Memur Sitelerinden Son Haberler:

8/31/2006

IFP ve güzel bir yazi

Telekom ve kamu bankalari bu devletin özellestirme kapsamina alinmis kurumlari.Telekomun özellestirme macerasina, kamu bankalarindan daha önce start verildi.Ancak bu iki kurum personeline devletin yaklasimi tamamamen farkli oldu.NEden peki?Bunu anlamaya çalisiyorum ancak anlayamiyorum.Bir baba iki evledina neden farkli davranir?veya davranirmi?
TElekom personeline daha önce degisik statülerde çalisabilme olanagi saglayan sözlesmeler teklif edildi.Personel kendine uygun gördügü statüde telekomda çalismaya devam etti.Farkli olan aldiklari ücretlerdi.Gün geldi telekom satildi.4046 sayili yasa geregi personel rejimi yapildi.Personele taahhüt edilen neydi?
1-Telekomda çalismaya devam etmek isteyene %35 zam
2-6 sene kamu kurumlarina geri dönebilme garantisi.
3-kamu kurumlarina geçmek isteyen personelde özlük hakari sakli kalmak kaydiyla kamu kurumlarina geçebilme imkani
Nekadar güzel bir özellestirme örnegi degilmi?Sürecin ta basindan beri Telekom personeli pek magdur edilmedi?hatta defalarca ödüllendirildi? Peki neden? Birilerinin Telekom çalisanlarindan bir çekincesimi var acaba? Yoksa adil davranma yetilerinemi sahipler?Yoksa telekom personeli Türkiye standartlari üstü insanlarmi? Uzaydanmi geldiler? Yoksa Telekom Devletin ta kendisimi? Yada devleti yönetenlerin üzerinde durduklari taslari oynatmaya muktedir güçlerimi var? Belkide çok sempatik insanlardir öylemi? Burda daha açik yazamayacagim güç ve bilgilerimi vardir birseyler vaya birileri hakkinda?...gibi seneryolar aklima geliyor ve ben anlayamiyorum çözemiyorum!!
Kamu bankalarinda yapilan neydi peki?
1-Emlak bankasi apar topar fesh edilerek Halk ve ziraat bünyesi içinde sanki bir takim yanlisliklari eritilmeye çalisildi.
2-yeniden yapilanma adi altinda kamu bankalarinin bir takim olusumlari ve birtimleri baskalasima ugratildi..
3-Personel müthis bir hizla tu kaka ilan edilip kiyima baslandi..
4-Tüm ekonomik krizlerin bas sorumlusu ad edilip, önlerine ya imzala ya git diye sonu belli olmayan kesin hüküm içermeyen birseyler sunuldu.
5-sözlesmeyi kabul etmeyen ve bir çogunlugu eski statülerine göre bankalar özellesinceye dek çalismaya hazir yetismis personel, kamunun diyer birimlerine özlük haklari gasbedilerek gönderildi.
sonra ne oldu?
1-kamu bankalarinin özellestirilme süreci tarihleri devamli olarak ileri bir tarihe ötelenmeye baslandi.Çünki kamu bankalari dahil devletin hiçbir birimi buna henüz hazir degildi ve hükümetler böyle bir stratejiyi zaten benimsemiyordu!!
2-batan bir bankanin 3500 civarindaki personeli bir hülle ile bir çirpida bankalarindan uzaklastirilan personelin yerine kamu bankalarinin birinde kamu çalisani haline getirildi..
3-Kriz nedeniyle baskalasima ugramis kamu bankalarinin bazi birimleri eski hallerine dönüstürüldü.
4-Yetismis,devletce yetismesi için onca emek verilmis para harcanmis zavalli kamu bankalari eski çalisanlari kamunun diger kurumlarinda bir çogu atil vaziyette çürümeye terk edilmisken 4046 ya tamamen aykiri olarak yeni personel alimina baslandi..
5-bu haksizliklari içine sindiremiyen eski kamu bankasi çalisanlarindan dava açipta kazananlarin bankalarina geri dönüsleri engellenmeye basladi ve hala devam ediyor.
6-Çok hakli oldugumuz bir davada bu haksizliklara kimse dur diyemiyor,bu yanlisi geri almaya hiç kimse gayret etmiyor aksine yargi kararlari kamu bankalari çalisanlarinin lehine çiksa bile bu yargi kararlarini kimse uygulamak istemiyor..
Bende dogal olarak düsünüyorum ama cevabini bulamiyorum..
bu insanlarin günahi ne? Bunlar bu ülkeye nerden geldiler?Hainmidir bunlar.Devletinin zararina ve aleyhinemi çalismislardir yillarca..Antipatik insanlarmidir bunlar.Bilgi ve beceriden yoksunmudurlar.Bankaciligin ne oldugunumu bilmezlermi?.Kamu bankalrinda çalistiklari dönemde hep yan gelip yatmismidirlar.Varsayalim öyledirlerde bunun kriterini sadece sözlesme dayatmasiylami ölçmüstür bunlari yönetenler.Böyle bir kiyimdan sonra bankada kalanlar tüm bu akla gelen sorulardan piripakmi olmuslardir ve bu yönetim böyle bir ayrimi nasilda bir çirpida yapabilmis ve muvaffakiyet elde etmistir!!Hadi eski hükümet ve eski kamu bankalari yönetimi böyle bir yanlis yapmistirda yeni gelenler neden dahada israrli olarak kamu bankalari eski çalisanlarina bu denli olumsuz davranmaya devam etmektedir.
Bu ve benzeri birçok düsünce 2002 tarihinden beri hep beynimde simsekler çaktirmaktadir ama bir türlü yagmur yagmaz.Yagmaz ki bileyim gökten düsek olan nedir..!!!
neresinden bakarsaniz bakin neresinden tutarsaniz tutun ama Kamunun bu iki kurumum personeline davranisini benim anlayamadigim gibi sizlerde anlayamazsisiniz.Anlayaniniz varsa bana ve benim gibi anlayamayanlara lütfen anlatsin.
Idam mahkumuna bile son istegin nedir diye sorulur.Sorulurda kimse bizlere neden birseyler sormaz.
Atil vaziyette ,sevmedigi istemedigi bilmedigi isi yapmaya zorlanan binlerce bu vatan evladini neden kimse bildigi sevdigi isi yapmaktan ali koyar.Neden bunlarin üç kurusluk özlük haklarina tecavvüzler olur.Olur da neden kimse buna dur diyemez.!!!
Anlamiyorum iste tüm bunlari bir türlü
a n l a y a m i y o r u m
Anlayan varsa beri beri gelsin.
Saygilar..... Kaynak memurlarnet forum

