halk buna haklı olarak büyük tepki göstermişti. ?Mezarda emeklilik? diye kıyamet kopmuştu.

Şimdi emeklilik yaşı hem kadınlar için, hem de erkekler için 65 oluyor. Buna mezarda emeklilik bile denmez, dense dense ?Mezarda da çalışma yasası? denir?

Türkiye?de ortalama ömrün 66 yıl olduğu söyleniyor. Hatta çoğu insan 60 yaşını görmeden vefat ediyor. Bu şartlarda 65 yaşında insanları emekli etmek, insafa da kitaba da sığmaz?

Şimdi bazıları kalkıp Avrupa?nın birçok ülkesinde 65 yaşında emeklilik olduğunu söyleyecekler? Bırakalım bu lafları? Avrupa?da 65 yaşında emeklilik olsa bile insanlar emekli olduktan sonra kimseye muhtaç olmadan hayatlarını devam ettirebiliyor. Türkiye?de ise emeklilik maaşı ek gelir olarak görülüyor. Çünkü verilen emekli maaşı ile bırakın geçinmeyi, bir aile babası için çocuklara verilecek harçlık bile olmuyor?

Bu arada emeklilik yaşı 65?e çıkınca emekli maaşının da artacağını sanıyorsanız aldanıyorsunuz? Mevcut sistemde, emekli maaşı için taban uygulaması var. Asgari ücret üzerinden prim ödemiş olsanız bile emekli maaşınız bu tabanın altına düşmüyor.

Yeni sistemde ise taban uygulaması kalkıyor. Herkes ödediği prime göre emekli maaşı alacak. Asgari ücret üzerinden prim ödeyenler, az emekli maaşı alacak. Bugünkü rakamlarla örnek verirsek? Bugün asgari ücret net 380 YTL dolaylarında. Bu rakam üzerinden prim ödeyen bir kişi, emekli olduğunda en çok 250 milyon maaş alabilecek?

Türkiye?de çalışanların büyük çoğunluğunun asgari ücret üzerinden prim ödediği biliniyor. Maalesef işverenlerin çoğunluğu işçisine verdiği maaşın tamamını göstermiyor. İşçinin buna itiraz etmek gibi bir şansı yok, çünkü işsizler kuyrukta bekliyor.

O zaman ne olacak? Çalış çalış, 9 bin gün prim öde, 65 yaşını bekle? 250 YTL maaşa talim et? Bunun adına da büyük reform de?

Bununla da bitmiyor. Bir de memurların maaşları azalacak. Maaşa göre prim kesintisi yapılacağı için memurlardan daha çok prim kesilmesi gerekiyor. O zaman memurların maaşı düşecek. İktidar ilk tepkileri önlemek için 2007?den itibaren 2 yıl aradaki farkı geçici madde ile hazineden ödeyecek. 2 yıl sonrası ise memurun maaşından kesilecek.

Gariban memur, hem maaşı azacak? Hem geç emekli olacak? Hem de emekli olduktan sonra, kendisiyle aynı şartlarda çalışan ve yasa yürürlüğe girmeden emekli olan meslektaşlarından daha az maaş alacak? Bunun adı da reform oluyor?

Bu kadar önemli bir yasa çıkıyor hiç kimse tepki vermiyor. Yaşar Okuyan?ın zamanında sokağa dökülenler ve ?Mezarda emeklilik? diye kıyameti koparanlar ortada gözükmüyor?

Sendikalar susuyor, basının büyük çoğunluğu ?büyük reform? diye halkı kandırıyor?

Muhalefetten ses çıkmıyor?

Benim aklım almıyor, bu yasa Türkiye?de uygulanmayacak mı? Ya da birkaç yıllık geçiş öngörülmüş olması bu yasayı çıkaranların suçunu hafifletiyor mu?

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı bir kez daha görüşülmesi için yasayı Meclis?e iade etti. Bazıları Cumhurbaşkanı?na ateş püskürüyor, iktidarın çalışmasını engelliyor diye?

Onlara göre bu yasa çıkmalıymış? Sosyal güvenlik sisteminin çökmesinde 40 yaşında insanları emekli eden geçmiş iktidarların büyük suçu varmış?

Geçmişte emeklilik yaşı 60?a çıkarılırken niçin aynı şeyleri söylemiyordunuz? O zaman iktidarda AKP yoktu diye mi kıyameti koparıyordunuz?

Bir hususun daha altını çizmek isterim? Evet, sosyal güvenlik kuruluşlarında büyük açık var? Doğru? Ama bir doğru daha var. Sosyal güvenlik kuruluşları alacaklarını da tahsil edemiyor? Sosyal güvenlik kuruluşlarına, özellikle SSK?ya borçlu olanların çoğunluğu da belediyeler ile KİT?ler?

O sebeple açık giderek büyüyor?

Benim iktidara ve iktidar yandaşlarına bir çağrım olacak?

Yılda üç kez kaldırım taşlarını değiştirerek halkın parasıyla yandaşlarını zengin eden belediyelerin SSK?ya ne kadar borcu olduğunu açıklayın?

Açıklayın ki, sosyal güvenlik kuruluşlarının niçin açık verdiğini vatandaş da bilsin?

www.vatansever.biz
adresinden alıntı yapılmıştır.

5/23/2006

2006 Mayıs Dönemi KPDS Sonuçları Açıklandı

2006 Mayıs Dönemi KPDS Sonuçları Açıklandı Sonuçları görmek için :
http://sonuc.osym.gov.tr/Sorgu.aspx?SonucID=551

5/22/2006

KPSS-2 için Başvuru Vakti 22.05.06

Ortaöğretim ve önlisans düzeyindeki adaylara yönelik Kamu Personeli Seçme Sınavı (2006-KPSS/2) için başvurular bugün başlıyor. 17 Eylül'de yapılacak sınav için, ortaöğretim ve önlisans mezunlarıyla bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecek durumda olanlar başvurabilecek. Başvurular, ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri, ÖSYM büroları ve ÖSYM'nin internet sitesinde ilan edilen liselerde yapılabilecek.

4/27/2006

2006 Kpss Bşvuruları Başladı.

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI (KPSS) ADAYLARININ DİKKATİNE



03.05.2002 tarih ve 24744 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan ?Kamu Görevlerine ilk Defa Atanacaklar için Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik? hükümleri uyarınca 2006 yılında Kamu Personel Seçme Sınavları (KPSS) yapılacaktır. Diğer taraftan adı geçen Yönetmelikte yapılan değişiklikle, 2006 yılında yapılacak sınavların sonuçlarının geçerli olacağı sürede 2004-KPSS sonuçlarının da geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre 2004-KPSS?ye giren ve öğrenim düzeyleri değişmeyen adayların 2006 yılında yapılacak sınavlara girmeleri zorunlu değildir.



