Memur Sitelerinden Son Haberler:

10/19/2006

Memura %3+3 Partilere %300

Memura yüzde 3+3 verdiler, partilere yardıma yüzde 300 zam yaptılar

Memur maaşlarına 2007 yılı için 3+3 oranında zam öngören hükümet, siyasi partilere çok daha cömert davranıyor. Siyasi partilere her yıl bütçeden yapılan Hazine yardımı, 2007?nin seçim yılı olması nedeniyle üçe katlanacak. TBMM?ye sunulan 2007 bütçesinden altı partiye 385 milyon YTL ödenecek.

HÜKÜMET, önümüzdeki yıl memur maaşlarına ilk altı ay için yüzde 3 ikinci altı ay için yine yüzde 3 olmak üzere 3+3 formulünü öngörürken, 2007?nin seçim yılı olması nedeniyle siyasi partiler, Hazine yardımını yüzde 300 zamlı alacak. Alt derecedeki memurlara ilk altı ay yüzde 4 ikinci altı ay yine yüzde 4 olmak üzere 4+4 formülünü öngören hükümet siyasi partilere, yasa gereği her yıl ödenen Hazine yardımı için 2007 yılı bütçesinden seçimler dolayısıyla "üç kat artışla" 385 milyon YTL ödenek ayrıldı. Hükümet Kasım 2007?de yapılacak genel seçimler dikkate alındığında, AKP?ye 153.3, CHP?ye 86.7, DYP?ye 42.7, MHP?ye 37.4, Genç Parti?ye 32.4, Anavatan?a da 32.4 milyon YTL Hazine yardımı ödenmesi gerekiyor. Seçim yapılmasaydı, altı siyasi partiye ödenecek Hazine yardımı, bu tutarların üçte biri, toplam tutar da 127.3 milyon YTL ile sınırlı kalacaktı. Yardım almayı hak eden altı siyasi parti (AKP, CHP, DYP, MHP, Genç Parti, Anavatan) gelecek yıl yapılacak genel seçimler dolayısıyla, hak ettikleri tutarın üç katını alacaklar. Yasa gereği Hazine yardımlarının ocak ayının ilk 10 günü içinde aktarılması gerekiyor. Altı partiye ödenecek toplam 385 milyon YTL?nin 257.7 milyon YTL?lik kısmını, seçimler için yapılacak "zamlı ödeme" oluşturuyor.

BÜTÇENİN BEŞBİN?DE 2?Sİ: Siyasi Partiler Kanunu?na göre, son genel seçimde yüzde 10 barajını aşmış olan siyasi partilere, bütçe gelirlerinin "beşbinde 2"si tutarındaki bir miktarın, ödenek olarak ayrılması gerekiyor. Bu tutar, uygulamada seçmen başına düşen yardım miktarının hesaplanmasında kullanılan "baz rakamı" oluşturmakla sınırlı kalıyor. Partilere yardımın toplam tutarı, "beşbinde 2" ödenek tutarının çok üzerine çıkıyor. Önceki gün TBMM?ye sunulan 2007 bütçe tasarısında, toplam bütçe geliri olarak 200.1 milyar YTL hedeflendi. Siyasi Partiler Yasası kriterine göre, Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 10 barajını aşmış iki parti olan AKP ve CHP için bütçeye 80 milyon YTL konulması gerekiyor. Yüzde 10?u aşamamış ancak yüzde 7?yi aşmış siyasi partilere de yardım verildiği için, seçmen başına düşen yardım miktarı ile DYP, MHP ve Genç Parti de oy sayısıyla orantılı yardımı hak ediyor.

Bakanlar Kurulu?na, memura enflasyon zammı yetkisi

MERKEZİ Bütçe Yasa Tasarısıyla, bu yılın ikinci yarısında gerçekleşecek toplam TÜFE artışının yüzde 2.5?i aşması drumunda aşan kısmı telafi edecek şekilde memur maaşlarına zam yapılabilmesi için 2007?nin ilk yarısına ilişkin Merkezi Bütçe Yasasıyla belirlenecek memur aylık katsayılarıyla ücret tavanını belirleybilmek amacıyla Bakanlar Kurulu?na yetki veriliyor. TBMM?ye sunulan Merkezi Bütçe Yasa Tasarısı?na göre, kamu çalışanlarının maaşlarının hesaplanmasında 2007 yılının ilk altı ayında uygulanacak aylık katsayı 0.04605, memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylığı katsayısı 0.5864, yan ödeme katsayısı ise 0.01461 olarak belirlendi. 2007?nin ikinci yarısında ise aylık katsayı 0.04739, taban aylığı katsayısı 0.61417 olarak uygulanacak.

Çiğdem TOKER / ANKARA
Hürriyet

10/18/2006

Milli Eğitim, İnternet TV Kurdu

Milli Eğitim Bakanlığı internet televizyonculuğuna başladı. Öğrenciler, derslerin yanı sıra eğitici
film ve belgeselleri internet üzerinden ücretsiz seyredebiliyor...