8/29/2006

16 bin 961 öğretmen atandı

İlk atama kapsamında kadrolu ve sözleşmeli 16 bin 792, açıktan ve kurumlar arası nakil yoluyla da 166 olmak üzere toplam 16 bin 961 öğretmen ataması yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2006 yılı ikinci dönem öğretmen atama işlemi Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda bilgisayar ortamında bugün gerçekleştirildi. Bakan Hüseyin Çelik'in de katıldığı ve 10 bini kadrolu 7 bini sözleşmeli olmak üzere toplam 17 bin boş kadro için yapılan atama işlemi sonucunda; ilk atama yöntemiyle 9 bin 796'sı kadrolu, 6 bin 996'sı sözleşmeli olmak üzere 16 bin 792 öğretmenin görev yerleri belirlendi.

Açıktan atama ve kurumlar arası nakil yoluyla da 166 öğretmen alımı gerçekleştirilerek, böylece toplam atanan öğretmen sayısı 16 bin 961 olarak gerçekleşti. Atama sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı'nın www.meb.gov.tr adresli internet sitesinden öğrenilebilecek. Atanan öğretmenler, 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren göreve başlayacak

8/28/2006

2006 Kasım Kpds Başvuruları

Kasım 2006 Kpds başvuruları bugün başladı. Sınav 12 Kasım 2006 tarihinde yapılacak. Son başvuru tarihi 6 Eylül 2006.

Sınav heyecanı alerji yapıyor

İsveç'in Stockholm kentindeki bir enstitüde yapılan araştırmalarda, sınav stresi olan öğrencilerde alerjik rahatsızlıkların ortaya çıktığı anlaşıldı. 41 tıp öğrencisi üzerinde yapılan araştırmada, deneklerin normal günlerde ve sınavdan birkaç gün önce T hücre değerleri incelendi. T hücreleri, diğer adıyla alyuvarlar bağışıklık sistemini kontol etmeye yardımcı oluyor. Uzmanlar sınavlardan önceki sakin dönemde öğrencilerde normal oranda T hücreleri bulunduğunu söyledi. Ancak sınavdan birkaç gün önce yapılan testlerde, öğrenciler oldukça stresli olduğu için T hücrelerinde büyük bir artış gözlemlendi. Bu da stresli öğrencilerde alerjik reaksiyonlara yol çıktı.

Sabah

8/24/2006

Memurlar 3 saatlik siesta istedi

Memurlar, aşırı sıcaklar nedeniyle İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde uygulanan uzun öğle tatili uygulamasını talep etti

Toplu görüşme masasında hükümetle kıran kırana pazarlık yürüten kamu çalışanları ile işçi sendikalarının ücret-maaş pazarlıklarınını yanına bir talep daha eklendi. Türkiye?nin dört bir yanında hissedilen aşırı sıcaklar, 2001 yılında gündeme gelen ?siesta? talebini bir kez daha canlandırdı.

Yunanistan ve İtalya gibi birçok Akdeniz ülkesinde halen geçerli olan siesta uygulamasıyla çalışanlar günün en sıcak 3 saatinde çalışmıyor. Siesta uygulamasında mesai saatleri kısalmıyor ancak çalışma saatleri kaydırılıyor. Sabah daha erken saatlerde başlayan mesai, öğle saatlerinde bitiyor ve saat 16:00?dan sonra yeniden başlıyor.

Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, ?Bizim aşırı sıcaklarda çalışma sistemiyle ilgili 2002 yılında da bir talebimiz olmuştu. Ancak bu talep genel geçer bir uygulama olarak değil, aşırı sıcak günlerde uygulanmak üzere istisnai bir uygulama yapılması şeklinde? dedi.

SAATLER DÜZENLENSİN

Akyıldız, ?Yani meteorolojinin önceden uyarı yaptığı günler için çalışma saatlerinin 11:00 ile 16:00 arasında tatil olacak şekilde yeniden düzenlenmesi şeklinde. Ancak İtalya, Yunanistan gibi genel bir uygulama yapılması taraftarı değiliz. Türkiye aynı kuşakta bir uygulama değil. Konunun çok iyi incelenmesi gerek? diye konuştu.

Çalışma Bakanlığı yetkilileri ise, ?böyle bir gündemlerinin bulunmadığını? belirterek, konunun ciddi bir araştırmaya tabi tutulması gerektiğini belirtti.

vatan

8/03/2006

KPSS'de kaç puan alan atanacak?

1- Bu kadar puan ne anlama geliyor?

Daha öncede açıkladığımız üzere sınav sonuçlarında yer alan puanlardan sadece KPSS 3 puanı B grubu yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde kullanılacaktır. Diğer puanlardan KPSS 10 öğretmen atamalarında kullanılacaktır. Kalan puanların her biri ise bir kamu kurumunun uzman, denetmen veya müfettiş yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Örneğin KPSS 25 Hazine Müsteşarlığı uzman yardımcılığında, KPSS 4 ise DPT Planlama uzman yardımcılığı sınavında kullanılacaktır. Diğer puanlar için sınav kılavuzuna bakınız.

2- Ben 70 puan almadım, atanabilir miyim?

KPSS sınavında puan sınırı bulunmamaktadır. Yeni 70 puan alanların başarı sayılacağına dair bir düzenleme yoktur. Bu konuda, 1999 yılında DMS ile getirilen 70 puan şartı 2002 yılında kaldırılmıştır. Bu nedenle 10 puan alan dahi tercih hakkına sahiptir.

3- Kaç puan alan atanacak?

Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmektedir: "Bu sorunun yanıtı şu puandır" gibi bir hazır cevap bulunmamaktadır.