2006 yılında yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavları

1. Lisans mezunları ve lisans programlarından mezun olabilecekler için KPSS 81 il merkezi ve Lefkoşa?da 01-02 Temmuz 2006 tarihlerinde yapılacaktır (2006-KPSS/1). Cumartesi sabah, Cumartesi öğleden sonra, Pazar sabah ve Pazar öğleden sonra olmak üzere dört oturumda yapılacak bu sınavda Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerinin uygulanacağı Cumartesi sabah oturumuna tüm adayların girmesi zorunludur. Adaylar, Kılavuzu inceleyerek diğer oturumlardan hangilerine katılacaklarına karar vereceklerdir.

2. Ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için KPSS 17 Eylül 2006 tarihinde ÖSYM Sınav Merkezlerinde (81 il merkezi, 70 ilçe merkezi ve Lefkoşa?da) tek oturumda yapılacaktır (2006-KPSS/2).

2006-KPSS/1 başvuruları için ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri, ÖSYM büroları ve belirli ortaöğretim kurumları (lise ve dengi okullar) Başvuru Merkezi olarak görev yapacaktır. 2006-KPSS/1 başvurularının yapılacağı Başvuru Merkezlerinin tam listesi ÖSYM?nin internet sitesinde 24 Nisan 2006 tarihinde yayımlanacaktır.

2006-KPSS/1 Başvuruları

2006-KPSS/1?e başvurmak isteyen adaylar 27 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasında KPSS Başvuru Merkezlerinden birine başvurarak 2 YTL karşılığında 2006-KPSS/1 Kılavuzunu satın alacaklardır.

2006-KPSS/1 Kılavuzunun satın alınmasından sonraki işlemler ?eski? ve ?yeni? adaylar için aşağıda açıklanan biçimde sürdürülecektir.

1. 2004 ve 2005 yıllarında yapılan KPSS sınavlarından en az birine lisans düzeyinde girmiş olan adaylar (?eski? adaylar), Kılavuzu satın aldıktan sonra, 27 Nisan - 10 Mayıs tarihlerinde Kılavuzun arka sayfasında yer alan banka şubelerinden birine giderek sınav ücretini (girecekleri oturum sayısının 1/2/3/4 olmasına göre 35/45/55/65 YTL) yatıracaklar ve sınav ücretini yatırdıktan en az iki iş günü sonra, 01-12 Mayıs tarihleri arasında internet aracılığıyla başvuru işlemlerini bizzat kendileri yapacaklardır.

2. 2004 ve 2005 yıllarında yapılan KPSS sınavlarına hiç girmemiş ya da ortaöğretim ya da önlisans düzeyinde girmiş şimdi lisans düzeyinde girmek isteyen adaylar (?yeni? adaylar) Kılavuzu satın aldıkları başvuru merkezinden randevu alacaklar ve 27 Nisan - 10 Mayıs tarihlerinde Kılavuzun arka sayfasında yer alan banka şubelerinden birine giderek sınav ücretini (girecekleri oturum sayısının 1/2/3/4 olmasına göre 35/45/55/65 YTL) yatıracaklardır. Yeni adaylar sınav ücretini yatırdıktan en az iki iş günü sonra 01-12 Mayıs tarihleri arasında randevu aldıkları başvuru merkezine Kılavuzda belirtilen belgelerle birlikte gidecekler ve başvuru hizmet ücreti olarak 3 YTL ödeyeceklerdir.

2006-KPSS/1 Kılavuzunda, ayrıca 2004-KPSS ve 2006-KPSS/1 sonuçlarının normal, özürlü, eski hükümlü işçi alımında da kullanılacağına ilişkin Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) bir duyurusu bulunmaktadır.

4/25/2006

Milletvekillerine, kıyak emeklilik ve her ay 1280 YTL temsil tazminatı

25.04.2006
Anayasa Mahkemesi'nin daha önce Anayasa'nın eşitlik ve adalet ilkesine aykırı bularak iptal ettiği 'kıyak emeklilik' bu kez sessizce gerçekleştirildi. Üstelik kıyak düzenleme işçi, memur ve esnafın fedakârlık yapması istenen ve topluma 'reform' diye sunulan Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapıldı. Yeni düzenlemeyle, Meclis'teki emekli milletvekillerine ekstradan her ay 1280 YTL 'temsil tazminatı' ödemesi yapılacak.

Bu durumdan, şu an Meclis'teki yaklaşık 400 milletvekilinin yararlanması bekleniyor. Emekli vekillerin aylığında 1190 YTL'lik düşüş yaratması söz konusu olan sosyal güvenlik destek primi ödemesinden de kaçış yolu açıldı.

Mevcut durum nasıldı?
Yürürlükteki mevzuata göre, emeklilik için gerekli yaşı dolduran ve iki yıl milletvekilliği yapan herkes, daha önceki çalışma yaşamı boyunca gelirini asgari ücret üzerinden gösterip bu rakam üzerinden de prim ödemiş olsa dahi Emekli Sandığı'ndan 3 bin 440 YTL aylıkla emekli olabiliyor.
SSK veya Bağ-Kur'dan 464 YTL tutarındaki asgari rakam üzerinden emekli aylığı almakta olanlar bile iki yıl milletvekilliği yaptıktan sonra Emekli Sandığı'na geçerek emekli aylıklarını 3 bin 440 YTL'ye yükseltiyorlar. Bu rakamın içerisinde, 30 bin gösterge rakamının memur aylığı katsayısıyla çarpımı sonucu hesaplanan ve şu an 1280 YTL seviyesinde olan 'temsil tazminatı' da bulunuyor.

9 bin 960 YTL az geldi
Eğer bu şekilde emekli aylığı almaktayken milletvekilliğine devam edilirse, 1280 YTL tutarındaki temsil tazminatı kesiliyor ve böylece emekli aylığı 2 bin 160 YTL'ye düşüyor. Milletvekili maaşı olarak da ayrıca 7 bin 800 YTL (Nisan 2006 bordrosu) alan emekli bir vekilin eline böylece ayda toplam 9 bin 960 YTL geçiyor.
Yeni durumda ise Meclis alt komisyonda sessiz sedasız bir şekilde Sosyal Güvenlik Kanunu'na eklenen düzenlemeyle gelecek yıl ocak ayından itibaren emekli milletvekillerinin eline, ileride memurlara yapılacak zamlar hariç olmak üzere 11 bin 240 YTL geçecek.
Bunu gerçekleştirmek amacıyla ilk önce, üç ayrı maddenin içine sıkıştırılan hükümlerle, vekillere ödenen emekli aylığı ve temsil tazminatı ayrımı kaldırılarak, 'temsil' emekli aylığının içine katıldı.