İbrahim Asalıoğlu/Zaman Özellikle açık ilköğretim ve liselerinde okuyan öğrencileri yakından ilgilendiren internet televizyonculuğuna www.egitim.gov.tr veya doğrudan http://internettv.meb.gov.tr adresinden ulaşılabilecek.

Teknolojiyi en iyi kullanan kurumların başında gelen Milli Eğitim Bakanlığı, bu alanda bir ilke daha imza attı. Bakanlık, bilgisayar ortamında hizmet verecek olan internet TV yayınına başladı.
Bu amaçla yeni bir web sitesi kuruldu. Örgün ve yaygın eğitimdeki öğrencilere ders destek materyalleri sunmak amacıyla hazırlanan sitede, öğretmen ve velilere yönelik kişisel ve mesleki gelişim programları, eğitim programları, belgeseller, okulöncesine yönelik programlar, çizgi film ve masallar, çeşitli slayt filmleri ve fotoğraflar yer alıyor. Yeni ilköğretim ve lise müfredatına uygun ders materyalleri yayınlayacak siteye, yıllardır bakanlığın arşivinde biriken belgeseller, radyo programları ve diğer yayınlar da eklenecek. Fakat bunlar kopyalanamayacak, isteyenler Milli Eğitim Bakanlığı'ndan satın alabilecek. Bakanlığın bir sonraki hedefi ise dijital olarak hizmet verecek interaktif bir eğitim televizyonu kurmak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in 'teknolojinin en üst seviyede kullanılması' talimatı doğrultusunda hazırlanan site hakkında bilgi veren Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Prof. Dr. Nizami Aktürk, internet televizyonculuğu hizmetinin öğrencilere büyük bir kolaylık sağlayacağını belirtti.

Modern televizyonculuk ne gerektiriyorsa ona uygun altyapıyı şimdiden hazırladıklarını anlatan Aktürk, "Açıköğretimde okuyan öğrencilerimiz eskiden hep televizyonun program akış şemasını izlerdi. 'Acaba bizim ders ne zaman başlayacak? Kaçırdık mı kaçırmadık mı?' tasasını yaşarlardı. Artık öyle bir dert yok.

Kaçırsalar da kaçırmasalar da istedikleri zaman internete girip diledikleri derse bağlanıp seyredebilecekler. Anlamadıkları yeri geri dönüp tekrar izleyebilecekler. Çok iyi bildikleri bir kısım varsa orada zaman geçirmeyecekler, hızlıca orayı zaplayabilecekler." dedi.

10/17/2006

Kamuda İşçi ikramiyeleri yarın ödeniyor

Kamuda çalışan işçilere 6772 sayılı yasanın ilgili maddesi gereğince, Bakanlar Kurulunca takdiren ödenecek ikramiyenin tamamı yarın ödenecek.

Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, dün yapılan Bakanlar Kurulunun ardından kamuda çalışan işçilere 1 aylık ikramiye ödeneceğini belirtmişti.

17.10.2006

Öğretmenim Boya Badana Yaparım

Eğitim çalışanlarının ek iş olarak en fazla ?boya badana? yaptığı ortaya çıktı.

Eğitim-Bir-Sen?in memur, teknisyen, şoför, hizmetli gibi bin 252 eğitim çalışanıyla gerçekleştirdiği 94 soruluk anket, eğitimcilerin 30 farklı türde ek iş yaptığını ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre ek iş yapan çalışanlar 36-45 yaş grupları arasında yoğunlaşıyor ve ek iş olarak en fazla ?boya badana? tercih ediliyor.

Çalışanların, ?elektrik, inşaat işleri, kalorifer, bekçilik, işçilik, tamirat, pazarcılık, aşçılık, bahçıvanlık, bilgisayar, amelelik, garsonluk, hamallık, sıhhi tesisatçılık, tezgâhtarlık, çiftçilik, aşçı yardımcılığı, amatör kameramanlık, fotoğrafçılık, hayvancılık, müzisyenlik, balıkçılık, şoförlük? gibi 30 farklı türde ek iş yaptığı saptandı. Araştırmada söz konusu eğitim çalışanlarının sadece yüzde 3?ünün yıllık izinlerini tatil bölgelerinde geçirdikleri ortaya çıktı. Çalışanların yüzde 34?ü serbest zamanlarını değerlendirmek için spor yaptıklarını, yüzde 21?i boş zamanlarında kahvehaneye gittiğini belirtti.

Çalışanların sadece yüzde 12?si sinema ve tiyatroya gittiğini söylerken, yüzde 68?i ise serbest zamanlarında akraba ziyareti yaptıklarını kaydetti.

Zaman

10/16/2006

Bayram Tatili Birleştirilmedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Başbakanlık Merkez Binasında yapılan toplantı yaklaşık 3.5 saat sürdü.