Zira KPSS-B yerleştirmeleri yani ÖSYM'nin yapacağı merkezi memur yerleştirmelerinde onlarca kadro olacaktır. Her kadro için aranan öğrenim şartı farklı olacaktır. Örneğin mühendislik kadrolarından bir kısmı için "Gıda Mühendisi olmak" şartı aranırken bir kısmı için ise "Elektrik Mühendisi olmak" şartı aranacaktır. Yine bir kısım memur kadrolarında maliye mezunu olma şartı aranacakken bir kısmında ise İstatistik bölümü mezunu olma şartı aranacaktır. İşte bu noktada bazı alanlarda 75 almak yeterli olabilecekken bazı alanlarda 90 bile yeterli olmayacaktır.

Bir kadroya başvurabilecek aday sayısı ne kadar fazla ise puanlar o derece artacaktır. Örneğin sadece lisans mezunu olma şartını arayacak bir memurluk kadrosuna herkes başvurabileceği için yerleştirmeler sırasında ancak çok yüksek puanlı olanlar yerleşmeye hak kazanacaktır.

Ancak gerek öğrenim, gerek askerlik gerek yaş gerekse de diğer belgeler bakımından, bir kadroya ne kadar az kişi başvurabilecekse, yerleştirme işlemlerinde o derece puanlar düşebilecektir.