Yasadan çıkarıldı
Bir başka maddeye sıkıştırılan hükümle de sadece TBMM üyesi olarak değil, aylık alsın almasın herhangi bir yerde çalışan veya yönetim kurullarında görev alan emekli vekillere temsil tazminatı ödenmeyeceğine dair Emekli Sandığı Kanunu'ndaki hüküm yasadan çıkarıldı. Böylece, çalışmaya devam eden emekli milletvekillerinin temsil tazminatı almasının önündeki engel kaldırılmış oldu.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül geçen haftaki görüşmeler sırasında, emekliliği hak etmemiş milletvekillerinin de temsil tazminatından yararlandırılmasına ilişkin hükmün son anda yasaya konulması girişimlerini güçlükle önlemişti.

Gerekçe 'Anayasa' imiş
Alt Komisyon Başkanı AKP'li Zekai Özcan, düzenlemenin, Anayasa'nın 86. maddesine uyum amacıyla gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Milletvekili ödenek ve yolluklarını düzenleyen Anayasa'nın 86. maddesi, milletvekillerine ödenen emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilemeyeceğini düzenliyor. Özcan, kesintinin Anayasa'ya aykırı bir şekilde yapıldığını, eğer bir milletvekili dava açarsa geçmişe dönük tüm tazminatlarını faiziyle alabileceğini söyledi.
Ancak Anayasa'nın bu hükmü yıllardan beri yürürlükte olmasına karşın, son dönemlerdeki milletvekilleri, görevdeyken temsil tazminatı almayı sağlayan 'kıyak emeklilik'ten kaçınmışlardı.

Destek primi ne olacak?
Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, emekli aylığı alırken yeniden çalışmaya başlayanların, yeni işte elde ettikleri kazancın yüzde 32.5'i tutarında 'sosyal güvenlik destek primi' kesilmesini düzenliyor. Destek priminin yüzde 14'ü işçi ve memurların kendilerince, yüzde 18.5'i ise işverenleri tarafından ödenecek.
Halen destek primi için emekli aylıklarından sadece yüzde 10 (aylık 40-50 YTL) kesilen esnaf ve serbest meslek sahipleri bu düzenlemeyle en az asgari ücretin yüzde 32.5'i oranındaki, yani 172 YTL'lik primi kendileri ödeyecek.

Bu arada DİSK, KESK, TMMOB ve Ankara Tabib Odası (ATO), yeni yasayı protesto etmek amacıyla geçen hafta Ankara'da düzenledikleri eylemde havaya ateş açan polisler hakkında suç duyurusu içeren dilekçeyi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sundu. KESK Ankara Sözcüsü Cemal Yıldırım, Ankara Adalet Sarayı önünde bir açıklama yaparak düzenledikleri eylemde, polisin katılımcıların üzerine ateş açtığını öne sürdü.

Ayda 1190 YTL'lik 'kolaylık'
Uygulanacak yasaya göre, çalışmaya devam eden emekli milletvekillerden de maaşlarının yüzde 14'ü oranında (1190 YTL) destek primi kesilecek.
Ancak AKP'li Zekai Özcan, eğer milletvekilleri TBMM Başkanlığı'na dilekçeyle başvurursa kendilerinden kesilmesi gereken destek priminin de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ödenebileceğini söyledi.

Özcan, memurların yeni yasadan dolayı artacak prim yükümlülüklerinin iki yıl süreyle çalıştıkları kurum tarafından karşılanmasına ilişkin hükümden vekillerin de yararlanabileceğini söyledi. Bu durumda emekli milletvekilleri, toplumun tüm kesimlerinden fedakârlık istedikleri yeni yasadan dolayı 1190 YTL'lik destek primi ödemesinden kurtulacakları gibi, kıyak emeklilikle gelirleri ayda 1280 YTL de artmış olacak.

Radikal

4/20/2006

Emeklilikte yeni dönem başlıyor



Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Yasa yürürlüğe girdikten sonra, ilk defa sigortalı olan kadınlar 58, erkekler ise 60 yaşını doldurmuş olmak ve en az 9 bin gün prim ödemek şartıyla yaşlılık aylığına hak kazanacak.

Yasaya göre adına prim ödensin veya ödenmesin, 18 yaşından küçükler ise sağlık hizmetinden ücretsiz yararlanacak.

Yasayla, yükseköğrenim görmüş ve 25 yaşını doldurmuş kız çocukları, kendisine bakmakla yükümlü kişinin sigortasından yararlanamayacak. Estetik amaçlı ameliyatlar ve ortodontik diş tedavileri ile alternatif tıp uygulamaları dışındaki sağlık hizmetleri, genel sağlık sigortası kapsamında, kurumca karşılanacak.

İki kez tüp bebek tedavisi hakkı

Sigortalı ve bakmakla yükümlü olduğu kişi, öğretim üyesine tedavi ve muayene olmak için fark ödeyecek.

Çocuğu olmayan 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük sigortalı kadının iki kez tüp bebek tedavi masraflarını ise kurum karşılayacak..

Boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocuklara bağlanmış gelir ve aylıklar da kesilecek.

Yasayla birlikte getirilen bazı düzenlemeler şöyle:

* Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklar hakkında, kısa vadeli sigorta kolları uygulanacak. Çırak, işletmelerde beceri eğitimi gören öğrenciler ile üniversite sırasında zorunlu staj yapan öğrenciler de kısa vadeli sigorta kollarına tabi tutulacak.

* İş kazası ve meslek hastalığı hallerinde, sigortalıya geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilecek. Sürekli iş göremezlik geliri bağlanacak. Bu nedenlerle ölen hak sahiplerine gelir bağlanacak, cenaze yardımı ödenecek. Gelir alan eş ve çocuklara evlenme yardımı verilecek.

* Hastalık, analık hallerinde, geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilecek. Geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi için 120 gün olan kısa vadeli sigorta primi bildirilme şartı, 90 güne çekiliyor.

* Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, çocuğun yaşaması şartıyla doğumdan sonraki 6 ay süresince her ay, doğum tarihinde geçerli asgari ücretin üçte biri tutarında emzirme yardımı verilecek.

* İş kazası veya meslek hastalığı sonucu, meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azaldığı tespit edilen sigortalılar, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacak. Bu gelir, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanacak.

* Çalışma gücünün en az yüzde 60'ını iş kazası veya meslek hastalığı sonucu kaybettiği tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayılacak.

Emeklilik yaşı kademeli olarak artacak

İlk defa sigortalı olan kadınlar 58, erkekler ise 60 yaşını doldurmuş olmak ve en az 9 bin gün prim ödemek şartıyla yaşlılık aylığına hak kazanacak. Emeklilik yaşı 2036'dan itibaren kademeli olarak artırılacak. Emeklilik yaşı 2048'de kadın ve erkek için eşitlenerek 65 olacak.