Toplantı sonunda bir açıklama yapan Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek bayramda ek tatil olmadığını söyleyerek, "Bayramda tatil yok, çarşamba akşamı tatil bitiyor, perşembe herkes işbaşı yapacak' dedi.

Hükümet bayram günlerinde köprü ve otoyolların da ücretsiz olmasını kararlaştırdı.

Korsanla mücadele eden memura ikramiye

Korsan fikir ve sanat eserleriyle mücadele için denetim komisyonları oluşturulacak ve burada görev yapan memurlara ele geçirilen materyalin değerine göre değişmekle birlikte yılda en fazla 1.789 YTL ikramiye verilecek.
Birçok yasada değişiklik öngören ve Meclis?e sunulan tasarıyla ayrıca seyahat acentalarına da taahhüt ettiği hizmeti verememesi veya aynen yerine getirememesi, kaza ve hastalık halinde dönüş masraflarını karşılamak üzere zorunlu sigorta yaptırılması uygulaması getiriliyor.

ANKA

Üniversite 2. ek yerleştirmeye başvuruları başladı

Üniversitelerdeki boş kalan kontenjanlar için yapılacak 2. ek yerleştirmeye başvurular başladı.

2. ek yerleştirmeye ilişkin kılavuz, ÖSYM?nin internet sitesinde yayınlanıyor. Adaylar, tercih formlarını internet üzerinden gönderebilecekler. Başvuru süresi 18 Ekim?de sona erecek ve uzatılmayacak. 2006-ÖSS sonuçlarına göre üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında toplam 43 bin 255 boş kontenjan bulunuyor.

KPSS 2006/2 sonuçları açıklandı.

Önlisans ve lise mezunlarına yönelik olarak 17 Eylül 2006 tarihinde yapılan KPSS/2 sonuçları açıklandı.
Sonuçları görmek için tıklayınız

10/11/2006

ÖSS 2. Ek yerleştirme internetten

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) 2. Ek Yerleştirme kılavuzlarının sadece internetten yayınlanacağı bildirildi.

ÖSYM'den yapılan açıklamada, Ek Yerleştirme kılavuzlarının, başvuruların alınacağı 16-18 Ekim 2006 tarihleri arasında sadece ÖSYM'nin internet sitesinde yayınlanacağı, ayrıca basılı olarak satışının yapılmayacağı belirtildi.