7/19/2006

Öss Tercih Tüyoları

ÖSS ve YDS puanları belli oldu. Şimdi sıra tercihlerde. İşte ÖSYM Başkanı'ndan tercih tüyoları... Yeni ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, adayların tercih yaparken, 2006-ÖSS'nin birinci bölümü olan SÖZ-1, SAY-1 ve EA-1 puanlarını geçen yılın aynı puan türündeki verileriyle karşılaştırmalarını önerdi. Yarımağan, ÖSS'nin ikinci bölümündeki SÖZ-2, SAY-2 ve EA-2 puan türlerinin geçen yıl karşılıklarının bulunmadığına işaret ederek, ?Aday, geçen yılki SAY puanlarını, bu yıl SAY-1'den aldıkları puanla karşılaştırsınlar? dedi. Yarımağan, adayların tercihlerini yaparken göz önünde bulundurmaları gereken esasları anlattı. Yarımağan, her adayın sınavın birinci bölümündeki SÖZ-1, SAY-1 ve EA-1 puanları bulunduğunu, ikinci bölümden soru yanıtlayan adayların da yanıtladıkları testlere göre SÖZ-2, SAY-2 ve EA-2 puanlarının hesaplandığını kaydetti. Lisenin Fen kolundan mezun olan bir adayın kendi alanı olan sayısal puan türünden bir lisans programını tercih edecekse, bu adayın SAY-2 puanına göre yerleştirileceğini ifade eden Yarımağan, ancak bu adayın tercih yaparken SAY-2 puanı yerine SAY-1 puanını geçen yılın aynı puan türündeki verileriyle karşılaştırmasının daha sağlıklı olacağını belirtti. ?İKİNCİ BÖLÜMDEKİ PUANLAR ALDATABİLİR? Yarımağan, adayların tercihlerini sağlıklı yapabilmeleri için ne yapmaları gerektiğini şu örneklerle açıkladı: ?Diyelim ki bir aday, bu yıl EA-2'de Türkiye'de 347. olmuş. Çok başarılı görünüyor. Bu aday, Galatasaray hukuka girmek istiyor. Galatasaray Üniversitesinin hukuk bölümünün yüzdelik dilimi geçen sene 0.39 olmuş. Yani bu yaklaşık binde 4'e denk geliyor. Buradan hesaplanacak olursa, geçen sene EA puanı hesaplanan 583 bin kişinin binde 4'ünü bulacağız. Bu da 2 bin dolayında kişi eder. Demek ki geçen sene bu bölüme ilk 2 binde yer alan adaylar girmiş. Şimdi, geçen sene EA puanının bu seneki benzeri EA-1'dir. O yüzden adayın EA-1'deki puanını ve yüzdelik dilimini göz önünde bulundurması gerekiyor. Galatasaray hukuku tercih etmek isteyen adayın EA-2'deki başarı sırası 347 olmasına karşın, EA-1'de 8 binlerde yer alıyor. Dolayısıyla bu bölümü tercihinde belirtmesi gerekir ama girmesi biraz zor gibi görünüyor. Örneğin, bir aday EA-1 puanına göre 15 bininci olmuş. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi işletmeye girmek istiyor. Geçen sene bu bölüme 2.42 yüzdelik dilimle girilmiş. Geçen sene EA puan türünde her bir yüzdelik dilimde yaklaşık 5 bin 800 kişi var. Dolayısıyla geçen seneki EA puanıyla bu bölüme ilk 14 binde yer alan adaylar arasından girenler olmuş. Eğer bir adayın bu seneki EA-1'deki başarı sırası bu rakama yakınsa buraya girme şansı var. Aday EA-2 puanına bakmayacak, çünkü bu aldatıcı. EA-2'nin geçen sene karşılığı yok. O nedenle ben adaylara hep SAY-1, SÖZ-1 ve EA-1 puanlarına göre tercihlerini yapmalarını önerdim.? ?BÜTÜN BİLGİLER BELGELERİNDE YER ALIYOR? Yarımağan, bu yıl sınavın birinci bölümündeki puanların herkese göre hesaplandığını, geçen sene de puanların herkese göre hesaplandığını belirterek, ?Onun için birinci bölümdeki puanlarla karşılaştırmak en yakın fikri verir? dedi. Adayların sınav sonuç belgelerinde, sınav puanlarının yanı sıra başarı sıraları ile yüzdelik dilimlerinin de yer aldığını anımsatan Yarımağan, şunları kaydetti: ?Biz zaten bu yıl adayların başarı sırasını veriyoruz, yüzdelik dilimi de veriyoruz. İkisi birbiriyle çarpılırsa o puan türünde kaç kişinin puanının hesaplandığı belli olur. En değerli bilgi adayın başarı sırası. Adayın yapacağı şey şu: Kendi başarı sırası var. Girmek isteği programın başarı sırasını bulacak. Başarı sırasını bulmak için yüzdelik dilimle aday sayısını çarpacak. Geçen sene o programa kaçıncı kişinin girdiğini bulacak. Onu kendi başarı sırasıyla karşılaştıracak ama sınavın birinci bölümündeki puanlarla karşılaştıracak. Bu tabii ki yüzde 100 sağlıklı olmasa bile en sağlıklı bilgiyi veriyor. Ayrıca, adaylara bu sene tercihlerini biraz daha geniş bir yelpazede yapmalarını öneriyorum. Yani adayın başarı sırası 8 bininci ise geçen sene 3-5 bininci ile 12 bininci arasından öğrenci alan bölümler arasından tercih yaparsa girme şansını artırır.? ?PUANLARINIZ DÜŞER? Yarımağan, adayları, kayıt yaptırmayacakları bölümleri kesinlikle tercihleri arasına yazmamaları konusunda uyardı. Yarımağan, ?Çünkü bunun adaya hiçbir faydası yoktur, gelecek sene adaya puan kaybettirir. Ortaöğretim başarı puanı yarı yarıya düşer. Tabii Açıköğretim buna dahil değil. Açıköğretimi en sona diledikleri gibi yazabilirler. Kazanırlarsa kaydını ister yaptırır, ister yaptırmaz. Açıköğretimi kazanıp da kayıt yaptırmamak puan düşürmez? diye konuştu. ?380 PUAN ALAN YOK?ÖSS sonuçlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Yarımağan, derece alanların ham puanlara göre sıralandığına, buna yerleştirme puanlarının dahil edilmediğine dikkati çekti. Bu adayların ortaöğretim başarı puanlarının birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Yarımağan, bu nedenle ortaöğretim puanları dahil edildiğinde sıralamanın değiştiğini kaydetti. Yarımağan, en fazla doğru soru yanıtlayan adayın 300 tam puan aldığını, tam puan almak için tüm soruları doğru yanıtlamanın şart olmadığını ifade etti. Ortaöğretim başarı puanları da katıldığında ve adaylar arasında ?giydirilmiş puan? olarak bilinen puanların tavanının 380 olduğunu belirten Yarımağan, ?Bu sene hiç kimse 380 puan alamadı? dedi. Yarımağan bunun nedenini şöyle açıkladı: ?Bu sene hesaplama yöntemini değiştirdik. Buna göre ortaöğretim başarı puanını hesaplarken, bir okulda en yüksek diploma notunu alan 1'den çok kişi varsa hiçbiri ortaöğretim başarı puanı olarak 100 tam notu alamıyor, genellikle 99 küsur oluyor. Ortaöğretim başarı puanı 100 olacak ki bu 0.8 ile çarpılınca 80 olsun. Bu da 300'e eklendiğinde 380 tavan puan olarak belirlenir. 2006-ÖSS'de 300 tam puan alan 10 kişi var. Bu 10 kişinin hiçbirinin ortaöğretim başarı puanı 100 değil, hepsi değişik. Mesela bunlardan birinin ortaöğretim başarı puanı 89 idi. O nedenle 100 tam diploma notuyla sınavda 300 tam puan alan aynı kişiler olmadığı için bu yıl 380 puan alan çıkmadı. Tabii bu demek değil ki bundan sonra 380 puan alınmayacak. Eğer tam puanları alan aynı kişi olursa, tavan puanı 380 olur. Liseler birbiriyle yarışmak için öğrencilere yüksek notlar veriyorlardı. Bu nedenle hesaplama yöntemini değiştirdik.? ?MÜMKÜNSE BAŞVURU MERKEZLERİNDEN GÖNDERİN? Yarımağan, adayların tercih yaparken en çok istedikleri bölümleri yazmalarını, tercihlerini internetten göndermek yerine okullardan ve ÖSYM sınav merkezi yöneticiliklerinden göndermelerini önerdi. Adayların tercihlerini 26 Temmuz-11 Ağustos 2006 tarihleri arasında yapabileceklerini anımsatan Yarımağan, ?Mümkünse okullardan veya ÖSYM sınav merkezi aracılığıyla tercihlerini yapmalarını öneriyorum. Çünkü biz birçok sınavda, özellikle KPSS'de gördük ki birçok aday kendisi internetten tercih yapmış, ancak yapamamış. Bunda da öyle olsun istemiyoruz. İnternetten yapan adayın 'işleminiz başarıyla tamamlandı' yazısını görmesi ve bir listesini alması gerekiyor. Aday garanti altına almak istiyorsa randevu alarak bir okula gitsin ve tercihlerini yapsın. Sınav sonuç belgelerini beklemelerine gerek yok.? GEÇEN YIL PUANI HESAPLANANLAR 0.3 AOBP'li 0.8 AOBP'li EK PUANLI SÖZ: 1.225.027 764.584 64.707 SAY: 582.176 281.618 17.615 EA: 1.122.384 583.836 33.453 DİL: 35.244 28.746 2.332 Adayların, bu verilere göre, bir puan türünde bir yüzdelik dilime kaç kişinin girdiğini ve bölümlerin yüzdelik dilimlerine bakarak o bölüme kaç kişinin girdiğini bulmaları gerekiyor. Adaylar, bulacakları bu rakamla, bu yılki sınavın ilk bölümündeki puan türünde yer alan başarı sıralarını karşılaştırarak, o bölüme girip girmeyeceklerini tahmin edebilecekler.
Hürriyet

7/04/2006

Memurun disiplin cezasına af

Yürürlüğe giren disiplin cezası affıyla, memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilen bazı disiplin cezaları, bütün sonuçlarıyla affediliyor.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affedilmesini öngören yasa, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yasayla, memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilen bazı disiplin cezaları, bütün sonuçlarıyla affediliyor.
Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre verilen yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezaları; emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları, af kapsamı dışında bırakılıyor.
Bu cezalar dışında yasa, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileriyle bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında, 23 Nisan 1999 tarihinden 14 Şubat 2005 tarihine kadar işlenen fiillerden dolayı verilen disiplin cezaları bütün sonuçlarıyla affedilecek.