Buna göre, emeklilik yaşı şu şekilde olacak:

1 ocak 2036-31 aralık 2037 tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61
1 ocak 2038-31 aralık 2039 tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62
1 ocak 2040-31 aralık 2041 tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63
1 ocak 2042-31 aralık 2043 tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64
1 ocak 2044-31 aralık 2045 tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65
1 ocak 2046-31 aralık 2047 tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65
1 ocak 2048 tarihinden itibaren kadın ve erkek için 65

Sigortalılar, yaş hadlerine 3 yıl eklenmek ve adlarına en az 5 bin 400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak koşuluyla yaşlılık aylığı alabilecekler.

Yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak en az 20 yıldan beri çalışan sigortalı maden işçilerinin emeklilik yaşı ise 55 olacak.

İsteğe bağlı sigorta

İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için zorunlu sigortalı olarak çalışmamış olmak, 18 yaşını doldurmak ve dilekçeyle kuruma başvurmak gerekecek. İsteğe bağlı sigortalılar, prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında belirleyecekleri kazanç üzerinden yüzde 20 oranında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalıları ise yüzde 12 oranında genel sağlık sigortası primi ödeyecek.

İsteğe bağlı sigortalıların sağlık sigortasından yararlanmama durumunda değişiklik yapılarak, primin yüzde 12'si oranında ödeme yapması kaydıyla sağlık hizmetinden yararlanabilme imkanı getirildi.

Genel sağlık sigortası neleri kapsıyor?

Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere koruyucu sağlık hizmetleri, hastalık ve analık nedeniyle ayakta veya yatarak, acil sağlık hizmetleri verilecek. Ayrıca bu kapsamda 18 yaşına kadar ağız ve diş tedavileri ile 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün almış kişilerin ortodontik diş protezlerinin belirlenen tutarının yüzde 50'si karşılanacak.

Sağlık hizmetleri, kişinin iyileşmesine kadar sürecek. Hekimin veya diş hekiminin göreceği lüzum üzerine genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yurtdışı dahil yerleşim yeri dışına yapılan sevklerinde, kendisinin ve bir kişiyle sınırlı olmak üzere refakatçisinin yol gideri ve gündelikleri karşılanacak.

Çocuğu olmayan kişinin 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olması halinde, iki kez tüp bebek tedavi masrafları kurum tarafından karşılanacak. Estetik amaçlı sağlık hizmeti ve estetik amaçlı ortodontik dış tedavileri, alternatif tıp uygulamaları ise karşılanmayacak. Yurt içinde tedavisi mümkün olmayan sigortalı ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler, yurt dışında tedavi olabilecek.

Muayene ücreti 2 YTL

Genel sağlık sigortalısı sayılanların, sağlık hizmeti sunucusuna başvurdukları tarihten önceki son 1 yıl içinde 30 gün genel sağlık sigortası primi ödemesi gerekecek. İsteğe bağlı sigortalılarda ise prim borcu bulunmaması koşulu aranacak.

Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım payı alınacak. Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi için 2 YTL, ayaktan tedaviden sağlanan ilaçlar, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri için ise yüzde 10 ila 20 oranında katılım payı alınacak.

İş kazası ve meslek hastalıkları ile askeri tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri, afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri, raporla belgelenen kronik hastalıklar, hayati öneme sahip organ nakli, kontrol muayeneleri, harp okulu ve polis akademisi öğrencilerinden katkı payı alınmayacak. Eğer sigortalı sevk zincirine uymadan tedavi görürse, belirtilen oranlar yüzde 50 oranında artırılacak.

CNN TURK

4/05/2006

Kpss-A ve Yaş Sınırı Sorunu

'Yaş Şartı', KPSS-A Sınavlarında da Standart Olmalı 04.04.2006

Özel HaberOcak ayı içerisinde önce "'30 Yaşından Gün Almamış Olmak' Şartı Ne Derece Hukuki?", daha sonra da "KPSS'de Yaş Şartından Mağdur Olanlar İçin Örnek Dilekçe" başlığı ile ÖSYM tarafından yapılan merkezi memur yerleştirmelerinde yaşanan yaş mağduriyetini dile getirmiştik. Bu sorun, ziyaretçilerin, tepkilerini yazılı dilekçe yoluyla Başbakan'a iletmesi üzerine, iki ay geçmeden düzeltilmiştir. Ancak, sorun sadece ÖSYM'nin yaptığı merkezi memur yerleştirmeleri için çözülmüş olup, kurumlar tarafından yapılan KPSS-A sınavları için sırun hala devam etmektedir. Peki bu sorun nasıl çözülür?

KPSS-A nedir?

Müfettiş, Uzman, denetmen, kontrolör yardımcılığı ile kaymakam adaylığı gibi kadrolar KPSS-A kadrolardır. Bu kadrolar için ÖSYM yapacağı KPSS sınavına lisans düzeyinde girmiş olmak gerekmektedir. ÖSYM sınavı sonrasında ayrıca kurumlar tarafından yazılı ve sözlü sınav yapılmaktadır.

Kurumlar arasında bir standart yok

Kurumlar tarafından yapılan yazılı sınavlarda bir standart bulunmamaktadır. Kimi kurumlar 30 yaşından gün almamış şartını yeterli görürken kimi kurumlar 35 yaş şartını aramaktadır. Bu konuda bir standart bulunmamaktadır.

Standart olmamasının nedeni ve çözüm yolu

Kamu kurumları arasındaki uygulama farklığının nedeni kurumsal yönetmeliklerdeki hükümlerden kaynaklanmaktadır. Sorunun çözümü içinde KPSS-A kadrolarına yapılacak atamaları düzenleyen bu kurumsal yönetmelik hükümlerinin değiştirilmesi gerekmektedir. Bunun içinde en uygun yol Başbakan tarafından yayımlanacak bir genelgedir. Başbakan tarafından yayımlanacak ve tüm kurumlara gönderilecek bir genelge ile "35 yaş şartı" bir standart olarak belirlenebilir ve kurumların yönetmeliklerini buna göre değiştirmeleri istenebilir. Böyle bir genelge çıkması halinde, kamu kurumları genelgede belirtilen süre içinde yönetmeliklerini değiştirebilirlar.

Ne yapılabilir?

Genelgenin çıkması ise adayların göstereceği tepkiye bağlıdır. Bu konudaki en uygun tepki sorunu Başbakan'lığa yazmak ve çözüm için bir genelge çıkarılmasını talep etmektir. Başbakanlığa gönderilecek dilekçelerin; mail, BİMER, faks gibi yollardan ziyade yazılacak dilekçenin posta yoluyla gönderilmesi çok daha uygun bir yöntemdir. Dilekçelerin ortak bir metin olmaması daha etkili olacaktır. Bu nedenle, herkesin kendi özel sorunu anlatarak ve kurumlar arasında farklılık olduğunu belirterek dilekçesini yazması gerekmektedir.