8/31/2006

IFP ve güzel bir yazi

Telekom ve kamu bankalari bu devletin özellestirme kapsamina alinmis kurumlari.Telekomun özellestirme macerasina, kamu bankalarindan daha önce start verildi.Ancak bu iki kurum personeline devletin yaklasimi tamamamen farkli oldu.NEden peki?Bunu anlamaya çalisiyorum ancak anlayamiyorum.Bir baba iki evledina neden farkli davranir?veya davranirmi?
TElekom personeline daha önce degisik statülerde çalisabilme olanagi saglayan sözlesmeler teklif edildi.Personel kendine uygun gördügü statüde telekomda çalismaya devam etti.Farkli olan aldiklari ücretlerdi.Gün geldi telekom satildi.4046 sayili yasa geregi personel rejimi yapildi.Personele taahhüt edilen neydi?
1-Telekomda çalismaya devam etmek isteyene %35 zam
2-6 sene kamu kurumlarina geri dönebilme garantisi.
3-kamu kurumlarina geçmek isteyen personelde özlük hakari sakli kalmak kaydiyla kamu kurumlarina geçebilme imkani
Nekadar güzel bir özellestirme örnegi degilmi?Sürecin ta basindan beri Telekom personeli pek magdur edilmedi?hatta defalarca ödüllendirildi? Peki neden? Birilerinin Telekom çalisanlarindan bir çekincesimi var acaba? Yoksa adil davranma yetilerinemi sahipler?Yoksa telekom personeli Türkiye standartlari üstü insanlarmi? Uzaydanmi geldiler? Yoksa Telekom Devletin ta kendisimi? Yada devleti yönetenlerin üzerinde durduklari taslari oynatmaya muktedir güçlerimi var? Belkide çok sempatik insanlardir öylemi? Burda daha açik yazamayacagim güç ve bilgilerimi vardir birseyler vaya birileri hakkinda?...gibi seneryolar aklima geliyor ve ben anlayamiyorum çözemiyorum!!
Kamu bankalarinda yapilan neydi peki?
1-Emlak bankasi apar topar fesh edilerek Halk ve ziraat bünyesi içinde sanki bir takim yanlisliklari eritilmeye çalisildi.
2-yeniden yapilanma adi altinda kamu bankalarinin bir takim olusumlari ve birtimleri baskalasima ugratildi..
3-Personel müthis bir hizla tu kaka ilan edilip kiyima baslandi..
4-Tüm ekonomik krizlerin bas sorumlusu ad edilip, önlerine ya imzala ya git diye sonu belli olmayan kesin hüküm içermeyen birseyler sunuldu.
5-sözlesmeyi kabul etmeyen ve bir çogunlugu eski statülerine göre bankalar özellesinceye dek çalismaya hazir yetismis personel, kamunun diyer birimlerine özlük haklari gasbedilerek gönderildi.
sonra ne oldu?
1-kamu bankalarinin özellestirilme süreci tarihleri devamli olarak ileri bir tarihe ötelenmeye baslandi.Çünki kamu bankalari dahil devletin hiçbir birimi buna henüz hazir degildi ve hükümetler böyle bir stratejiyi zaten benimsemiyordu!!
2-batan bir bankanin 3500 civarindaki personeli bir hülle ile bir çirpida bankalarindan uzaklastirilan personelin yerine kamu bankalarinin birinde kamu çalisani haline getirildi..
3-Kriz nedeniyle baskalasima ugramis kamu bankalarinin bazi birimleri eski hallerine dönüstürüldü.
4-Yetismis,devletce yetismesi için onca emek verilmis para harcanmis zavalli kamu bankalari eski çalisanlari kamunun diger kurumlarinda bir çogu atil vaziyette çürümeye terk edilmisken 4046 ya tamamen aykiri olarak yeni personel alimina baslandi..
5-bu haksizliklari içine sindiremiyen eski kamu bankasi çalisanlarindan dava açipta kazananlarin bankalarina geri dönüsleri engellenmeye basladi ve hala devam ediyor.
6-Çok hakli oldugumuz bir davada bu haksizliklara kimse dur diyemiyor,bu yanlisi geri almaya hiç kimse gayret etmiyor aksine yargi kararlari kamu bankalari çalisanlarinin lehine çiksa bile bu yargi kararlarini kimse uygulamak istemiyor..
Bende dogal olarak düsünüyorum ama cevabini bulamiyorum..
bu insanlarin günahi ne? Bunlar bu ülkeye nerden geldiler?Hainmidir bunlar.Devletinin zararina ve aleyhinemi çalismislardir yillarca..Antipatik insanlarmidir bunlar.Bilgi ve beceriden yoksunmudurlar.Bankaciligin ne oldugunumu bilmezlermi?.Kamu bankalrinda çalistiklari dönemde hep yan gelip yatmismidirlar.Varsayalim öyledirlerde bunun kriterini sadece sözlesme dayatmasiylami ölçmüstür bunlari yönetenler.Böyle bir kiyimdan sonra bankada kalanlar tüm bu akla gelen sorulardan piripakmi olmuslardir ve bu yönetim böyle bir ayrimi nasilda bir çirpida yapabilmis ve muvaffakiyet elde etmistir!!Hadi eski hükümet ve eski kamu bankalari yönetimi böyle bir yanlis yapmistirda yeni gelenler neden dahada israrli olarak kamu bankalari eski çalisanlarina bu denli olumsuz davranmaya devam etmektedir.
Bu ve benzeri birçok düsünce 2002 tarihinden beri hep beynimde simsekler çaktirmaktadir ama bir türlü yagmur yagmaz.Yagmaz ki bileyim gökten düsek olan nedir..!!!
neresinden bakarsaniz bakin neresinden tutarsaniz tutun ama Kamunun bu iki kurumum personeline davranisini benim anlayamadigim gibi sizlerde anlayamazsisiniz.Anlayaniniz varsa bana ve benim gibi anlayamayanlara lütfen anlatsin.
Idam mahkumuna bile son istegin nedir diye sorulur.Sorulurda kimse bizlere neden birseyler sormaz.
Atil vaziyette ,sevmedigi istemedigi bilmedigi isi yapmaya zorlanan binlerce bu vatan evladini neden kimse bildigi sevdigi isi yapmaktan ali koyar.Neden bunlarin üç kurusluk özlük haklarina tecavvüzler olur.Olur da neden kimse buna dur diyemez.!!!
Anlamiyorum iste tüm bunlari bir türlü
a n l a y a m i y o r u m
Anlayan varsa beri beri gelsin.
Saygilar..... Kaynak memurlarnet forum

8/29/2006

16 bin 961 öğretmen atandı

İlk atama kapsamında kadrolu ve sözleşmeli 16 bin 792, açıktan ve kurumlar arası nakil yoluyla da 166 olmak üzere toplam 16 bin 961 öğretmen ataması yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2006 yılı ikinci dönem öğretmen atama işlemi Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda bilgisayar ortamında bugün gerçekleştirildi. Bakan Hüseyin Çelik'in de katıldığı ve 10 bini kadrolu 7 bini sözleşmeli olmak üzere toplam 17 bin boş kadro için yapılan atama işlemi sonucunda; ilk atama yöntemiyle 9 bin 796'sı kadrolu, 6 bin 996'sı sözleşmeli olmak üzere 16 bin 792 öğretmenin görev yerleri belirlendi.