Bu tarihler arasında işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı ilgililer hakkında disiplin soruşturma ve kovuşturması yapılamayacak. Devam eden disiplin soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılacak; kesinleşen disiplin cezaları uygulanmayacak.

Disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu disiplin cezalarına ilişkin kayıtlar, ilgililerin başvurusu aranmaksızın hükümsüz kalacak ve dosyalarından çıkarılacak. Disiplin cezalarının affı, ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir istemde bulunma hakkı vermeyecek.

DAVALARI SÜRENLER

Af kapsamına giren disiplin cezalarına karşı daha önce idari yargıya başvuranlardan, yürürlük tarihinden sonraki 30 gün içinde davaya devam etmek istediklerini yargı makamlarına bildirmeyenlerin davaları hakkında, karar verilmesine gerek olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına karar verilecek. Bu kararı; görülmekte olan davalarda davayı gören mahkeme, karar temyiz edilmişse Danıştay verecek.

Davaya devam etmek istediklerini bildirenlerin davalarının görülmesine ise devam edilecek. Ancak, davanın davacının aleyhine sonuçlanması durumunda tasarıyla getirilen af hükümleri uygulanacak.

Af hükümleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasası, Uzman Jandarma Yasası, Uzman Erbaş Yasası ile Askeri Hakimler Yasasına tabi personel hakkında uygulanmayacak.
AA

Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Geldi

Değişik adlar altında ?ek ödemesi bulunmayan? sözleşmeli personele, 1 Ocak-30 Haziran 2006 tarihleri arasında 40 YTL, 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ise 80 YTL tutarında olmak üzere her ay ek ödeme yapılacak.

Bakanlar Kurulu'nun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Buna göre, değişik adlar altında ek ödemesi bulunmayan sözleşmeli personele, sözleşme ücretiyle ilişkilendirilmeksizin 1 Ocak-30 Haziran 2006 tarihleri arasında 40 YTL, 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ise 80 YTL tutarında olmak üzere her ay ek ödeme yapılacak.

Kadro karşılığı istihdam edilen sözleşmeli personel, sözleşme ücretleri, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ilgili maddesinde belirlenen tavan ücreti aşanlar, idarelerin yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilenlerle ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ise kapsam dışında tutuldu.
Ek ödeme, sözleşme ücretlerinin ödendiği bütçeden karşılanacak. Ek ödemenin hak kazanılması ve ödenmesinde, sözleşme ücretlerine ilişkin hükümler uygulanacak ve bu ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulamayacak.

Yapılacak ek ödeme, ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, iş sonu tazminatı, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak.

Ek ödeme, kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili mevzuatı uyarınca fark tazminatından yararlanan sözleşmeli personelin önceki pozisyonunun ücretinin artırılması sonucunu doğurmayacak. Bu ek ödeme, fark tazminatı uygulamasından yararlanan kapsama dahil personelin yeni mali haklarının belirlenmesinde, fark tazminatı hesabında dikkate alınmak suretiyle uygulanacak.
4 Temmuz 2006
AA
Beklenenden uzun bir sürede geldi ama sonunda geldi hayırlı olsun

6/30/2006

BENZİN FİYATI İÇİN KORNA ÇAL

Trafiğe çıkan sürücüler ve yayalar korna sesini artık daha bir
gür duyuyor. Bu ses araçlara veya yayalara çalına korna değil.
Sürücülerin hükümete ve Tüpraş'a gösterdikleri isyanın kornaya yansıyan
hali. İlk olarak Alem FM'den Nihat Sırdar'ın başlattığı 'cılız' eylem
şimdi daha gür çıkıyor. Peş peşe yapılan zamlar sonrası litre fiyatının
psikolojik sınır olan 3 YTL'yi geçmesi bardağı taşıran son damla
oldu.
'Bu böyle gitmez' diyenler kendilerinin koyun olmadığının
düşünenler her sabah saat 08:00 ve akşam 18:30'da sürücüler flaşörleri
yakıp bir dakika süreyle korna çalıyorlar.

6/27/2006

Balet Oğluna TORPİL

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç?un ?sanata hanım eli değsin? diyerek sürpriz bir şekilde Devlet Opera ve Balesi eski Genel Müdürü Remzi Buharalı?nın yerine getirdiği balerin, devlet sanatçısı Meriç Sümen?in ilk icraatlarından birisi oğlunun tayinini gerçekleştirmek oldu.

Sümen?in Antalya Devlet Opera ve Balesi?nde balet olarak görev alan oğlu Tunca Bakan, annesinin Genel Müdür olmasının ardından bir dilekçe ile ?geçici görevle? İstanbul?a atanmak istediğini belirten bir yazı yazdı. Dilekçeyi değerlendirmek için Ağustos 2005?de toplanan ve 15 kişiden oluşan Antalya Devlet Opera ve Balesi Teknik Kurulu Bakan?ın bu talebini oybirliği ile reddetti. Bakan?ın atama isteğinin gerçekleşmemesi üzerine Antalya Devlet Opera ve Balesi?nde sıkıntılı bir süreç yaşandı.

KADRO BOŞALDI

Yaklaşık 1 ay sonra Eylül 2005?de İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Antalya?ya bir kadronun boşaldığını belirterek, Bakan?ın müracaatının değerlendirebileceği ifade edildi. Hemen yeniden ikinci kez toplanan Teknik Kurulun bu kez atamaya onay verilmesi yönünde aldığı karar dikkatleri çekti.

Hürriyet

6/23/2006

KPSS Belgesi gelmeyenler

ÖSYM yetkililerinden aldığımız bilgiye göre KPSS/1 Sınavı için giriş belgeleri bu hafta yeni postalanmaya başlandı. Bu sebeple hafta sonu hatta pazartesi gününe kadar beklenilmesi gerekiyor.