Sitemizde daha önce KPSS-B kadroları için yayımlanan dilekçeyi görmek için buraya tıklayınız.

Forumda bu konuda açılmış olan bir başlığı görmek ve bu başlıktaki bilgi alış verişini görmek için tıklayınız.

Bu haberin tam metni ve linkleri :
http://www.memurlar.net/haber/42496/
adresinden alınmıştır. Memurlar.net in bu sayfasından forlara ve linklere ulaşabilirsiniz

4/03/2006

2006 Yabancı Dil Sınavı (YDS) Başvuruları

25 Haziran 2006 tarihinde devlet üniversitesi rektörlüklerinin bulunduğu 40 merkez ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti?nde (KKTC) Lefkoşa´da yapılacak 2006 Yabancı Dil Sınavı (YDS), sınav ücreti yatırma için ilk günü 3 Nisan 2006, son günü 17 Nisan 2006 tarihidir.

3/27/2006

Mart üds soru ve cevapları ösym tarafından yayınlandı.

ÖSYM, ÜDS Sınav Soru ve Cevaplarını Yayımladı 27.03.2006

ÖSYM4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çıktığından bu yana, ÖSYM'nin yapmış olduğu sınavlar sonrasında, soru ve cevapların yayınlamamasını eleştirdik. Bu konuda sitemizde onlarca haber yayımladı. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu da, 2005 yılı başında, önce olumsuz bir değerlendirme yapmış ancak daha sonra sınav soru ve cevaplarının yayınlanması gerektiğine karar vermişti. ÖSYM, bu karara karşı açtığı davayı, geçen yıl kaybetmişti. Devamı için başlığa tıklayın.

ÖSYM'nin hem Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararları hem de idare mahkemesinde kaybettiği davalar nedeniyle yapabileceği bir şey yoktu.

2006 yılı içinde, ÖSYM Başkanı tarafından yapılan açıklamada, 2006 yılından itibaren yapılan sınavlara ait soru ve cevapların yayımlanacağı belirtilmişti.

Bu açıklama sonrasında ilk soru ve cevap yayımı bugün gerçekleşti. Soruları indirmek için
linke tıklayınız
http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF7A2395174CFB32E12BA183409F4F0AAB

MEB'de Atama Skandalı

Milli Eğitim Bakanlığı?nın öğretmen atamalarında usulsüzlük yaşandığı ortaya çıktı.
izmet puanı 75 olan sınıf öğretmeni Mehmet Oğuzhan Kaygısız Ankara?nın Haymana ilçesine yollanırken, 7 puanlı yine sınıf öğretmeni Feza Güven, Kaygısız?ın tercihleri arasında yer alan Keçiören?e atandı. 108 puanlı Nermin Yılmaz da yine Haymana?ya gönderilirken, 19 puanlı Ayça Turan merkez ilçelerden olan Mamak?a verildi.

Milli Eğitim Bakanlığı 2006 ocak döneminde yapılan özür durumu öğretmen atamalarında ciddi usulsüzlükler yaşandığı ortaya çıktı. ANKA?ya ulaştırılan dosyada, atamalarda ilan edilenin aksine sicillere dayalı olarak verilen hizmet puanı ve hizmet süresinin esas alınmadığı görüldü.

USULSÜZ ATAMALAR

Sayıları 20?yi aşan Ankara?daki usulsüz atamalar kapsamında İstanbul Bağcılar Vali Cahit Bayar İlköğretim Okulu?nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan hizmet puanı 75 olan Mehmet Oğuzhan Kaygısız özel gerekçe göstererek Ankara?nın merkez ilçelerine atanmak istedi. Kaygısız atama işleminin ardından Haymana?daki Çelebi Yaylası İlköğretim Okulu?na verilirken, kendisinden düşük puana sahip kişiler Kaygısız?ın tercihlerine atandı. Kaygısız?dan puanları düşük olmasına karşın Ankara merkeze atanan öğretmenler ve hizmet puanları şöyle:

"-Hizmet puanı 7 olan sınıf öğretmeni Feza Güven Keçiören Paşalı Necati İlköğretim Okulu?na, -Hizmet puanı 8 olan Güzide Hamzaoğlu İMKB Kayalıboğaz İlköğretim Okulu?na, -Hizmet puanı 44 olan Şenay Yalçın Sincan İlçesi Özkent Akbilek İlköğretim Okulu?na, -Hizmet puanı 44 olan İrem Demir Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü?ne, -Hizmet puanı 61 olan Mustafa Ayaz Mamak İlçesi Ege İlköğretim Okulu?na."

İKİNCİ ÖRNEK

Sınıf öğretmeni Aynur Yılmaz da öğretmen Kaygısız gibi aynı usulsüzlüğün kurbanı oldu. 71 hizmet puanı olan Yılmaz, tercihleri dışında Ankara?nın Bala ilçesindeki Keklicek İlköğretim Okulu?na atanırken, 44 puanlı Şenay Yalçın Sincan İlçesi Özkent Akbilek İlköğretim Okulu?na verildi. 47 puanlı Müjde Mavigöz ise Yılmaz?ın tercihleri arasında yer alan Keçiören Ayyıldız İlköğretim Okulu?na atandı. 64 puanlı Sakine Alagöz?ün de puanı Yılmaz?dan düşük olmasına karşın Keçiören?de bir okula atandığı ortaya çıktı.

76 PUANLI EVREN?E, 8 PUANLI ETİMESGUT?A

Bir diğer atama usulsüzlüğü ise Düzce Kaynaşlı Sarçökek İlköğretim Okulu?nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan 76 hizmet puanına sahip Necla Işık Doğan yaşadı. Doğan, Ankara?nın merkez ilçelerindeki okulları tercih etmesine karşın Evren ilçesindeki Etiholding İlköğretim Okulu?na gönderildi, buna karşın sadece 8 hizmet puanı olan Ayşegül Demir Etimesgut?taki Eryaman Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi?ne sınıf öğretmeni olarak atandı. İbrahim Karagöz ile Aysun Turan da Necla Işık?tan düşük puanlara sahip olmalarına karşın Sincan ve Keçiören?deki okullara verildi.

108 PUANLA İSTEDİĞİ YERE ATANAMADI

Nermin Yılmaz adlı sınıf öğretmeni de 108 puanı karşın Haymana?daki Büyükkonak Görmez İlköğretim Okulu?na gönderilirken, 7 puanlı Duygu Eraslan Altındağ Polis Amca İlköğretim Okulu?na atandı. 19 puanlı Ayça Turan adlı öğretmen de Mamak ilçesi Mehmetçik İlköğretim Okulu?na verildi.