Açıktan atama ve kurumlar arası nakil yoluyla da 166 öğretmen alımı gerçekleştirilerek, böylece toplam atanan öğretmen sayısı 16 bin 961 olarak gerçekleşti. Atama sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı'nın www.meb.gov.tr adresli internet sitesinden öğrenilebilecek. Atanan öğretmenler, 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren göreve başlayacak

8/28/2006

2006 Kasım Kpds Başvuruları

Kasım 2006 Kpds başvuruları bugün başladı. Sınav 12 Kasım 2006 tarihinde yapılacak. Son başvuru tarihi 6 Eylül 2006.

Sınav heyecanı alerji yapıyor

İsveç'in Stockholm kentindeki bir enstitüde yapılan araştırmalarda, sınav stresi olan öğrencilerde alerjik rahatsızlıkların ortaya çıktığı anlaşıldı. 41 tıp öğrencisi üzerinde yapılan araştırmada, deneklerin normal günlerde ve sınavdan birkaç gün önce T hücre değerleri incelendi. T hücreleri, diğer adıyla alyuvarlar bağışıklık sistemini kontol etmeye yardımcı oluyor. Uzmanlar sınavlardan önceki sakin dönemde öğrencilerde normal oranda T hücreleri bulunduğunu söyledi. Ancak sınavdan birkaç gün önce yapılan testlerde, öğrenciler oldukça stresli olduğu için T hücrelerinde büyük bir artış gözlemlendi. Bu da stresli öğrencilerde alerjik reaksiyonlara yol çıktı.

Sabah

8/24/2006

Memurlar 3 saatlik siesta istedi

Memurlar, aşırı sıcaklar nedeniyle İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde uygulanan uzun öğle tatili uygulamasını talep etti

Toplu görüşme masasında hükümetle kıran kırana pazarlık yürüten kamu çalışanları ile işçi sendikalarının ücret-maaş pazarlıklarınını yanına bir talep daha eklendi. Türkiye?nin dört bir yanında hissedilen aşırı sıcaklar, 2001 yılında gündeme gelen ?siesta? talebini bir kez daha canlandırdı.

Yunanistan ve İtalya gibi birçok Akdeniz ülkesinde halen geçerli olan siesta uygulamasıyla çalışanlar günün en sıcak 3 saatinde çalışmıyor. Siesta uygulamasında mesai saatleri kısalmıyor ancak çalışma saatleri kaydırılıyor. Sabah daha erken saatlerde başlayan mesai, öğle saatlerinde bitiyor ve saat 16:00?dan sonra yeniden başlıyor.

Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, ?Bizim aşırı sıcaklarda çalışma sistemiyle ilgili 2002 yılında da bir talebimiz olmuştu. Ancak bu talep genel geçer bir uygulama olarak değil, aşırı sıcak günlerde uygulanmak üzere istisnai bir uygulama yapılması şeklinde? dedi.

SAATLER DÜZENLENSİN

Akyıldız, ?Yani meteorolojinin önceden uyarı yaptığı günler için çalışma saatlerinin 11:00 ile 16:00 arasında tatil olacak şekilde yeniden düzenlenmesi şeklinde. Ancak İtalya, Yunanistan gibi genel bir uygulama yapılması taraftarı değiliz. Türkiye aynı kuşakta bir uygulama değil. Konunun çok iyi incelenmesi gerek? diye konuştu.

Çalışma Bakanlığı yetkilileri ise, ?böyle bir gündemlerinin bulunmadığını? belirterek, konunun ciddi bir araştırmaya tabi tutulması gerektiğini belirtti.

vatan

8/03/2006

KPSS'de kaç puan alan atanacak?

1- Bu kadar puan ne anlama geliyor?

Daha öncede açıkladığımız üzere sınav sonuçlarında yer alan puanlardan sadece KPSS 3 puanı B grubu yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde kullanılacaktır. Diğer puanlardan KPSS 10 öğretmen atamalarında kullanılacaktır. Kalan puanların her biri ise bir kamu kurumunun uzman, denetmen veya müfettiş yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Örneğin KPSS 25 Hazine Müsteşarlığı uzman yardımcılığında, KPSS 4 ise DPT Planlama uzman yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Diğer puanlar için sınav kılavuzuna bakınız.

2- Ben 70 puan almadım, atanabilir miyim?

KPSS sınavında puan sınırı bulunmamaktadır. Yeni 70 puan alanların başarı sayılacağına dair bir düzenleme yoktur. Bu konuda, 1999 yılında DMS ile getirilen 70 puan şartı 2002 yılında kaldırılmıştır. Bu nedenle 10 puan alan dahi tercih hakkına sahiptir.

3- Kaç puan alan atanacak?

Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmektedir: "Bu sorunun yanıtı şu puandır" gibi bir hazır cevap bulunmamaktadır.

Zira KPSS-B yerleştirmeleri yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde onlarca kadro olacaktır. Her kadro için aranan öğrenim şartı farklı olacaktır. Örneğin mühendislik kadrolarından bir kısmı için "Gıda Mühendisi olmak" şartı aranırken bir kısmı için ise "Elektrik Mühendisi olmak" şartı aranacaktır. Yine bir kısım memur kadrolarında maliye mezunu olma şartı aranacakken bir kısmında ise İstatistik bölümü mezunu olma şartı aranacaktır. İşte bu noktada bazı alanlarda 75 almak yeterli olabilecekken bazı alanlarda 90 bile yeterli olmayacaktır.