Peki bu saatten sonra KPSS Belgesi gelmeyenler ne yapmalı? Ayrıntılı bilgi için ÖSTM Tel : 90(312) 298 80 50 (Çok Hatlı Santral) ÖSYM Fax: 90(312) 266 46 74telefonlarına ve E-Posta: osym@osym.gov.tr mail ve ÖSYM 06538 Bilkent/ANKARA adresine başvurabilirler. ÖSS sınavında sınav giriş belgesi eline geçmeyenler "büyük şehirlerde posta işleme merkezlerine, diğer illerde ise kendilerine en yakın dağıtım merkezine nüfus cüzdanları ile başvurup" alabilmişlerdi. Bu uygulamanın KPSS sınalarında da aynı şekilde uygulanması bekleniyor. Fakat resmi açıklama gelecek hafta başında yapılacak. Tüm girişimler sonucu ele geçmeyen belgeler için ÖSYM'nin 06538 Bilkent/ANKARA adresine gelip masraf karşılığında sınav giriş belgesini tekrar çıkartabilecekler.

6/21/2006

'Yakınen tanıyoruz? notu

Milletvekillerinin, AKP Grubu?nda sık sık görüntülenen notlarına dün yenileri eklendi. AKP Edirne Milletvekili Necdet Budak?ın, grup öncesinde cebinden çıkardığı kağıtlarda, değişik isimler için yazılmış ?istek? notları vardı.

Bunlardan birinde, "Sayın Bakanım, Funda Hamzaoğlu, Keşan?da çalışıyor. Tayini Kars?a çıkmış. Raporu var, Yakınen tanıyoruz. Keşan?da kalmasını istiyoruz. Yardımlarınızı diliyorum" yazıyordu. Bir diğerinde de, "Gülgün Gündüz, Talip Yener İlköğretim Okulu?nda 215/2006 tarihli 2207 sayılı yazı ile Sosyal Sigortalar?a geçiş için yazı yazmış. Muvafakat istiyor" sözleri yer aldı. Budak?ın cebinden çıkan diğer notlarda da bazı isimlerin olması dikkat çekti.
Hürriyet
Artık bırakın işe girmeyi, muvafakat için bile tanıdık şart sanırız...

6/20/2006

Personel Reformu 2013'e Kaldı

Personel Reformu 2013'e Kaldı . (Hadi Hayırlısı)
AK Parti iktidara geldiğinden bu yana kamu personel reformunu çıkaracağını belirtiyordu. Bu konudaki sorumluluk ise Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e verilmişti. Ancak, 4. yıla yaklaştığımız bugünlerde, 657'nin de içinde yer aldığı kamu personel refomunun 2013 yılına kaldığı kalkınma planında resmi olarak yer aldı.

İşte Bugün gazetesinin 17 Haziran tarihli sürmanşet haberi
Türkiye, kamu yönetimi alanında gerçek anlamda bir reforma imza atıyor

Kamuda çalışan memurlara iş garantisi veren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu sil baştan değiştirilecek

Radikal değişiklik, Avrupa Birliği?ne (AB) uyum sürecinde en geç 2013 yılına kadar tamamlanacak

Yeni sistemle birlikte devlet memurlarının çalışma sistemi özel sektörde olduğu gibi serbest sözleşme esasına dayanacak. Devlet veya memur tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilecek... Devlet artık çalışmayan, işini aksatan ya da vatandaşa kötü davranan memurunu uyarmakla kalmayacak, aynı zamanda işine son verebilecek.

657 AB?YE UYMUYOR

Türkiye?nin AB ile yaptığı müzakerelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ?iş garantisi? özelliğiyle gündeme geldi. AB tarafı sendikal haklar, grev ve lokavt konularının görüşülmesi sırasında 657 sayılı yasanın serbest çalışma mekanizmasına ters düştüğünü ilettiler. Çalışma hayatının kamu ya da özel sektör ayrımı olmaksızın bir bütün içerisinde ele alındığına işaret eden AB tarafı, 657 sayılı yasanın özellikle iş garantisi vermesi nedeniyle kamu çalışanları açısından bu bütünlüğü bozduğunu belirttiler.

PLANA GİRDİ

AB?den gelen bu kritik uyarıyı değerlendiren Türkiye, 2007-2013 dönemini kapsayan 9. Plan?a 657 sayılı yasanın değiştirilmesiyle ilgili maddeyi ekledi. Plan metnine göre Türkiye, 657 sayılı yasayı kaldırıp bunun yerine geçecek yeni bir yasa yürürlüğe konacak. Yasa değişikliğiyle ilgili çalışmaların başladığına işaret edilen plan metninde, gerekçe AB?ye uyum olarak ifade edildi, ancak iş garantisinden bahsedilmedi.

HEMEN DEĞİL AMA...

AB müzakerelerini değerlendiren AB Genel Sekreterliği?nden üst düzey bir bürokrat, ?AB?de, 657?nin çalışma hayatı kurallarına uygun düşmediği açıkça ifade edildi. 657, AB?de ?iş garantisi? olarak algılanıyor. Sendikal haklar, grev, lokavt... Bütün bunlar serbest piyasa ortamının, çalışma hayatının olmazsa olmazları. Türkiye hemen değil ama mutlaka kamu çalışanlarına iş garantisi sağlayan 657?yi değiştirmek zorunda kalacak?dedi.

FİİLEN DÖNÜŞÜM VAR

Devlet personel rejimi konusunda bilgi veren yetkililer de, 657 sayılı yasada ciddi değişiklikler yapılmaya başlandığını, ancak henüz iş garantisini düzenleyen konulara değinilmediğini söylediler. Yetkililer, ?AB?nin tarif ettiği şekildeki değişiklikler için biraz daha zamana ihtiyaç var. Ancak, kamu personeli sisteminde büyük bir değişiklik fiilen zaten yaşanıyor. Kamu çalışanları hızla sözleşmeliye doğru kaydırılıyor. Yeni alınan elemanlar uzunca bir süredir sözleşmeli statüde istihdam ediliyor. Mühendisler başta olmak üzere teknik personelin büyük bölümü sözleşmeli. Sözleşmeli veznedarlar bile var. Bu personelle devlet birer yıllık sözleşme imzalıyor. Süre bitiminde görev de bitiyor. Bu sayı arttığında AB?ye uyum daha kolay olacak?dediler.