Dikkat çeken bir diğer atama ise Mehmet Karaçam?la ilgili işlemde ortaya çıktı. 171 hizmet puanına sahip olan Karaçam istemiş olduğu Yenimahalle tercihine değil Beypazarı Rüstempaşa İlköğretim Okulu?na verilirken, kendisinden düşük puanlı 5 öğretmen Çankaya, Keçiören, Altındağ ve Gölbaşı?ndaki okullara atandı.

Milliyet

ÖSYM HER YAPILAN SINAVDAN KAZANIYOR

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) son 5 yılda düzenlediği sınavlardan 172 milyon YTL (172 trilyon lira) kazandı.

ÖSYM?nin sınav başvurularında aldığı paralar, eğitim sendikalarının tepkisine neden oldu. Sendika yöneticileri, eğitimin bir rant kapısına dönüştürüldüğünü söylüyor. Adaylardan alınan ücretlerin sınav maliyetinden 10 kat daha fazla olduğunu savunan sendikacılar, yeni bir düzenleme yapılması görüşünde birleşiyor.

Üniversiteli olmak, akademik kariyer yapmak, işe alınmak isteyenlerin girdiği sınavlardan alınan paralar adayların belini büküyor. Formlara verilen ve bankaya yatırılan ücretler, büyük meblağları ortaya çıkarıyor. Bu yıl yapılan ÖSS?ye 44 YTL (44 milyon lira) veren 1 milyon 730 bin 876 aday dikkate alındığında tablo ?sınav sektörü? olarak yorumlanıyor. Maliyetinin üstünde seyreden sınav ücretleri, eğitim sendikalarını harekete geçirdi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan, gençlerin öğrenimlerini devam ettirmek için kapı kapı burs aradığını anlatıyor. Sınavların maliyetleri hesaplandığında alınan paraların kâr amaçlı olduğunun ortaya çıktığını aktaran Özcan, 61 YTL?lik Lisansüstü Eğitim Sınavı (LES)?nın bir öğrenci başına maliyetinin 10 YTL?yi geçmeyeceğini dile getiriyor. Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer ise gelir kapısı oluşturmak isteyenlerin sınav koyup para kazandığını ifade ediyor. Dinçer, ?Soygun ve sömürüdür bunun adı. Yapılanları gasp olarak tanımlıyorum.? diyor. Dinçer, kazanamayanların paralarının geri verilmesi gerektiğini savunuyor. Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı da, 61 YTL?ye çıkarılan LES sınav ücretleriyle ilgili YÖK?ü insafsız ve anlayışsız olmakla suçluyor. Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise, ?Sınavlar bilim adamı yetiştirmeyi değil, bilim adamlarının önünü kesmeyi amaç ediniyor.? açıklamasında bulunuyor.

Zaman

3/26/2006

100 bin memurun 43 bini, geçici ve sözleşmeli personel olacak

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun soru önergesine verdiği cevapta 2006 yılında geçici ve sözleşmeli personel için verilen kontenjanları açıkladı.

Hükümet, 2006 yılında 43 bin 92 sözleşmeli kontenjan belirledi.

Önceki yıllardan farklı olrak 2006 için ilk kez Bayındırlık ve İskan, Tarım ve Köyişleri, Çevre ve Orman, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, SHÇEK Genel Müdürlüğü, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü ile Orman Genel Müdürlüğüne kontenjan verilmesi dikkat çekti.

2006 yılı kontenjanın kurumlara dağılımı ise şöyle:

MEB: 30 bin 338
TÜİK: 1650
Sağlık Bakanlığı: 1209
YSK: 12
Üniversiteler: 78
Adalet Bakanlığı: 2640
Danıştay : 50
Vakıflar Genel müdürlüğü: 10
Geneçlik ve Spor Genel Müdürlüğü: 10
İçişleri Bakanlığı: 3500
Yargıtay Başkanlığı: 115
Devlet Personel Başkanlığı: 30
Tapu ve Kadastro Gn. Md.: 800
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı: 200
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı: 350
Çevre ve Orman Bakanlığı: 100
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı: 100
Kültür ve Turizm Bakanlığı: 300
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: 200
Ulaştırma Bakanlığı: 100
SHÇEK: 500
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü : 500
Orman Genel Müdürlüğü: 300
Cumhuriyet

3/22/2006

Memura 40+40 Geldi

40+40'a ek olarak çeşitli meslek gruplarına ek zam getiren 13 maddelik yasa tasarısı dün Meclis Genel Kurulunda kabul edildi. Dünkü görüşmelerde üç maddede değişiklik yapıldı. Yasa tasarısı; bugün Cumhurbaşkanlığı Makamına sevk edilecek olup,
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in yasayı onaylamasının ardından da, Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girecek.
1- EMEKLİLERDEN ÖZELLEŞTİRME KAPSAM PROGRAMINA ALINANLAR
Kabul edilen 8. madde: Bu madde ile "emekli aylığı almakta iken
özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşlarda görev
almaları nedeniyle 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesi gereğince emekli aylıkları kesilenler", Kanunla
düzenlenecek genel sağlık sigortası kapsamına alınacakları
tarihe kadar, hastalanmaları halinde resmî veya özel sağlık kurum
veya kuruluşlarında yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslara göre
muayene ve tedavi ettirilirler.
2- POLİS, BEKÇİ VE MİT EMEKLİLERİNE 100 YTL
Kabul edilen 9. madde: Kabul edilen 9. maddeyle Emniyet Hizmetleri
Sınıfına dahil kadrolar ile çarşı ve mahalle bekçisi kadro
unvanı esas alınarak emekli aylığı ödenenlerden, emekli
aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış
olanlara, her ay emekli aylıklarıyla birlikte 100 YTL tutarında
ayrıca ödeme yapılacak. Bir başka deyişle polis ve bekçi
emeklilerine 100 YTL verilecek. Verilen bir önerge ile 100 YTL'den
MİT emeklilerinin de yararlanması benimsendi.
- KURUL TEMSİL GİDERLERİNE SINIRLAMA

Kabul edilen 10. madde: Bu maddeyle Kurulların temsil ve ağırlama
giderlerinin yıllık toplamı, kurul başkanı ve kurulları temsil
etme yetkisine haiz personelin bir aylık ortalama net ücretinin iki
katını geçemeyecek. Bu maddeye bir önerge ile ekleme yapılmış 2
yıllık yüksek öğretim mezunu denetim elemanlarına tazminat
verilmesi benimsendi.

4- KALDIRILAN LOJMAN TAZMİNATI MEVZUATINDAN DA ÇIKARILDI

Kabul edilen 11. madde: Bu maddeyle, bu yılın başında
kaldırılmış olan lojman tazminatı, ilgili mevzuatından da
çaıkarılarak tamamen kaldırılmıştır.