Bir kadroya başvurabilecek aday sayısı ne kadar fazla ise puanlar o derece artacaktır. Örneğin sadece lisans mezunu olma şartını arayacak bir memurluk kadrosuna herkes başvurabileceği için yerleştirmeler sırasında ancak çok yüksek puanlı olanlar yerleşmeye hak kazanacaktır.

Ancak gerek öğrenim, gerek askerlik gerek yaş gerekse de diğer belgeler bakımından, bir kadroya ne kadar az kişi başvurabilecekse, yerleştirme işlemlerinde o derece puanlar düşebilecektir.

7/19/2006

Öss Tercih Tüyoları

ÖSS ve YDS puanları belli oldu. Şimdi sıra tercihlerde. İşte ÖSYM Başkanı'ndan tercih tüyoları... Yeni ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, adayların tercih yaparken, 2006-ÖSS'nin birinci bölümü olan SÖZ-1, SAY-1 ve EA-1 puanlarını geçen yılın aynı puan türündeki verileriyle karşılaştırmalarını önerdi. Yarımağan, ÖSS'nin ikinci bölümündeki SÖZ-2, SAY-2 ve EA-2 puan türlerinin geçen yıl karşılıklarının bulunmadığına işaret ederek, ?Aday, geçen yılki SAY puanlarını, bu yıl SAY-1'den aldıkları puanla karşılaştırsınlar? dedi. Yarımağan, adayların tercihlerini yaparken göz önünde bulundurmaları gereken esasları anlattı. Yarımağan, her adayın sınavın birinci bölümündeki SÖZ-1, SAY-1 ve EA-1 puanları bulunduğunu, ikinci bölümden soru yanıtlayan adayların da yanıtladıkları testlere göre SÖZ-2, SAY-2 ve EA-2 puanlarının hesaplandığını kaydetti. Lisenin Fen kolundan mezun olan bir adayın kendi alanı olan sayısal puan türünden bir lisans programını tercih edecekse, bu adayın SAY-2 puanına göre yerleştirileceğini ifade eden Yarımağan, ancak bu adayın tercih yaparken SAY-2 puanı yerine SAY-1 puanını geçen yılın aynı puan türündeki verileriyle karşılaştırmasının daha sağlıklı olacağını belirtti. ?İKİNCİ BÖLÜMDEKİ PUANLAR ALDATABİLİR? Yarımağan, adayların tercihlerini sağlıklı yapabilmeleri için ne yapmaları gerektiğini şu örneklerle açıkladı: ?Diyelim ki bir aday, bu yıl EA-2'de Türkiye'de 347. olmuş. Çok başarılı görünüyor. Bu aday, Galatasaray hukuka girmek istiyor. Galatasaray Üniversitesinin hukuk bölümünün yüzdelik dilimi geçen sene 0.39 olmuş. Yani bu yaklaşık binde 4'e denk geliyor. Buradan hesaplanacak olursa, geçen sene EA puanı hesaplanan 583 bin kişinin binde 4'ünü bulacağız. Bu da 2 bin dolayında kişi eder. Demek ki geçen sene bu bölüme ilk 2 binde yer alan adaylar girmiş. Şimdi, geçen sene EA puanının bu seneki benzeri EA-1'dir. O yüzden adayın EA-1'deki puanını ve yüzdelik dilimini göz önünde bulundurması gerekiyor. Galatasaray hukuku tercih etmek isteyen adayın EA-2'deki başarı sırası 347 olmasına karşın, EA-1'de 8 binlerde yer alıyor. Dolayısıyla bu bölümü tercihinde belirtmesi gerekir ama girmesi biraz zor gibi görünüyor. Örneğin, bir aday EA-1 puanına göre 15 bininci olmuş. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi işletmeye girmek istiyor. Geçen sene bu bölüme 2.42 yüzdelik dilimle girilmiş. Geçen sene EA puan türünde her bir yüzdelik dilimde yaklaşık 5 bin 800 kişi var. Dolayısıyla geçen seneki EA puanıyla bu bölüme ilk 14 binde yer alan adaylar arasından girenler olmuş. Eğer bir adayın bu seneki EA-1'deki başarı sırası bu rakama yakınsa buraya girme şansı var. Aday EA-2 puanına bakmayacak, çünkü bu aldatıcı. EA-2'nin geçen sene karşılığı yok. O nedenle ben adaylara hep SAY-1, SÖZ-1 ve EA-1 puanlarına göre tercihlerini yapmalarını önerdim.? ?BÜTÜN BİLGİLER BELGELERİNDE YER ALIYOR? Yarımağan, bu yıl sınavın birinci bölümündeki puanların herkese göre hesaplandığını, geçen sene de puanların herkese göre hesaplandığını belirterek, ?Onun için birinci bölümdeki puanlarla karşılaştırmak en yakın fikri verir? dedi. Adayların sınav sonuç belgelerinde, sınav puanlarının yanı sıra başarı sıraları ile yüzdelik dilimlerinin de yer aldığını anımsatan Yarımağan, şunları kaydetti: ?Biz zaten bu yıl adayların başarı sırasını veriyoruz, yüzdelik dilimi de veriyoruz. İkisi birbiriyle çarpılırsa o puan türünde kaç kişinin puanının hesaplandığı belli olur. En değerli bilgi adayın başarı sırası. Adayın yapacağı şey şu: Kendi başarı sırası var. Girmek isteği programın başarı sırasını bulacak. Başarı sırasını bulmak için