Memuru işten atmak zor

Devlet memurlarının çalışma usul ve esaslarını 657?nin yanı sıra Memurin Muhakemat Kanunu belirliyor. Bu iki yasaya göre devlet memurlarını işten atmak ya da cezalandırmak belirli kurallar ve şartlar çerçevesinde gerçekleşiyor. Bir memurun işten atılabilmesi için mazeretsiz olarak en az 10 gün işe gelmemiş olması ya da 6 aydan uzun hapis cezası alması gerekiyor. Onun dışında işe içkili gelme, arkadaşlarıyla aşırı geçimsizlik, işi aksatma, vatandaşa (müşteriye) kötü davranma gibi durumlarda kınamadan başlayan ve maaştan kesinti yapmaya doğru uzanan bir dizi sürecin uygulanması gerekiyor. Süreçler tamamlanmadan memurun işine son verilemiyor.

Sayıları çok fazla değil

Türkiye?de memur sayısının fazla olduğu IMF başta olmak üzere bir çok kurum tarafından ifade edilmekle birlikte OECD verileri aksini söylüyor. OECD?nin 2000 yılı verilerine göre, Finlandiya?da her 10, Kanada?da her 12, ABD ve Macaristan?da 13, ırlanda?da 14, Almanya ve Hollanda?da 19, ıspanya ve ıtalya?da da 25 kişiden biri memur. Türkiye?de ise her 30 kişiden sadece 1?i memurluk yapıyor. Maliye yetkilileri, Türkiye?de asıl sorunun sayı değil, memur dağılımındaki dengesizlik olduğuna işaret ettiler. Memur sayısı son üç yıl içerisinde azalma gösterdi. Bu azalışta, memur kadrolarının dondurulması, ayrılan veya emekli olan personelin yerine en fazla yüzde 80?i kadar yeni memur alınmasına izin verilmesi yönündeki düzenleme etkili oldu. Bu yıl devlet başta sağlık ve eğitim alanında olmak üzere toplam 100 bine yakın personel alacak

Bugün

6/01/2006

Sözleşmeli öğretmene müjde

Milli Eğitim Bakanı Çelik, geçici sözleşmeli olarak alınan ve 10 ay çalıştırıldıktan sonra çıkarılan öğretmenlerin gelecek Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılacak kararname ile sürekli sözleşmeli statüsüne alınacağını bildirdi

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 10 ay çalıştırıldıktan sonra işten çıkartılan geçici sözleşmeli öğretmenlerin gelecek Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılacak kararname ile sürekli sözleşmeli statüsüne alınacağını bildirdi. Bakan Çelik, 2006 yılı öğretmenlerin iller arası yer değiştirme suretiyle atama işlemi nedeniyle Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda düzenlenen törene katıldı. Törende bilgisayar kurası sonucu yer değiştirmek için başvuran 31 bin 673 öğretmenden 30 bin 863'ünün ataması yapıldı.

YAZIN DA MAAŞ ALACAKLAR
Bakan Çelik, Devlet Memurları Kanunu'nun 4/c maddesi kapsamında geçici sözleşmeli olarak çalıştırılan ve 10 ay çalıştırıldıktan sonra giriş-çıkış yaptırılan öğretmenlerin aynı kanunun 4/b kapsamına alınacağını belirterek, böylelikle bu öğretmenlerin geçici statüden sürekli statüsüne alınacağını söyledi. Binlerce öğretmeni ilgilendiren konuya ilişkin Maliye Bakanlığı'yla ortaklaşa yürüttükleri çalışmanın tamamlandığını, gelecek haftaki Bakanlar Kurulu toplantısında kararnamenin imzaya açılacağını ifade eden Çelik, "Bu öğretmenlerimiz artık 10 ay çalışıp çıkış-giriş yapmayacak. 4/b kapsamına alınarak 12 ay çalışıp yaz aylarında da maaşlarını alacaklar" dedi. Çelik, sözleşmeli öğretmen olarak çalışan personelin yeterli puan almaları durumunda ağustos ayında gerçekleştirecekleri öğretmen atamalarına da başvurabileceğini, atanmaları durumunda kadrolu öğretmen olarak çalıştırılabileceklerini söyledi.

1 EYLÜL'DE GÖREV BAŞINA
Çelik, 2006 yılı öğretmenlerin iller arası yer değiştirme işlemi kapsamında başvuranların yüzde 50'sine olumlu yanıt verebileceklerini belirtirken, yer değişikliği yapılacak öğretmenlerin 1 Eylül itibariyle görev yerlerinde olacaklarını vurguladı.

Bu arada MEB Anadolu lisesi statüsündeki her türlü lise, fen liseleri, yatılı bölge okulları ve spor liselerinin müdürlerinin isteğe bağlı yer değiştirme işlemlerini 'işlem takviminin' yeniden belirleneceği gerekçesiyle son anda durdurdu. Müdürlerin ikinci bir duyuruya kadar görevlerine devam edeceği bildirildi.

Yenişafak

5/29/2006

Mezarda Çalışma Yasası

Mezarda çalışma yasası
(alıntıdır)
Tarih: 27 Mayıs 2006 Cumartesi


Türkiye?de gündem çok yoğun olduğu için çok önemli konular tartışılmadan, konuşulmadan geçip gidiyor? Çoğu zaman da iktidar, bu konuların konuşulmasını istemediği için gündemi bilerek değiştiriyor?

Geçiştirilen konulardan biri de Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu. Başka bir deyişle Sosyal Sigortalar, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı yasalarının yerine geçecek olan kanun?

Basın organlarında bu kanun büyük reform olarak nitelendirildi. Halka büyük reform diye gösterilirken, çaktırmadan çok önemli değişiklikler de yapıldı?

Bunların en önemlisi emeklilik yaşıyla ilgili? Bugün yeni işe başlayan kadınlar 58, erkekler de 60 yaşında, 7 bin prim günü ile emekli olabiliyor. Bu kanunla yaş sınırı kademeli olarak 65?e çıkıyor. Erkekler de, kadınlar da ancak 65 yaşında emekli olabilecek? Prim gün sayısı da 9 bin oluyor. Başka bir deyişle tam 25 yıl aralıksız çalışmak şartıyla ancak emekli olunabilecek?

Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra emekli olmak neredeyse hayal olacak. Yaşar Okuyan?ın Çalışma Bakanlığı döneminde yapılan düzenleme ile emeklilik yaşı kademeli olarak kadınlarda 58, erkeklerde 60?a çıkarılmıştı. Halk buna haklı olarak büyük tepki göstermişti. ?Mezarda emeklilik? diye kıyamet kopmuştu.

Şimdi emeklilik yaşı hem kadınlar için, hem de erkekler için 65 oluyor. Buna mezarda emeklilik bile denmez, dense dense ?Mezarda da çalışma yasası? denir?

Türkiye?de ortalama ömrün 66 yıl olduğu söyleniyor. Hatta çoğu insan 60 yaşını görmeden vefat ediyor. Bu şartlarda 65 yaşında insanları emekli etmek, insafa da kitaba da sığmaz?

Şimdi bazıları kalkıp Avrupa?nın birçok ülkesinde 65 yaşında emeklilik olduğunu söyleyecekler? Bırakalım bu lafları? Avrupa?da 65 yaşında emeklilik olsa bile insanlar emekli olduktan sonra kimseye muhtaç olmadan hayatlarını devam ettirebiliyor. Türkiye?de ise emeklilik maaşı ek gelir olarak görülüyor. Çünkü verilen emekli maaşı ile bırakın geçinmeyi, bir aile babası için çocuklara verilecek harçlık bile olmuyor?

Bu arada emeklilik yaşı 65?e çıkınca emekli maaşının da artacağını sanıyorsanız aldanıyorsunuz? Mevcut sistemde, emekli maaşı için taban uygulaması var. Asgari ücret üzerinden prim ödemiş olsanız bile emekli maaşınız bu tabanın altına düşmüyor.

Yeni sistemde ise taban uygulaması kalkıyor. Herkes ödediği prime göre emekli maaşı alacak. Asgari ücret üzerinden prim ödeyenler, az emekli maaşı alacak. Bugünkü rakamlarla örnek verirsek? Bugün asgari ücret net 380 YTL dolaylarında. Bu rakam üzerinden prim ödeyen bir kişi, emekli olduğunda en çok 250 milyon maaş alabilecek?

Türkiye?de çalışanların büyük çoğunluğunun asgari ücret üzerinden prim ödediği biliniyor. Maalesef işverenlerin çoğunluğu işçisine verdiği maaşın tamamını göstermiyor. İşçinin buna itiraz etmek gibi bir şansı yok, çünkü işsizler kuyrukta bekliyor.

O zaman ne olacak? Çalış çalış, 9 bin gün prim öde, 65 yaşını bekle? 250 YTL maaşa talim et? Bunun adına da büyük reform de?

Bununla da bitmiyor. Bir de memurların maaşları azalacak. Maaşa göre prim kesintisi yapılacağı için memurlardan daha çok prim kesilmesi gerekiyor. O zaman memurların maaşı düşecek. İktidar ilk tepkileri önlemek için 2007?den itibaren 2 yıl aradaki farkı geçici madde ile hazineden ödeyecek. 2 yıl sonrası ise memurun maaşından kesilecek.

Gariban memur, hem maaşı azacak? Hem geç emekli olacak? Hem de emekli olduktan sonra, kendisiyle aynı şartlarda çalışan ve yasa yürürlüğe girmeden emekli olan meslektaşlarından daha az maaş alacak? Bunun adı da reform oluyor?

Bu kadar önemli bir yasa çıkıyor hiç kimse tepki vermiyor. Yaşar Okuyan?ın zamanında sokağa dökülenler ve ?Mezarda emeklilik? diye kıyameti koparanlar ortada gözükmüyor?

Sendikalar susuyor, basının büyük çoğunluğu ?büyük reform? diye halkı kandırıyor?

Muhalefetten ses çıkmıyor?

Benim aklım almıyor, bu yasa Türkiye?de uygulanmayacak mı? Ya da birkaç yıllık geçiş öngörülmüş olması bu yasayı çıkaranların suçunu hafifletiyor mu?

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı bir kez daha görüşülmesi için yasayı Meclis?e iade etti. Bazıları Cumhurbaşkanı?na ateş püskürüyor, iktidarın çalışmasını engelliyor diye?

Onlara göre bu yasa çıkmalıymış? Sosyal güvenlik sisteminin çökmesinde 40 yaşında insanları emekli eden geçmiş iktidarların büyük suçu varmış?

Geçmişte emeklilik yaşı 60?a çıkarılırken niçin aynı şeyleri söylemiyordunuz? O zaman iktidarda AKP yoktu diye mi kıyameti koparıyordunuz?

Bir hususun daha altını çizmek isterim? Evet, sosyal güvenlik kuruluşlarında büyük açık var? Doğru? Ama bir doğru daha var. Sosyal güvenlik kuruluşları alacaklarını da tahsil edemiyor? Sosyal güvenlik kuruluşlarına, özellikle SSK?ya borçlu olanların çoğunluğu da belediyeler ile KİT?ler?

O sebeple açık giderek büyüyor?

Benim iktidara ve iktidar yandaşlarına bir çağrım olacak?

Yılda üç kez kaldırım taşlarını değiştirerek halkın parasıyla yandaşlarını zengin eden belediyelerin SSK?ya ne kadar borcu olduğunu açıklayın?

Açıklayın ki, sosyal güvenlik kuruluşlarının niçin açık verdiğini vatandaş da bilsin?

www.vatansever.biz
adresinden alıntı yapılmıştır.

5/23/2006

2006 Mayıs Dönemi KPDS Sonuçları Açıklandı

2006 Mayıs Dönemi KPDS Sonuçları Açıklandı Sonuçları görmek için :
http://sonuc.osym.gov.tr/Sorgu.aspx?SonucID=551

5/22/2006

KPSS-2 için Başvuru Vakti 22.05.06

Ortaöğretim ve önlisans düzeyindeki adaylara yönelik Kamu Personeli Seçme Sınavı (2006-KPSS/2) için başvurular bugün başlıyor. 17 Eylül'de yapılacak sınav için, ortaöğretim ve önlisans mezunlarıyla bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecek durumda olanlar başvurabilecek. Başvurular, ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri, ÖSYM büroları ve ÖSYM'nin internet sitesinde ilan edilen liselerde yapılabilecek.