5- DERS SAATLERİNE İLİŞKİN DÜZENLEME ÖĞRETİM YILI SONUNDA
YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

Kabul edilen 12 ve 13. madde: Bu maddeler kanunun yürürlüğüne ilişkin maddelerdir. 12. maddenin görüşmeleri esnasında ders saatlerine ilişkin düzenlemenin, eğitim öğretim yılı sonunda yürürlüğe girmesi benimsendi.

Kamuda ek zam almayan memurların yanı sıra, polis, hakim, savcı ve din görevlilerinin özlük haklarının iyileştirilmesi ve öğretmenlere ödenen ek ders ücretinin artırılmasını öngören 'Ek Zam Paketi' TBMM Genel Kurulu'nda 3. haftada yasalaştırıldı. Zam, memurlar için Ocak ayından geçerli olacak ve son 3 ay için
birikmiş olan 120 milyonluk ödeme 4. ayda yapılacak.

"Değişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlara ve Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması" hakkındaki yasaya göre, yaklaşık 1 milyon 400 bin memura 2006'nın ilk yarısı için 40, ikinci yarısı için
de 40 olmak üzere toplam 80 YTL ek ödeme yapılacak. Sendika üyesi olan personele ayrıca, sendika aidatlarından kaynaklanan kayıplarını telafi amacıyla aylık 5 YTL ilave ödeme yapılacak.

Yasa ile özel hizmet tazminatı ve buna paralel olarak değişik adlarla düzenlenmiş bulunan tazminat oranlarında bazı iyileştirmeler yapılıyor. Tasarıda, öğretmenlerin ek ders ücretlerinin de 3.5 YTL'den 5 YTL'ye çıkarılması öngörülüyor.
Ek ders ücretlerine yapılacak zam 1 Nisan 2006 tarihinden itibaren geçerli olacak. ÖSYM tarafından açılan sınavlarda başvuruları kabul eden Milli Eğitim Bakanlığı personeline ek ödeme yapılacak. Buna göre, her başvuru için alınan 2 YTL'lik ücretin 1 YTL'si başvuruyu alan öğretmene, 1 YTL'si de okul aile birliklerine
verilecek. Yasa ile yaklaşık 20 bin sözleşmeli öğretmenin sözleşme süresi
10 aydan 12 aya çıkarılıyor. Böylelikle, sözleşmeli olarak görev yapan öğretmenlerin yılın 2 ayında maaşlarının kesilmesi uygulamasına son verildi.

Yasaya göre, polis, din görevlisi ve hakim-savcıların maaşlarında da artış yapılacak. Buna göre birinci sınıfa ayrılmış, bu sınıfa ayrıldığı tarihten itibaren de meslekte 3 yılını doldurmuş hakim ve savcıların yanı sıra, Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilme hakkını kazanmış birinci sınıf hakim ve savcılar için belirlenmiş olan 5 bin 800 ek gösterge rakamı 6 bin 400'e çıkarıldı. Böylelikle söz konusu hakim ve savcıların maaşlarında ortalama 40 YTL'lik artışa gidildi. Yasa ile 'Din
Hizmetleri Tazminatı' ve 'Emniyet Hizmetleri Tazminatı'nda da 100'er YTL'lik artış öngörülüyor. Ayrıca makam tazminatı almayan emekli polisler, emekli Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları ve emekli bekçilerin maaşlarında en az 100 YTL'lik bir artış
sağlanacak.

''BU KANUNLA BÜTÇEYE 2 MİLYAR YTL EK YÜK GELİYOR"

Adli Tıp Kurumu personeline, personelin katkısı ile elde edilen
döner sermaye gelirlerinden karşılanmak üzere yapılan ödemeler de
yasa kapsamında artırılıyor.

Yasa ile kamuda görev yapan mimar ve mühendislerin ücretleri 150 YTL, açık alanda görev yapan mimar ve mühendislerin ücretleri ise 170 YTL artırıldı. Bu kadroda görev yapanlar 40+40 YTL'lik artıştan da yararlanacak.

Yasa ile Türk Hava Yolları'nın pilot ihtiyacının karşılanması ve emekli olan pilotların yeniden çalışmaya teşvik edilmesi amacıyla THY'de yeniden çalışmaya başlayacak olan emekli pilot subaylara tedavi yardımı yapılmasının da yolu açıldı.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, yasa ile daha önce ek ödeme almamış 1 milyon 400 bin memurun maaşında artış öngörüldüğünü hatırlatarak, memur maaşları arasındaki adaletsizliği gidermeye çalıştıklarını söyledi. Bu
adaletsizliği giderecek ve maaşlar arasındaki farkı azaltacak politikalar üretmeye devam edeceklerini bildiren Unakıtan, ''Bu kanunla bütçeye 2 milyar YTL ek yük geliyor. Memurların durumunu düzeltmek için bu yükü göze alıyoruz'' dedi.

Bu arada, AK Parti'li milletvekillerince verilen ve kabul edilen değişiklik önergesiyle 2 yıllık yüksek okul mezunu denetim elemanlarına makam tazminatı ödenecek.

Öte yandan, yasa tasarısının görüşmeleri sırasında, CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan kürsüye yumurtalarla çıktı. Bazı milletvekilleri "Yumurtalar kırılıyor" diye espri yaparken, Özkan da, "Kırılmaz kırılmaz" karşılığını verdi. Aynı
zamanda ziraat mühendisi olan Özkan, ziraat mühendislerinin maaşlarına artış istedi. Ziraat mühendislerinin çok zor durumda olduğunu belirten Özkan'ı, Genel Kurul oturumunu yöneten TBMM Başkan Vekili Ali Dinçer, "Kürsünün nezaketine uygun davranın"
diyerek uyardı. Ancak Özkan sözlerini sürdürdü ve, "Yumurtanın, sadece bu değil etin, sütün, bunlar bizim besin kaynaklarımız. Veteriner hekimleri bu yasada unuttuk. Unutulan bir meslek grubunu anlatmak için bunları getirdim" diye konuştu.

TBMM Başkan Vekili Dinçer, Özkan'ı tekrar uyararak, "Konuşarak da dile getirebilirdiniz" ifadesini kullandı. Özkan ise, "Akılda kalmaz Başkanım" diyerek karşılık verdi. Özkan, konuşması bittikten sonra yumurtaları da alıp kürsüden ayrıldı.

3/13/2006

2006 Kpss Duyurusu

BASIN DUYURUSU

03.05.2002 tarih ve 24744 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan ?Kamu Görevlerine ilk Defa Atanacaklar için Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik? hükümleri uyarınca 2006 yılında Kamu Personel Seçme Sınavları (KPSS) yapılacaktır. Diğer taraftan adı geçen Yönetmelikte yapılan değişiklikle, 2006 yılında yapılacak sınavların sonuçlarının geçerli olacağı sürede 2004-KPSS sonuçlarının da geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre 2004-KPSS?ye giren ve öğrenim düzeyleri değişmeyen adayların 2006 yılında yapılacak sınavlara girmeleri zorunlu değildir.