yüzdelik dilimle aday sayısını çarpacak. Geçen sene o programa kaçıncı kişinin girdiğini bulacak. Onu kendi başarı sırasıyla karşılaştıracak ama sınavın birinci bölümündeki puanlarla karşılaştıracak. Bu tabii ki yüzde 100 sağlıklı olmasa bile en sağlıklı bilgiyi veriyor. Ayrıca, adaylara bu sene tercihlerini biraz daha geniş bir yelpazede yapmalarını öneriyorum. Yani adayın başarı sırası 8 bininci ise geçen sene 3-5 bininci ile 12 bininci arasından öğrenci alan bölümler arasından tercih yaparsa girme şansını artırır.? ?PUANLARINIZ DÜŞER? Yarımağan, adayları, kayıt yaptırmayacakları bölümleri kesinlikle tercihleri arasına yazmamaları konusunda uyardı. Yarımağan, ?Çünkü bunun adaya hiçbir faydası yoktur, gelecek sene adaya puan kaybettirir. Ortaöğretim başarı puanı yarı yarıya düşer. Tabii Açıköğretim buna dahil değil. Açıköğretimi en sona diledikleri gibi yazabilirler. Kazanırlarsa kaydını ister yaptırır, ister yaptırmaz. Açıköğretimi kazanıp da kayıt yaptırmamak puan düşürmez? diye konuştu. ?380 PUAN ALAN YOK?ÖSS sonuçlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Yarımağan, derece alanların ham puanlara göre sıralandığına, buna yerleştirme puanlarının dahil edilmediğine dikkati çekti. Bu adayların ortaöğretim başarı puanlarının birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Yarımağan, bu nedenle ortaöğretim puanları dahil edildiğinde sıralamanın değiştiğini kaydetti. Yarımağan, en fazla doğru soru yanıtlayan adayın 300 tam puan aldığını, tam puan almak için tüm soruları doğru yanıtlamanın şart olmadığını ifade etti. Ortaöğretim başarı puanları da katıldığında ve adaylar arasında ?giydirilmiş puan? olarak bilinen puanların tavanının 380 olduğunu belirten Yarımağan, ?Bu sene hiç kimse 380 puan alamadı? dedi. Yarımağan bunun nedenini şöyle açıkladı: ?Bu sene hesaplama yöntemini değiştirdik. Buna göre ortaöğretim başarı puanını hesaplarken, bir okulda en yüksek diploma notunu alan 1'den çok kişi varsa hiçbiri ortaöğretim başarı puanı olarak 100 tam notu alamıyor, genellikle 99 küsur oluyor. Ortaöğretim başarı puanı 100 olacak ki bu 0.8 ile çarpılınca 80 olsun. Bu da 300'e eklendiğinde 380 tavan puan olarak belirlenir. 2006-ÖSS'de 300 tam puan alan 10 kişi var. Bu 10 kişinin hiçbirinin ortaöğretim başarı puanı 100 değil, hepsi değişik. Mesela bunlardan birinin ortaöğretim başarı puanı 89 idi. O nedenle 100 tam diploma notuyla sınavda 300 tam puan alan aynı kişiler olmadığı için bu yıl 380 puan alan çıkmadı. Tabii bu demek değil ki bundan sonra 380 puan alınmayacak. Eğer tam puanları alan aynı kişi olursa, tavan puanı 380 olur. Liseler birbiriyle yarışmak için öğrencilere yüksek notlar veriyorlardı. Bu nedenle hesaplama yöntemini değiştirdik.? ?MÜMKÜNSE BAŞVURU MERKEZLERİNDEN GÖNDERİN? Yarımağan, adayların tercih yaparken en çok istedikleri bölümleri yazmalarını, tercihlerini internetten göndermek yerine okullardan ve ÖSYM sınav merkezi yöneticiliklerinden göndermelerini önerdi. Adayların tercihlerini 26 Temmuz-11 Ağustos 2006 tarihleri arasında yapabileceklerini anımsatan Yarımağan, ?Mümkünse okullardan veya ÖSYM sınav merkezi aracılığıyla tercihlerini yapmalarını öneriyorum. Çünkü biz birçok sınavda, özellikle KPSS'de gördük ki birçok aday kendisi internetten tercih yapmış, ancak yapamamış. Bunda da öyle olsun istemiyoruz. İnternetten yapan adayın 'işleminiz başarıyla tamamlandı' yazısını görmesi ve bir listesini alması gerekiyor. Aday garanti altına almak istiyorsa randevu alarak bir okula gitsin ve tercihlerini yapsın. Sınav sonuç belgelerini beklemelerine gerek yok.? GEÇEN YIL PUANI HESAPLANANLAR 0.3 AOBP'li 0.8 AOBP'li EK PUANLI SÖZ: 1.225.027 764.584 64.707 SAY: 582.176 281.618 17.615 EA: 1.122.384 583.836 33.453 DİL: 35.244 28.746 2.332 Adayların, bu verilere göre, bir puan türünde bir yüzdelik dilime kaç kişinin girdiğini ve bölümlerin yüzdelik dilimlerine bakarak o bölüme kaç kişinin girdiğini bulmaları gerekiyor. Adaylar, bulacakları bu rakamla, bu yılki sınavın ilk bölümündeki puan türünde yer alan başarı sıralarını karşılaştırarak, o bölüme girip girmeyeceklerini tahmin edebilecekler.
Hürriyet