2006 Yılında Yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavları

1. Lisans mezunları ve lisans programlarından mezun olabilecekler için KPSS 81 il merkezi ve Lefkoşa?da 01-02 Temmuz 2006 tarihlerinde yapılacaktır (2006-KPSS/1). Cumartesi sabah, Cumartesi öğleden sonra, Pazar sabah ve Pazar öğleden sonra olmak üzere dört oturumda yapılacak bu sınavda Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerinin uygulanacağı Cumartesi sabah oturumuna tüm adayların girmesi zorunludur. Kılavuzu inceleyerek adaylar diğer oturumlardan hangilerine katılacaklarına karar vereceklerdir.

2. Ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için KPSS 17 Eylül 2006 tarihinde ÖSYM Sınav Merkezlerinde (81 il merkezi, 70 ilçe merkezi ve Lefkoşa?da) tek oturumda yapılacaktır (2006-KPSS/2).

2006-KPSS/1 ve 2006-KPSS/2 başvuruları için ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri, ÖSYM büroları ve belirli ortaöğretim kurumları (lise ve dengi okullar) Başvuru Merkezi olarak görev yapacaktır. 2006-KPSS/1 ve 2006-KPSS/2 başvurularının yapılacağı Başvuru Merkezlerinin tam listesi ÖSYM?nin internet sitesinde 24 Nisan 2006 tarihinde yayımlanacaktır.

2006-KPSS/1 Başvuruları

2006-KPSS/1?e başvurmak isteyen adaylar 27 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasında KPSS Başvuru Merkezlerinden birine başvurarak 2 YTL karşılığında 2006-KPSS/1 Kılavuzunu satın alacaklardır.

2006-KPSS/1 Kılavuzunun satın alınmasından sonraki işlemler ?eski? ve ?yeni? adaylar için aşağıda açıklanan biçimde sürdürülecektir.

1. 2004 ve 2005 yıllarında yapılan KPSS sınavlarından en az birine lisans düzeyinde girmiş olan adaylar (?eski? adaylar), Kılavuzu satın aldıktan sonra, 27 Nisan - 10 Mayıs tarihlerinde Kılavuzun arka sayfasında yer alan banka şubelerinden birine giderek sınav ücretini (girecekleri oturum sayısının 1/2/3/4 olmasına göre 35/45/55/65 YTL) yatıracaklar ve sınav ücretini yatırdıktan en az iki iş günü sonra, 01-12 Mayıs tarihleri arasında internet aracılığıyla başvuru işlemlerini bizzat kendileri yapacaklardır.

2. 2004 ve 2005 yıllarında yapılan KPSS sınavlarına hiç girmemiş ya da ortaöğretim ya da önlisans düzeyinde girmiş şimdi lisans düzeyinde girmek isteyen adaylar (?yeni? adaylar) Kılavuzu satın aldıkları başvuru merkezinden randevu alacaklar ve 27 Nisan - 10 Mayıs tarihlerinde Kılavuzun arka sayfasında yer alan banka şubelerinden birine giderek sınav ücretini (girecekleri oturum sayısının 1/2/3/4 olmasına göre 35/45/55/65 YTL) yatıracaklardır. Yeni adaylar sınav ücretini yatırdıktan en az iki iş günü sonra 01-12 Mayıs tarihleri arasında randevu aldıkları başvuru merkezine Kılavuzda belirtilen belgelerle birlikte gidecekler ve başvuru hizmet ücreti olarak 3 YTL ödeyeceklerdir.

2006-KPSS/2 Başvuruları

22 Mayıs?da başlaması düşünülen bu başvurular ile ilgili ayrıntılı bilgi Nisan ayı içinde bir basın duyurusu ile açıklanacaktır.

Basınımız aracılığıyla adaylara duyurulur.

Prof. Dr. Ünal Yarımağan
Başkan

3/02/2006

2006 Mayıs Dönemi LES Başvuruları

2006 Mayıs Dönemi Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (LES), Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 21 Mayıs 2006 tarihinde üniversite rektörlüklerinin bulunduğu Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Niğde, Sakarya, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Van ve Zonguldak illeri ile Lefkoşa'da yapılacaktır.

Bütün yükseköğretim kurumları lisansüstü programlarına öğrenci seçme ve yerleştirme işlemlerinde LES sonuçlarını kullanacaklardır. Adayların LES'ten, başvurduğu lisansüstü programın puan türünde en az 45 (lisans diplomasıyla doktora veya sanatta yeterlik programına başvuracaklar için 55) puan almaları gerekmektedir. Yükseköğretim kurumları lisansüstü programlarına öğrenci seçiminde LES puanının, % 50'den az olmamak koşuluyla, ne kadar ağırlıkla değerlendirmeye alınacağını adaylara duyuracaklardır. Yükseköğretim kurumları seçme işlemlerinde sadece bu puanlardan yararlanabilecekleri gibi, bu puanları ön eleme amacıyla veya kendi yapacakları sınavın bir parçası olarak da kullanabileceklerdir.

Yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı ile kamu kurum ve kuruluşlarının uzman personel ihtiyacının karşılanması amacıyla yurtdışına lisansüstü öğrenim görmek üzere gönderilecek adayların seçme ve yerleştirme işlemlerinde LES puanları kullanılacaktır. Araştırma görevlilerinin atamalarında da diğer değerlendirme ölçütlerinin yanı sıra bu puanlar kullanılacaktır.

LES'e en az lisans diplomasına sahip olanlar ile sınavın yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde bir lisans programından mezun olabilecek durumda bulunanlar girebilecektir. Yabancı uyruklu öğrenciler de bu sınava katılabilecektir.

Bu sınav ile ilgili başvuru evrakı üniversite rektörlüklerine gönderilecektir. Bu sınava başvurmak isteyen adaylardan bir lisans programından mezun olabilecek durumda bulunanlar kendi üniversitelerinden, mezun adaylar ise istedikleri üniversiteden başvuru evrakını 6-15 Mart 2006 tarihleri arasında 4,00 YTL karşılığında temin edeceklerdir.Kurallara uygun olarak doldurdukları Başvurma Belgelerini, 45,00 YTL sınav ücretini yatırdıklarını gösteren Banka Dekontu ile birlikte en geç 15 Mart 2006 tarihinde; mezun olabilecek durumda bulunanlar kendi üniversitelerine, mezun olanlar ise istedikleri üniversiteye onaylatarak teslim edeceklerdir.

Başvurma Belgelerine TC Kimlik Numaraları da yazılıp kodlanacağından, adayların bu numarayı şimdiden Nüfus İdarelerinden öğrenmeleri yararlarına olacaktır.
OSYM