7/04/2006

Memurun disiplin cezasına af

Yürürlüğe giren disiplin cezası affıyla, memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilen bazı disiplin cezaları, bütün sonuçlarıyla affediliyor.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affedilmesini öngören yasa, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yasayla, memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilen bazı disiplin cezaları, bütün sonuçlarıyla affediliyor.
Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre verilen yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezaları; emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları, af kapsamı dışında bırakılıyor.
Bu cezalar dışında yasa, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenen fiillerden dolayı verilen disiplin cezaları bütün sonuçlarıyla affedilecek.

Bu tarihler arasında işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı ilgililer hakkında disiplin soruşturma ve kovuşturması yapılamayacak. Devam eden disiplin soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılacak; kesinleşen disiplin cezaları uygulanmayacak.

Disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu disiplin cezalarına ilişkin kayıtlar, ilgililerin başvurusu aranmaksızın hükümsüz kalacak ve dosyalarından çıkarılacak. Disiplin cezalarının affı, ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir istemde bulunma hakkı vermeyecek.

DAVALARI SÜRENLER

Af kapsamına giren disiplin cezalarına karşı daha önce idari yargıya başvuranlardan, yürürlük tarihinden sonraki 30 gün içinde davaya devam etmek istediklerini yargı makamlarına bildirmeyenlerin davaları hakkında, karar verilmesine gerek olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına karar verilecek. Bu kararı; görülmekte olan davalarda davayı gören mahkeme, karar temyiz edilmişse Danıştay verecek.

Davaya devam etmek istediklerini bildirenlerin davalarının görülmesine ise devam edilecek. Ancak, davanın davacının aleyhine sonuçlanması durumunda tasarıyla getirilen af hükümleri uygulanacak.

Af hükümleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasası, Uzman Jandarma Yasası, Uzman Erbaş Yasası ile Askeri Hakimler Yasasına tabi personel hakkında uygulanmayacak.
AA

Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Geldi

Değişik adlar altında ?ek ödemesi bulunmayan? sözleşmeli personele, 1 Ocak-30 Haziran 2006 tarihleri arasında 40 YTL, 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ise 80 YTL tutarında olmak üzere her ay ek ödeme yapılacak.

Bakanlar Kurulu'nun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Buna göre, değişik adlar altında ek ödemesi bulunmayan sözleşmeli personele, sözleşme ücretiyle ilişkilendirilmeksizin 1 Ocak-30 Haziran 2006 tarihleri arasında 40 YTL, 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ise 80 YTL tutarında olmak üzere her ay ek ödeme yapılacak.

Kadro karşılığı istihdam edilen sözleşmeli personel, sözleşme ücretleri, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ilgili maddesinde belirlenen tavan ücreti aşanlar, idarelerin yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilenlerle ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ise kapsam dışında tutuldu.
Ek ödeme, sözleşme ücretlerinin ödendiği bütçeden karşılanacak. Ek ödemenin hak kazanılması ve ödenmesinde, sözleşme ücretlerine ilişkin hükümler uygulanacak ve bu ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulamayacak.

Yapılacak ek ödeme, ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, iş sonu tazminatı, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak.

Ek ödeme, kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili mevzuatı uyarınca fark tazminatından yararlanan sözleşmeli personelin önceki pozisyonunun ücretinin artırılması sonucunu doğurmayacak. Bu ek ödeme, fark tazminatı uygulamasından yararlanan kapsama dahil personelin yeni mali haklarının belirlenmesinde, fark tazminatı hesabında dikkate alınmak suretiyle uygulanacak.
4 Temmuz 2006
AA
Beklenenden uzun bir sürede geldi ama sonunda geldi hayırlı olsun